Bist 100
10643,58
3,14%
Bist 100
Dolar/TL
32,1861
-0,268%
Dolar/TL
Euro/TL
34,9983
-0,4234%
Euro/TL
Euro/Dolar
1,0869
0,0341%
Euro/Dolar
Altın/Gram
2499,54
1,37%
Altın/Gram
Piyasaları
İncele
USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Üretim ve ihracat üssü olabiliriz

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Türkiye’nin yeşil dönüşümde bir üretim ve ihracat üssü haline gelme potansiyeli var” diyor.

19 Kasım 2023
Üretim ve ihracat üssü olabiliriz

Yeşil dönüşümde risklere değil fırsatlara odaklanmak gerektiğini vurgulayan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, "Türkiye'nin yeşil dönüşümde bir üretim ve ihracat üssü haline gelme potansiyeli var" diyor.

12-25 Kasım tarihli sayıdan

Ekonomide kapsamlı bir yeşil dönüşümün en önemli parçalarından birini Anadolu iş dünyası oluşturuyor. Türkiye ekonomisinin yüzde 99'unu oluşturan KOBİ'lerin nabzının attığı Anadolu iş dünyasında son yıllarda Yeşil Mutabakat'ı odağına alan bir dönüşüm süreci yaşansa da, amaçlanan 'yeşil devrim' için hala uzun bir yol var. 

Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ile KOBİ'lerin yakın gelecekte yeşil ekonomiye entegrasyonunu sağlayacak projeleri ve atılması gereken adımları konuştuk.

Sönmez'e sorularımız ve aldığımız yanıtlar şöyle:

Avrupa Yeşil Mutaba-katı'nın çerçevesini çizdiği "yeşil ekonomi"ye geçiş,

Türkiye'nin üretim ve ihracatını nasıl etkileyecek?

Çevre, iklim, insan ve döngüsel ekonomi süreçleri AB'nin çizdiği çerçeveden önce ülkemize, dünyaya ve insanlığa karşı ortak sorumluluğumuz. Dış ekonomik ilişkiler çerçevesinde ise yıllık ihracatımızın neredeyse yarısını gerçekleştirdiğimiz KOBİ'lerimizin de ihracatının büyük bir bölümünde ana pazarımız olan Avrupa Birliği'nin küresel ekonomide oyunu değiştiren bu konuda ulaşmak istediği hedef çok net. 

Yeşil devrime, dijital teknolojilerin yaratacağı verimlilik ve yüksek katma değer artışını da göz önüne aldığımızda şimdiden hazırlanmamız gerektiği de bir o kadar net olmalı. Sadece iş dünyamız için değil; üretimden tüketime pek çok alışkanlığımızı da değiştirecek yeşil devrimin bizzat oyuncusu olmak önemli. Riskler kadar fırsatların da olduğu yeşil ekonomide risklere değil fırsatlara odaklanacak
hazırlıkları yapmak gerekiyor.

Bu fırsatlar neler olabilir?

Türkiye’nin yeşil dönüşümde bir üretim ve ihracat üssü haline gelme potansiyeli bulunuyor. Ayrıca yeşil ekonomiye geçişin hem istihdam hem girişimcilik yönünden yeni iş fırsatları yaratmasını ve Türkiye’nin rekabet gücünü artırmasını bekliyoruz. 

Öte yandan bu geçiş, bazı sektörlerde üretim maliyetlerini artırabilir ve rekabet gücünü azaltabilir. Türkiye’nin bu geçişi en az maliyetle gerçekleştirebilmesi için yeşil teknolojilere ve ürünlere yönelik AR-GE ve inovasyon faaliyetlerini desteklemesi, yeşil enerji kaynaklarına yatırım yapması ve yeşil ekonomiye geçişi kolaylaştıracak politika ve düzenlemeleri uygulaması gerekiyor. 

Ayrıca KOBİ’lerin AYM çerçevesine uyum sağlamaları ve bu verimlilik artışı fırsatını değerlendirebilmeleri için hem dijitalleşme hem de yeşil dönüşümü bir arada götürmeleri şart. Yeşil dönüşüm yatırımlarını ele alırken dijital dönüşümün yüksek bir sinerji yaratacağını ve dolayısıyla ikiz dönüşümün odağa alınması gerektiğini unutmamalıyız.


Pandemi ile birlikte küresel çapta hızlanan yeşil dönüşüm çalışmalarına olan ilgi, Türkiye özel sektöründe yeterli seviyede mi?

TÜRKONFED olarak dijital, yeşil ve toplumsal dönüşüm olarak 3D olarak adlandırdığımız üçüz dönüşüm vizyonumuz doğrultusunda son 3-4 yıldır özellikle KOBİ'lerimizin yeşil devrime hazırlanmaları için projeler ve eğitimler düzenliyoruz. Yola ilk çıktığımızda Anadolu iş dünyasında ve özel sektöründe yeşil dönüşüm dediğimiz kavramın ne olduğu pek bilinmiyordu. 

Ancak bilgilendirme, eğitim ve çalış-taylarımızla birlikte farkındalıkları arttığında, bu işe elindeki kaynağı ayıran veya ayırmayı düşünenlerinin sayısının yükseldiğini de raporlar ile ortaya koyduk. Dolayısıyla farkındalık yaratmak önemli ancak ilginin aksiyona dönüşmesi için kapasiteden finansmana yol haritaları ile yeşil dönüşümün hedeflerinin ana odağı olması süreçlerinde kamunun kolaylaştırıcı, destekleyici ve yönlendirici rolü devreye giriyor. Özellikle işletme sermayesi ihtiyacının yaşanan finansal ve ekonomik şartlardan dolayı arttığı bir ortamda özel sektör, anlık sorunlarını çözmeye uğraşırken, dünya bambaşka bir gerçekliğe hazırlanıyor. 

Ülke olarak kısa vadeli sorunlara odaklanmak, orta ve uzun vadeyi gözden kaçırmak, geleceğimiz açısından gördüğümüz en önemli risk. Finansmana erişim sorunu yaşayan, krediye ulaşamayan işletmelerin oranı yüzde 90'lar düzeyinde iken yeşil dönüşüm dahil devlet destekli KGF ve teşviklerin miktarının, odağının ve hedefinin daha iyi planlanması gerekiyor.

Yeşil Mutabakat'a uyum konusunda Türkiye'de özellikle KOBİ'leri en çok zorlayan konular nelerdir?

Yeşil ve dijital dönüşüm adımları, iş gücü piyasalarındaki beceri taleplerini de değiştiriyor. Bu noktada artan iş gücü açığı, 2022 yılında KOBİ'ler tarafından bildirilen en acil zorluklardan biriydi. Bu nedenle Türkiye'de yeşil sektörlerin veya imalat sanayi gibi yeşil dönüşümde hızlı yol alması gereken sektörlerin ihtiyaç duyduğu iş gücünün eğitim müfredatı veya iş başı eğitim programları ile oluşturulması gerekiyor. 

Öte yandan yeni İklim Kanunu'nda Türkiye'nin sanayi üretiminin yaklaşık yüzde 45'ini gerçekleştiren OSB'lere yenilenebilir enerji zorunluluğu getirilmesi düşünülüyor. Ancak OSB'lerdeki işletmeler teminat gibi çeşitli sorunlar nedeniyle banka kredilerine erişmekte zorluk yaşıyor. Yeşil ve temiz enerji yatırımlarında bulunmak için sermayesine finansman bulamayan işletmelere ciddi destekler verilmeli. Ayrıca bölgesel ve ulusal teşviklerin bölgelerarası gelişmişlik farkının azaltılması amacıyla yeniden kurgulanması gerekiyor.

KOBİ'lere yönelik "yeşil dönüşüm" destekleri konusunda beklentileriniz nelerdir?

Öncelikle tasarlanan regülasyonların KOBİ'ler için uygulanabilir olduğu doğrulanmalı ve regülasyonların sıkça değiştirilmesinin önüne geçilmelidir. Destekler, KOBİ'lerin yeşil dönüşümünün tüm boyutlarını kapsayacak şekilde olmalı; enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, döngüsel ekonomi gibi konulara yönelik eğitim ve destekler sağlanmalı. Bunlarla birlikte KOBİ'lerin yeşil dönüşüm projelerine yönelik, geri ödemesiz veya düşük faizli kredilerin sağlanması da süreci hızlandıracaktır. 

Anadolu'da gerçekleştirdiğimiz projelerde ortaya çıkan net sonuç, iyi ve başarılı örneklerin bölgesinde yarattığı çarpan etkisinin gücü. Yeşil dönüşüm desteklerinin böylesine bir sıçrama yaratacak çarpan etkisine ihtiyacı var. Dünyada özellikle yeşil dönüşüme yönelik yatırımların arttığı, finans kurumlarının yeşil dönüşüm odaklı kredi ve destekler verdiği pozitif ortamda bu gündem odağında sürece dahil olmak önemli. Bunun yolu da öncelikle güven veren bir ekonomik politikadan, orta ve uzun dönemli sürdürülebilir eylem planlarından geçiyor.

 

0


  • ALTIN GRAM - TL 2499,54 1,37%
  • ALTIN ONS 2415,47 1,63%
  • BIST 100 10643,58 3,14%
  • DOLAR/JAPON YENI 155,671 0,18%
  • DOLAR/KANADA DOLARI 1,36118 -0,04443%
  • DOLAR/RUS RUBLESI 91 0,0443%
  • DOLAR/TURK LIRASI 32,1861 -0,268%
  • EURO/DOLAR 1,0869 0,0341%
  • EURO/TURK LIRASI 34,9983 -0,4234%
  • STERLIN/DOLAR 1,27011 0,27079%
Günün En Çok Okunanları
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL