Türkiye ekonomisinde enflasyonun nedenleri konuşulurken çoğu zaman döviz kuru, enerji maliyetleri ya da faiz politikaları gündeme geliyor. Oysa fiyatları yükselten en önemli unsurlardan biri, üretici ile tüketici arasındaki uzun tedarik zinciri. Bir ürün, rafta yerini alana kadar kimi zaman beş farklı aracının elinden geçiyor. Her yeni halka maliyeti artırıyor; sonunda hem esnaf pahalıya ürün almak zorunda kalıyor hem de vatandaş yüksek fiyatlarla karşılaşıyor. Bu nedenle enflasyonla mücadelede yalnızca makro ekonomik politikaları değil, ticaretin işleyişini değiştirecek yeni modelleri de konuşmak gerekiyor.
10 bin satıcı, 500 bin esnaf hedefleniyor
Bu noktada ToptanTR dikkat çekici bir örnek ortaya koyuyor. 2018 yılında kurulan platform, klasik bir B2B e-ticaret sitesi olmanın ötesinde, üretici ile esnaf arasındaki yaklaşık beş aracıyı ortadan kaldıran dijital bir ticaret modeli geliştiriyor. Bugün bakkaldan markete, eczaneden kırtasiyeye, nalburdan züccaciyeye, restoranlardan otellere, ofislerden fabrikalara kadar çok geniş bir müşteri kitlesine hizmet veren platform, bugüne kadar 110 binden fazla esnafı dijital ortamda buluşturmuş durumda. Hedef ise çok daha büyük. Şirket, 2025 sonunda 250 bin esnafa ulaşırken, 2026 sonuna kadar 500 bin esnaf, 250 bin ürün çeşidi ve 10 bin satıcıya ulaşmayı, uzun vadede ise 1 milyon esnafı sistemine dahil etmeyi planlıyor.
Küçük esnafı yaşatıyor
ToptanTR'nin temel iddiası, aracıları ortadan kaldırarak hem üreticinin daha fazla müşteriye ulaşmasını sağlamak hem de küçük esnafın büyük zincir marketlerle aynı fiyatlardan ürün satabilmesine imkan tanımak. Türkiye'de bugün yaklaşık 2,5 milyon esnaf bulunuyor ve bunların büyük bölümü üreticiden doğrudan ürün alma şansına sahip değil. Özellikle Anadolu'da faaliyet gösteren küçük işletmeler, bölgesel toptancılara bağımlı çalışıyor. Bu durum maliyetleri artırırken rekabet gücünü de zayıflatıyor. ToptanTR CEO'su Sezgin Şener, platformun çıkış noktasını anlatırken, "Tüm üreticileri bu e-ticaret sistemiyle buluşturmak istiyoruz. Üretici de belli bir kanala mahkum kalmasın. Tamam süpermarket güçlensin ama mahalledeki bakkal da ayakta kalsın" diyor.
Aslında bu sözler, şirketin yalnızca dijital ticaret yapmak istemediğini; Türkiye'deki geleneksel esnaf yapısını da korumayı hedeflediğini gösteriyor.
Aracıları ortadan kaldırıyor
Bugün perakende sektörünün yaklaşık yüzde 40 - 45'ini üç büyük indirim marketi domine ediyor. Büyük zincirler, yüksek alım hacimleri sayesinde üreticiden çok düşük fiyatlarla ürün tedarik edebiliyor. Küçük esnaf ise aynı ürünü birden fazla aracı üzerinden satın aldığı için rafına çok daha yüksek fiyatla koymak zorunda kalıyor. Şener, bu tabloyu çarpıcı bir örnekle anlatıyor: "Aracılar olduğunda bir şampuan esnafa 300 TL'ye geliyor. 350 TL'ye satmaya kalkıyor ama tüketici aynı ürünü indirim marketinde 150 TL'ye alıyor. Biz aracıyı kaldırarak esnafın da aynı ürünü indirim marketleriyle aynı fiyat seviyesinde satabilmesini sağlıyoruz."
Bu yaklaşım, yalnızca küçük işletmelerin rekabet gücünü artırmıyor; aynı zamanda tüketicinin daha uygun fiyatlarla alışveriş yapmasına da katkı sağlıyor.
Yerli ve milli yazılım kullanıyor
Sistemde 7 bin 500'ün üzerinde satıcı, 150 bin üye ve 50 bin ila 80 bin arasında değişen ürün portföyü bulunuyor. Her ay 30-40 bin sipariş platform üzerinden gerçekleşirken, ortalama sepet büyüklüğü 17 bin TL seviyesinde. Enflasyonist dönemde esnafa bir anlamda ‘can suyu’ olan ToptanTR'yi farklılaştıran bir diğer unsur ise teknoloji yatırımı.
Bilindiği üzere bugün Türkiye'de faaliyet gösteren büyük e-ticaret platformları olan N11, Hepsiburada, Trendyol ve Amazon, küresel yazılım altyapıları üzerinde faaliyet gösterirken, ToptanTR tüm teknolojisini kendi bünyesinde geliştirdiği yerli yazılımla yönetiyor. Şirketin yazılım geliştirme faaliyetlerinin kendi çatıları altında yürütüldüğünü söyleyen Şener, "Türkiye'de yerli bir pazar yeri yok. Yazılımlarımızın tamamını kendi yerli ve milli ekibimiz geliştiriyor. Bu yönümüzle yalnızca ticareti değil, teknolojiyi de yerelleştiren bir model ortaya koyuyoruz. Ayrıca toptancılara dijitalleşme yolculuklarında da destek oluyoruz. Onların dijitalleşmesini sağlıyoruz” diye anlatıyor.
Türkiye’nin her köşesine ulaşıyor
Platformun bir başka güçlü tarafı ise lojistik ağı. Tüm büyük kargo şirketleriyle özel anlaşmalar yapan ToptanTR, kendi gönderi hacmi sayesinde yüzde 50'nin üzerinde kargo avantajı elde ediyor. Siparişler Türkiye'nin her noktasına en fazla beş gün içinde ulaştırılırken, İstanbul içindeki teslimatlar aynı gün gerçekleştirilebiliyor. “Ortalama hizmet bedelinin yüzde10 seviyesinde olması, e-ticarette yüzde 30'lara ulaşan hizmet bedelleri düşünüldüğünde önemli bir rekabet avantajı sağlıyor. Üstelik Türkiye'nin 81 iline ulaşan yapımız sayesinde, en ücra ilçedeki bir esnaf bile büyük şehirlerdeki rakipleriyle aynı ürünlere aynı hızda erişebiliyor” diye konuşan Şener, vizyonlarının yalnızca ürün satışıyla da sınırlı olmadığına değiniyor.
Öyle ki ToptanTR, ‘Esnaf dükkanını açtığında ihtiyaç duyacağı tek uygulama’ olmayı hedefliyor. Muhasebe yönetiminden stok takibine, sigorta işlemlerinden ikinci el ekipman satışına kadar birçok hizmeti tek platformda sunacak yeni dijital çözümler üzerinde çalışılıyor. Bu yaklaşım, platformu yalnızca bir tedarik ağı olmaktan çıkarıp esnafın ‘dijital iş ortağı’na dönüştürmeyi amaçlıyor.
Türkiye'nin e-ticaret ekosistemi hızla büyüyor. Bugün toplam ticaretin yaklaşık yüzde 20'si dijital kanallardan gerçekleşiyor. Ancak perakendenin önemli bölümü hala fiziksel mağazalarda yapılıyor ve mahalle esnafı bu yapının vazgeçilmez unsuru olmayı sürdürüyor. Dolayısıyla dijitalleşmenin amacı küçük işletmeleri oyunun dışına itmekten çok, onları daha rekabetçi hale getirmek olmalı. ToptanTR'nin geliştirdiği model bu noktada dikkat çekiyor.