2025 yılı boyunca yüksek sermaye maliyetlerinin varlık değerlemeleri üzerinde yarattığı baskı, güçlü bilanço yapısına sahip stratejik alıcılar için görece cazip bir satın alma ortamı oluşturdu. Bu çerçevede, KPMG raporlarına göre küresel ölçekte satın alma birleşme (S&B) işlem adedi bir önceki yıla kıyasla yaklaşık 3 bin adet artarak toplamda 54 bin seviyesine ulaştı. Daha büyük ölçekli işlemlerin ağırlık kazanması sonucunda küresel S&B işlem hacmi, 2024 yılındaki 3 trilyon dolar seviyesine kıyasla yüzde 50’den fazla artış göstererek 2025 yılında 4,5 trilyon dolar olarak gerçekleşti.
Ekonomist’in 18 - 29 Ocak 2026 tarihli sayısından
Deloitte, E&Y Türkiye, İş Yatırım KPMG gibi bu alanda danışmanlık hizmeti veren firmaların yöneticileri ile yaptığımız görüşmelere göre 2025 yılında Türkiye piyasasına bakıldığında, dünyaya benzer bir trend yaşandığı görüldü. Yaptığımız araştırma ve analizlere göre 2024 yılında 450 işlemde 10,5 milyar dolar olan büyüklük, 2025 yılında yaklaşık 500 işlemde 17 milyar dolar seviyesine ulaşmış durumda. Yani son 10 yılın en yüksek rakamlarına ulaşılmış durumda.
Dikkat çeken işlemler
2024 yılında işlem hacmi büyük işlemlere bakıldığında sadece Hepsiburada’nın 1,1 milyar dolarlık satışı ön plandayken, 2025 yılında araç muayene istasyonu ihalesinde 1,7 milyar dolarlık rakam ve BP’nin TANAP’taki hisselerini 1 milyar dolara satması dikkat çekti. Yine Çayırhan Termik Santralı, Fenerbahçe Kalamış Marina ihalelerinde yerli yatırımcıların 500 milyon doların üzerinde işlemlerini gördük. Yerli yatırımcıların 18 tane işlemde 100 milyon dolar barajının üzerinde işlemler yaptığına şahit olduk. Yabancı tarafında ise TrendyolGo’nun 700 milyon dolar değerleme üzerinden Uber’e satışı da yabancı işlemleri tarafında öne çıktı.

Nakit akışı olan şirketler
Türkiye’de 2025 yılında değeri açıklanan işlemlerin yaklaşık yüzde 40’ının perakende sektöründe gerçekleştiğini söyleyen KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri ve Şirket Ortağı Özge İlhan Acar, “Yatırımcılar, küresel piyasalarda olduğu gibi Türkiye’de de büyük ölçekli ve öngörülebilir nakit akışı üreten şirketlere odaklandı” diyor.
Sektörel dağılıma bakıldığında, işlem hacmi açısından en fazla yatırım alan sektörlerin hizmet, enerji ve imalat sanayi olduğunu anlatan Deloitte Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Direktörü Duygu Doğançay ise işlem sayısı bakımından teknoloji, finansal hizmetler, imalat sanayi ve enerji sektörlerinin en aktif alanlar olduğu söylüyor. Doğançay, “Bu tablo, büyük ölçekli altyapı ve hizmet sektörü işlemleri ile daha küçük ama yüksek sayıda teknoloji ve finansal hizmetler işlemlerinin piyasayı birlikte sürüklediğine işaret ediyor” diyor.

Perakende ilgisi
2025 yılında, Türk perakende sektörü, e-ticaretteki güçlü büyüme, hızlanan dijitalleşme ve çok kanallı stratejilerin genişlemesiyle belirginleşen hızlı dönüşümüne devam etti. EY-Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy, “E-ticaret penetrasyonu yeni zirvelere ulaştı. Genel olarak, 2025 yılında Türk perakende sektörü daha dirençli, yenilikçi ve dijital olarak entegre hale geldi. Müşteri deneyimi ve operasyonel çeviklik, son derece rekabetçi bir ortamda temel farklılaştırıcı unsurlar olarak öne çıktı” diye konuşuyor. 2025 yılında faiz oranlarının yüksek seyretmesi ise şirketlerin nakit pozisyonlarını baskıladı. Kurdaki gelişimin enflasyonun gerisinde kalması, ihracat yapan firmaların işletme giderlerinin artmasına neden oldu. Özge Gürsoy, “Bu nedenlerle geçmiş yıllarda 1-2 olan Net Borç/FAVÖK oranlarının, artan finansman giderleri ve işletme sermayesi ihtiyacı nedeniyle 3-4 seviyelerine tırmandığı gözlemledik” diyor.

Özge Gürsoy Büyükavşar / EY-Parthenon Türkiye
Değerlemeleri neler etkiledi?
Değerlemelerde özellikle 2025 yılında birçok şirkette görülen finansal yükümlülükleri karşılamadaki zorluklar etkili oldu. Birçok şirketin taşıdığı finansal borç yükü, şirketlerin gerçek değerini ortaya çıkarmayı zorlaştırıyor. Bununla birlikte reel büyümelerde de zorluklar, ihracat pazarlarında daralma, yurtiçinde yüksek faiz gibi faktörler, operasyonları olumsuz etkiledi ve marjlarda baskı yarattı. Geçmiş yılardaki performanslara kıyasla zorluklar yaşandı. İş Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü Aydın Eralp, “Ancak teknoloji, yapı malzemeleri ve hammadde tedarikçileri gibi sektörlerde de büyümeler, dolayısıyla da artan değerlemeler görüyoruz. Burada şirketlerin hem cirolarını artırma hem de işletme sermayesi yönetimi gibi alanlarda yaptıkları başarılı hamlelerin sonuçlarını görüyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.
Yeni yılda beklenen işlemler
2026 yılında da 2025 yılına benzer şekilde S&B işlemlerinde pozitif havanın sürmesi bekleniyor. Özel girişim sermayesi fonlarının yüksek likiditesi ve iyileşmesi beklenen finansman koşullarının etkisiyle 2026 yılının S&B işlemleri açısından verimli bir yıl olmasını bekleyen Özge İlhan Acar, sektörel bazda beklentilerini şöyle sıralıyor: “Teknoloji tarafında yapay zekâ ve dijital dönüşümün yarattığı yatırım ihtiyacı; enerji ve savunma sanayiindeki tedarik güvenliği ve altyapı modernizasyonu ihtiyacı; ilaç ve sağlıkta ise inovasyon ve konsolidasyon döngüsü ve büyük şirketlerin portföylerini sadeleştirme hamleleri, 2026 yılındaki piyasayı etkileyen temel faktörler olacak.”

İhaleler ve devirler izlenecek
Büyük ölçekli işlemler tarafında ise, enerji ve yenilenebilir enerji ile ulaştırma ve lojistik sektörlerindeki işlemlerin 2026 gündeminde belirleyici olacağı öngörülüyor. “Özellikle köprü ve otoyolların işletme hakkının olası devri, uzun vadeli ve istikrarlı nakit akışı sunan altyapı varlıklarına yönelik yerli ve yabancı yatırımcı ilgisini çekebilecek nitelikte” diyen Duygu Doğançay, enerji sektöründe 2025 yılında gözlenen işlem hareketliliğin 2026’da da sürmesini bekliyor. Çünkü regülasyon çerçevesinin öngörülebilir olması, enerji sektörünü uzun vadeli yatırım perspektifi açısından cazip kılmaya devam ediyor. Teknoloji tarafında ise Türkiye, özellikle yazılım ve oyun alanlarında erken aşama yatırım merkezi olarak küresel yatırımcıların radarında yer almayı sürdürüyor. Güçlü girişimcilik ekosistemi, nitelikli insan kaynağı ve bölgesel ölçeklenme potansiyeli, bu segmentte işlem sayısının canlı kalmasını destekledi. Yine Doğançay’a göre, olgunlaşma aşamasına gelmiş dijital platformlar ve teknoloji tabanlı hizmet şirketleri de hem stratejik alıcılar hem de global fonlar açısından potansiyel hedefler arasında.
Şirket değerlemeleri ne olur?
2026’da şirket değerlemelerinde genel olarak sınırlı olsa da daha pozitif bir trend bekleniyor.
Küresel ve Türkiye’deki kademeli faiz indirimlerinin finansman maliyetlerini düşürerek iskonto oranlarını aşağıya çekeceğini söyleyen Özge İlhan Acar, bu nedenle varlık fiyatlarının destekleneceğini kaydediyor. Özel sermaye fonlarındaki yüksek likidite ve stratejik alıcıların yatırım iştahlarının da çarpanları yukarı çekebileceği kanaatinde olan Acar, “Buna karşılık, jeopolitik ve regülasyonlardaki belirsizlikler, kârlılığı zayıf ve borçluluğu yüksek şirket değerlemelerinde baskı yaratacaktır. Net nakit üreten, çeşitlendirilmiş gelir yapısına sahip ve ölçeklenebilir şirketlerde, değerleme artışı potansiyeli daha güçlü” diyor.
Şirket değerlemelerinde sektörel bazdaki gelişmelere, şirketlerin büyümesine ve finansal borç yüklerine göre farklılıklar oluştuğunu söyleyen İş Yatırım’dan Aydın Eralp de, “Yüksek değerlemelere sahip teknoloji, sağlık, savunma sanayi gibi sektörlerde trendin devam etmesini bekleyebiliriz. Göreceli daha yavaş büyümesi olan sanayi, otomotiv gibi sektörlerde değerlemeler daha rekabetçi olacaktır” diye konuşuyor.
Faiz oranlarında düşüş trendinin devam etme beklentisinin, 2026 yılında sermaye yatırımlarını destekleyici bir unsur olarak öne çıktığını anlatan Duygu Doğançay ise stratejik ve uzun vadeli yatırımlar açısından işlem iştahının artırması bekliyor. Doğançay’a göre kısa vadede ise şirket değerlemelerinde belirgin bir değişiklik olmaz. Doğançay, “Yatırımcıların seçici yaklaşımını sürdürmesi ve değerleme disiplininin korunması nedeniyle, şirket değerlemelerinin sektör, varlık kalitesi ve nakit akışı görünümüne bağlı olarak farklılaşacağını söyleyebiliriz” şeklinde konuşuyor.

Özge İlhan Acar / KPMG Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri, Şirket Ortağı
“Varlık kalitesi, satış değerlemelerini etkiliyor”
“2025’te satın alma çarpanları, tek yönlü bir artış veya düşüşten ziyade varlık kalitesine göre belirgin şekilde ayrıştı. Büyüme potansiyeli güçlü, istikrarlı ve öngörülebilir nakit akışı üreten, kontratlı ya da tekrarlayan satış gelirlerine sahip, müşteri portföyü çeşitlendirilmiş ve ölçeklenebilir şirketler, değerlemelerde pozitif ayrıştı. Buna karşılık, yüksek borçluluk rasyoları, yüksek işletme sermayesi ihtiyaçları ve yoğun yatırım harcaması gereksinimleri gibi unsurlar, yüksek finansman maliyetleriyle birleşince değerlemeler üzerinde aşağı yönlü bir baskı yarattı.”

Duygu Doğançay / Deloitte Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Direktörü
“Faiz, finansmana ulaşım ve makroekonomik istikrar önemli”
“Satın alma işlemlerini etkileyecek temel unsurların başında faiz oranlarının seyri, finansmana erişim koşulları ve makroekonomik istikrar geliyor. Finansman maliyetlerindeki düşüş, özellikle sermaye yatırımlarının yeniden ivme kazanmasına zemin hazırlayabilir. Regülasyon ortamındaki öngörülebilirlik ile kamu ihaleleri ve özelleştirme süreçleri, işlem hacmini belirleyen temel faktörler olmayı sürdürür. Yabancı yatırımcı profiline bakıldığında, ABD merkezli yatırımcıların işlem hacmi açısından öne çıktığını, Avrupa merkezli yatırımcıların ise işlem sayısı bakımından en aktif bölge olmayı sürdürdüğünü görüyoruz.“

Aydın Eralp / İş Yatırım Kurumsal Finansman Müdürü
“Yurt dışında da satın alma yapıyorlar”
“Özellikle teknoloji, yenilenebilir enerji ve sanayi sektörlerde yeni yatırımların ve konsolidasyon çabalarının devamı olacaktır. Holdinglerin sadeleşme ya da odaklanma stratejileri doğrultusunda güçlü oldukları iş kollarında büyüme, stratejik olmayan iş kollarından çıkışlarının yeni yılda da devam etmesi bekleniyor. Bununla birlikte ciddi nakit birikimi olan grupların, yurt dışında da büyüme adına stratejik hamleler yaptığı ve satın almalar gerçekleştireceği bir yıl olması beklenebilir. Özelleştirmelerde de hareket olması bekleniyor.”