USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

“150 milyon Euro yatırımla sağlık oteli yapacağız”

Aksoy Holding Sarıyer’deki arazisinde 150 milyon Euro’luk yatırıma başlamak için 2027 yılını bekliyor. Gerekli izinleri aldıktan sonra gelecek yıl projeye kazma vuracaklarını anlatan Aksoy Holding CEO’su Batu Aksoy, “Sağlıklı yaşam odaklı yapacağımız proje, Türkiye’yi sağlık turizminde dünya haritasında daha görünür bir yere taşıyacak” diyor.

“150 milyon Euro yatırımla sağlık oteli yapacağız”

Aksoy Holding, Sarıyer’de 150 milyon Euro’luk sağlıklı yaşam hizmeti verecek olan otel projesi inşa edecek. Sağlıklı yaşam bilincinin artmasıyla birlikte bu tarz otellere ilginin arttığını kaydeden 2027 yılında projeye başlamayı planladıklarını aktaran Aksoy Holding CEO’su Batu Aksoy, tamamen sağlıklı yaşam merkezli 70 odalı bir otel inşa edeceklerini belirtiyor.

Ekonomist’in 7 - 20 Haziran 2026 tarihli sayısından

2029-2030 döneminde oteli devreye almayı planladıklarını anlatan Aksoy, Türkiye’yi wellness retreat alanında dünya haritasında daha görünür bir yere taşımak istediklerini söylüyor. Batu Aksoy ile akaryakıt, perakende, enerji, turizm ve gayrimenkul sektörlerinde faaliyet gösteren Aksoy Holding’in yurt dışı açılımı ve yeni dönemde grubun büyüme yolculuğunu konuştuk.

“En önemli risk enflasyon”
“Makro ekonomik açıdan açık ara en önemli risk enflasyon. Bu mücadeledeki en büyük araçlardan biri kur politikası. Enflasyonla mücadele sürmek zorunda. Ben uygulanan ekonomik programı başarılı buluyorum. Enflasyonun doğası çok yapışkan. Bu yüzden onca önleme rağmen aşağı gelmesi zaman alıyor. Programın sürdürülmesini çok önemsiyorum.”

2026’ya çok farklı bir jeopolitik ve ekonomik iklimde girdik. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş sizin hedef lerinizi nasıl etkiledi?
2026’da savaşla birlikte başlayan gelişmelerin elbette şirketlerimiz üzerinde etkisi oldu. Turizm tarafında ilk aylarda özellikle bir trafik azalması, bazı konferansların iptali söz konusu oldu ama ardından hem yaza yaklaşmamızla hem de olumlu beklentilerin artmasıyla toparlanmaya başladık. Shell & Turcas’ta işletme sermayesi maliyetimiz arttı. Yaklaşık 20 günlük ulusal stok tutma zorunluluğumuz var ve ürün fiyatı yükseldikçe bu stoku taşımanın maliyeti de artıyor. Tüketicinin ürünsüz kalmaması birinci önceliğimiz oldu; fiyat konusu ikinci başlıktı. Bu yüzden bulabildiğimiz kargoları satın aldık, aynı zamanda lokal rafinerilerden daha fazla alım yaparak tedariki sürdürdük. Türkiye’nin burada görece avantajlı olduğunu düşünüyorum. Hürmüz Boğazı’ndan çıkan ham petrole doğrudan bağımlı değiliz. İran petrolü daha çok Çin’e gidiyordu; bizim tedarik yapımız ise farklı kaynaklara dayanıyor. Ancak sonuçta petrol küresel bir emtia. Bu yüzden fiyat artışı yalnızca ham petrolü değil, petrol ürünlerini ve genel maliyet yapısını da etkiliyor.

Geçen yılı nasıl kapattınız? Bu yıl beklentiler nedir?
2025 yılı bizim için iyi bir sene oldu. Çünkü TL’de istikrarın korunduğu bir yıldı. Enflasyonla mücadele çerçevesinde yürütülen para politikasının etkisi hem olumlu hem olumsuz yaşanabiliyor. Biz ihracat ağırlıklı bir şirket değiliz; daha çok perakende tarafında, nihai tüketiciye ulaşan, ayrıca üretim yapan ve turizm içeren yapılardayız. Gelirlerimizin büyük bölümü TL bazlı olduğu için kuvvetli TL bize perakende sektöründe pozitif etki yaptı. Bu yıl ilk üç ayda perakende akaryakıt satışlarımızda yüzde 7 civarında bir artış gerçekleşti. Yılın geri kalanında bunun biraz normalize olması beklenebilir. Çünkü fiyatlar yüksek kaldıkça tüketici davranışında da değişim oluyor. Bizim için bu yılı geçen senenin bir miktar üzerine koyarak kapatmak memnun edici olacaktır.

Cirosal açıdan nasıl bir performans söz konusu?
Aksoy Holding olarak 2025 yılını faaliyet gösterdiğimiz iş kollarında güçlü bir performans ile tamamladık. Farklı iş kollarında değişen oranlardaki ortaklıklarımız nedeniyle konsolide ciro açıklamıyoruz. Sektörel olarak bakıldığında; Shell & Turcas 2025 yılını 363 milyar TL satış hasılatı ile kapattı. Bu, döviz bazında da 9,5 milyar dolarlık büyük bir hacme karşılık geldi. Elbette burada iş modelimizin doğasını da unutmamak gere kiyor. Bu bir emtia ve perakende işi; dolayısıyla marjlar büyük sanayi şirketlerine kıyasla çok daha dar. Yüksek ciro yüksek marj anlamına gelmiyor. Bu iş kolumuz bünyesinde akaryakıt dışı satışlarımız da ciddi bir büyüklüğe erişti, bu bizim odak noktalarımızdan biri olmaya devam ediyor. 2024 yılını bin 180 istasyonla kapatmıştık. 2025 yılını bin 230 istasyonla kapattık. 2026’yı da bin 260 civarında istasyona ulaşarak kapatma durumumuz var, yani büyümeye devam ediyoruz.

Diğer iş kollarında nasıl bir büyüklükten söz ediyoruz?
Elektrik üretiminde RWE & Turcas Güney Elektrik Üretim A.Ş. ortaklığımız bünyesinde faaliyet gösteriyoruz. 800 MW kurulu gücündeki Denizli Doğal Gaz Kombine Çevrim Elektrik Santrali ile Türkiye’nin artan elektrik talebinin karşılanmasında önemli bir paya sahibiz. RWE & Turcas 2025 yılını yaklaşık 15,5 milyar TL satış hasılatı ile kapattı. Turizmdeki amiral gemimiz Conrad İstanbul Bosphorus da 2025 yılında yaklaşık 2 milyar TL satış hasılatı gerçekleştirdi. Amerika’daki ortaklı yap-sat konut projelerimizde son iki yılda çoğu Amerika’dan olmak üzere yaklaşık 210 milyon dolar satış gerçekleştirdik. Bu katkının önümüzdeki dönemde daha belirgin hale gelmesini bekliyoruz.

Grubun faal olduğu alanlarda bu yıl yatırım bütçesi nasıl şekillenecek?
Yine farklı ortaklıklarımızdan dolayı toplam bir yatırım bütçesi vermekten ziyade iş kollarını ayrı ayrı irdelemek isterim. Shell & Turcas olarak 2025 yılında istasyon yenilemeleri kaynaklı yaklaşık 10 milyar TL yatırım gerçekleştirmiştik. 2026’da da hem mevcut istasyonların yenilenmesi hem de yeni istasyonlar için 4-5 milyar TL yatırım gerçekleştiririz. RWE & Turcas olarak Denizli’de 20 MW kurulu güce sahip yaklaşık 500 Milyon TL bütçeli Hibrit Güneş Enerji Santrali (GES) yatırımımız devam ediyor. Bu tesisi en geç yıl sonunda devreye almayı hedefliyoruz. Conrad Oteli’nde geçen sene 5 MW kurulu gücündeki Gümüşhane GES tesisimizi devreye almıştık. Ayrıca Monteverdi Ristorante adıyla çok şık bir İtalyan restoranı açtık. Bu sene de dünyaca meşhur bir marka altında yeni bir restoran yatırımına başlamayı planlıyoruz. Bunların haricinde, daha önce değinmiş olduğum İstanbul Sarıyer’de geliştirdiğimiz bir sağlık turizmi projemiz de devam ediyor.

Sarıyer’de planlanan yatırımda son durum nedir?
Burada dünyanın en iyi mimarlarıyla geliştirdiğimiz doğaya çok uyumlu ve saygılı olacak proje, klasik anlamda bir sağlık tesisi değil; Wellness ve Medical Spa odağında kurgulanan bir yatırım. İzin süreçleri devam ettiği için bu yıl temel atamayız ama her şey yolunda giderse 2027’de inşaata başlamayı, 2030’a kadar devreye almayı hedefliyoruz. Bu, gündemimizde önemli yer tutan bir proje. Buradaki amacımız, Türkiye’yi wellness retreat alanında dünya haritasında görünür bir yere taşımak. Türkiye sağlık turizminde diş, saç ve estetik gibi alanlarda zaten güçlü. Ama üst segment, gerçek anlamda odaklı bir Medical Spa veya Wellness Retreat olarak henüz gidilecek yolumuz var.

Projenin yatırım bütçesi nedir?
Yaklaşık 150 milyon Euro büyüklüğünde bir yatırım. Avusturya, İsviçre, Almanya ve İspanya gibi ülkelerde çok güzel örnekleri olan bir konsept. Bizim hedefimiz Türkiye’nin ilk Medical Spa’sını yaratmak veya ilklerden olmak. Projelerimizde hep bugüne kadar yapılmamış olanı yapmayı tercih ediyoruz. Bunu, yaklaşık 70 odalı bir Medical Spa oteli olarak düşünün. İşletme için Avrupa’nın en iyi markalardan biriyle anlaşmayı hedefliyoruz. Dünyada bunun çok büyük bir turizmi var. Türkiye’de bu ölçekte ve bu netlikte konumlanmış bir tesis bildiğimiz kadarıyla henüz yok.

Amerika’da da yatırımlarınız var. Oradaki tabloyu nasıl özetlersiniz?
Miami’de North Bay Village’de yaklaşık 400 milyon dolar yatırım bütçeli, deniz kenarında konumlanan 36 katlı ve 236 daireli yatırımımız devam ediyor, Nisan 2026 sonunda projenin inşaat finansmanını temin ettik, binamız hızla yükseliyor, hedefimiz 2028’in üçüncü çeyreğinde daireleri sahiplerine teslim etmek. Bundan önce başlayan New York Brooklyn’deki yatırımımız bitmek üzere, satışlar da iyi gitti, Ekim 2026’da daireleri teslim ediyor olacağız. New York Midtown’da, şehrin adeta tam ortasında, Park ile Madison Avenue’ları arasında 35. Caddedeki yatırımımız “The Morgan” markasıyla devam ediyor. Bunların haricinde biri yine New York’ta, diğerleri de Jacksonville, Florida’da olan projelerimiz planlar çerçevesinde devam ediyor.

“ABD’de büyüme potansiyeli var”
“New York’ta üç bina üzerinde çalışıyoruz. Bunlardan biri Brooklyn’de ve teslim aşamasına yakın. Diğerlerinde finansman geliştirme ve satış süreçleri devam ediyor. Amerika’da büyüme potansiyeli var ve mevcut sektörlerimiz için uzun yıllar yetecek bir alan olduğunu görüyoruz.”

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL