Teknolojide 5G dönüşümü

Teknolojide 5G dönüşümü

Telekom sektörünü dönüştürmesi ve ileri teknolojileri ortaya çıkarması beklenen 5G teknolojisi, 2020 itibarıyla tüm dünyada kullanılmaya başlanacak. 5G’nin 15 yılda küresel ekonomiye 2,2 trilyon dolar katkıda bulunacağı öngörülüyor.

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

5G, yeni iş fırsatlarının kapısını açarken farklı teknolojilerin endüstrilerde kullanımı ve insan kaynağında artışı da beraberinde getirecek. Türkiye’de de operatörler fiber internet yatırımlarını yapıp test çalışmalarını sürdürürken, altyapı sağlayıcıları da hazırlıklarını yapıyor. Türkiye’nin de 2020 yılında 5G’ye geçmesi bekleniyor.

İnternet kullanımı ve mobil cihazların yaygınlığının artmasıyla beraber kapasitelerin yetmemesi, beraberindeki ekosistemin hızla büyümesi, yeni teknolojilerin doğmasına neden oldu.

Telekom sektörünü dönüştürmesi ve ileri teknolojileri ortaya çıkarması beklenen en büyük gündem maddesi ise beşinci nesil bağlantı teknolojisi 5G.

Biz de 2020 itibarıyla kullanılmaya başlanacak olan 5G teknolojisinin dünyada ve Türkiye’de geldiği noktayı, yapılan yatırımları, sektörlere yaratacağı katma değeri ve yeni iş fırsatlarını araştırdık.

Türkiye’de 2000 yılında 2,5G teknolojisi dillendirilmeye başlanmışken bu dönemde Avrupa’da ve dünyanın birçok yerinde 3G çıkmaya başlamıştı.

Türkiye ise bu teknolojiye geç kalarak 2008’de 3G’ye geçti. Ancak teknolojiyle ilgili altyapının oturmuş olması avantajıyla hızlı adaptasyon sağlandı.

3G ile birlikte internet hızının artması, kullanıcı sayısının giderek yükselmesi ve kullanım alanlarının gelişmesiyle daha ileri bir teknoloji ihtiyacı doğdu.

Bununla birlikte 2016’da yapılan ihaleyle ise 4,5G teknolojisi tüm operatörler tarafından sunulmaya başladı. Şimdi ise gündemde 5G teknolojisi bulunuyor.

10 KAT HIZ
5G ile bugüne göre 10 kat hıza ulaşılıyor. Ayrıca büyük sorun olan iletişim gecikmeleri de en az 20 katı düşük sürelere inecek. Şebekeye bağlı cihazların yoğunluğu da mümkün kılınacak. Kilometrekare başına 1 milyon cihaz 5G şebekesine bağlanabilir hale gelecek.

ütün sektörler, eğitimden şehirleşmeye, sağlıktan ulaşıma, 5G ile farklı bir hale gelecek. İş yapış şekilleri değişecek. 5G teknolojisinin dünyada 12 trilyon dolarlık değer yaratması bekleniyor.

Ayrıca 20 yıl içinde 22 milyon yeni istihdam sağlayacağı öngörülüyor. 2022’de tüm dünyada 5G kullanıcılarının 500 milyon gibi yüksek bir sayıya ulaşacağı tahmin ediliyor. 5G bağlantıları 2020’de 2,3 milyon iken 2021’de 25 milyonu geçecek.

Deloitte raporuna göre, 2019 yılında toplamda 1 milyonun üzerinde 5G’li telefon satılması ve bu sayının 2020 yılında 15-20 milyona kadar yükselmesi beklenirken 1 milyondan fazla sayıda modem satışı da öngörülüyor. 5G kablosuz ağların kademeli olarak gelmesi, kullanıcılar ve işletmeler için daha hızlı bağlantılar sağlaması ve telekom şirketleri için yeni gelir fırsatları yaratması bekleniyor.

Raporda, halihazırda 72 operatörün test aşamasında olduğu belirtilirken bu yıl itibarıyla 25 operatörün 5G hizmeti sunmaya başlayacağının ve 2020 yılında da bu sayının iki katına ulaşacağının altı çiziliyor.

Dünya GSM Birliği GSMA tarafından hazırlanan ‘Mobil Ekonomi 2019’ başlıklı rapora göre ise 2025’te 5G bağlantı sayısının 1,4 milyar olacağı, 5G’nin küresel mobil bağlantıların yüzde 15’ini oluşturacağı öngörülüyor.

