Dünyanın neresine giderseniz gidin, hangi havayoluyla uçarsanız uçun, uçağa biniş kapınız neden her zaman sol taraftadır; hiç düşündünüz mü?
1 Denizcilikten Gelen Miras
Havacılık, emekleme dönemindeyken pek çok kuralını ve terimini denizcilikten ödünç almıştır. Tıpkı gemilerde olduğu gibi uçaklarda da:
İskele (Port): Sol taraf
Sancak (Starboard): Sağ taraf
Eski gemilerde dümen palası sağ tarafta bulunduğu için gemiler limana genellikle sol taraflarından (iskele) yanaşırdı. Bu durum, yolcu ve yük tahliyesinin sol taraftan yapılmasını bir standart haline getirdi. Havacılık sektörü de bu "güvenli yanaşma" disiplinini doğrudan uçak tasarımlarına entegre etti.
2 Operasyonel İş Bölümü ve Hız
Uçağın sol tarafı yolculara ayrılmışken, sağ taraf uçağın adeta "servis mutfağı" gibidir. Bu iş bölümü operasyonel verimliliği maksimuma çıkarır:
Güvenli Alan: Yolcular sol taraftaki körük veya merdivenlerden uçağa geçerken; sağ tarafta yakıt ikmali, valiz yükleme ve yemek (catering) araçları çalışır.
Karmaşayı Önleme: Yolcu trafiği ile ağır iş makinelerinin rotası birbirine karışmaz. Bu da apron kazalarını minimuma indirir.
3 Pilotun Görüş Açısı
Eskiden uçakların terminale yanaşması bugünkü kadar otomatik değildi. Kaptan pilotlar genellikle uçağın sol koltuğunda oturur. Uçağı terminale veya körüğe yanaştırırken, sol taraftaki mesafeyi ve kapı hizasını kendi pencerelerinden çok daha net görebildikleri için biniş kapısının sol tarafta olması teknik bir zorunluluk olarak yerleşmiştir.
4 Küresel Bir Standart
Eğer her uçak tipi farklı bir kapı düzenine sahip olsaydı, havalimanlarındaki körük (jet bridge) tasarımları tam bir kaosa dönerdi. Dünyanın her yerinde uçakların sol taraftan yolcu alması, havalimanı mimarisinin ve ekipmanlarının standartlaşmasını sağlayarak milyarlarca dolarlık tasarruf ve operasyonel kolaylık yaratır.