Lüks artık sadece bir tüketim alışkanlığı değil, küresel ekonominin en hızlı büyüyen alanlarından biri. Dünyada kişisel lüks ürünlerden otellere, gastronomiden deneyim ekonomisine kadar uzanan lüks pazarının büyüklüğü 1,5 trilyon Euro’yu aşmış durumda. Bain & Company ile Altagamma'nın son raporlarına göre, ekonomik dalgalanmalara rağmen özellikle deneyim odaklı lüks segmenti büyümesini sürdürüyor. Bu büyümenin lokomotiflerinden biri ise lüks turizm.
Bugünün yüksek gelir grubundaki gezgin artık yalnızca konaklayacağı oteli değil; deneyimi, gastronomiyi, sağlığı, mimariyi ve mahremiyeti satın alıyor. Kişiselleştirilmiş hizmet anlayışı, özel villalar, branded residence projeleri ve dünya çapında tanınan otel markaları bu dönüşümün en önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
Türkiye de bu küresel değişimin dışında kalmıyor. İstanbul ve Kapadokya'nın ardından lüks turizmin en güçlü adresi Bodrum. Uluslararası yayınlarda sıklıkla ‘Turkish Riviera’ olarak anılan Bodrum, son yıllarda sadece bir yaz destinasyonu olmaktan çıkarak dünyanın önde gelen ultra lüks tatil merkezleri arasına girmeyi hedefliyor.
Bodrum, küresel lüks markalarının radarında
Son birkaç yılda açıklanan yatırımlar da, dünyanın en prestijli otel zincirlerinin rotasını Bodrum'a çevirdiğini gösteriyor.
Örneğin; Marriott International, Kuzu Group ile birlikte Kazıklı Koyu'nda geliştireceği St. Regis Karya Cove Resort & Residences projesiyle Bodrum'da önemli bir yatırım gerçekleştiriyor. 2030 yılında açılması planlanan tesis, 138 odanın yanı sıra branded residence konsepti, spa, gastronomi alanları, toplantı salonları ve kapsamlı yaşam alanlarıyla Marriott'un Türkiye'deki 100'üncü oteli olacak. Asya'nın en güçlü lüks otel markalarından Shangri-La ise Türkiye'deki resort yatırımı için Bodrum'u seçti. Yalıkavak'ta geliştirilen ve 2029 yılında açılması planlanan proje, yaklaşık 70 odası ve özel villalarıyla bölgenin üst segment turizmine yeni bir ivme kazandıracak. İtalyan lüksünün sembol markası Bvlgari Hotels & Resorts da koleksiyonundaki 12'nci tesisi olan Bvlgari Resort Bodrum için hazırlıklarını sürdürüyor.
2027'de açılması planlanan proje; 84 oda ve süitin yanı sıra yaklaşık 100 markalı konut, özel restoranlar ve wellness alanlarıyla Bodrum'un küresel ultra lüks destinasyon kimliğini güçlendirecek. Bunun yanında Four Seasons'ın Bodrum projesi geliştirme sürecini sürdürürken, Kempinski de Gölköy'de yeni nesil resort ve branded residence yatırımı üzerinde çalışıyor. Yaşam stili otel markası OKU Hotels ise Türkiye'deki ilk otelini Küçükbük'te açarak Bodrum'un butik lüks segmentine yeni bir soluk getirdi. Öte yandan Bodrum’a yerli yatırımcıların ilgisi de hız kesmiyor. NG Grubu'nun lüks markası NG Sign Bodrum bunun en güçlü örneklerinden biri.
Yeni dönem stratejisi şekillendi
Lüks segmentteki bu büyüme, turizm şirketlerinin yatırım stratejilerini de dönüştürüyor. Artık rekabet oda sayısından öte; marka değeri, deneyim tasarımı ve hizmet kalitesiyle yapılıyor. Bu dönüşümün yaşandığı gruplardan biri de ATG Hotels.
Grup bugün; Selectum Hotels & Resorts, Asteria Hotels ve en üst segment markası The Norm ile hizmet veriyor. Simge tesisi Kremlin Palace ise bu yapının ikonik markası olarak konumlanıyor.
ATG Hotels COO'su Mehmet Çubukçuoğlu, grubun yeni dönem stratejisini şu sözlerle özetliyor: "Önceliğimiz yalnızca yeni oteller açmak değil; her markanın kimliğini daha da güçlendirerek doğru destinasyonlarda ve doğru yatırım modeliyle sürdürülebilir büyümek."

20 otel, 21 bin 500 yatak kapasitesi
Grup bugün Türkiye'de yaklaşık 9 bin 700 oda, 21 bin 500 yatak kapasitesi ve 20 otelden oluşan portföyüyle en büyük resort işletmeleri arasında yer alıyor. Bunun yanında Dominik Cumhuriyeti ve Vietnam'da faaliyet gösterirken, Kuzey Kıbrıs ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere yeni yatırımlar üzerinde de çalışıyor. Dört yeni otel projesinin inşası da devam ediyor. Grubun büyüme modeli yalnızca satın almalara dayanmıyor. Yeni yatırımlar, franchise modeli ve uluslararası genişleme aynı anda ilerliyor.
Turizmde büyümesini sürdüren segmentin genel olarak premium ve lüks turizm olduğunu belirten Çubukçuoğlu, “Uzun vadeli büyüme stratejimizi bu doğrultuda şekillendiriyoruz. Bu yaklaşımımızı, grubun en üst segment markası The Norm ile somutlaşıyoruz” diyor.
Bu deneyimin önemli parçalarından biri ise otel bünyesindeki Salicorné Restaurant. Yerel Ege mutfağını çağdaş gastronomiyle buluşturan restoran, yalnızca otel misafirlerinin yanı sıra, Bodrum'un üst gelir grubuna hitap eden önemli gastronomi duraklarından biri olmayı amaçlıyor.