USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

"Türkiye’de insan kaynaklarından beklentiler çok yüksek"

“Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO” raporu PERYÖN’ün düzenlediği “Yetenek Avantajı Yaratmak” webinarında irdelendi.


"Türkiye’de insan kaynaklarından beklentiler çok yüksek"

Türkiye verileri European Association for People Management (EAPM) desteğiyle PERYÖN öncülüğünde derlenen; Boston Consulting Group (BCG) ile World Federation of People Management Associations (WFPMA) tarafından hazırlanan “Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO” raporunun sonuçlarını bir webinarda irdeledi.
“Yetenek Avantajı Yaratmak” başlıklı webinar; PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eylem Derya Özgür’ün moderatörlüğünde gerçekleşti. Webinarda BCG Ortağı Anıl Demir ve EAPM Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz konuşmacı olarak yer aldılar.
Her yıl düzenlenen küresel araştırmanın; insan kaynakları yönetimi ile iş dünyasının geleceğine dair küresel ve yerel trendleri inceleyen en kapsamlı çalışmalardan biri olduğunun vurgulandığı webinarda raporun çıktıları da paylaşıldı.

Dr. Eylem Derya Özgür: ‘İnsan kaynaklarından beklenti: Dönüşüm liderliği’

PERYÖN Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Eylem Derya Özgür, yaptığı açılış konuşmasında şunları vurguladı:
“Rapora göre, Türkiye’de İK’nın rolüne dair beklentiler oldukça yüksek. Katılımcıların %75’i İK’dan iş kararlarını besleyen içgörüler üretmesinin beklendiğini, %70’i İK’nın iş performansının önemli bir itici gücü olarak görüldüğünü, %68’i ise İK’nın organizasyonel planlama süreçlerine erken aşamada dahil edildiğini belirtiyor. Öte yandan araştırma, iş liderlerinin yalnızca %57’sinde, İK’nın sunduğu değere dair net bir anlayış bulunduğunu gösteriyor.”
Özgür, sözlerine şöyle devam etti:
“Türkiye verilerine baktığımızda ilginç bir denge görüyoruz: Sürdürülebilirlik ve ESG, İK maliyet ve etki yönetimi, organizasyon yapısı ve yönetişim, işgücü planlama ve mobilite gibi alanlarda mevcut yetkinliklerimiz görece daha güçlü. Yani yapısal ve operasyonel konularda önemli bir mesafe kat etmiş durumdayız. Ancak diğer tarafta; amaç ve kültür aktivasyonu, esnek çalışma modelleri gibi, çalışan deneyimini ve kurum kültürünü doğrudan şekillendiren alanlarda mevcut kapasitemizin daha sınırlı kaldığını görüyoruz.”

Berna Öztınaz: ‘Veri ne kadar kapsamlıysa, karar kalitesi de o ölçüde artıyor

EAPM Yönetim Kurulu Başkanı Berna Öztınaz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: 
“Creating People Advantage 2026 (İnsan Avantajı Yaratmak 2026) araştırmasında dikkatimi çeken noktalardan biri, performans yönetimi ve dijital çözümlerin, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında Türkiye’nin önem sıralamasında daha alt seviyelerde yer alması oldu. Benzer şekilde çalışan bağlılığı ve esenliği, işveren markası ve liderlik gelişimi gibi kritik başlıkların da geri planda kaldığını görüyoruz.”
Öztınaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Doğru kararlar verebilmek için güçlü verilere ihtiyaç duyuyoruz; veri ne kadar sağlıklı ve kapsamlıysa, alınan kararların kalitesi de o ölçüde artıyor. Bu nedenle, kurumların seçici davranarak gerçekten fayda sağlayacağına inandıkları araştırmalara katılması büyük önem taşıyor. Çünkü doğru verilere ulaşmanın yolu, bu tür çalışmalara aktif katılımdan geçiyor.”

Anıl Demir: ‘Kurumlar, yetkinlik bazlı stratejik iş gücü planlamasına yönelmeli’

BCG Ortağı Anıl Demir ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Son 10 yılda iş dünyasında önemli kırılmalar yaşandı. Bu kırılmaların ilki, dijitalleşme ve analitiğin insan kaynakları süreçlerine entegre edilmesi oldu. Ardından, yetkinlik bazlı dönüşüm öne çıktı. Bugün geldiğimiz noktada ise, bu gelişmelerin ötesinde daha büyük bir dönüşümden söz ediyoruz. Özellikle son 3-4 yılda yapay zekadaki hızlı ilerleme, dijitalleşmeyi çok daha farklı bir boyuta taşıdı. Artık mesele, insan kaynaklarının dijital araçları nasıl kullandığı değil; şirketlerin genelinde yapay zeka odaklı bir dönüşümün nasıl yönetileceği oldu. Bununla birlikte, iş dünyasının karşı karşıya olduğu en kritik başlıklardan biri de yetkinlik açığı. Bu açığı kapatabilmek için, kurumların yetkinlik bazlı stratejik iş gücü planlamasına yönelmesi ve iş yapış biçimlerini köklü şekilde yeniden ele alması gerekiyor.”

Anıl Demir, konuşmasında ayrıca şu sözleri vurguladı:
“İnsan kaynaklarının rolü artık çok daha stratejik ve organizasyonun en üst seviyelerinde konumlanıyor. İnsan kaynakları, diğer tüm birimleri ve üst yönetimi besleyen, karar süreçlerine yön veren kritik bir birim haline geldi. Bu noktada asıl önemli olan, dönüşümden nasıl bir değer üretileceği. Yapay zeka dönüşümünün ölçeklenmesi yalnızca teknoloji yatırımıyla sınırlı değil; bu, sürecin yaklaşık %30’unu oluşturuyor. Geriye kalan %70 ise insan kaynağını, organizasyonu ve süreçleri bu dönüşüme uyumlu hale getirmekten geçiyor. Bu uyum sağlanmadığı sürece, dönüşümü ölçeklendirmek ve somut bir değer yaratmak da mümkün olmuyor”
 

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL