Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyon raporuna ilişkin sunumunu yaptı. Karahan, TCMB'nin yıl sonu enflasyon tahminini de açıkladı.
"Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını kullanmaya devam edeceğiz" diyen Karahan'ın açıklamalarında öne çıkanlar şöyle:
"Küresel ticaret politikalarındaki son dönem belirsizlik, ikili anlaşmalarla bir miktar azalsa da yükseliğini koruyor. Sektörel ölçekte açıklanan yüksek tarifeler yürürlükte kalmaya devam ediyor. Jeopolitik riskler de küresel ekonomi üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Belirsizliğin son dönemde bir miktar azalması, küresel büyüme görünümünde sınırlı bir iyileşme oldu. Enerji emtia fiyatları jeopolitik gelişmeler kaynaklı bir miktar arttı.
Sıkı para politikası sonucunda talep kompozisyonu daha dengeli hale geldi. İlk çeyrekte özel tüketimin yıllık büyümesi yavaşladı. Özel tüketimin büyümeye katkısı belirgin olarak geriledi. İlk çeyrekte yurt içi talep zayıfladı, dış denge iyileşti.
İşgücü piyasası manşet işsizlik oranının ima ettiğine kıyasla daha az sıkı.
Endeksin altın hariç artışı ikinci çeyrekte, önceki çeyreğe göre yavaşladı. Altın hariç perakende satışlar ılımlı seyrini sürdürüyor.
Talebe ilişkin veriler bir bütün olarak, ikinci çeyrekte talep koşullarının enflasyonu düşürücü etkisinin arttığını gösteriyor.

Sıkılaştırma sonrasında mal tüketiminin, trendinin altına indiğini görüyoruz.
Kartla yapılan harcamalar temmuzda da sınırlı olarak yükseldi. Kart kullanım eğiliminden arındırıldığında kart harcamaları daha ılımlı.
Cari açık da iç talep görünümüyle ılımlı seyretti. Son dönemde ihracat artışını sürdürdü. İlk çeyrekte gerileyen ithalat ise ikinci çeyrekte arttı. Bu gelişmede öne çekilen talebin de etkisi oldu.
Euro/dolar paritesindeki yükseliş de dış ticaret dengesine olumlu yansıdı.
2025 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamalarının altında kalmaya devam edeceğini öngörüyoruz.
2024 Haziran ayında başlayan dezenflasyon süreci, finansal piyasalardaki oynaklıklara ve jeopolitik gelişmelere karşın kesintisiz bir şekilde devam ediyor. Tüketici enflasyon temmuzda yüzde 33,5'e gerileyerek önemli bir düşüş kaydetti Ağustos verileri de bu eğilimin devam ettiğini gösteriyor. Enflasyon, tahmin aralığının üst bandının bir miktar altında gerçekleşti.
Son Rapor döneminden bu yana enflasyon, tahmin ettiğimiz orta noktanın üzerinde olmakla birlikte, öngördüğümüz tahmin aralığında gerçekleşti.
Enflasyon ana eğilimin üç aylık hareketli ortalamalarını incelediğimizde kademeli yavaşlama eğiliminin sürdüğünü görüyoruz.
Enflasyon son üç ayda piyasa beklentilerinden düşük gelse de hizmetteki atalet tahminlerimizin üzerinde risk oluşturmaya devam ediyor.
Veriler dezenflasyonun süreceğini gösteriyor. Temel mal enflasyonundaki yükselme geçici oldu. Gıda grubunda zirai dona rağmen enflasyonda yavaşlama görüyoruz.
Aylık kira enflasyonunda son dönemde yüzde 4 civarında yatay bir seyre işaret ediyor. Kira artış oranları aşağı yönlü görünümü teyit ediyor. Kira enflasyonunun deprem ve kentsel dönüşüm gibi unsurların etkisiyle ön gördüğümüzden daha dirençli bir seyir olduğunu not etmemiz gerekiyor.

Kira dışında kalan hizmetlerde, yıllık enflasyon aşağı yönlü belirgin ayrışırken ana eğilim de kademeli bir yavaşlama eğilimi içerisinde.
Yılın ilk iki enflasyon raporu dönemiyle kıyasladığımızda, enflasyon beklentilerinin tüm sektörlerde gerilediğini görüyoruz. Enflasyondeki düşüşün kademeli bir şekilde sürmesi bekleniyor. Ancak halen enflasyon tahminlerimizin üzerinde seyrediyor.
Sıkı para politikamızı sürdürmeye ve sonuçlarını da kademeli bir şekilde almaya devam ediyoruz.
Temmuz ayında para politikasında gerekli sıkılığı koruyacak şekilde faizi yüzde 43 düzeyine çektik. Sıkı parasal duruşu makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile destekliyoruz. Sıkı para politikası duruşumuz dezenflasyon sürecinin devamını sağlayacak.

Para politikası duruşumuz ve makroihtiyati çerçeve TL’ye geçişi ve tasarrufları desteklemeye devam ediyor. Ticari kredi büyümesi, istisna krediler hariç bakıldığında aylık büyüme sınırları ve kredi talebiyle uyumlu bir seyir izliyor.
Temmuz PPK kararı sonrası temmuzun ilk haftasına göre tüketici kredisi faizleri 5,3, ticari kredi faizleri 5,5 puan geriledi.
Sermaye girişleri tekrar başladı
Tarife belirsizliğin azalamsıyla birlikte, mayıs ayında ülkemize sermaye girişleri tekrar başladı. Brüt rezervler 2024 yılı Mart ayındaki seviyesinden 50 milyar dolar artışlar 174 milyar dolara ulaştı. Swap hariç net rezervler ise 50 milyar dolara yükseldi.
Ara hedefler dönemi
Bu Enflasyon Raporu itibarıyla, orta vadeli tahminlerin sunulmasına ilişkin çerçevede bir değişikliğe gitme kararı aldık. Bundan böyle veri akışına bağlı olarak revize edebileceğimiz enflasyon tahminleri yanı sıra ara hedeflerimizle karşınıza çıkacağız.
Bu ara hedefler, orta vadede enflasyonun yüzde 5’e gittiği dezenflasyon sürecinde, daha kısa bir vadede ulaşılması taahhüt edilen yıl sonu enflasyon düzeyleridir."
TCMB enflasyon tahminlerini açıkladı
2025 yıl sonunda enflasyonun yüzde 25 ile yüzde 29 aralığında olacağını tahmin ediyoruz. 2026 sonu için ise tahminlerimiz, enflasyonun yüzde 13 ile yüzde 19 aralığına gerileyeceğine işaret ediyor.
Biraz önce bahsettiğim gibi, bu değerler daha önce de sizlerle paylaşmakta olduğumuz enflasyon tahminlerimizi ve ilgili aralıkları yansıtıyor. Bu Rapor’da farklı olarak, enflasyon ara hedeflerimizi de sizlerle paylaşacağım.
Önceki raporlarda 2025 yıl sonu enflasyon tahminimiz olan yüzde 24 değerini, 2025 yılı ara hedefimiz olarak koruyoruz. 2026 ve 2027 yılları için ise enflasyon ara hedeflerimizi sırasıyla yüzde 16 ve yüzde 9 olarak belirledik.
Enflasyonun 2027 yılında yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanmasını öngörüyoruz.
Fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşumuzu sürdüreceğiz. Politika faizine ilişkin atılacak adımları ve bunların büyüklüğünü, enflasyon görünümü odaklı, ihtiyatlı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla aldığımızın altını bu vesileyle çizmek isterim. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörmemiz durumunda, tüm para politikası araçlarını etkili bir şekilde kullanacağız. Bu toplantımızda da yeniden vurgulamak isterim ki; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur."