USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 sonu için enflasyon tahminini bir kez daha yukarı yönlü revize etmek zorunda kaldı.

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) 2026 sonu için enflasyon tahminini bir kez daha yukarı yönlü revize etmek zorunda kaldı. Yılın 3. Enflasyon Raporu’nu açıklayan TCMB  Başkanı Fatih Karahan, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 26’dan yüzde 28’e yükselttiklerini açıklarken, yüzde 15 olan 2027 yıl sonu enflasyon tahminini ise değiştirmediklerini kaydetti. Böylelikle TCMB gerek yurt içindeki fiyat bozulmaları gerekse İran savaşı gibi yurt dışı gelişmelerin etkisiyle son bir yılda dördüncü kez enflasyon tahmininde değişikliğe gitmiş oldu.

Yüzde 12’den yüzde 28’e yükseldi

Hatırlayalım, kasım ayında açıklanan 2025 4. Enflasyon Raporu’nda 2026 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 12 seviyesinden yüzde 16’ya yükseltilmişti. Şubat ayında yayınlanan 2026’nın ilk enflasyon raporunda 2026 sonu tahmini yüzde 16’da sabit tutulmuş gibi görünse de tahmin aralıkları kaldırılmış ve ara hedef revizyonu ile temel patika yüzde 18 seviyesine güncellenmişti. Mayıs ayındaki yılın ikinci raporunda, 28 Şubat’ta patlak veren ABD/İsrail-İran savaşının başlaması sonrasında makroekonomik riskler, petrol fiyatları ve katılaşan fiyatlama davranışları nedeniyle tahmin belirgin bir artışla yüzde 18’den yüzde 26’ya çıkarılmıştı. Ve son olarak 13 Ağustos tarihinde kamuoyuna duyurulan 2026’nın 3. Enflasyon Raporu’nda jeopolitik riskler, gıda ve enerji maliyetlerindeki baskılar sebebiyle yılsonu enflasyon tahmini yüzde 26’dan yüzde 28’e çıkarılmış oldu. Henüz 2026’nın bitimine 3,5 ay gibi bir zaman olduğunu düşürnürsek, eylül ayında açıklanacak yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) mevcut revizyonlara bir yenisinin ekleneceğini öngörmek mümkün.

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme-1

Revizyon neden yapıldı?

TCMB Başkanı’nın rapor kapsamında verdiği mesajlara bakacak olursak, 2026 yıl sonu tahmininde yapılan 2 puan güncellemede, motorin, doğal gaz ve enerji dışı emtia fiyatlarındaki görünümün etkili olduğuna işaret ettiğini görüyoruz. Karahan, “Eşel mobil uygulamasına yönelik düzenlemelerin etkisini de tahminlerimize yansıttık. Bunun yanı sıra gıda enflasyonu varsayımında yapılan yukarı yönlü güncelleme ile yönetilen/yönlendirilen fiyatlar da enflasyon tahminimizin yükselmesinde rol oynadı” dedi.

Bununla birlikte TCMB, 2026 yılı için ortalama petrol fiyatı varsayımını 89,4 dolardan 87,8 dolara düşürdü. Öte yandan hizmet enflasyonundaki ataletin zayıfladığını, ulaştırma ve haberleşme fiyatlarında enflasyonun güçlendiğini ifade eden Karahan, “Beklentiler kanalıyla ortaya çıkabilecek ikincil etkileri de takip ediyoruz” diyerek, son aylarda dezenflasyon sürecinin yavaşladığı bir dönemden geçildiğini, dezenflasyon odaklı sıkı duruşu sürdürecekleri mesajını verdi.

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme-2

Yüzde 30 seviyesi kırılamıyor

Ağustos başında açıklanan Temmuz 2026 enflasyon verileri, özellikle TÜFE’de son bir yıldır devam eden yüzde 30 bandının kırılamadığını bir kez daha gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı verilerine göre, temmuz ayı enflasyonu aylık yüzde 1,78, yıllık yüzde 31,75 oldu. ÜFE ise temmuzda aylık yüzde 1,5 artarken, yıllık ÜFE hazirandaki yüzde 28,1’den temmuzda yüzde 27,8’e geriledi. Ana harcama gruplarında aylık tüketici enflasyonuna en büyük etkiyi gıda ve içecek ile ulaştırma grubu yaptı. Gıda ve içecek grubunda yüzde 1,61 aylık enflasyonun manşet enflasyona etkisi 0,40 puan olarak hesaplandı. Taze meyve ve sebzede yüzde 5,39’luk aylık enflasyon, bu yükselişte belirleyici oldu. Ulaştırma grubunda ise yüzde 2,59’luk enflasyonun 0,44 puanlık yükseltici etkisi yaşanırken ağustosta bu grubunda manşet enflasyonda daha belirleyici olması sürpriz olmayacak. Zira Karahan’ın da dikkat çektiği gibi, eşel mobilden çıkışla birlikte akaryakıt pompa fiyatlarına yansıyacak zamlar enflasyonu da etkileyecek.

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme-3

Sanayi üretimi bize ne anlatıyor?

Türkiye ekonomisi, bir yandan enflasyon hedef ve tahminlerinde ciddi bir bozulma yaşarken, diğer yandan büyümenin en önemli parametrelerinden biri olan sanayi üretiminde yerinde sayan bir görünüm sergiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı haziran ayına ilişkin sanayi üretimi verilerine göre, sanayi üretimi haziran ayında takvim etkisinden arındırılmış hesaplamayla geçen yıla kıyasla yüzde 1,4 geriledi. Haziran ayı üretimi mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış hesaplamaya göre ise bir önceki ayda gerçekleşen üretimin sadece binde 1 üstüne çıkabildi. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,5 azaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,1 arttı. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2026 yılı haziran ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi aynı kaldı ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,5 arttı.

Enflasyon tahmininde bir yılda dördüncü güncelleme-4

Dış ticaret açığında son durum

Sanayi üretiminde maliyet ve talep kaynaklı bu durağanlık, elbette Türkiye’nin dış ticaretine de olumsuz yansıyor. Ticaret Bakanlığını’nın, temmuz ayına ilişkin geçici dış ticaret istatistiklerinden oluşan verilerine göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,9 artışla 25 milyar 621 milyon dolar, ithalat yüzde 5,2 yükselişle 32 milyar 989 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Aynı dönemde dış ticaret açığı, yüzde 14 yükselişle 7 milyar 368 milyon dolar oldu. İhracatın ithalatı karşılama oranı, geçen ay yıllık bazda 1,7 puan azalarak yüzde 77,7, enerji verileri hariç tutulduğunda 0,3 puan gerileyerek yüzde 89,4, enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda 0,5 puan düşüşle yüzde 90,8 olarak hesaplandı. Söz konusu ayda sektörlere göre ihracatın payı, imalat sanayisinde yüzde 94,4 (24 milyar 190 milyon dolar), tarım, ormancılık ve balıkçılıkta yüzde 3 (765 milyon dolar), madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,8 (451 milyon dolar) olarak belirlendi. GTS kapsamında ocak-temmuz döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre ihracat yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolar, ithalat yüzde 4,7 yükselişle 222 milyar 109 milyon dolar, dış ticaret hacmi de yüzde 4,1 artışla 383 milyar 710 milyon dolar olarak hesaplandı. Yılın yedi ayında dış ticaret açığı ise yüzde 8,2 yükselişle, 60 milyar 508 milyon dolar olarak kaydedildi.

İhracat ikliminde ılımlı iyileşme

Öte yandan önümüzdeki aylara ilişkin ihracat beklentilerinde az da olsa bir iyileşme dikkat çekiyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İhracat Pazarları İklim Endeksi temmuzda 52,2’ye yükselerek ihracat pazarlarında talep koşullarının ılımlı şekilde iyileştiğine işaret etti. Bu, aynı zamanda son sekiz ayın en belirgin iyileşmesi oldu. Temmuzda Türk imalat sektörünün en büyük 10 ihracat pazarından sekizinde ekonomik aktivite arttı, yalnızca Fransa ve Polonya’da ekonomik aktivite geriledi. Temmuzda Türk imalat sektörünün en büyük pazarı konumundaki Almanya’da üretim, ılımlı düzeyde de olsa son dört ayda ilk kez büyüme kaydetti. Birleşik Krallık ise yeniden genişlemeye geçti. ABD’de ekonomik aktivitedeki büyüme son dokuz ayın en yüksek hızına ulaştı. İtalya’da büyüme son sekiz ayın en yüksek oranında gerçekleşirken, İspanya’da da güçlü seyrederek son bir buçuk yılın en yüksek hızında ölçüldü. Romanya’da imalat sanayi üretimi, temmuzda 25 aylık daralma dönemine son verdi. Büyümenin hızlandığı diğer ekonomiler arasında Hollanda ve BAE de yer aldı.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL