Bankacıların 2020 hedefleri olumlu

Bankacıların 2020 hedefleri olumlu

Geçen hafta gerçekleşen CEO Club Bankacılar Zirvesi, bankacılık sektörünün önemli isimlerini ağırladı. 2019 yılının değerlendirildiği ve 2020 ajandalarının konuşulduğu zirvede, sektörün dijital dönüşümü ve önümüzdeki süreçte bekleyen fırsatlar tartışıldı.

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

CEO Club çatısı altında düzenlenen Bankacılar Zirvesi geçen hafta yapıldı. Zirvede, Türkiye finans sektörünün 2019 performansı ve 2020’a ilişkin hedefleri ele alındı. Bankacılar, 2019’da alınan aksiyon planlarının olumlu etkisinin önümüzdeki yıl görüleceğini ifade ediyor.

Türk finans sektörünün liderlerini bir arayan getiren en önemli etkinlikler arasında yer alan CEO Club Bankacılar Zirvesi, bu yıl da Ekonomist ve Capital dergilerinin öncülüğünde, Vodafone Türkiye’nin ana sponsoru olduğu zirve, Experian’ın etkinlik sponsorluğu, Bain & Company, NGN ile UiPath’in co-sponsorluğunda gerçekleşti.

2020 BEKLENTİLERİ
Türkiye bankacılık sektörünün 2019 performansının yanı sıra gelecek hedeflerinin masaya yatırıldığı etkinlik, Capital ve Ekonomist Dergileri Yayın Direktörü M. Rauf Ateş ve Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in açılış konuşmalarıyla başladı.

Daha sonra Experian, Türkiye ve Ortadoğu Genel Müdürü Serter Baltacı “Bankacılıkta Vizyoner CEO’larm Ajandası: Alternatif Veri”, Bain&Co Başkan Yardımcıları Luca Penna ve Emre Demircan, “Bankacılık Sektöründe Rekabet Öncesi İşbirliği” konulu sunumlarını yaptı. Ardından UiPath Avrupa Başkan Yardımcısı Tansu Yeğen, “Çalışanlar ve Robotlar Arasındaki İşbirliği”, NGN Genel Müdür Yardımcısı Müfit Süer, “Oyunun Yeni Adı: Teknoloji” başlıklı konuşmalarını gerçekleştirdi.

BEKLEYEN FIRSATLAR
Sunumların hemen ardından düzenlenen ve mode-ratörlüğünü Alternatif Bank CEO’su Kaan Gür’ün üstlendiği “Bankacılık Ajandası 2020” konulu panele, Akbank CEO’su Hakan Binbaşgil, Albaraka Türk Genel Müdürü Melikşah Utku, Odeabank CEO’su Mert Öncü, Citibank Türkiye Genel Müdürü Serra Akçaoğlu ve TEB CEO’su Ümit Leblebici katıldı.

Panelde, bankacılık sektörünün dönüşümü ve sektörü bekleyen fırsatlar tartışıldı. Günümüzde şirketlerin dijitalleşebildikleri ölçüde rekabet edebildiklerine dikkat çeken Vodafone Türkiye İcra Kurulu Üyesi Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi: “Dijitalleşme yarışında hızlı ve doğru adımları atamayan şirketler, geleceğin dünyasında kendilerine yer bulamayacak.

Accenture Dijitalleşme Endeksi’ne göre, dijitalleşme performansı en yüksek sektör, yüzde 81 ile finansal hizmetler. Dijitalleşmenin getirdiği değişimin, bankacılık sektörü açısından tehditten ziyade fırsat sunduğunu düşünüyoruz.

Türkiye’de bankaların ve finans kuruluşlarının ‘dijital iş ortağı’ olarak, Nesnelerin İnterneti’nden bulut uygulamalarına, bina içi ağ çözümlerinden mobil iletişime kadar geniş bir alanda katma değerli çözümler sunuyoruz.”

HAKAN BİNBAŞGİL / AKBANK GENEL MÜDÜRÜ
“TEKNOLOJİ VE DEĞİŞİME 400 MİLYON DOLAR YATIRDIK”
TALEP ARTIYOR

Geçen hafta yurtdışı piyasalardan bir sendikasyon kredisi daha temin ettik. Sendikasyonumuz 18 ülkeden 31 bankanın katılımıyla yüksek ilgi gördü. Türkiye’deki normalizasyon süreci talebin yüksek olmasında etkili oldu. Makro gidişatta daha iyi bir noktadayız.

Enflasyonun düşüşe geçmesi olumlu. Bu trend, faizleri etkiliyor. Kredi faizlerinde aşağılara geldik. 2018, kredi büyümesinde iyi bir yıl olmadı ama 2019’da düşen faizlerle talebin artması toparlanmayı getiriyor. Yılbaşından bu yana TL kredilerde yüzde 10’luk büyüme söz konusu.

TABLO OLUMLU
58 milyar dolar cari açıktan 4,4 milyar dolar cari fazla verir hale geldik. Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) 10 milyar dolar civarı cari açık öngörülmesi kabul edilebilir. İhracatın artması, ithalatın dengelenmesi, turizmde iyi gelen veriler ile döviz açık pozisyonlarının iyileşmesini üst üste koyduğumuzda tablo olumlu diyebiliriz.

2020’ye olumlu bakıyorum. Bankaların büyüme iştahı ve sermaye yeterlilik oranları iyi. Dış borçlanmada ve likiditede sorumuz yok hatta geçen yıllara göre likidite oranları daha iyi konumda. Türkiye’nin geleceğine çok inanıyoruz.

REKABETTE ÖNE GEÇECEĞİZ
2018’de ve 2019’da teknoloji ve değişim konularına toplamda 400 milyon dolar yatırım yaptık. Müşteri deneyimini ve tüketici alışkanlıklarını yeni tasarımlarla farklı bir noktaya getirmeyi hedefliyor, cesaretli adımlar atıyoruz. 300 şubemizi yeni nesil şube haline getirdik. Akbank Mobil’in yeni sürümünü çıkarttık. Fintech yatırımlarımız var.

Veri ve deneyim merkezi kurduk. Teknolojiye ve insana odaklandık. Bizim için İK’nin açılımı ‘insan ve kültür’. 13 bin çalışanımızın yeni dünyaya adaptasyonu için özel eğitimler düzenliyoruz. Bu adımlar, bizi rekabette iyi bir noktaya getirecek.

ÜMİT LEBLEBİCİ / TEB GENEL MÜDÜRÜ
“EKONOMİDE SAĞLIKLI TOPARLANMA DEVAM EDECEK”
ÇOKLU SORUNLAR

2019’da yurtiçinde ve globalde öngörülebilirlik geçmiş yıllara göre azdı. Yıl içinde planlarımızda sıkça değişiklikler yaptık. 2019’da çoklu sorunları aynı anda yönettik. Ancak global ekonomideki yavaşlama ve özellikle FED’in faiz indirimleriyle sermaye akışları gelişmekte olan ülkelere (GOÜ) yöneldi.

2019’da bankalar aktif kaliteyi düzeltmeye, şirketler ise ölçek küçülterek işlerini yoluna koymaya girişti. Ölçek küçültme kredileri negatif etkiledi, kredilerdeki büyüme beklentimizin altında kaldı. Ancak özel sektör ile kamu arasında iyi bir koordinasyon sağlanmasıyla Türkiye bu dönemi iyi yönetti.

DALGALANMALAR AZALACAK
Cari açığımızın pozitif seviyelere gelmesinde ihracatın iyi olması ve ithalatın yavaşlaması etkili oldu. İthalat stoklarımız erimeye başladı. Bu sayede, 2020 üretim yılı olacak. Demografimizin genç, tüketim eğilimimizin yüksek olması bizi motive ediyor. Bankaların kredi verme iştahı yüksek.

Bu iştahla 2020’de ülke büyümesinin 2019’dan daha fazla, kurdaki oynaklığın daha az olacağını öngörüyorum. Döviz piyasalarındaki volatiliteyi azaltmak için önlemler aldık. Kurda azalacak oynaklıklarla büyüme ve enflasyon için daha iyi bir ortam oluşacak. 2020’de ekonomide sağlıklı toparlanma sürecimiz devam edecek.

SÜREÇ İYİLEŞTİRMELERİ YAPIYORUZ
Dünyada dijital alanda herkes birbirini kopyalar durumda. Yaratıcılık gerektiren bir bakış açısı gerekli. Biz de farklı yöntemleri deniyoruz. Süreci konuşmadığımız sürece dijitali konuşmanın anlamı yok.

Dünyada en önemli önceliğimiz zaman. Müşterilerimize zaman kazandıracak süreçler yaratıyoruz. Fiziki ve dijital şubeleri birleştirdik. Makineler çalışanlarımızın yaptığı her şeyi yapıyor.

MERT ÖNCÜ / ODEABANK GENEL MÜDÜRÜ
“KÖTÜ GÜNLERİ GERİDE BIRAKTIK”
DENGELENME DÖNEMİ

Türkiye, genç bir nüfusa sahip ve kaynaklarını da dışarıdan alan bir ülke. 30 yaşından itibaren tasarrufa yöneliyoruz. Ülke olarak tasarruf artışını yeni yeni yapmaya başlayacağımız için kaynakların doğru şekilde kullanılması gerekiyor.

Kur ve faiz şoku gibi durumların ardından ilk 30-36 ay arası dengelenme dönemi olarak adlandırılıyor. Mevcut durumda Türkiye ekonomisi dengelenme döneminde diyebiliriz. Bu sürecin yaklaşık yarısını geride bıraktık ve daha defansif duruyoruz. Bunun nedeni de şokun en dip noktasını görmüş olmamızdan kaynaklanıyor.

İYİYE GİDİŞ
Kötü günleri geride bıraktık, doğru yolda devam edersek ekonomik toparlanmanın hızlanacağını, görünümün pozitife döneceğini, 4-5 ay içinde baharın geleceğini düşünüyoruz. Son veriler de bunu gösteriyor. Sektörde kredi/mevduat rasyosu 100 seviyesinin aşağısında. Bu da kaynaklarımızın daha fazla olduğunu gösteriyor.

Yazın JP Morgan CEO’su Türkiye’ye geldi. Bu ziyaretin temel nedeni, bölgedeki gelişmeleri anlamaktı. Bu da yabancıların Türkiye’ye yönelik motivasyonu olduğu anlamına geliyor. Yabancı yatırımcılarla empati yapmalı, kendimizi onlara doğru anlatmalıyız. Yurtdışından yatırımcılar artarak gelmeye devam edecek. Kur, faiz ve enflasyon dengesini iyi yönetirsek iyiye gidiş hızlanacak.

DİJİTALLE YOĞUNLAŞTIK
Orta ölçekli bir bankayız ve stratejimiz büyük bankalara göre farklı. Her sürecimiz omni-channel. Güçlü bir veriye sahibiz. Problem yaşayan müşterimizin sorununu, bankaya gelmeden ve çağrı merkezimizi aramadan çözmeyi amaçlıyoruz.

Odağımızda sesle tanınma ve şifrelemeyi ses tanımayla çözme teknolojisi var. Bankaların ortaklıklar yaparak müşteri memnuniyetini artıracak uygulamalar geliştirmesi gerektiği kanaatindeyim.

MELİKŞAH UTKU / ALBARAKA TÜRK GENEL MÜDÜRÜ
“BANKALAR YARALARIN SARILMASI İÇİN ÖNEMLİ OLDU”
EKONOMİMİZ DAYANIKLI

Döviz hareketliliğinden kaynaklı duruma çözüm üretme gayretlerini en çok 2019’da yaşadık. Ülke ekonomisi 2018’de bir şok yaşadı. Bunu bir trafik kazasına benzetiyorum. İnsanlar ilk kaza anında acıyı hissetmediler, sadece şoku yaşadılar.

Ama 2019 bu şokun acılarının yaşandığı bir yıl oldu. Koordinasyon açısından kamu otoritesi ile bankacılık sektörünün çözüm üretme gayretlerini en çok bu yıl yaşadık. 2019, stres testlerinin gerçekleştiği ve ne kadar dayanıklı olduğunu gördüğümüz bir yıl da oldu. Bankacılık sektörü yaraların sarılması için çok önemli oldu.

TOPARLANMA YILI
2019 yılı ekonomide toparlanma ve yaraları sarma yılı oldu. Bu süreç, Türkiye’nin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. 2019’un ilk altı ayı seçim belirsizliği ile geçti. Ekonomi güvene bağlıdır.

Siz güven duyarsanız yatırım yaparsınız, harcama yaparsınız. O sebeple seçim dönemini belirsizlikle geçirdik. Temmuzdan itibaren ise o güvenin yeniden gerçekleşemeye başladığını gördük.

Konut ve işletme kredilerinde canlanma ve talep artışı var. Bu durum 2020 için önemli bir sinyal oldu. 2020’de önemli adımlar atılmalı. Krediye dayalı büyüme var. Alternatif tasarruf araçları devreye girmeli.

ROBOTİK SÜRECİ UYGULUYORUZ
2019’da bazı bütçelerde kısıntı yapmak zorunda kaldık. IT bütçesinin bütçe kısıntısından nasibini aldı. Ancak dijitalleşme sadece teknoloji yatırımı değil. Teknoloji, sosyal, kültürel ve siyasi değişiklikleri de tetikliyor.

Bunun bankaların yönetim tarzlarını, kendi çalışanları ile müşterileri ilişkilerini etkilememesi mümkün değil. 2019 bizim bu alanlarda yoğunlaştığımız bir yıl oldu.

Hem çalışma ortamı hem de çalışma saatleri açısından yeni modeller deniyoruz. Robotik süreç otomasyonlarını Türkiye’de ilk uygulayan bankalardan bir tanesiyiz.

SERRA AKCAOĞLU / CITIBANK TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
“SIKINTILARI ATLATABÎLME GÜCÜMÜZ VAR”
TALEP DEVAM ETTİ

2019, hem dünya hem de Türkiye için kolay bir yıl olmadı. Birçok konu ile ilgilenmek durumunda kaldık. Dünyada her ülkenin kendine ait sıkıntıları olabiliyor ancak ülkelerin bu sıkıntıları atlatabilme gücü önemli.

Türkiye’nin ekonomisi, özel sektörü ve kurumlarının son derece dayanıklı olduğunu düşünüyorum. Bazı sıkıntılarımız oldu, volatilite oldu ama birçok alanda çok başarılı sonuçlar da alındı. Dünya piyasalarında likidite kısıtlılığı varken bile Türk bankaları sendikasyon kredilerini yüzde 100 yenileyebildiler. Türk bankalarının sendikasyonlarına dünyadaki talep devam etti.

MASRAFLAR İYİ YÖNETİLMELİ
Kurumlardaki bilançolarda bazı bozulmalar gördük. Ancak banka ve şirketler, yapılandırma konusunda iş birliği yaptı. Kamu ile özel sektörün diyalogları arttı. Türkiye’de yıllardır kriz atlatmış yöneticiler var.

Biz panik olmuyoruz, soruna çözüm getiriyoruz. 2020 yine dünya için hiç de kolay bir yıl olmayacak. Bankacıların gelecek dönemde masrafları ve kredi portföyünü iyi yönetmesi gerekiyor. Bankacılık sektörünü korumak ülke ekonomisine de katkı sağlayacaktır.

TEDARİK ZİNCİRİNDEN PAY ALMALI
Önümüzdeki dönem için ilk önceliği bulunduğun ülkeyi iyi anlamak ve ona göre strateji uygulamak olarak belirledik. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde dünya tedarik zincirinden daha fazla pay alınabileceği bir döneme girmeli. İhracat artmalı ve dijitalleşme sağlanmalı.

Belli dijital platformlarda ihtiyaçları anlayıp bunun yapılacağı dönemi kurguluyoruz. Bunda fintech iş ortaklıkları da dahil. Kamu, banka ve şirket işbirlikleri olmalı. Bunun için diğer ülkelerle daha entegre çalışılmalı ve dijitalleşmenin olduğu döneme geçiş yapılmalı.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap