Savunma sanayiinde ilk 50’ye gireceğiz

Savunma sanayiinde ilk 50’ye gireceğiz

Yerli savunma sanayiinde öncülerinden STM Savunma Teknolojileri Mühendislik’in cirosu 500 milyon doları buldu. STM Genel Müdürü Murat İkinci, 1,5 milyar dolarlık ciroya ulaşıp dünyada en büyük 50 savunma sanayi şirketi arasına girmeyi hedeflediklerini söylüyor.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Türk Silahlı Küvetleri ve Savunma Sanayi Başkanlığı’na hizmet vermek üzere 1991 yılında kurulan STM Savunma Teknolojileri Mühendislik, günümüzde mühendislik, teknoloji ve danışmanlık olmak üzere üç ana alanda faaliyet yürütüyor. 2006 yılında yerli savunma sanayiine yönelik atılımlarla birlikte STM, yeni bir ivme kazandı.

Özellikle Milgem projesiyle birlikte yurtiçinde ve yurtdışında ses getirdi. Siber güvenlik alanındaki çalışmalar, otonom sistemler STM’nin odağında yer alıyor. Ağırlıklı mühendis olmak üzere 700 kişinin çalıştığı şirket, tedarikçileriyle birlikte önemli bir ekosistem oluşturdu.

STM Genel Müdürü Murat İkinci, 500 milyon dolar olan cirolarını 1,5 milyar doların üzerine taşımayı ve böylece dünyada en büyük 50 savunma sanayi şirketi arasına girmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Savunma sanayinde gördüğünüz en büyük eksikliğimiz nedir?
Bizim savunma sanayiinde en büyük eksiğimiz mühendis istihdamı oranının çok düşük olması. Daha çok üretime odaklı bir yapımız var. Bu Türkiye’yi işçilik üreten bir ülke haline getiriyor ve maalesef tasarım üreten bir ülke olamıyoruz. Bu da bizim aşmaya çalıştığımız en önemli konu. Sanayicilerimiz hep ürünleriyle ve fabrikasıyla övünüyor. Bir ekip ile bir çalışan ile övünen sanayicimiz yok. STM olarak 700 kişilik kadromuz var. Dünyada en büyük 100 savunma şirketi içine girmeyi başardık.

Hedefiniz nedir? STM’yi dünyada nerede konumlandırıyorsunuz?
Büyümek istiyorsanız kendi içinizde organik büyümeyeceksiniz. Sizin işinizi destekleyen yapıyı destekleyerek büyümeniz lazım. Bizim yaptığımız şey bu. Bizimle birlikte çalışan 10 binlerce insan var. Hedefimiz böylece savunma sanayiinde dünyada en büyük 50 firma arasına girmek.

İlk 50 arasına nasıl gireceksiniz? Nasıl bir stratej’i oluşturuldu?
İlk 50 bugün için yıllık 1,5 milyar dolarlık ciro demek. Şu anda bunun üçte birini yapıyoruz. 1,5 milyar dolarlık ciro bizim sektör için zor bir ciro değil. Nitelikli bir sistem ihracatıyla bunu yapabilirsiniz. Parça ihracatıyla bu iş olmaz. Milgem bu konuda çok başarılı bir proje. Şu anda STM’nin de yapmaya çalıştığı şey bu. Biz yurtdışında çok aktif olarak projeler takip ediyoruz. Endonezya’da teklif verdiğimiz bir projemiz var. Onu kazanmaya çok yakınız. Hedefe ulaşabilmek için dünyadaki bütün işleri takip ediyoruz.

Hangi işler var?
Denizcilik tarafında en tanınır firma şu anda STM. Pakistan zaten STM’yi deniz endüstrisinin lideri olarak görüyor. Yurtdışında partnerler ile birlikte platform satışını gerçekleştirmek ve bu hedefi ulaşmak çok zor değil. Mühendislik gücümüzle ve tecrübemizi dışarı aktarmakla birlikte olur. Mesela ABD’den örnek verelim, teknoloji transferi yapmak istemiyor. Dost ve kardeş ülkelere gittiğinizde onlarla beraber yaparsınız. Biz gemimizi Pakistan’da üretiyoruz. Pakistan’daki 80 milyon Euro’luk bir proje. Endonezya’da yakında olacak ihale 1 milyar doların üzerinde.

300 civarında tedarikçiniz var. Hedefiniz bu sayıyı artırmak mı yoksa tedarikçilerin niteliklerini yükseltmek mi?
Birincisi niteliklerini arttırmak. Ama biz duran bir şirket değiliz. Yeni bir üretime başladık. O da ‘Kamikaze mini dron’lar. Üzerinde patlayıcı olan dronlar. Bunların ilk denemeleri sahada yapıldı ve başarılı olunca 50’ye yakınını silahlı kuvvetlerimize teslim ettik. Endonezya’da tanıttık, çok şaşırdılar. Şimdi yapacağımız şey şu: Bu dronları kendi içerimizde yapmayı düşünmüyoruz, hepsini dışarıya ürettireceğiz. Bu konuya en yakın olan, yatırıma hazır olan firmaları destekleyeceğiz.

Tedarikçilerin coğrafi bir dağılımı var mı?
Anadolu’nun her yerinden tedarikçimiz var. Ağırlıklı olarak İstanbul, Gebze, Konya, Kayseri, İzmir ve Ankara’da tedarikçilerimiz bulunuyor. Yüzde 60’ı bu çevrede yer alıyor. Bunların içinde Aselsan gibi büyük firmalar da var. Ama birçok yetenekli küçük firma da bulunuyor.

Yılda kaç mühendisi bünyenize katıyorsunuz?
Biz kendi bünyemizdeki istihdam olarak bakmıyoruz. Kendi içimizde çok büyümeyi isteyen bir firma değiliz. 700 mühendisimiz var. Birkaç yıl içinde bu sayıyı bin 500’e ulaştırma hedefimiz bulunuyor. Aynı zamanda çevremizde 10 binlerce kişiye istihdam yaratacak iş yapma amacımız var. Biz gidip olası tedarikçi firmaları inceliyoruz. Eğer orada mühendislik anlamında altyapı yoksa o firma zaten bizim ekosistemimize giremiyor.

Yetenekleri yönetebilmek için özel olarak ne yapıyorsunuz?
Biz insan kaynağı yönetimi yapmıyoruz, stratejik insan gücü yönetimi yapıyoruz. Nitelikli personel istihdam etmeye çalışıyoruz. Bizim yaptığımız iş dünyada en büyük firmaların rakip olduğu bir alan. Bu mühendisler onlar için ilgi çekici. Onlara müthiş bir eğitim altyapısı sunuyoruz. Örneğin bizim denizaltı projesi için mühendise ihtiyacımız var. Türkiye’de üniversitedeki denizcilik bölümlerine gidip oradaki çocuklara seminerler düzenliyoruz. Onların arasında yetenekli ve ilgili olanları belirliyoruz. Buradaki temel hedefimiz STM için çalışacak duruma getirilmeleri. Şu anda bu tanıma uyan 100’e yakın öğrenci bulunuyor. Bizim bunun çok daha üzerinde genç mühendise ihtiyacımız var.

AR-GE yapan, üretim yapan bir şirketin size iş yapmasının koşulu nedir?
Bize iş yapmanın en önemli kriteri o işle ilgili uzmanlık biriktirme kararlığında olması. “En iyilerinden biri olacağız” demesi lazım. Bizdeki en önemli sıkıntı devamlılık. Bir şirketin ayakta kalması için elimizden geleni yapıyoruz. Bizim onlara söyleyeceğimiz şeyleri uygulamaya almaları lazım. Dinlemeyi iyi bilmesini, iyileştirmeleri iyi yapmasını bekleriz. Hedefimiz, yerli üretimi desteklemek, yerli ürün oranını daha da yukarıya taşımak. Nitekim bizim desteğimizle üretimini artıran ve ihracata yönelik çok sayıda şirket var.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap