USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

1 milyar dolarlık tasarruf sağlandı, sırada 50 milyar dolarlık şebeke hamlesi var

Son 12 yılda yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım yapan elektrik dağıtım sektörü, kayıp-kaçak oranını düşürerek Türkiye ekonomisine yılda 1 milyar doların üzerinde katkı sağladı. Türkiye'nin yeni elektrik çağına hazırlanabilmesi için önümüzdeki 10 yılda dağıtım şebekelerine en az 50 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğu belirtiliyor.

1 milyar dolarlık tasarruf sağlandı, sırada 50 milyar dolarlık şebeke hamlesi var

Son 12 yılda yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım yapan elektrik dağıtım sektörü, kayıp-kaçak oranını düşürerek Türkiye ekonomisine yılda 1 milyar doların üzerinde katkı sağladı. Türkiye'nin yeni elektrik çağına hazırlanabilmesi için önümüzdeki 10 yılda dağıtım şebekelerine en az 50 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunduğu belirtiliyor.

Türkiye enerji dönüşümünde kritik bir eşikte bulunuyor. Bugüne kadar tartışmaların odağında çoğunlukla üretim yatırımları, yenilenebilir enerji santralleri ve kurulu güç hedefleri yer aldı. Ancak artık oyunun kuralları değişiyor. Enerjinin geleceğini belirleyecek asıl unsur, bu enerjiyi taşıyacak ve yönetecek şebekelerin gücü olacak.

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) Yönetim Kurulu Başkanı Barış Erdeniz'in açıkladığı rakamlar da bu gerçeği ortaya koyuyor. Erdeniz'e göre Türkiye'nin ‘yeni elektrik çağına’ geçiş yapabilmesi için önümüzdeki 10 yılda dağıtım şebekelerine en az 50 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.

Bu rakam yalnızca sektörün değil, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemde karşı karşıya olduğu en önemli altyapı yatırımlarından birine işaret ediyor.

2030’da enerji tüketimi ne olacak?

Türkiye'nin elektrik tüketimi son 12 yılda yaklaşık yüzde 50 artarak 240 teravatsaatten 361 teravatsaate yükseldi. Ulusal Enerji Planı ise bu rakamın 2035 yılında 510 teravatsaate ulaşacağını öngörüyor. Aynı dönemde kurulu gücün de 122,5 gigavattan 227 gigavata çıkması hedefleniyor.

Bu büyüme sadece yeni santraller kurmakla yönetilemez.

Erdeniz'in şu sözleri aslında meselenin özünü ortaya koyuyor: "Enerji dönüşümünün başarısı yalnızca ne kadar yenilenebilir enerji kurduğumuzla değil, bu enerjiyi ne kadar güçlü, akıllı, esnek ve dayanıklı şebekelerle yönetebildiğimizle ölçülecek. Bu nedenle dağıtım şebekeleri enerji dönüşümünün omurgasıdır."

Bugün elektrik sistemleri geçmişte olduğu gibi tek yönlü çalışmıyor. Çatısında güneş paneli bulunan bir ev aynı zamanda üretici konumuna geliyor. Elektrikli araçlar şebekeye yeni yükler getiriyor. Veri merkezleri, yapay zekâ uygulamaları ve sanayide elektrifikasyon elektrik talebini yeniden şekillendiriyor. Bu yeni yapı, klasik dağıtım anlayışının ötesine geçilmesini zorunlu kılıyor.

‘Dağıtım 2.0’ vizyonu

ELDER'in ‘Dağıtım 2.0’ olarak tanımladığı vizyon da tam olarak buna karşılık geliyor. Erdeniz'in ifadesiyle dağıtım şebekeleri artık sadece elektriği taşıyan pasif altyapılar değil; enerji ve veriyi aynı anda yöneten akıllı platformlar haline geliyor.

Önümüzdeki dönemin ilk büyük adımı ise Beşinci Uygulama Dönemi olacak. 2026-2030 yılları arasında dağıtım şirketleri için belirlenen yatırım tavanı 18,5 milyar dolar. Planlı bakım harcamaları da eklendiğinde yatırım büyüklüğü 22 milyar dolara ulaşıyor.

"Güçlü altyapı, akıllı şebekeler, dijitalleşme, siber güvenlik, afet ve iklim risklerine dayanıklılık, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve tüketiciye daha hızlı hizmet verecek teknolojik kabiliyetler" diye konuşan Erdeniz,  aslında enerji sektörünün gelecek on yıldaki yol haritasını anlatıyor.

20 milyar dolarlık yatırım

Öte yandan sektörün son 12 yıldaki performansı da dikkat çekici. Özelleştirme sonrası dönemde yaklaşık 20 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirildi. Abone sayısı 36 milyondan 52 milyona yükseldi. Hat uzunluğu 1 milyon kilometreden 1,6 milyon kilometreye çıktı. Trafo sayısı 350 binlerden 570 bin seviyesine ulaştı.

Belki de en önemli başarı göstergelerinden biri kayıp - kaçak oranlarında yaşandı. Yüzde 18,5 seviyelerinden yüzde 9'un altına düşürülen oran sayesinde Türkiye ekonomisine yıllık 1 milyar doların üzerinde katkı sağlanıyor.

Bugün Türkiye, yaklaşık 52 milyon tüketiciye hizmet veren yapısıyla Avrupa'nın en büyük ikinci elektrik dağıtım altyapısına sahip durumda. Mevcut büyüme trendi devam ederse 2027 yılında Avrupa'nın en büyük dağıtım altyapısına sahip ülkesi haline gelebilir.

Ancak bu hedeflere ulaşmanın ön şartı belli: yatırım.

Enerji dönüşümünün konuşulduğu her platformda üretim kapasitesi gündeme geliyor. Oysa enerji sisteminin görünmeyen ama en kritik halkası şebekeler. Elektriğin üretildiği yerden tüketildiği noktaya güvenli, kesintisiz ve akıllı biçimde ulaştırılması için devasa bir modernizasyon süreci gerekiyor.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL