USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?

Yapay zeka tüm dünyayı kasıp kavururken, beraberinde getirdiği endişeler de büyüyor. Çalışma hayatından kredi notlarına kadar pek çok alanda, “Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?” sorusu gündemde. Teknoloji liderlerine göre, ‘daha insan odaklı’ bir politika şart.

Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?

Tüm alışkanlıklarımızı hızla değiştiren yapay zekâ teknolojilerine ilişkin güvenlik, kontrol ve hesap verebilirlik endişeleri sürmesine rağmen, küresel çapta kullanımı hızla artıyor. Yapılan son araştırmalar, yapay zekânın artık yalnızca yardımcı bir araç olarak değil, giderek daha fazla karar süreçlerine dahil edilen bir sistem olarak konumlandığını gösteriyor. Ancak günlük yaşama giderek daha fazla giren yapay zeka teknolojilerinin nasıl yönetildiğine ve kontrol edildiğine yönelik güven aynı hızda gelişmiyor.

Ekonomist’in 10 - 23 Mayıs 2026 tarihli sayısından

EY’ın 23 ülkede 18 yaş ve üzeri 18 bin kişiyle görüşerek gerçekleştirdiği “Yapay Zekâ Duyarlılık Endeksi 2026” sonuçlarına göre, katılımcıların yüzde 84’ü son altı ay içinde yapay zekâ kullandığını, yüzde 16’sı ise insan müdahalesi olmadan belirli görevleri yerine getirebilen otonom bir yapay zekâ sistemini deneyimlediğini belirtiyor. Öte yandan katılımcıların yüzde 66’sı yapay zekâ sistemlerinin siber saldırıya uğramasından endişe ediyor, yüzde 66’sı insan denetiminin hâlâ gerekli olduğunu düşünüyor, yüzde 73’ü ise gerçek olanla yapay zekâ tarafından üretileni ayırt edememekten kaygı duyuyor.

Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?-1

Riskler ve fırsatlar bir arada

Küresel yapay zeka ve veri yönetimi şirketi SAS tarafından 27-30 Nisan tarihlerinde ABD’nin Dallas kentinde gerçekleştirilen SAS Innovate 2026 konferansında da yapay zekaya ilişkin bu endişeler ve doğru kullanılırsa yapay zeka teknolojilerinin ticaretten sağlığa, eğitimden güvenliğe kadar her alanda yaratabileceği büyük sıçramalar masaya yatırıldı. Ekonomist Dergisi olarak, 3 bin katılımcının yer aldığı bu uluslararası konferansı yerinde takip ettik. 150 ülkede 10 bine yakın kurumsal müşterisi olan ve 2025’te 3 milyar dolarlık ciroyu aşan SAS’ın üst düzey yöneticilerine göre, ‘daha insancıl ve daha güvenilir’ bir yapay zeka mümkün.

Konferans kapsamında görüştüğümüz SAS Küresel Yapay Zeka ve Üretken Yapay Zeka Pazar Stratejisi Lideri Marinela Profi, yapay zekânın pek çok sektörde işçilerin veya bazı profesyonellerin yerini alacağını söylüyor. Bu gerçeğin milyonlarca insanda ciddi endişelere neden olduğu dile getiren Profi, buna karşın üretken yapay zekâların (GenAI) yazılım geliştiricilerin yerini alacağı bir noktaya asla gelinmeyeceğini kaydediyor.

Ancak özellikle son dönemde büyük yapay zeka geliştiricisi şirketlerden gelen açıklamalar, yapay zekaya olan güvensizliği daha da artıran bir etki yaratıyor. Örneğin Anthropic’in CEO’su Dario Amodei, giriş seviyesi beyaz yakalı işlerin yarısının önümüzdeki beş yıl içinde ortadan kalkacağını söylerken, Microsoft AI’nin CEO’su Mustafa Süleyman ise beyaz yakalı işlerin çoğunun önümüzdeki 12 ila 18 ay içinde yapay zeka tarafından tamamen otomatikleştirileceğine inandığını açıkladı. OpenAI ise, yapay zekanın kitlesel işsizlik yerine kitlesel boş zaman yaratması için 32 saatlik çalışma haftasını savunan bir politika belgesi yayınladı.

Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?-2

Marinela Profi / SAS Küresel Yapay Zeka ve Üretken Yapay Zeka Pazar Stratejisi Lideri

“İnsanın önemi azalmayacak, artacak”

Bazı işlerin dönüşeceğini, bazılarının kaybolacağını; ancak yerine yeni iş alanlarının yaratılacağını belirten Marinela Profi ise, “Özellikle de siber güvenliğin artık büyük bir risk teşkil etmeye başladığı bu çağda, insanların önemi eskisinden çok daha fazla artacaktır. Düzenleyici kurumlar bu sürecin hızına ayak uyduramıyor. Sanırım her teknolojik yenilikte olduğu gibi, bu konuda da farklı ülkelerin ve bölgelerin birbirinden farklı yaklaşımlar benimsediğine şahit olacağız” değerlendirmesinde bulunuyor.

Yapay zekanın daha fazla güven vermesi için düzenleyici kurumlar, başlıca yapay zekâ üreticileri ve tedarikçileri, iş dünyası ve üniversitelerin daha yakın iş birliği içerisinde hareket etmesinin önemine vurgu yapan Profi, şu görüşleri dile getiriyor: “Eğer duraksar, her kararımızı önyargılarla şekillendirmeye başlar ve her şeyi yapay zekânın bize yapmamızı söylediği doğrultuda süzgeçten geçirirsek; hata yapmayı bırakırız, başarısız olmayı bırakırız ve nihayetinde insanlar olarak gelişmeyi de bırakırız. İşte benim asıl endişem budur. Bu nedenle, sonunda önem taşıyan en önemli şeyin yine insanlar olacağını aklımızda tutmayı tercih ediyoruz.”

ABD-Çin rekabeti

Stanford AI Index 2026 raporuna göre de yapay zeka teknik kapasite, yatırım ve yaygın kullanım alanlarında hızla büyüyor; ancak güvenlik ve denetimde geri kalıyor. Rapora göre üretken yapay zeka üç yıl içinde yüzde 53’lük kullanıcı yaygınlığına ulaşırken, kurumsal benimseme oranı da yüzde 88’e çıkmış durumda. Raporun öne çıkan bulguları arasında, ABD ile Çin arasındaki model performansı farkının büyük ölçüde kapandığı da yer alıyor. 2026 yılında yapay zekaya yapılacak yatırımın 6,3 trilyon doları bulacağı ve böylelikle ilk kez teknoloji yatırımlarının toplam iş gücü yatırımlarının önüne geçeceğine işaret ediliyor.

Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?-3

Halil Aksu / Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI) Kurucusu

“Yapay zeka yarışında 3. Ligdeyiz”

Türkiye’nin küresel yapay zeka yarışında ‘Üçüncü Lig’de yer aldığını dile getiren Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAİ) Kurucusu Halil Aksu, “Birinci ligde açık ara ABD ve Çin var; ölçekleri, sermayeleri, veri kapasiteleri ve oyun planları çok farklı. İkinci ligde İngiltere, önde gelen AB ülkeleri ve Hindistan gibi güçlü oyuncular bulunuyor. Üçüncü ligde ise Orta Doğu ülkeleriyle birlikte Türkiye de yer alıyor” diyor.

Yapay zekâyı denetlemenin kolay olmadığını, ancak kurumların bunu mevzuat zorunluluğu değil, kurumsal değerlerinin ve etik sorumluluklarının bir parçası olarak görmesi gerektiğini vurgulayan Aksu, “Hem geleneksel hem üretken yapay zekâ uygulamalarında hukuk, etik, açıklanabilirlik, güvenlik ve hesap verebilirlik ilkeleri en baştan tasarıma dahil edilmeli; uygulamalar düzenli denetlenmeli ve aykırılıklar yaptırımsız kalmamalı” diye konuşuyor. Yapay zekânın daha önce hiç görülmemiş ölçekte etki yaratabildiğine işaret eden Aksu, doğru kullanılırsa sağlıktan ekonomiye, tarımdan iklime, hukuktan kalkınmaya kadar pek çok alanda büyük imkânlar yaratılabileceğini vurguluyor.

Küresel çip yarışında 3 senaryo

  • ABD, elektrik şebekesini yenileyerek liderliğini korur.
  • ABD, gelişmiş çiplerle yapay araştırmalarında önde kalır, Çin’in yapay zeka sistemleri ise güney yarımkürede yayılır.
  • Ticari ve jeopolitik gerilimlerin tırmanması halinde iki ayrı yapay zeka ekosistemi ortaya çıkabilir.
    Kaynak: ICIS (Bağımsız Emtia Bilgi Hizmetleri
Yapay zekaya nasıl güveneceğiz?-4

Stu Bradley / SAS Dolandırıcılık ve Güvenlik İstihbaratı Uygulamalarından Sorumlu Kıdemli Bşk. Yrd.

“Verilerdeki önyargıyı tespit etmeliyiz”
“Verilerdeki önyargıyı tespit etmek, yapay zekayı yaygınlaştırırken karşılaştığımız en büyük risklerden biri. Verilerdeki önyargıyı uygun şekilde değerlendirmezsek, bu önyargılar verdiğimiz kararlara yansıyacak ve daha da kötüsü, daha büyük ölçekte daha fazla karar vereceğimiz için bu önyargılar daha da büyüyecektir. Bu nedenle, model risk yönetimi ilkelerini benimsemek ve bu yönetim gündemini yönlendirmeye yardımcı olmak için piyasadaki teknolojilerden yararlanmak çok önemli. Bugün yapay zekaya bu kadar çok yatırım yapılıyor, ancak bu yatırımdan yeterli geri dönüş alınamıyor. Çünkü yapılan bu bilimsel projelerin hiçbirinde, güvenle üretime geçirilebilecek ve yatırımdan geri dönüş alınabilecek temel prensipler oluşturulmamış durumda. Özellikle finans kuruluşlarının riskleri yönetme biçimleri konusunda farklı düşünmeye başlamaları gerekiyor.”

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL