Yabancıların gözü 23 Haziran’da olacak

Yabancıların gözü 23 Haziran’da olacak

Dört ayda 258 milyon dolarlık alım yapan yabancı yatırımcılar, İstanbul’da yerel seçimin tekrarlanması kararıyla artan belirsizlik ve ABD ile gerginliğin etkisiyle temkinli. Uzmanlara göre bu sorunlar çözülürse yabancı yatırımcılar gelir. Aksi halde ciddi çıkışlar yaşanabilir.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

2018’de yabancı yatırımcılar Türkiye hisse piyasasında 2 milyar dolarlık satış yaptı. BİST-100 de 2018’i yaklaşık yüzde 20 kayıpla geride bıraktı.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

2019’a geldiğimizde ise yabancıların, ocak ayında 798,5 milyon dolarlık ve şubat ayında 109,7 milyon dolarlık net hisse alımı, mart ayında 659 milyon dolar net hisse satışı yaptığı görülüyor.

Nisan ayında ise yabancıların net hisse alımları 8 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece 2019 Ocak-Nisan’ı kapsayan dört aydaki alım, 258 milyon dolar oldu. Dört ayda YKB, İş C, Akbank ve Vakıfbank, yabancıların en çok alım yaptığı ilk 10 hisse arasında yer alırken, satışta banka hissesi olarak sadece Halkbank var. THY’deki 209,6 milyon dolara ulaşan yüksek net satış miktarı ise dikkat çekici.

ALGI BOZULUYOR
Peki, bu tablo nasıl yorumlanmalı? 2018 Ağustos’ta kurlardaki yükselişlerle şirket değerlemelerinin ucuz seviyelere geldiği, yabancıların bu ucuzluğu kullanmak için alım yaptığı belirtiliyor.

Bu noktada ocak ayı başında ABD Merkez Bankası’nın (FED) piyasalara güvercin mesajlar vererek faiz artırımında sabırlı olacağını açıklamasına da değinmek gerekiyor. Global Menkul Değerler Stratejisti Rıdvan Baştürk, FED’in açıklamasından sonra riskli varlıklara talebin arttığını, gelişmekte olan ülke (GOÜ) piyasalarına fon girişleri olduğunu söylüyor.

Yılın ilk aylarındaki hisse alımlarını da FED’in piyasa dostu mesajlarına bağlıyor. Ancak Baştürk, “Mart ayından itibaren artan siyasi riskler, ABD ile gergin ilişkiler, Merkez Bankası’nın seçim öncesi TL’yi kısması ve Londra swap piyasasında sert yükselen faizlerle TL varlıklar üzerindeki algı bozuldu” diyor. Kredi risk priminin (CDS) 480’lere yükselmesinin de TL varlıkları baskıladığı görülüyor.

YSK SÜRECİ ETKİLEDİ
Seçim belirsizliği yabancı yatırımcının da gündemindeydi. Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kararının beklenmesiyle yabancılar da temkinli davranmaya başladı. Sonunda YSK geçen hafta İstanbul’daki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edilmesine ve 23 Haziran’da tekrarlanmasına karar verdi.

GCM Yatırım Ekonomisti Enver Erkan, YSK sürecinin yabancı yatırımcının hissede beklemeye geçmesine ve yeni hisse alımı yapmamasına neden olduğu bilgisini veriyor. Erkan, bu dönemde borsanın dar bir marj içinde fiyatlama yapmasını da yabancıların temkinli duruşuna bağlıyor. Bu süreçte finansal piyasalara ilişkin belirsiz hava ile TL’deki baskının artması, ABD ile ilişkiler gibi etmenler de bu temkini artıran unsurlar arasında sıralanıyor.

YENİ HİKAYE LAZIM!
Piyasa oyuncularının belirsizliği sevmediği, iç piyasada ise belirsizliğin özellikle YSK’nin kararıyla yükseldiği aktarılıyor. Global Menkul’den Rıdvan Baştürk’e göre, TL varlıkların ön plana çıkması için yeni bir hikâye şart. Ancak 23 Haziran’da İstanbul’da tekrarlanacak seçime kadar bu hikayenin yaratılması zor. Baştürk,

“Seçim güvenilir şekilde atlatılır, ABD ile sorunlar çözülür, ekonomik reformlara ağırlık verilirse yabancılar tekrar gelir. Aksa halde çıkışlar olacak” diyor. Gedik Yatırım Araştırma Direktörü Ali Kerim Akkoyunlu ise mart ayındaki yüksek satışların nedenini seçim belirsizliğine ve ABD ile süregelen F35 ile S400 anlaşmazlığına bağlıyor.

Alım için öngörülebilir bir siyasi ortam oluşması gerektiğine dikkat çeken Akkoyunlu, sürdürülebilir reform programı ve uluslararası ilişkilerin düzelme trendine girmesinin de şart olduğunu vurguluyor.

2.2 MİLYAR $’LIK SATIŞ
Yılbaşından 26 Nisan’a kadarki süreçte yabancı yatırımcılar devlet iç borçlanma senetlerinde (DİBS) net 2 milyar 187 milyon dolarlık satış yaptı. Ahlatcı Yatırım Araştırma Uzmanı Muammer Demir, bu satışları kurdaki dalgalanmaya, artan CDS risk primine, yurtdışı swap piyasasındaki yüksek oynaklığa bağlıyor.

Demir, İBB Başkanlığı seçim sürecine yönelik belirsizliklerin sürmesi, seçimin 23 Haziran’da tekrarlanacak olması ve Merkez Bankası’nın rezervlerine ilişkin yabancı basındaki haber akışlarının yabancıların algısını bozduğuna değiniyor. Muammer Demir, faizlerde olası aşağı yönlü beklentinin ötelenebileceği algısının DİBS’lere talepte ilk yarı sonuna kadar baskı oluşturabileceğini de öngörüyor.

YABANCILAR TEDİRGİN
Peki, yabancı kurumlar Türkiye piyasası için ne düşünüyor? Yabancı kurumların ortak kanısı, ekonomiye odaklanılması gerektiği ancak seçim ortamından çıkılamamasının risk priminde artışa neden olduğu yönünde. Bu kurumlara göre, yabancı fonlar siyasi belirsizliğin geri gelmesi riskiyle döviz pozisyonlarını azaltabilir, sermaye çıkışı hızlanabilir.

YABANCI KURUMLAR NE DİYOR?
COMMERZBANK

İstanbul’da seçimin yenilenmesi kararıyla TL’de sert kayıplar görüldüğünü belirten Commerzbank, ekonomide istikrar sağlayacak efektif önlemlerin alınma olasılığı azalmışken dolar kurunun 6,00 TL seviyesinin üzerinde kalacağına dair çok neden olduğunu aktarıyor.

STANDARD CHARTERED
“Seçimin yenilenmesi olasılığıyla TL’de short pozisyon (açığa satma) fikrindeydik” diyen Standard Chartered, bunu sürdürdüklerini söylüyor ve TL’den GOÜ paralarına göre kötü performans bekliyor. Standard Chartered, yabancı yatırımcıların bir kez daha Türkiye’deki demokratik kurumların ne kadar kırılgan olduğunu gördüğünü de kaydediyor.

DEUTSCHE BANK
Yılın kalanında 10 yıl vadeli Türk tahvillerinin iyi getiri sağlayacağı görüşünde. Yıl sonu için 10 yıl vadeli lokal Türk tahvillerinde faiz tahmini yüzde 16 olan kurum, yıl sonuna kadar yüzde 7,2 fazla getiri bekliyor. Kurum analistleri, “Cari reel faizler, Türkiye’ye yatırım çekmek için yüksek. Önümüzdeki aylarda enflasyonun düşeceğini beklememizden dolayı daha da yükselecek” yorumunu yapıyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap