USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Genç kuşakla dönüşen aile şirketleri

Kuşadası merkezli Göçtur Turizm, Mehmet Nuri Göçen Vakfı aracılığıyla yürüttüğü sosyal projeler, sürdürülebilirlik yatırımları ve yeni nesil yöneticilerin vizyonuyla aile şirketlerinin dönüşümüne örnek oluyor.


Genç kuşakla dönüşen aile şirketleri

Türkiye’de aile şirketlerinin dönüşümü artık yalnızca kuşak değişimiyle değil, değerler sistemiyle de tanımlanıyor. Özellikle turizm sektöründe faaliyet gösteren köklü markalar, bugün yalnızca yatak kapasitesi, ciro ya da marka büyüklüğüyle değil; sürdürülebilirlik, sosyal fayda, kültür-sanata katkı ve kurumsal dönüşüm performanslarıyla da değerlendiriliyor. Şirketlerin vakıfları aracılığıyla yürüttüğü sosyal projeler ise artık ‘kurumsal sosyal sorumluluk’ başlığının ötesine geçerek, marka kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline geliyor.

Bu dönüşümün dikkat çekici örneklerinden biri de Kuşadası merkezli Göçtur Turizm ve Mehmet Nuri Göçen Kültür, Eğitim ve Sanat Vakfı. Vakıf aracılığıyla yıllardır eğitimden sanata, spordan kültürel mirasa kadar çok sayıda projeye imza atan grup, sosyal faydayı bir destek mekanizmasının ötesinde, kurumsal kültürün temel taşı olarak konumlandırıyor.

Bu yaklaşımın son örneklerinden biri, Kuşadası’nda gelenek haline gelen ‘Mehmet Nuri Göçen Vakfı 7. Gençler Geleceğimizdir Koşusu’ oldu. Göçtur Turizm ve grup markalarının desteğiyle düzenlenen organizasyona yaklaşık 350 kişi katıldı. Elde edilen gelir ise vakıf bünyesinde eğitim gören öğrencilerin burslarına aktarılacak.

5 ve 10 kilometrelik iki ayrı parkurda gerçekleştirilen koşu, doğası, mavi bayraklı plajı ve sanatla iç içe atmosferiyle öne çıkan Pine Bay Hotels & Resorts önünden başladı; Kuşadası Marina karşısında yer alan DoubleTree by Hilton Kuşadası’nda sona erdi. Aydın’dan ve farklı şehirlerden tanınmış sporcuların katıldığı organizasyon, amatör sporcuların da yoğun ilgisiyle bölgenin önemli sosyal etkinliklerinden biri haline geldi.

Kurum kültürünün temeli

Vakfın faaliyetleri yalnızca spor organizasyonlarıyla sınırlı değil. 2014 yılından bu yana düzenlenen uluslararası seramik ve resim çalıştayları, kültür-sanat projeleri, gençlere yönelik eğitim destekleri ve burs programlarıyla Mehmet Nuri Göçen Vakfı, Kuşadası’nda sosyal sürdürülebilirliğin önemli aktörlerinden biri konumunda bulunuyor. Çalıştaylarda ortaya çıkan eserler ise Göçtur yatırımlarında sergilenerek, yaşayan bir kültür hafızasına dönüşüyor.

Genç kuşakla dönüşen aile şirketleri-1

Tüm bu yaklaşım, Göçtur Turizm’in sürdürülebilirlik vizyonuyla doğrudan bağlantılı. Türkiye turizm sektörünün 38 yıllık köklü markalarından biri olan Göçtur, kısa süre önce yayımladığı 2024 GRI Endeksli Sürdürülebilirlik Raporu’yla çevresel ve sosyal dönüşüm hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. Pine Bay Hotels & Resorts, DoubleTree by Hilton Kuşadası ve Old Town Tanneries içerisinde faaliyet gösteren Taşhane, Tannin, Public Vineria gibi restoran yatırımlarını kapsayan rapor, grubun otel işletmeciliğinin yanı sıra, kültürel miras koruma ve toplumsal katılım alanlarında da kapsamlı bir model geliştirdiğini ortaya koyuyor.

2050 net-sıfır hedefi

Göçtur’un kurumsal kültürünün merkezinde ise ‘SADE’ yaklaşımı var. Şirketin temel değerlerini oluşturan Sanat, Aile, Doğa ve Eğitim kavramları, bugün grubun tüm operasyonlarına yön veren bir kurum kültürüne dönüşmüş durumda. 

1989 yılında Pine Bay’in bulunduğu koyda başlayan ağaçlandırma çalışmaları bugün bölgenin ekosistemine ciddi katkı sunarken, Göçtur’un sürdürülebilirlik yatırımları da hız kesmeden devam ediyor. Şirket, 2030 yılına kadar karbon emisyonlarını yüzde 50 azaltmayı, 2050 yılında ise net - sıfır hedefe ulaşmayı amaçlıyor. 2025’te devreye alınan GES yatırımları, ters osmoz su arıtma sistemi, elektrikli araç dönüşümü ve dijitalleşmiş operasyon altyapısı bu hedeflerin temel yapı taşlarını oluşturuyor.

Yeni neslin kattığı vizyon

Göçtur’un dönüşüm hikayesinin en dikkat çekici tarafı ise yeni nesil yöneticilerin şirkete kattığı vizyon. Grubun Otellerden Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Rena Çukurova, aile şirketlerinde yeni kuşak dönüşümünün dikkat çekici temsilcilerinden biri olarak öne çıkıyor.

Genç kuşakla dönüşen aile şirketleri-2

New York’ta mimarlık eğitimi alan ve yaklaşık 10 yıl boyunca ABD’de yaşayan Çukurova, ardından İsviçre ve Hong Kong’da otelcilik üzerine yüksek lisans yaptı. Perkins and Will ve WATG gibi uluslararası mimarlık şirketlerinde özellikle otel projelerinde çalışan Çukurova’nın aile şirketine dönüşü ise pandemi döneminde gerçekleşti.

“Bir noktada, ‘başka birisi için mi çalışmalıyım, yoksa ailemle birlikte üretip geliştirmeli miyim?’ diye düşündüm” diyen Çukurova, pandemi döneminde kardeşi Bora Çukurova ile birlikte Türkiye’ye dönüş kararı aldıklarını anlatıyor.

Bugün Göçtur’da operasyon tarafını yöneten Rena Çukurova, kardeşi Bora Çukurova’nın ise teknoloji ve altyapı dönüşümünü yönettiğini belirtiyor. “Ben operasyon tarafındayım, kardeşim teknoloji tarafında. Şirketi daha merkezi ve veri odaklı bir yapıya taşıyoruz” diyen Çukurova, özellikle dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarına dikkat çekiyor.

Yeni otel yatırımları gündemde

Göçtur’un önümüzdeki dönem planlarında yeni otel yatırımları önemli yer tutuyor. İlk etapta üç saatlik sürüş mesafesinde büyümeyi hedeflediklerini belirten Çukurova, başlangıçta kira modeliyle ilerleyebileceklerini söylüyor. “Yeni bir oteli kendi sistemimize nasıl adapte edebileceğimizi görmek istiyoruz” ifadelerini kullanan Çukurova, insan kaynağı hazırlığının da şimdiden başladığını vurguluyor.

2021 yılında kurulan Göçtur Akademi ile geleceğin yöneticilerini yetiştirdiklerini belirten Çukurova, lise ve üniversitelerle yapılan iş birliklerinin de sektöre insan kaynağı kazandırmayı hedeflediğini ifade ediyor. “Stajyerlerin sadece bir sezon gelip gitmesini değil, her yıl geri dönmelerini amaçlıyoruz” diyen Çukurova, turizm sektöründe insan kaynağına yatırım yapılmadan sürdürülebilir kalite standardının mümkün olmadığına vurgu yapıyor. 

Hilton'un 'curio' konseptini getirecek

Göçtur’un önümüzdeki dönem en dikkat çekici dönüşüm projelerinden biri ise DoubleTree by Hilton Kuşadası’nın ‘Curio Collection’ markasına dönüşmesi olacak. 2027-2028 döneminde tamamlanması planlanan süreçle birlikte otelin, eski deri işleme zanaatının yaşandığı bölgenin restore edildiği ‘Old Town Tanneries’in tarihi hikayesiyle bütünleşen ‘lifestyle’ bir konsepte dönüşmesi hedefleniyor.

Çukurova, “Curio, bir hikaye istiyor. Bizim elimizde de tabakhanelerin, sanat ve gastronomi sokağına dönüştüğü güçlü bir hikaye var” diyerek dönüşümün yalnızca fiziksel değil, deneyim odaklı bir marka yeniden yapılanması olduğunun altını çiziyor.
Bugün Türkiye’de birçok aile şirketi ikinci ve üçüncü kuşak dönüşümünü tartışırken, Göçtur örneği yeni neslin yalnızca yönetimi devralmadığını; teknoloji, sürdürülebilirlik, kültür, veri yönetimi ve sosyal etki odağında şirketleri yeniden tanımladığını gösteriyor. Yeni dönemde aile şirketlerinin rekabet avantajı geçmişten gelen deneyimin ötesinde; bu deneyimi çağın beklentileriyle buluşturabilme becerisi olacak gibi görünüyor.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL