Bankaların hızlandırma ve inovasyon programları, girişimlerin ölçeklenme yolculuğunda belirleyici bir kaldıraç oluşturuyor. Kamu destekleriyle entegre edilen bu yapı, ekosistemde yeni bir denge yaratıyor.
Ekonomist’in 01 - 14 Şubat 2026 tarihli sayısından
Türkiye’de girişimcilik ekosistemi son 10 yılda nicelikten niteliğe evrilen bir dönüşüm sürecinden geçiyor. İlk yıllarda daha çok fikir aşamasındaki girişimlere odaklanan destek mekanizmaları, bugün ölçeklenme, küreselleşme ve kurumsal iş birlikleri ekseninde yeniden şekilleniyor. Bu dönüşümün merkezinde ise bankalar yer alıyor. Geleneksel finansman sağlayıcısı rolünün ötesine geçen bankalar; hızlandırma programları, açık inovasyon platformları, mentorluk ağları ve kurumsal müşteri erişimi gibi çok katmanlı desteklerle girişimciliğin stratejik aktörlerinden biri haline geliyor.
Bankaların girişimcilik programları, yalnızca sermayeye erişimi kolaylaştırmakla kalmıyor; aynı zamanda girişimlerin regülasyon, finansal sürdürülebilirlik ve kurumsal ölçeklenme gibi alanlarda güçlenmesine katkı sağlıyor. Özellikle fintech, sürdürülebilirlik, yapay zekâ ve tarım teknolojileri gibi alanlarda bankalarla geliştirilen pilot projeler, girişimlerin ürünlerini gerçek pazar koşullarında test edebilmesine olanak tanıyor.
Bu da klasik yatırım–girişim ilişkisinden farklı olarak, uzun vadeli stratejik ortaklıkların önünü açıyor.

İç inovasyon süreci
2024 ve 2025 itibarıyla bankaların girişimcilik programlarında dikkat çeken bir diğer eğilim ise ölçülebilir etki odağı. Programlar artık yalnızca kaç girişime destek verildiğiyle değil, bu girişimlerin yarattığı ciro, ihracat, istihdam ve teknolojik katma değerle değerlendiriliyor. Bankalar, kendi dönüşüm ajandalarıyla uyumlu girişimleri seçerek hem iç inovasyon süreçlerini besliyor hem de ekosistemde seçici bir rol üstleniyor. Kapak haberimizde; Türkiye’de bankaların yürüttüğü girişimcilik programlarının kapsamını, hedeflerini ve ekosisteme sağladığı katkıları mercek altına aldık. Banka temsilcilerinin doğrudan görüşleriyle zenginleşen dosya, kamu destekleriyle bankacılık programlarının nasıl kesiştiğini ve önümüzdeki dönemde ekosistemi bekleyen yeni başlıkları da ortaya koyuyor.

Ceren Sayar / Türkiye İş Bankası
Stratejik büyüme
Örneğin Türkiye İş Bankası, girişimciliği bankanın ikinci yüzyıl vizyonunda büyüme ve dönüşüm stratejisinin temel bileşenlerinden biri olarak konumlandırıyor. Workup çatısı altında yürütülen programlarla banka, erken aşamadan ileri aşamaya kadar farklı seviyelerdeki girişimlerle temas kurarken, bu temasları stratejik iş birliklerine ve yatırım fırsatlarına dönüştürmeyi hedefliyor. 2026 yılında Workup, Workup4Future, WorkupAgri, Workup Gaming, Workup Rise ve Workup AStart gibi farklı dikeylerde programların sürdürülmesi planlanıyor. Bu programlar aracılığıyla yalnızca girişimlerin gelişimi değil, aynı zamanda Türkiye İş Bankası’nın ihtiyaç duyduğu yenilikçi çözümlerin de ekosistemden beslenmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşımı değerlendiren Türkiye İş Bankası Dijital Bankacılık Müdürü Ceren Sayar, “Girişimciliği, ikinci yüzyılımızda da bankamızın büyüme ve dönüşüm stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz” diyor.
Türkiye İş Bankası’nın girişimcilik yaklaşımında dikkat çeken unsurlardan biri, start up’ların yalnızca kullanıcı değil, çözüm ortağı olarak konumlandırılması. Girişimcilik şubeleri, Startup Kredi Kartı ve dijital hizmetlerle girişimlerin ihtiyaç duydukları çözümlere hızlı erişmesi hedefleniyor. Sayar, bu yaklaşımı “Amacımız, yalnızca finansman sağlayan bir kurum olmak değil, girişimlerle birlikte değer üreten, büyüyen ve ölçeklenen bir ekosistem inşa etmek” sözleriyle özetliyor. 2026 yılında yurt içi desteklerin yanı sıra yurt dışı iştirakler üzerinden küresel pazarlara açılabilecek girişimlere yönelik programların da artırılması hedefleniyor.

Hüsniye Ulu / ING Türkiye
Erken aşama destek
ING Türkiye, yeni kurulan işletmeleri ve girişimleri KOBİ bankacılığı stratejisinin merkezine alarak, kuruluş aşamasından itibaren destekleyen bir yaklaşım benimsiyor. Banka, özellikle nakit akışı yönetimi, maliyet kontrolü ve operasyonel verimlilik gibi erken aşamada kritik öneme sahip başlıklara odaklanıyor. Bu yaklaşımı değerlendiren ING Türkiye Tüzel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Hüsniye Ulu, “Yeni kurulan işletmeleri desteklemeyi KOBİ bankacılığı stratejimizin merkezine alıyor; daha ilk adımlarından itibaren onların yanlarında yer alıyoruz” diyor. ING Türkiye, masrafsız bankacılık çözümleriyle girişimlerin günlük operasyon yükünü hafifletmeyi hedefliyor. 7/24 ücretsiz EFT, Havale ve FAST işlemleri, faizsiz ticari kredi imkânı ve aidatsız ticari kredi kartları bu yaklaşımın temel unsurları arasında yer alıyor. Finansmanın yanı sıra operasyonel süreçlerde de girişimlerin yanında olduklarını vurgulayan Ulu, “Finansmanın yanı sıra operasyonel süreçlerde de destek olmayı önemsiyor; işletmelerin işlerini daha kolay ve verimli yönetmelerini sağlıyoruz” ifadelerini kullanıyor. Ücretsiz e-Belge hizmetleri ve avantajlı POS çözümleriyle dijitalleşme desteklenirken, İşim İçin Turuncu Hesap ile girişimlere esnek nakit yönetimi imkânı sunuluyor.

Kağan Yaşa / TEB
Girişim evleri
TEB, teknoloji tabanlı girişimlere yönelik desteğini TİM TEB Girişim Evleri aracılığıyla sürdürüyor. Türkiye’nin yedi farklı ilinde faaliyet gösteren merkezler, 10 yılı aşkın süredir girişimlere stratejik danışmanlık, yatırımcı buluşmaları, pazarlama desteği ve uluslararası iş birliği fırsatları sunuyor.
TEB Ticari ve KOBİ Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Kağan Yaşa, 2026 yılında girişimlere yönelik farklı seviye ve dikeylerde programlar yürütüleceğini belirterek Start Up, Green Up, Women Entrepreneurship, Fintech, Level Up, Global Up ve Startup to Export programlarını sıralıyor. Yaşa, bu programlarla 2026 yılında 200’ü aşkın girişimciye destek vermeyi planladıklarını ifade ediyor. TEB’in girişimcilik yaklaşımında dikkat çeken bir diğer unsur ise kamusal desteklerle kurulan iş birlikleri. Banka, TÜBİTAK BiGG programının yeni döneminde ODTÜ Teknokent, GarajX Tekmer ve Girişim Merkezi ile birlikte çalışarak iş fikri sahiplerine kapsamlı eğitimler sunmayı hedefliyor. Ayrıca STARTTEB platformu ile S2C faaliyetlerinin dijitalleştirilmesi ve Türkiye genelindeki girişimlere daha geniş erişim sağlanması amaçlanıyor.

Yakup Doğan / Yapı Kredi
Açık inovasyon
Yapı Kredi, girişimcilik faaliyetlerini FRWRD çatısı altında yürütüyor. Yapı Kredi FRWRD İş Birliği Programı ile banka, ürün ve hizmetlerine değer katabilecek girişimlerle bir araya gelerek somut iş birlikleri geliştiriyor. Program sayesinde girişimler, Yapı Kredi’nin bilgi birikiminden faydalanırken aynı zamanda 16 milyonun üzerindeki mobil kullanıcı tabanına erişim imkânı elde ediyor.
Bu yaklaşımı değerlendiren Yapı Kredi Genel Müdür Yardımcısı Yakup Doğan, FRWRD programlarının Banka içinde ve dışında inovasyonu yaygınlaştırmayı hedeflediğini vurguluyor. Bugüne kadar 30’dan fazla girişimle farklı ölçeklerde iş birlikleri gerçekleştirildiğini belirten Doğan, PoC süreçleriyle yenilikçi çözümlerin hızlıca test edildiğini ifade ediyor.
Yapı Kredi, FRWRD Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla girişimlere yatırım yaparak desteklerini finansal boyutta da derinleştiriyor. Bugüne kadar FRWRD programları kapsamında desteklenen girişimler toplamda 4,25 milyon doların üzerinde yatırım alırken, 51 girişim programlara dahil oldu. Banka, FRWRD Global programıyla özellikle yapay zekâ, müşteri deneyimi, operasyonel verimlilik ve fintech alanlarında ölçeklenebilir ve global büyüme potansiyeline sahip girişimlere odaklanıyor.

Okan Acar / Kuveyt Türk
Lonca ile çok katmanlı destek
Kuveyt Türk, 2017 yılında hayata geçirdiği Lonca Girişimcilik Merkezi ile teknoloji odaklı ve ölçeklenebilir iş modelleri geliştiren girişimlere çok katmanlı destek sunuyor. Strateji ve iş geliştirme eğitimleri, mentorluk, açık ofis imkânı, nakit hibe ve pazarlama destekleri Lonca’nın temel yapı taşlarını oluşturuyor. Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar, bugüne kadar Lonca’ya 5 binin üzerinde başvuru alındığını ve 98 girişimin programdan mezun olduğunu belirtiyor. Mezun girişimlerin 35’ten fazlasının toplamda yaklaşık 18,8 milyon dolar yatırım alması, Lonca’nın ekosistemde yarattığı etkiyi ortaya koyuyor. 2026 yılında Lonca programlarının güçlendirilerek devam ettirilmesi hedefleniyor. Banka birimleriyle iş birliklerinin artırılması, ticarileşme süreçlerinin hızlandırılması ve girişimlerin küresel pazarlara açılması öncelikli başlıklar arasında yer alıyor. Acar, 2026 boyunca Lonca aracılığıyla yaklaşık 13 girişime doğrudan destek sunulmasının planlandığını ifade ediyor.

Dr. Ömer Emeç / Albaraka Türk
Bütüncül model
Albaraka Türk, girişimcilik yaklaşımını ölçülebilir çıktı ve sürdürülebilir büyüme odağıyla yeniden konumlandırıyor. Albaraka Garaj Startup Hızlandırma Merkezi, APY Ventures, APY Tekmer, insha Ventures ve Albaraka Teknoloji Global’den oluşan yapı, girişimciliği uçtan uca ele alan entegre bir ekosistem sunuyor. Albaraka Türk Genel Müdür Yardımcısı Dr. Ömer Emeç, sermayeye erişimin zorlaştığı bir dönemde girişimcilik desteklerinde niteliğin önem kazandığını vurgulayarak, Garaj’ın yalnızca bir hızlandırma merkezi değil, girişimlerle ortak projeler üreten bir platform olarak konumlandığını belirtiyor. Garaj bünyesinde girişimlerden herhangi bir hisse ya da maddi karşılık talep edilmemesi, Albaraka’nın ekosisteme yaklaşımının ayırt edici unsurları arasında yer alıyor.
APY Tekmer Hub – Yatırım Programı kapsamında 1 milyon dolarlık yatırım taahhüdüyle yola çıkılırken, programın ilk döneminin 5 milyon doların üzerinde yatırımla tamamlanması öngörülüyor. APY Ventures ise 2026 yılında en az 20 girişime destek vermeyi ve toplamda en az 10 milyon dolar yatırım gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Alper Bektaş / Akbank
Girişim bankacılığı
Akbank, 2023 yılında hayata geçirdiği Akbank Girişim Bankacılığı çatısı altında girişimcilik ekosistemine yönelik bütüncül bir bankacılık modeli sunuyor. Banka, girişimcileri yalnızca finansal çözümlerle değil; danışmanlık, mentorluk, yatırım ve iş geliştirme destekleriyle de yolculuklarının her aşamasında desteklemeyi hedefliyor. Akbank Girişim Bankacılığı kapsamında her girişimciye bire bir danışman atanırken, girişimlerin kuruluş aşamasından uluslararası pazarlara açılım süreçlerine kadar uçtan uca destek sağlanıyor. Akbank KOBİ Genel Müdür Yardımcısı Alper Bektaş, bu yaklaşımı “Girişimciliği ekonomik kalkınmanın ve sürdürülebilir büyümenin itici gücü olarak görüyoruz” sözleriyle özetliyor.
Esnek ve dijital finansal çözümlerle girişimlerin operasyonel süreçlerini kolaylaştıran Akbank, bulut kredisi, dijital pazarlama ve start-up hukuku gibi alanlarda da özel destekler sunuyor. Mentorluk, network ve stratejik iş ortaklıklarıyla girişimlerin ekosistem içindeki konumlarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bektaş, “Türkiye’de ilk kez bu ölçekte tasarlanmış, girişimlerin tüm yolculuğunu kapsayan uçtan uca bir bankacılık modeline sahibiz” diyor. Akbank, yatırım tarafında da girişimcilik ekosistemine katkı sağlıyor. Ak Portföy aracılığıyla Akbank Girişim Bankacılığı müşterilerine özel 20 milyon dolarlık girişim sermayesi fonu sunulurken, Arya Yatırım Platformu iş birliğiyle yıl boyunca mentorluk, eğitim ve networking imkânları sağlanıyor.

Mehmet Bütün / Vakıf Katılım
Fintech odaklı destek
Vakıf Katılım, girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmalarını 2026 yılında da hızlandırmayı hedefliyor. Banka, hızlandırma programları ve yatırım fonları aracılığıyla teknoloji odaklı girişimlere uzun vadeli katkı sağlamayı amaçlıyor. Vakıf Katılım Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Bütün, girişimciliğin bankanın stratejik öncelikleri arasında yer aldığını belirterek, “Girişimcilik ve start-up ekosistemine yönelik çalışmalarımızı kuruluşumuzdan bu yana artırarak sürdürüyoruz” diyor.
Bu kapsamda Teknopark İstanbul iş birliğiyle yürütülen VKBoost Girişim Hızlandırma Programı, geçtiğimiz yıl ilk mezunlarını verdikten sonra yoluna devam ediyor. Vakıf Katılım’ın teknoloji şirketi KFT Bilişim Sistemleri AŞ öncülüğünde, Dijitalpark Teknokent iş birliğiyle hayata geçirilen Finext Girişim Hızlandırma Programı ise özellikle fintech alanındaki girişimlere odaklanıyor. Bütün, “Finext programı kapsamında girişimcilik odaklı faaliyetlerimizi ileri taşımayı amaçlıyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.
Banka, girişimcilere desteğini yatırım tarafında da sürdürüyor. Girişim Sermayesi Yatırım Fonları aracılığıyla teknoloji, bilişim ve savunma sanayi alanlarında faaliyet gösteren girişimlere yatırım yaptıklarını aktaran Bütün, “Son beş yılda 40’ın üzerinde girişime yatırım gerçekleştirdik. Yenilikçi, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir katma değer üreten girişimlere odaklanıyoruz” sözleriyle bankanın yaklaşımını özetliyor.

Melis Sökmen / TSKB
Deprem etkisini önceliklendirdi
TSKB, girişimcilik ekosistemine yönelik çalışmalarını etki odaklı bir yaklaşımla genişletiyor. Banka, 75’inci kuruluş yılını kutladığı 2025’te, Türkiye Girişimcilik Vakfı (GirVak) iş birliğiyle hayata geçirdiği TSKB Co-Venture venture builder programıyla girişimcilik alanındaki ilk kapsamlı adımını attı. TSKB İnsan Kaynakları ve Kurumsal İletişim Direktörü Melis Sökmen, programın odağını, “6 Şubat depremlerinden etkilenen, kurucu ekibinde ve/veya çalışanları arasında kadınların yer aldığı girişimleri önceliklendirdik” sözleriyle anlatıyor. İklim, sağlık, eğitim ve afet teknolojileri gibi alanlardan başvuru alan programda, seçilen girişimlerle 2026’daki venture builder yolculuğu başlıyor.
2026 yılında fikir aşamasındaki projelerin yanı sıra ileri aşama girişimlerin de programa dahil edilmesi planlanıyor.
Program kapsamında girişimcilerin pazar araştırması yapmaları, ürün ve uzun vadeli büyüme stratejileri geliştirmeleri hedefleniyor. İleri aşama girişimlere ise finansal mentörlük, müşteri ağı geliştirme ve yatırım hazırlığı gibi başlıklarda TSKB danışmanları ve GirVak ekibi birlikte katkı sağlıyor. Sökmen, “Program sonunda başarılı olan girişimlerin bankamız yatırım fonları tarafından desteklenmesi de mümkün olacak” diyor.
TSKB Co-Venture’a seçilen 15 fikir aşamasındaki ekibe ek olarak, 2026’nın ikinci çeyreğinde MVP’si hazır, pazara giriş ve ölçeklenme aşamasındaki 15 ileri aşama girişimin daha programa dahil edilmesi planlanıyor. Böylece 2026 yılında toplam 30 girişimin desteklenmesi hedefleniyor.
Tamamlayıcı KOSGEB destekleri
KOSGEB, girişimcilik ekosisteminde kamu ayağını temsil eden en önemli kurumlardan biri olmayı sürdürüyor. Girişimcilik Destek Programı, AR-GE, ÜR-GE ve İnovasyon Destek Programı ile İleri Girişimcilik Destekleri; bankaların hızlandırma ve ölçeklenme odaklı programlarıyla tamamlayıcı bir yapı oluşturuyor. Özellikle makine-teçhizat, personel, yazılım ve hizmet alımı destekleri, bankaların sağladığı mentorluk ve pazar erişimiyle birleştiğinde girişimler için çarpan etkisi yaratıyor. KOSGEB desteklerinde dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ihracat odaklı projelere öncelik verilmesi, bankaların sürdürülebilirlik ve teknoloji temelli girişimcilik programlarıyla örtüşüyor. Bankalar, KOSGEB desteklerinden yararlanan girişimleri kendi programlarına yönlendirirken; girişimler de kamu desteklerini bankacılık ekosistemiyle entegre ederek daha sağlam bir büyüme zemini oluşturuyor.
Yeni dönemde öne çıkacak 5 başlık
- Açık bankacılık ve API tabanlı çözümler
- Sürdürülebilir finans ve ESG odaklı girişimler
- Kurum içi inovasyon ekipleriyle ortak ürün geliştirme
- Bölgesel ve küresel ölçeklenme hedefi
- Uzun vadeli stratejik ortaklık modelleri
Girişimcilik programlarının sunduğu 6 katkı
- Erken ve büyüme aşamasındaki girişimlere finansmana erişim
- Global ağlara ve uluslararası yatırımcılara erişim
- Kurumsal müşteri portföyü ile pilot proje ve satış fırsatları Regülasyon, finans,
- Regülasyon, finans, hukuk ve ölçeklenme konularında mentorluk
- Bankaların açık inovasyon stratejileriyle uzun vadeli iş birlikleri
- Kurumsal satın alma ve entegrasyon süreçlerine hazırlık
Bankalar neden start up’larla çalışıyor?
Bankaların girişimcilik programlarına ayırdığı kaynaklar yalnızca ekosisteme katkı sağlama motivasyonuyla sınırlı değil. Bu programlar, bankalar için aynı zamanda kurumsal dönüşümün en hızlı ve esnek araçlarından biri olarak öne çıkıyor. Değişen müşteri beklentileri, regülasyon baskısı ve dijitalleşme ihtiyacı, bankaları dış inovasyon kaynaklarıyla daha yakın çalışmaya zorluyor.
Start up’larla kurulan iş birlikleri sayesinde bankalar; ürün geliştirme süreçlerini hızlandırıyor, yeni teknolojileri düşük riskle test edebiliyor ve müşteri deneyimini iyileştirecek çözümleri daha kısa sürede hayata geçirebiliyor. Özellikle yapay zekâ, veri analitiği, ödeme sistemleri ve siber güvenlik gibi alanlarda girişimlerle yapılan PoC çalışmaları, bankaların rekabet avantajını güçlendiriyor.
Öte yandan bu iş birlikleri, bankalara yalnızca teknoloji değil, yeni bakış açıları da kazandırıyor. Girişimlerin çevik çalışma kültürü, bankaların iç süreçlerine esneklik ve hız katarken; bankaların kurumsal deneyimi de girişimlerin sürdürülebilir büyümesine katkı sağlıyor. Bu çift yönlü etkileşim, girişimcilik programlarını sosyal sorumluluk faaliyetinin ötesine taşıyarak, bankalar için stratejik bir yatırım alanına dönüştürüyor.

Esra Bezircioğlu / Kagider Yönetim kurulu Başkanı
“Potansiyeli görünür kılacağız”
GÜÇLÜ EKOSİSTEM “KAGİDER olarak 2026 yılında, iş dünyasında dönüşümü hızlandıran, farklı aktörleri bir araya getiren ve kadın girişimciliğini güçlendiren bir ekosistemin merkezinde konumlanmayı hedefliyoruz. Rekabetin yanı sıra iş birliğinin belirleyici olduğu bu yeni dönemde; kadın girişimcilerin potansiyelini görünür kılmak, dayanışma kültürünü büyütmek ve birlikte üretmenin yarattığı değeri artırmak önceliklerimiz arasında yer alıyor.
DİASPORADAKİ KADIN GİRİŞİMCİLER 2026’da kadın girişimcilik ekosistemini ileri taşıyacak temel girişimlerimizin başında KAGİDER Global Platformu ile 2025 yılında hayata geçirdiğimiz KAGİDER Momentum projeleri geliyor. KAGİDER Global Platformu aracılığıyla, farklı ülkelerde yaşayan Türk kadın girişimcileri, üst düzey yöneticileri ve akademisyenleri aynı ağda buluşturarak sınır ötesi iş birlikleri ve sürdürülebilir dayanışma alanları oluşturuyoruz. KAGİDER Momentum ise kadın girişimcilerin ölçeklenme ve büyüme kapasitelerini güçlendirmeye odaklanan bütüncül bir gelişim programı olarak öne çıkıyor.” Bu program kapsamında, 2026 yılının sonuna kadar toplam 2 bin kadın girişimciye eğitim ve destek sunmuş olacağız.
TİCARETİN KADIN PLATFORMLARI Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz çok sayıda proje ile kadınların sürdürülebilir ve katma değer yaratan iş modelleri geliştirmelerine katkı sağladık; bu yaklaşımı 2026 yılında da aynı kararlılıkla devam ettiriyoruz. Ticaretin Kadınları Platformu ile üretimden pazarlamaya, e-ticaretten ihracata uzanan tüm değer zincirinde kadınların daha etkin rol üstlenmesini desteklemeyi sürdürüyoruz. Bugün 60 ilde faaliyet gösteren; 228 dernek, bin 463 işletme ve 3 bin 993 kayıtlı kullanıcıyı bir araya getiren platform, kadın girişimcilerin ürünlerini dijital ortamda görünür kılmalarına, yeni iş birlikleri geliştirmelerine ve ticari ağlarını genişletmelerine olanak tanıyor.”

Sibel Kaya / Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı
“Daha fazla girişime çözüm ortaklığı yapacağız”
DÖRT ANA BAŞLIK “Garanti BBVA olarak girişimciliği yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı olarak değil; toplumsal dönüşümün, teknolojik ilerlemenin ve sürdürülebilir büyümenin temel itici güçlerinden biri olarak görüyoruz. Biz Garanti BBVA olarak bu dönüşümü sadece izleyen değil, aktif bir parçası olan bir banka olmayı seçtik. Çünkü teknolojik dönüşümün, dışarıdan bakarak değil; birlikte üreterek anlam kazandığına inanıyoruz. Girişimciliğe yaklaşımımızı dört ana başlık altında ele alıyoruz: Girişim Bankacılığı, Stratejik Ortaklıklar, Stratejik Ortaklıklar ve Yatırıma Hazırlık. Garanti BBVA olarak kendimizi girişimlerin yolculuğunda sadece bir finansman sağlayıcı olarak konumlandırmıyoruz. Kadın Girişimci Programımız, Garanti BBVA Partners Tech ve Teknoloji Girişimcileri Hizmet Modelimiz ile girişimcilik ekosistemine uçtan uca bir yaklaşımla katkı sunmaya devam edeceğiz.
GLOBALE GÜÇLÜ AĞLAR Girişimcilik ekosistemine bakışımız kısa vadeli yatırımlardan ziyade uzun soluklu değer yaratma odağında şekilleniyor. Girişimcilerin finansal ihtiyaçlarına özel çözümler ürettiğimiz girişim bankacılığı stratejimiz çerçevesinde Teknoloji Girişimcileri Hizmet Modelimiz ile daha fazla girişime çözüm ortaklığı yapacağız. Girişimcilerin bankaya hizmet üretmesini mümkün kılan stratejik ortaklıklarla klasik tedarikçi–müşteri ilişkisinin ötesine geçmeye devam edeceğiz. 2026 yılında Techstars ana partnerliği ile girişimlerin küresel ağlara ve uluslararası pazarlara erişimini desteklerken, bu tarz ekosistem iş birlikleri ile yerelden globale güçlü ağlar kurmayı hedefliyoruz.
TEKNOPARKLARA DESTEK Girişimleri yatırım sürecine güçlü hazırlamak için Garanti BBVA Partners Tech programımız kapsamında sunduğumuz mentörlük ve yatırımcıya hazırlık eğitimleri ile girişimcinin yatırımcı karşısına çıktığında ne istediğini bilen ne sunduğunu net anlatabilen bir yapı kurmasını sağlamak istiyoruz. Bugüne kadar kadın girişimci desteklerimiz kapsamında binlerce girişimciye ulaştık. Garanti BBVA Partners kapsamında da her yıl 5 yeni girişimin hızlanması için destek veriyoruz. Bu deneyimimizi bankacılık gücümüzle birleştirdiğimiz Teknoloji Girişimcileri Hizmet Modelimiz ile teknoparklarda faaliyet gösteren girişimcilere erişip, temas ettiğimiz her bir girişimcinin hayatında olumlu etki yaratmayı hedefliyoruz.”