USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Hem işsiziz hem de yetenek açığımız var

Değerli okurlar, dönem dönem burada Türkiye’nin güvenlik meselelerini ifade ediyorum. Tabii ki ilk sıraya jeopolitik güvenlik başlığını koyuyorum. Bunu takiben enerji, gıda ve insan kaynağı konularını da hükümetlerden bağımsız bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiririm.

Hem işsiziz hem de yetenek açığımız var

Bu sayıda odağıma almak istediğim konu, kapak haberimizden de anlaşılacağı üzere insan kaynağı konusu. 86 milyonluk bir ülkeyiz ancak nüfusun yüzde 11,1’ine denk gelen 9,6 milyonu 65 yaş üstü grubu teşkil ediyor.

Genç bir nüfusa sahip olduğumuzu söylüyoruz ancak hızlı bir şekilde de yaşlanıyoruz. 2020’de 32,7 olan ortalama yaş, bugün gelinen noktada 34,9’a kadar yükseldi ve yükseliş hızı artarak devam ediyor.

Çocukları ve çalışmayan kesimi de çıkardığımızda elimizde 35,4 milyonluk bir istihdam ekosistemi kalıyor. Bunun da TÜİK verilerine göre 2,7 milyonu işsiz. Özellikle genç nüfusta işsizlik oranı yüksek.

Dünya hızlı bir şekilde yapay zeka ve teknoloji ağırlıklı bir evrilme süreci yaşarken, biz elimizdeki insan kaynağını nasıl daha verimli hale getireceğiz ve yeni dünya düzeninde önemli bir oyuncu olarak konumlanacağız?

Bu yıl 11’inci kez gerçekleştirdiğimiz “Türkiye’nin En Güçlü 50 İK Lideri” araştırmasında listelediğimiz liderler, bu süreci nasıl yönettiklerini anlattılar. Editörümüz Ayşegül Sakarya Pehlivan’ın araştırma, analiz haberini dikkatlice okumanızı öneririm. Çünkü yapay zekâ iş yapış biçimlerini kökten değiştirirken, şirketlerin insan kaynakları ajandası da tarihi bir dönüşümden geçiyor. 2026 yılında İK’nın ana gündemi, yalnızca yeni kadrolar açmaktan ziyade mevcut insan kaynağının potansiyelini ortaya çıkarmak, çalışanları geleceğin yetkinlikleriyle donatmak ve organizasyonları değişime hazırlamak üzerine kuruluyor. Beceri bazlı kariyer modelleri, veri odaklı karar mekanizmaları, iç mobilite ve yapay zekâ destekli çalışan deneyimi uygulamaları artık şirketlerin re¬kabet gücünü doğrudan belirliyor. Uzmanların da vurguladığı gibi 2026’da fark yaratanlar, yapay zekâyı en erken adapte edenler değil, onu insan aklı ve yeteneğiyle en doğru biçimde eşleştiren şirketler olacak.

Burada Oxygen Consultancy Genel Müdürü Zeynep Doğrul Aşar’ın da bir tespitine yer vermek istiyorum. Aşar şöyle diyor: “Bir tarafta genç işsizliği yüksek seyrini korurken, diğer tarafta şirketlerin ihtiyaç duyduğu teknik, dijital, analitik ve yönetsel yetkinliklere sahip çalışanlara ulaşmak zorlaşıyor. Türkiye, işsizlik ile beceri açığını aynı anda yaşayan bir iş gücü piyasası görünümü sergiliyor.”

Evet, işsizlik ve beceri açığımız var. Bir şeyleri ciddi manada yanlış yapıyoruz demek ki…
Sağlıkla kalın.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL