Dünyanın en fazla turist çeken 10 ülkesinden biri olan Türkiye’de turizmciler, yaz sezonuna ‘temkinli iyimserlik’ ile giriş yaptı. Mayıs ayı sonundaki dokuz günlük Kurban Bayramı tatili sektörün yüzünü güldürürken, Ege ve Akdeniz kıyılarında doluluk oranları yüzde 100’e yaklaştı.
Ekonomist’in 7 - 20 Haziran 2026 tarihli sayısından
Bu dönemde Avrupa’dan gelen rezervasyonlarda İran savaşı ve yüksek maliyetler nedeni ile geçmiş yıllara göre düşüşler yaşansa da özellikle yerli turistte görülen yüzde 20’ye varan artışlar turizm sektörü için kurtarıcı oldu. Ancak turizmcilere göre, son dönemdeki hareketliliğe rağmen hükümetin 2026 sonunda turizmden 68 milyar dolarlık gelir elde etme hedefini yakalamak pek kolay olmayacak.
En çok turist çeken dördüncü ülke
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un şubat ayında açıkladığı verilere göre Türkiye, 2025’in tamamında 64 milyon yabancı ziyaretçi ağırladı. Bu dönemde Türkiye’nin turizm gelirleri ise 65,2 milyar dolar oldu. Bakan Ersoy’un açıklamalarına göre, Türkiye bu sonuçlarla dünyada en çok turist çeken dördüncü ülke olurken, turizm gelirlerinde ise yedinci sıraya yükseldi. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UN Tourism) 2025 verilerine göre ise Türkiye 2025’te 51,7 milyon ziyaretçi ile dünyada en çok ziyaret edilen 11’nci ülke oldu. Listenin zirvesinde ise 217 milyon ziyaretçi ile Fransa yer aldı. Türkiye’ye en fazla turist gönderen ülkeler sırasıyla Rusya, Almanya ve Birleşik Krallık olurken, geçen yıl Rusya’dan 6,9 milyon, Almanya’dan 6,75 milyon ve Birleşik Krallık’tan 4,27 milyon ziyaretçi Türkiye’ye geldi.

2026 hedefleri tutar mı?
Hükümet 2026 için turizm hedefini turist sayısının yüzde 5-8 arasında artması, turizm gelirlerinin de 68 milyar dolara çıkarılması olarak açıklamıştı. Ancak 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı ile başlayan savaş, İran’ın komşusu olan Türkiye’nin turizm hedeflerine darbe vurdu. Savaşın kısa sürede Körfez ülkelerine yayılması ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması sonrasında enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, özellikle Avrupalı turistin tatil planlarında değişikliğe gitmesine neden oldu.
Temkinli iyimserlik var
Yılın geri kalanında turizmde kısa vadeli dalgalanmalar yaşanabileceğini ifade eden Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Müberra Eresin, buna rağmen yıl sonu hedeflerini tutturmanın hala mümkün olabileceğini söylüyor. Eresin, “İçinde bulunduğumuz yüksek sezonda ise özellikle ana pazarlardaki hareketlilikle birlikte doluluk oranlarında toparlanma öngörüyoruz. Ancak sektör genelinde hâlâ temkinli bir iyimserlik söz konusu” diyor.
Ortadoğu ve Körfez bölgesinde yaşanan jeopolitik gerilimlerin özellikle İran, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri pazarlarında yıl sonuna kadar belirli ölçüde etkisini sürdürebileceğini dile getiren Eresin, “Buna karşılık Irak, Mısır ve Tunus gibi pazarlarda daha istikrarlı bir görünüm ve kademeli bir toparlanma beklentisi bulunuyor. Bunun yanında Avrupa, Balkanlar ve Uzak Doğu pazarlarından gelen talebin artması, sektör açısından dengeleyici bir unsur olacaktır” şeklinde konuşuyor.

Kaan Kavaloğlu / AKTOB Başkanı
Geçen yıla göre kayıp yüzde 8
Kurban Bayramı tatilinin erken açıklanması sayesinde turizmde ciddi bir canlılık yakalandığına işaret eden Akdeniz Turistik Oteller ve İşletmeler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu da bu dönemde Antalya’daki otellerin doluluk oranlarının yüzde 100’e yakın gerçekleştiği bilgisini veriyor. Kavaloğlu, özellikle Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarının da bu dönemde tatil için Türkiye’ye geldiğine dikkat çekiyor.
Öte yandan İran savaşı nedeniyle 1 Ocak-25 Mayıs tarihleri arasında turizmde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8’lik kayıp olduğunu kaydeden AKTOB Başkanı, şu görüşleri dile getiriyor: “Şu an için önümüzde zor bir tablo var. Savaşın Avrupa’daki ekonomileri zorlamasının da turist gelişinde olumsuz etkisi var. Zor bir sezon geçecek gibi gözüküyor. Bu süreçte yerli turistlerin yüzde 15-20 civarında artış göstermesi bizim için çok olumlu oldu.”

Süleyman Kansu / Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü
Fiyat odaklı rekabet zayıflatıyor
Turizm sektöründe son dönemde en büyük baskıyı personel maliyetleri, enerji giderleri ve operasyonel harcamalardaki artış oluşturuyor. Özellikle büyük resort tesislerde insan kaynağı maliyetleri bütçelerin en önemli kalemlerinden biri haline gelirken, hizmet kalitesini koruma ihtiyacı işletmeler üzerinde ilave baskı yaratıyor. Artık yalnızca fiyat odaklı rekabetin sürdürülebilir olmadığını belirten Salamis Bay Conti Resort Genel Müdürü Süleyman Kansu, “Turizm sürekli yatırım gerektiren bir sektör. Bugün maliyetler artsa da kaliteyi aşağı çekmek kısa vadede nefes aldırabilir ancak uzun vadede markayı zayıflatır” değerlendirmesinde bulunuyor.
Turizmde bugün en kritik konunun maliyetleri yönetmek kadar kaliteyi koruyabilmek olduğunu vurgulayan Kansu, “Enerji, personel ve operasyon maliyetleri tüm sektörde ciddi şekilde arttı. Ancak biz bunun çözümünü hizmet standardını aşağı çekmekte görmüyoruz. Çünkü turizmde kaybedilen kaliteyi geri kazanmak çok daha maliyetli oluyor. Bu nedenle kısa vadeli kârlılık yerine uzun vadeli misafir memnuniyetini ve sürdürülebilir büyümeyi önceliklendiriyoruz” diye konuşuyor.

Müberra Eresin / Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı
“Kaynak pazarlar ‘bekle-gör’ döneminde”
“Körfez bölgesi ve İran, Türk turizmi açısından önemli kaynak pazarlar arasında yer alıyor. Bölgede yaşanan jeopolitik gerilimler nedeniyle bu pazarlarda doğal olarak bir ‘bekle-gör’ yaklaşımı oluştuğunu gözlemliyoruz. Ancak sektör olarak pazar çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Özellikle Balkanlar, Uzak Doğu (Çin ve Japonya) ve Orta Avrupa pazarlarından gelen talepte artış yaşanıyor. 2026 projeksiyonlarında da bu bölgelerin, Ortadoğu kaynaklı olası kayıpları dengeleyecek önemli bir potansiyel taşıdığını görüyoruz. Bu geçiş sürecinde kamu tarafından sektöre sağlanacak destekler büyük önem taşıyor. Özellikle KDV indirimi, SGK teşvikleri ve finansman destekleri gibi uygulamalar, sektörün bu dönemi daha kontrollü ve daha az etkilenerek atlatmasına önemli katkı sağlayacaktır.”