5G’nin 15 yılda küresel ekonomiye 2,2 trilyon dolar katkıda bulunacağına dikkat çeken GSMA’ye göre 5G ile birkaç yılda internete 1 milyardan fazla kişi bağlanacak. 5G’nin yaratacağı iş hacminin Türkiye’de ise sektöre ilk aşamada yüzde 10 gibi bir büyüme getirmesi bekleniyor.

KÜRESEL DENGELER DEĞİŞİYOR
Bu büyük potansiyeli barındıran 5G konusunda dünyada ABD ve Çin arasında önemli bir yarış var. Çin ve Güney Kore’de deneme ve testler gerçekleştirildi ve bazı yerlerde uygulamaya geçildi.

ABD’de de bu anlamda çalışmalar hızla yapılıyor. Bu teknoloji o kadar kritik hale geldi ki, ABD’ye ekipman sağlayan Çinli şirketlere yaptırım kararı aldı. Bunun AB’ye de yansımaları görüldü. O nedenle 5G teknolojisinin küresel dengeleri de değiştirecek bir öneme sahip olduğu dile getiriliyor.

Güney Koreli şebekeler geçen nisan ayında ülke çapında 5G’yi kullanıma sundu. İngiltere ve Amerika’da ise telekom şirketleri bazı pilot şehirlerde 5G kullanımını başlattı. Çin, gelecek ekim ayında 5G’yi ülke çapında kullanıma sunacağını açıkladı.

Çin’in ardından Japonya ve Rusya gibi ülkelerin de 2020 itibariyle 5G kullanımına geçmesi öngörülüyor. En son Almanya 5G ihalesini toplam 6,5 milyar Euro ile tamamladı. Operatör bazlı çalışmaların yanı sıra cep telefonu şirketleri de 5G özellikli akıllı telefonları piyasaya sunuyor.

Tüm dünyada bu teknolojiye geçiş hazırlıkları ve testleri yapılırken Türkiye’de de 2020 itibarıyla 5G’yi sunma çalışmaları var. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 5G teknolojisinin testleri için operatörlere izin yetkisi verdi.

Mobil operatörler şu anda sahip oldukları referans bantlarını 5G hizmetleri için de kullanabilecek. Buna ek olarak ihtiyacın artmasıyla birlikte yeni bantlar için de ihaleler açılması gündeme gelebilir. Ancak yeni frekansların tahsisi için ihale sürecinin nasıl işleyeceği konusunda netleşen bir durum yok.

Operatörlerin beklentisi, ihale olmadan ortak altyapı çalışmalarıyla bu teknolojinin sunulması yönünde. Test izinlerinin verilmesiyle birlikte hizmeti sunacak olan operatörler de hazırlıklarını sürdürüyor.

TESTLER BAŞLADI
Hazırlıkları yapan şirketlerden Turkcell, 4,5G için kullanılan frekanslar üzerinden İstanbul, Ankara ve İzmir’de örnek canlı sahalarda 5G sinyali verdi. Turkcell, mevcut şebekede yazılım güncellemeleriyle var olan spektrumu kullanarak 5G servisini sunabileceği gibi yeni tahsis edilecek spektrumları da kullanarak yeni servisleri hayata geçirebilecek hazırlığa sahip.

5G teknolojisine geçmenin temel koşulunun fiber altyapı olduğunu vurgulayan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gediz Sezgin, sözlerine şöyle devam ediyor: “5G’de yerli ve milli teknolojilerle, ekipmanlar geliştirilmesinin önünü açacak şekilde, ülke ekonomisinin kaynaklarının etkin kullanılmasını sağlayacak yöntemlerle ortak altyapının hayata geçirilmesi çok önemli. 5G’de spektrumlar tahsis edilirken de yatırımı teşvik edecek bir yöntemle ilerlen-mesi gerekiyor.”

Türk Telekom da 5G için önemli olan fiber iletişim altyapısını hızla yaygınlaştırıyor. Bir yandan da 5G ile ilgili yeni nesil teknolojileri deniyor, şebeke testleri yapıyor ve mevcut şebekeleri 5G’ye hazır hale getiriyor.

Türk Telekom Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Kıraç, 5G’ye hazırlık için gerekli yatırımlarının hızla devam ettiğini söylüyor. Kıraç, “Kendi kaynaklarımızla yerli 5G ve yeni nesil iletişim teknolojileri geliştirme konusunda, AR-GE ve yakınsama teknolojileri alanında faaliyet gösteren iştirakimiz Argela ile büyük ilerleme kaydettik” diyor.

17 MİLYAR TL YATIRIM
Operatörler haricinde altyapı çalışmaları tarafında da hazırlıklar var. Çünkü 5G sistemine geçiş için en önemli aşamalardan birisi altyapının oluşturulması. Ondan sonra 5G’ye uygun kullanıcıların kullanacağı cihazların pazarlanması ve imalatı geliyor.

5G’nin diğer sistemlerden en önemli farkı sadece kişiler arasında bilgi, ses, görüntü aktarımı değil, araçlar ve nesneler arasında da iletişimin sağlanması. Bunun sağlanması için fiber altyapısının yaygınlaştırılması ve vericilerin ülke genelindeki kapsama alanının genişlemesi gerekiyor.

Mobil işletmeciler, 4,5G şebekelerine ilk iki yıl yaklaşık 2,8 milyar TL’lik donanım ve yazılım yatırımı yaptı. İşletmecilerin 4,5G yetkilendirmelerinin 2029 yılında sona ereceği ve yükümlülüklerini karşılamak amacıyla her yıl yatırım yapmaya devam edecekleri dikkate alındığında, 2029 yılına kadar yaklaşık 16-17 milyar TL’lik donanım ve yazılım yatırımı yapılacağı öngörülüyor.

Bunun yüzde 45’ine karşılık gelen yaklaşık 7 milyar TL’lik kısmı yerli malı belgeli ürün olmak zorunda. Bu rakamlara bakıldığında yerli üreticiler için çok büyük bir pazar potansiyelinin olduğu söyleniyor.

YERLİLİK ORANI ARTACAK
Mobil teknolojilerde Türkiye’nin sadece pazar değil üretici de olması hedefleniyor. Bu kapsamda elektronik haberleşme sektöründe eksik olan yerli ve milli teknolojileri ve ürünleri oluşturacak bir ekosistem yaratmak için 2017 yılında Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi (HTK) kuruldu.

“Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi” projesiyle, 2020 yılında çıkacak yerli altyapı ürünleri hem Türkiye hem de global pazara hitap edecek. 4,5G için baz istasyonu üreten ULAK da ürünlerini 5G pazarına uyarlayacak.

HTK Yönetim Kurulu Başkanı Veli Murat Çelik, “Hedefimiz dünya standartlarıyla uyumlu olacak şekilde, dış bağımlılığımızın olmadığı ve yüksek güvenlikli ileri haberleşme teknolojileri geliştirmek. Bu amaca uygun olarak şebekeyi oluşturan kritik bileşenlerin tamamını uçtan uca geliştirmeye başladık” diyor. Bu kapsamda ürünlerin geliştirmeleri sürüyor.

Buradaki hedef, en az yüzde 51’in üzerinde yerlilik, milli fikri ve sınai mülkiyet haklarının oluşturulması ve dışarıya bağımlı olmayan sistemlerin geliştirilmesi olacak. Yüksek teknoloji üretiminde yazılımın önemi ve payı artmakla birlikte çip tabanlı bazı donanımlar global tedarikçilerle yapılacak işbirlikleriyle temin edilecek.

EN AZ YARIŞI YERLİ
Veli Murat Çelik, her bir teknolojinin 7-10 yıllık ekonomik ömrü boyunca yaklaşık 3-4 milyar dolar tutarında bir yatırım gerektirdiğini ifade ediyor. Çelik, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu süreç içinde bu yatırım tutarına ek olarak en az aynı tutarda işletme gideri de harcanıyor.

Yani 7-10 yıllık bir dönemde 7-8 milyar dolarlık tutarı yurtdışı şirketlerine ödüyoruz. Bu tutarın en az yüzde 45’inin yani 4 milyar dolarının milli şirketler tarafından üretilmesi, satılması ve ithalat ikamesinin yapılmasından bahsediyoruz. 2026 yılı itibarıyla yurtiçi ve yurtdışı çalışacak yıllık 10 milyar dolarlık milli pazar yaratacağız. 10 bin kişinin üzerinde yeni istihdam da olacak.”

Bu kümelenmeye dahil olan şirketlerden biri de Telenity. Telenity CEO’su İlhan Bağören, “Şirket olarak 5G kapsamında ‘Uçtan Uca Yerli ve Milli 5G Haberleşme Şebekesi’ projesinde sanallaştırma ürünleri ve entegrasyon işlevinden sorumluyuz. Sonraki safhada 5G’nin en önemli bileşeni olacak Sınır Bilişim (Edge Networking), Arayüz Yönetimi ve Konum Belirleme ürünlerine odaklanacağız” diyor.

Daha geniş çerçevede ise katma değerli servisler ve dijital servislerin ve ortakların yönetim platformu ürünleri olduğunu söyleyen İlhan Bağören, değişen ekosistemde lisans bazlı modelden servis yönetim modeline doğru geçiş yaptıklarını aktarıyor.

YENİ TEKNOLOJİLER
5G’nin yaratacağı ekosistem birçok alanda da yeni fırsatları beraberinde getirecek. Red Hat Genel Müdürü Haluk Tekin, 5G’yi kullanacak olan hizmet sağlayıcılarının ağ ve uygulama hizmetleriyle bütün sektörlerde yer alan küçükten büyüğe tüm şirketlere de hitap edeceğini söylüyor.

Tekin, “Finans, perakende, sağlık, üretim ve hatta madencilik bile hizmet sağlayıcılarının hitap edeceği sektörlere örnek. Tüm bunlara ek olarak, 5G altyapının dağıtık yapısı da hizmet sağlayıcılarının şirketlere nesnelerin interneti, zenginleştirilmiş ve sanal gerçeklik, robotik, misyon kritik ve ‘Hizmet Olarak Her Şey’ ürünlerini sunmasını sağlayacak” diyor.

5G’nin dokunduğu bir alan da bulut bilişim olacak. VMware de 5G’ye hazır telekom bulut teknolojisini hayata geçiriyor. VMware Türkiye Ülke Direktörü Murat Mediçeler, 5G’nin yaratacağı ekosisteminin temelinde uygulamalar ve güvenlik kavramının öne çıkacağını söylüyor.

Mediçeler, “Daha çok verinin toplanması, yorumlanması ve kullanılması da halihazırda son derece önemli olan güvenlik konusunu daha da kritik hale getirecek. Dolayısıyla yeni ekosistemde uygulama geliştiriciler ve güvenlik şirketleri ön plana çıkacak” diyor. Bu fırsatların yaratacağı uygulama ve hizmetler ise yeni teknolojilerin ortaya çıkmasını sağlayacak.

HER ŞEY BİRBİRİNE BAĞLANACAK
KPMG’nin 2019’da hazırladığı rapora göre, 5G’nin tüm dünyada altı yıllık bir zaman dilimi içerisinde 4,3 trilyon dolar tutarında bir değeri ortaya çıkarması bekleniyor. Değer yarat mada özellikle perakende, üre tim, teknoloji, sağlık, finans ve lojistik sektörleri önemli rol ala cak. KPMG Türkiye Teknoloji,

Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Erçin, bu dönüşümü şöyle anlatıyor: “4G insanları birbirine bağlıyordu, 5G ise her şeyi birbirine bağlayacak. TV Bu dönüşüm bir günde olmayacak.

5G teknolojisi sayesinde gecikme süresinin çok kısa olması cihazların tepki sürelerini minimuma indirecek. Değişimler en çok endüstriyel alanda yaşanacak. Örneğin kısa dönemde birbirine bağlı araç sayısında ciddi artışlar olduğunu göreceğiz.

Veri miktarı katlanarak artacak, otomasyon sınıf atlayacak. Bütün üretim tedarik zinciri birbirine bağlanabilecek. Akıllı şehirler bizim günlük hayatımızda etkilerini hissedeceğimiz yeniliklerden biri olacak. Trafikte hayatımızı kolaylaştıracak yenilikler bekleyebiliriz. Akıllı şebekeler ile enerji sektörü dönüştürülecek.”

İŞ ALANLARI YARATACAK
Tüm bu gelişmeler yeni iş alanlarının yaratılmasına da neden olacak. Zyxel Türkiye Kanaldan Sorumlu Genel Müdür Tuğba Şişik, değişen teknoloji ve müşteri talebi doğrultusunda yapay zeka entegre edilmiş nesnelerin interneti tabanlı yeni ürün ve hizmetlerin pazara sunulacağını söylüyor.

Şişik, 5G’nin ardından kullanıcı deneyimi odaklı yeni nesil şirketlerin özel iş modellerini oluşturacağını tahmin ediyor. Tuğba Şişik, “5G’nin ticarileşmesiyle birlikte endüstriler kadar operatörler de bu endüstrilere sağladıkları hizmetlerden ötürü ciddi ek gelirler elde edecek” diyor.

AdColony Kuzey Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Başkanı Volkan Biçer, mevcut iş alanlarının daha çok dijitale akacağını söylüyor. Biçer, özellikle TV ve On Demand izleme alışkanlığının değişeceğini, artık yayınların kablo uydu gibi sistemlerden değil tamamen dijital akış üzerinden gerçekleşeceğini düşünüyor.

Volkan Biçer, “Şirketlerin, ana faaliyet fonksiyonlarını ‘hız’ ve ‘iletişim’ odaklı olarak tekrar kurgulamaları gerekir” diyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap