Mova’nın global yapılanmasında ‘yerel genel müdür’ olarak görevlendirilen ilk isim olduğunu belirten Mova Türkiye Genel Müdürü Ahmet Adıgüzel, “Şirket diğer ülkelerde ağırlıklı olarak distribütör modeliyle büyürken, Türkiye pazarına doğrudan giriş yapmayı ve yerel bir yapılanma kurarak ilerlemeyi tercih etti” diyor.
Ekonomist’in 26 Nisan - 9 Mayıs 2026 tarihli sayısından
Sektörde 20 yıllık bir geçmişe sahip olan Adıgüzel liderliğinde büyümeye odaklanan markanın stratejisi klasik mağazacılık anlayışından uzak. Öyle ki doğrudan tüketiciye ulaşmayı ve dijital kanalları merkezine almayı tercih ediyor. Bu yaklaşım, aslında küresel ölçekte değişen perakende dinamiklerinin de bir yansıması. Ancak Adıgüzel bu noktada temkinli; deneyimin tamamen dijitalleşmediğini, fiziksel temasın hala önemli olduğunu vurguluyor. Bu nedenle Türkiye’de iş ortakları üzerinden deneyim alanlarını yaygınlaştırırken, mağazalaşmayı daha uzun vadeli bir plan olarak kenarda tutuyor.
8 milyar dolarlık pazar
Markanın öne çıkan kategorisi robot süpürge. Bu yıl 8 milyar doları aşkın bir hacme ulaşması beklenen küresel robot süpürge pazarı, her yıl çift haneli büyüyor. Pazarın 2033’te 32 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise yaklaşık 79 milyar TL’lik toplam süpürge pazarında robot süpürgelerin payı yüzde 30’u geçmiş durumda. Ürünlerine olan ilgiden memnun olduklarını söyleyen Adıgüzel, “Ev elektroniğinde Türkiye’de başarıyı belirleyen şey çoğu zaman fiyat değil, güven. Çünkü bize gelen ilk soru ‘servisiniz var mı?’ oluyor” diyor. Bu cümle, aslında Türkiye’de tüketici davranışının özeti niteliğinde. Yüksek enflasyonun, dalgalı ekonomik koşulların ve geçmiş kötü deneyimlerin yarattığı bir refleks bu.
Buna rağmen Türkiye pazarı paradokslarla dolu. Aynı tüketici, alım gücünün düştüğü bir dönemde bile yüksek fiyatlı ürünlere yönelmekten çekinmiyor. Hatta bazen daha pahalı olanı tercih ediyor. Adıgüzel, buna ilişkin şu örneği veriyor: “70 bin TL’lik bir robot süpürgeyi satın alan kullanıcıların, daha pahalı bir model olduğunu öğrendiklerinde ürünü iade edip üst segmenti tercih etmesi ile karşılaştık. Bu davranış, Türkiye’de belirli bir kitlenin hala “en iyisine sahip olma” motivasyonuyla hareket ettiğini gösteriyor.”