İlk olarak atlı okçulukla ilgilenen bir grup gönüllü, at üzerindeki oyuncuların ellerindeki sopayla topu rakip takım kalesine atması esasına dayanan çevganın yaşatılması için yaklaşık 8 yıl önce bir araya geldi.
Aralarında öğretim görevlisi ve esnafın yer aldığı grup, hobi amaçlı başladıkları atlı spor geleneğini yaklaşık 6 yıldır Paşabahçe Mesire Alanı yakınlarında oluşturdukları alanda oynuyor.
Türkiye'deki tek çevgan takımı olan Elit Polo Çevgan Atlı Spor Kulübü'nü kuran gönüllüler, Azerbaycan'da 1. Çevgan Dünya Şampiyonası'na da katıldı.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Türk Halk Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Elit Polo Çevgan Atlı Spor Kulübü Başkanı Fatih Köse, AA muhabirine, kökeni milattan önce 3. yüzyıla dayanan çevganın Türkistan coğrafyasında Orta Asya'da Türkler tarafından ortaya çıkarılmış kadim bir atlı spor olduğunu söyledi.
Oyunun eskiden savaş talimi olarak icra edildiğini belirten Köse, "Türkler aracılığıyla Partlar'dan İran'a geçmiş ve daha sonra dünyanın doğu medeniyetindeki bütün unsurlarına yayılmış, Bizans dahil bu oyun oynanmaya başlanmış. Oyunların kralı, kralların oyunu şeklinde icra edilmiş." dedi.
İngilizlerin 19. yüzyılda bu oyunla tanıştığını, bunu "polo" adıyla biraz daha sistemli, modern bir spor branşı haline getirerek dünyanın batı kısmına da yaydığını ifade eden Köse, "Bu tarihten sonra modern şekli olan polo dünyada kabul görülüyor ve oynanıyor. Kökü bize ait olan 2 bin 400 yıllık kadim bir oyun. 2003 yılında UNESCO'ya Azerbaycan adına Karabağ Atlı Spor Oyunu şeklinde tescil edilmiş bir oyun." diye konuştu.
Köse, Anadolu coğrafyasında da Selçuklulara kadar bu oyunun oynandığını ve Osmanlı'yla beraber bir kesintiye uğradığını anlattı.
Osmanlı devrinde bu oyunun oynanmadığını dile getiren Köse, şunları kaydetti:
"İran ile Osmanlı coğrafyası arasında İran'da fazlaca benimsendiği için biraz da siyasi bir ayrılık ihdas etmek isteniyor. Bu gibi kültürel alanlar da buna dahil ediliyor ve o yüzden Osmanlı çevgan oynamayı bırakmış, yerine ciriti ihdas etmiş. Biz bu meseleyi kültür mirası olarak görüyoruz. Geri kalan Türk coğrafyalarında da bu oyun oynanıyor, bir ortak miras. Bu mirasa sahip çıkmak adına 5-6 yıl evvel kendi imkanlarımızla bu oyunu yeniden oynamaya başladık. Tanınması için elimizden geleni yapıyoruz. Küresel arenada ekip olarak ülkemizi temsil ettik, 2 dünya, 1 Avrupa şampiyonası, 1 Bağımsız Devletler Topluluğu Oyunları'na katıldık. Umuyoruz ki başkaca illerde veya bölgelerde bu oyun benimsenir, başka takımlar da ortaya çıkar. Bu mirasa Türkiye ve Anadolu olarak sahip çıkmış oluruz, bu spor branşında iyi yerlere gelmiş oluruz. Türkiye'de ilk ve tekiz, rakip bekliyoruz."
Daha önce kulüp olarak atlı okçuluk yaptıklarını belirten Demir, "5-6 yıl önce amatör olarak başladığımız çevganı geliştirdik. Azerbaycan'da 1. Çevgan Dünya Şampiyonası'na katıldık ve dönüşte Avrupa şampiyonasına katıldık. Amacımız, bu sporu Sivas'ta ve Türkiye'de geliştirmek." dedi.
Türkiye'de bu sporu yapan ilk kulüp olduklarını vurgulayan Demir, "8 kişilik bir ekibimiz, öğretim üyesi ve esnaf arkadaşlarımız var. Hobi olarak başladık ve sevdiğimiz için bunu profesyonelleştirmeye niyetlendik. Bir yatırım yaptık ve amacımız bu sporu Sivas'ta ve Türkiye'de yaymak." ifadelerini kullandı.