Yüzde 100 yerli global marka olacağız - Ekonomist

Yüzde 100 yerli global marka olacağız

Yüzde 100 yerli global marka olacağız

‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’ ödülünü kazanan Reeder’ın kurucusu Sezen Saral’ın hedefi büyük. Şirketin ürünlerinde yerlilik oranı yüzde 75’lerde. Saral, “2020’de yedek parçaları da kendimiz üreterek yüzde 100 yerli bir marka haline dönüşeceğiz” diyor.

BURCU TUVAY
[email protected]

Sezen Saral, Reeder ile 2010 yılında ülkemizin ilk e-kitap okuyucu markasını yarattı. Geçtiğimiz yıl Çin’den stratejik yatırım alarak, telefon, tablet ve akıllı saat üretimi yapan fabrikasını Samsun’da kurdu. Böylece Karadeniz Bölgesi’nin tek teknoloji yatırımı olarak milli sermayeye katkı sağladı.

Bu başarıları ona 2018 yılında Ekonomist Dergisi, Garanti Bankası ve KAGİDER işbirli-ğiyle 12’nci kez düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nda ‘Türkiye’nin Kadın Girişimcisi’ ödülünü kazandırdı.

Saral’ın hala büyük hedefleri var. Ürünlerinde yerlilik oranının yüzde 75 olduğunu söyleyen Saral, 2020 yılında yedek parçaları da kendileri üreterek yüzde 100 yerli bir marka haline dönüşeceklerini ifade ediyor.

Saral, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
35 yaşındayım. Evliyim, bir çocuğum var. Bornova Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası Ticaret bölümünü bitirdim. Başarılı bir okul hayatım oldu.

Profesyonel olarak kayak yaptım ve voleybol oynadım. Bu disiplinimi spor geçmişime borçluyum. Arkas’ta staj yaptım ve girişimciliğin ne olduğunu öğrenmeye başladım. Ardından CNR Holding’de yurtdışı satış pozisyonunda çalıştım. Bu şirketten ayrıldığımda
28 yaşında genel müdür yardımcısıydım.

Girişimci olma hikayeniz ne zaman başladı?
ABD’de e-kitap devrimi oldu. Biz de eşimle çok okuyan bir çiftiz. Amazon’dan e-kitap siparişi verdiğimizde Türkiye’ye teslimat yapılmadığını öğrendik. Bunun üzerine Alibaba’dan sipariş verdik. O zamanlar hayatımızda dokunmatik ekranlar bile yoktu. E-kitap bir devrim niteliğindeydi. E-kitap okuyucumuz bozulunca eşim tamir etti. İnternete koyup açık artırmayla inanılmaz bir fiyata sattık.

Bu ürünün insanların hayatlarını değiştireceğini düşündük. Ürünü yurtdışından getirip satmaya başladık. Idefix “Ürünü getirin, biz sitemize koyalım” dedi. Tayvan’a gidip BenQ’nun Türkiye distribütörlüğünü almak istedik. Ancak “Bu ürünle Türkiye pazarına girme düşüncemiz yok” yanıtını aldık. Bunun üzerine 2010 yılında Türkiye’nin ilk e-kitap okuyucusu markasını yarattık.

Bu alanda Türkiye’de nasıl bir pazar oluşturdunuz?
Altı ayda 10 bin adet satış gerçekleştirdik. E-kitap okuyucular tabletlere evrilmeye başlayınca 2010’da Reeder markasıyla Türkiye’nin ilk lokal markalı Android tabletini piyasaya sunduk. İlk getirdiğimizde kimseye satama-
dık. Sonra bir elektronik zinciri ürünümüzü satmayı kabul etti. Bunun üzerine satışlarımızda patlama yaşandı. 2013 yılında Intel ile işbirliği yaptık.

Tüm ürünlerimiz Intel işlemciye dönüştü. 2014 yılında EMEA bölgesinde en fazla Intel işlemcili tablet satan firma olduk. 2015 yılında sektör yine evril-meye başlayınca akıllı telefonlara giriş yaptık. En çok satılan akıllı telefonlar listesinde ilk 20’ye girdik. 2016 yılında Endeavor Türkiye tarafından seçildik. 2017 yılında EY Türkiye’nin kadın girişimcileri arasına girdim. Bu network’ler bize EBRD’den KOBİ desteği almamıza katkı sağladı.

“BU ÖDÜL BAŞIMA GELEN EN GÜZEL ŞEY”
“Lise ve üniversite hayatım boyunca babam bana her hafta okuduğu Ekonomist Dergisi’ni altı çizili yerleri ve notlarıyla yollardı. İş hayatımda başıma gelen en güzel şey, Türkiye’nin Kadın Girişimcisi ödülünü kazanmak oldu. Bizim gibi kafası 7/24 işte olan, sürekli hesap yapan insanların üretme enerjisi hiç bitmiyor.

Bu zorlu hayatta hiçbir zaman kutlama kafasına gelemiyorsunuz çünkü daha başaracak çok şey olduğunu düşünüyorsunuz. Böyle bir ödül aldığınızda enerjiniz başladığınız noktanın da ötesine geçiyor.

Benim için bu ödül o kadar kıymetli ki, her bunu konuştuğumda ve düşündüğümde gözlerim doluyor. Tüm kadınlara ve kadın girişimci adaylarına cesaret veren bir ödül olarak değerlendiriyorum.”

Nasıl bir katkı sağladı?
Onların ön ayak olmasıyla Çinli tedarikçimizle masaya oturduk. Çünkü bize değer katacak paydaşlara ihtiyacımız vardı. Daha çok değer yaratan bir firma olmak için EBRD’nin önerisiyle Çinli tedarikçimizle stratejik ortaklık yaptık. Yüzde 10 hisse satışı gerçekleştirdik. AB’nin Samsun’a yaptığı lojistik köyü projesi çok ilgimizi çekti, bu nedenle Samsun’a yatırım yapma kararı aldık. Çinli ortağımızdan yarattığımız kaynağın tümüyle 2018 yılında Samsun’da fabrika kurduk.

Fabrika ne kadarlık bir büyüklüğe sahip?
8 milyon TL’lik yatırımla kurulan 3 bin 500 m2 kapalı alana sahip fabrikamızda 83 kişi çalışıyor. İlk olarak bu fabrikada tuşlu telefon üretmeye başladık. Türkiye’de ayda 10 bin adet tuşlu telefon satılıyor. Bunların çoğu kaçak. Biz de Turkcell ile işbirliği yaparak Askercell tarifesiyle askerlere tuşlu telefon satıyoruz. Ayda 5 bin adet üretiyoruz. Türki Cumhuriyetler, Afrika ve Kıbrıs’a da yavaş yavaş ihracata başladık. Şimdi de P13 Lite adıyla akıllı telefon üretmeye başlayacağız.

Akıllı telefonda hedefleriniz neler?
2018 yılına kadar Çin’den ithalat yaptık. Şimdi Türkiye’de üretime başlayacağız. Ayda 5 bin adet üretim yapacağız. Ayrıca ayda 25 bin adet tablet satışımız var.

Ajandanızda başka stratejik işbirlikleri var mı?
Ürünlerimizin yerlilik oranı yüzde 75’lerde. Ancak batarya gibi yedek parçalar için yine Çinli ortaklar bularak kendi fabrikamızın etrafında üretmeye başlayacağız. 2020 yılında yedek parçaları da kendimiz üreterek yüzde 100 yerli bir marka haline dönüşeceğiz.

Bu yılı ne kadarlık bir ciroyla tamamlamayı planlıyorsunuz?
2018 yılını 70 milyon TL ciro ile kapattık. 2019 yılında bunu 150 milyon TL’ye ulaştıracağız.

Yurtdışına yönelik hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?
Önümüzdeki dönemde bazı gelişim alanlarımız olacak. Bunlardan biri ihracat. Çünkü Ree-der’ı global bir dünya markası haline getirmeyi hedefliyoruz. Öncelikle Türki Cumhuriyetler, Doğu Avrupa ve Afrika’ya ihracata başlayacağız. Bunun dışında ürünlerimizi çeşitlendireceğiz. Türkiye’de ilk kez akıllı çocuk saati üreteceğiz. Büyüklere yönelik akıllı bileklik üretimine de nisan ayında başlayacağız. Kulaklık alanına da girebiliriz. Ayrıca Samsun’da bir uygulama (app) yazan ekibimiz var. Biz kendi app’imizi yapabilecek yeteneğe sahibiz. Reeder ürünlerine özel uygulamalar geliştiriyoruz. Oyun yazıyoruz. Bu alanda da yeni uygulamalar geliştireceğiz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap