USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?

Yabancı girişlerinde kalıcılık için; rasyonel ekonomi programının, dezenflasyonun ve pozitif reel getiri ortamının sürmesi, güçlü rezervler, öngörülebilir kur, CDS’lerde düşüş ile kredi notunda artışları önem arz ediyor. ‘Carry trade’e agresif girişlerin aynı hızla sürmesinin ise zor olduğu öngörülüyor.

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?

Yabancı yatırımcılar, 2025’te hisse ve devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) toplamda 5,2 milyar dolarlık net ‘alım’ yaparken, özellikle hisse pozisyonlanması dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Yabancıların hissede 2025’te yaklaşık 4 milyar dolara yaklaşan net ‘alım’ ile 2017’den bu yana en yüksek yıllık net girişe imza atmaları, BİST’e yabancı ilgisinin güçlendiğine işaret etti.

Ekonomist’in 5 - 18 Temmuz 2026 tarihli sayısından

TL varlıklara ilgi nası?

2026’ya geldiğimizde; ocakta hisseye 1 milyar 994 milyon dolar, şubatta 864,4 milyon dolar net uluslararası yatırımcı girişi yaşandı. Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş; ABD-İsrail/İran savaşı öncesi, Türkiye’de dezenflasyon ve faiz indirimi sürecinde yabancı yatırımcıların, ‘carry trade’ başta olmak üzere sabit getirili menkullere ve borsaya ilgisinin yüksek olduğunu söylüyor.

Mart ayında ise hissede 623,2 milyon dolarlık net yabancı çıkışı görüldü. Cemal Demirtaş, “27 Şubat’tan itibaren savaşın gölgesinde Brent petrolün 60-65 dolarlardan 100-110 dolarlara ulaşmasıyla global piyasalarda özellikle cari açık sorunu olan ve enerji fiyatlarından olumsuz etkilenecek ülkelerin piyasalarından kaçış başladı” diyor. Demirtaş; bu süreçte TCMB’nin rezervlerinin gerilediğini, carry trade’e ilgi sürse de borsada özellikle banka hisselerinde sert satışlar yaşandığını ve tahvil faizlerinin yüksek seyrettiğini kaydediyor.

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?-1

Temkinli kâr realizasyonu süreci

Yabancılar, nisan ayında hissede 1 milyar 263 milyon dolarlık ‘alım’ yapsa da yurt içi-yurt dışı gündem açısından hareketli geçen mayıs ayında ise 845,8 milyon dolar satışa geçti. Böylece 2026 Ocak-Mayıs dönemi, hisseye 2 milyar 652 milyon dolarlık net uluslararası yatırımcı girişiyle tamamlandı.
Mayıs sonundan itibaren ise yabancının hem hissede hem tahvilde pozisyon azaltarak temkinli bir kâr realizasyonu sürecine girdiğine dikkat çekiliyor.

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?-2

Yabancı neyi bekliyor?

Emaa Blue Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Selin Yıldırım’a göre; ABD-İran mutabakatının kalıcı hale gelmesi, yıllık enflasyonun en az yüzde 30’a gelecek şekilde dezenflasyon sürecinin devam etmesi, siyasi risklerin daha öngörülebilir olması ve TCMB’nin temmuz ayında faiz indirime kapı aralaması durumunda yabancı girişi hızlanabilir.

“Yabancılar, özellikle tarihi seviyelerinde olan Güney Kore, Taiwan, ABD borsalarının barındırdığı risk nedeniyle bu ülkelerin yanında Türkiye gibi 2023’ten beri görece ağır hareket etse de fırsatların olduğu bir borsaya yatırım yapabilir” diyen Selin Yıldırım, yabancı ilgisi açısından bankacılık, holding ve sanayi tarafını güçlü görüyor.

Hedef Portföy Araştırma Müdür Yardımcısı Dr. Vahap Taştan’a göre; Türkiye’de temel ekonomik problem, enflasyon ve gelir dağılımında bozulan adalet ve buna sanayi sektörünün üretim yapısındaki bozulmayı da eklemek gerekiyor. Taştan, “Elbette jeopolitik riskler ve hukuk-eğitim alanında yabancı yatırımcının beklediği reformlar da var” diyor.

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?-3

‘Carry'de seçicilik zamanı mı?

Türkiye’deki ‘carry trade’ büyüklüğünün 19 Haziran haftası itibarıyla 50,1 milyar dolara ulaştığı öngörülüyor. Ancak ‘carry trade’e agresif girişlerin aynı hızla sürmesinin zor olduğuna işaret eden Yatırım Finansman Strateji ve Yatırım Danışmanlığı Birimi, şu analizi yapıyor:

“Türkiye’de yüksek TL faizinin sağladığı nominal getiri hâlâ önemli bir avantaj yaratsa da yabancı yatırımcı açısından artık kritik nokta sadece faiz farkı değil; kur istikrarının korunması ve pozisyonun çıkış maliyeti. Son dönemde jeopolitik risklerle ‘carry’ pozisyonlarında çözülmeler görülmesi ve bazı global fonların kâr realizasyonuna gitmesi, yatırımcıların daha ‘seçici’ hareket ettiğini gösteriyor.”

“Anahtar kelime: ‘Öngörülebilirlik’”

GCM Yatırım Araştırma Müdürü Kudret Ayyıldır, yabancı sermayenin geçici ‘carry trade’ veya kısa vadeli arbitraj fırsatları yerine ülkemize kalıcı, uzun vadeli ve büyük ölçekli yatırımlarla gelmesi için masadaki tek anahtar kelimenin ‘öngörülebilirlik’ olduğu görüşünde. Küresel fonların Türkiye algısını sağlam bir zemine oturtmasının, rasyonel ekonomi programının ve sıkı para politikasının tavizsiz biçimde sürdürülmesine bağlı olduğunu vurgulayan Kudret Ayyıldır; yatırımcının enflasyonla mücadelede sadece hedefleri duymak değil, fiyatlama davranışlarında ve makro göstergelerde somut ve kalıcı düşüşleri bizzat ekranda görmek istediğinin altını çiziyor.

Kudret Ayyıldır, piyasada güveni perçinleyecek üç temel sacayağını ise şöyle sıralıyor: “Döviz kurundaki dalgalanmaların tahmin edilebilir bir bantta dengelenmesi, TCMB’nin rezervlerindeki yapısal toparlanmanın güçlenerek devam etmesi ve kredi notu artış döngüsünün sürmesi. Yabancı sermaye, yapısal reform ajandasından ve sıkı duruştan geri adım atılmayacağına ikna olduğu an, portföy akışlarındaki o ‘bekle-gör’ ya da anlık kâr realizasyonu refleksleri yerini çok daha kalıcı ve sürdürülebilir bir sermaye girişine bırakacak.”

Kalıcı ve sürdürülebilir sermaye girişi mümkün mü?-4

Dr. Nuri Seven / Anadolu Yatırım Genel Müdürü

“Yabancı girişlerinin ilk etkisi büyük sermayeli ve yüksek likiditeli hisselerde hissedilir”
Dezenflasyon süreci Yabancı yatırımcılar için ilk ve en önemli başlık; kredibilite. Yabancı açısından tek seferlik olumlu bir enflasyon verisinden ziyade, aylara yayılan ve süreklilik gösteren bir dezenflasyon süreci çok daha belirleyici olacak. Trendin kalıcı olduğuna dair güven oluşması, yatırımcıların Türkiye’ye yönelik bakışını da olumlu yönde etkiler.

Pozitif reel getiri Bir diğer kritik unsur; kur öngörülebilirliği ve pozitif reel getiri ortamının korunması. Yabancı yatırımcılar yalnızca faiz seviyelerine değil, kur hareketlerine de odaklanıyor. Bu nedenle daha istikrarlı bir kur görünümü ve reel getirinin korunması yatırım kararlarında önemli rol oynuyor.

CDS’lerde düşüş Risk primindeki gerileme de büyük önem taşıyor. Jeopolitik ve siyasi belirsizliklerin azalması, CDS göstergelerinin düşmesi ve genel risk algısının iyileşmesi yabancı yatırımcıların daha uzun vadeli pozisyonlar almasını destekleyecek. Bu üç unsurun aynı anda güçlenmesi halinde, yabancı girişlerinin daha kalıcı bir nitelik kazanması mümkün olabilir.

Bankacılık sektörü Yabancıların hisseye yönelmesi durumunda, ilk adresin bankacılık sektörü olması beklenebilir. Bankalar; derinlikleri, likiditeleri ve faiz hareketlerine duyarlılıkları nedeniyle yabancıların en çok tercih ettiği sektörlerin başında geliyor. Bunun ardından BİST-30’daki büyük ve likit şirketler ile faiz indirim sürecinden olumlu etkilenebilecek, iç talep ve kur istikrarına duyarlı sektörlerin öne çıkması muhtemel. Geçmiş örneklerde olduğu gibi, yabancı girişlerinin ilk etkisi genellikle piyasanın lokomotifi konumundaki büyük sermayeli ve yüksek likiditeli hisselerde hissedilir.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL