ABD-İsrail-İran savaşının 38. gününde Tahran'dan Tel Aviv'e ve Körfez ülkelerine misilleme füzeleri peş peşe ateşlenirken ABD basını masadaki 'iki aşamalı ateşkes planını' yazdı. Bölgeden gelen son raporlar, askeri hareketliliğin sınır hatlarında ve stratejik noktalarda yoğunlaştığını gösteriyor.
17:02 UAEA: İran'daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınında askeri faaliyetler zararlı sonuçlar doğurabilir
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, ABD ve İsrail'in saldırı düzenlediği İran'daki Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınında "askeri faaliyetlerin", İran, ötesindeki insanlar ve çevre için zararlı sonuçlar doğurabileceği konusunda uyardı.
UAEA'nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, ABD ve İsrail'in saldırı düzenlediği Buşehr Nükleer Enerji Santrali'ne ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, UAEA'nın, yeni uydu görüntüleri üzerinden yaptığı analize göre, Buşehr Nükleer Enerji Santrali yakınına saldırılar yapıldığını doğruladığı, bu saldırılardan birinin santralin çevresine sadece 75 metre mesafede gerçekleştiği kaydedildi.
5 Nisan'da alınan görüntülerin analizine göre Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin zarar görmediği aktarılan açıklamada ayrıca, UAEA Başkanı Grossi'nin görüşlerine yer verildi.
Grossi, büyük miktarda nükleer yakıt içeren ve faal bir tesis olan Buşehr'in yakınında devam eden "askeri faaliyetlerin", İran ve ötesindeki insanlar ile çevre için zararlı sonuçlar doğuran radyoaktif sızıntısına neden olabilecek ciddi bir kazaya yol açabileceği uyarısında bulundu.
Hedeflerin niteliğinden bağımsız olarak bu tür saldırıların nükleer güvenlik açısından gerçek bir tehlike oluşturduğunu ve durdurulması gerektiğini vurgulayan Grossi, nükleer tesislerin ve çevresindeki alanların asla hedef alınmaması gerektiğini dile getirdi.
Buşehr Nükleer Enerji Santrali 28 Şubat'tan bu yana 4 kez hedef alındı
İran'ın güneyindeki Basra Körfezi'nde bulunan Buşehr Nükleer Enerji Santrali, 4 Nisan sabahında ABD-İsrail saldırılarında hedef alınmıştı. Saldırı sonucu santraldeki güvenlik personelinin hayatını kaybettiği belirtilmişti. Buşehr Nükleer Enerji Santrali, 28 Şubat'tan bu yana dördüncü kez ABD-İsrail saldırılarının hedefi olmuştu.
16:51 Japonya, İran'ı Hürmüz Boğazı'ndaki tüm gemilerin seyir güvenliğini sağlamaya çağırdı
Japonya Dışişleri Bakanı Motegi Toşimitsu, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ile görüşmesinde, İran'ı, Hürmüz Boğaz'ındaki tüm gemilerin seyrüsefer güvenliğini sağlamaya çağırdı.
Japonya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Motegi, İranlı mevkidaşı Erakçi ile telefonda görüştü.
Görüşmede, Erakçi, İran'daki mevcut durumu ve İran'ın tutumunu aktardı.
Misilleme saldırılarının devam etmesinden ciddi endişe duyduğunu belirten Motegi, Japonya'nın, durumun bir an önce yatıştırılması konusundaki kararlılığını yineledi.
Motegi, İran'ı, ilgili ülkelerle sürdürülen diplomatik çabalara samimi şekilde katılmaya ve ülkesine ait gemiler dahil tüm gemilerin, Hürmüz Boğaz'ındaki seyrüsefer güvenliğini sağlamaya çağırdı.
Japonya Dışişleri Bakanı Motegi'nin, İran'da gözaltında tutulan Japon vatandaşlarının bir an önce serbest bırakılması yönündeki taleplerini yinelemesinin üzerine Erakçi, bu talebi ciddiye aldığını ifade etti.
Bakanlar, durumun bir an önce yatıştırılması için yakın teması sürdürme konusunda mutabık kaldı.
16:03 İran basını: ABD-İsrail, Şiraz Petrokimya Kompleksi'ne saldırdı
ABD ve İsrail'in, İran'ın Fars eyaletinin Şiraz kentindeki Petrokimya Kompleksi'ne saldırı düzenlediği bildirildi.
İran'ın yarı resmi Mehr Haber Ajansı'nın Şiraz kentine bağlı Mervdeşt İlçe Kaymakamlığına dayandırdığı habere göre, ABD-İsrail, ülkenin güneyindeki Aseluye petrokimya tesislerinin ardından Şiraz'daki Petrokimya Kompleksi'ne de saldırı gerçekleştirdi.
Saldırıda tesisin küçük bir bölümünün hafif hasar gördüğü aktarıldı.
ABD-İsrail'in İran'ın güneyindeki Aseluye'de Pars Özel Ekonomik Bölgesi'ne düzenlediği saldırıda petrokimya üretim tesislerinin hasar gördüğü bildirilmişti.
İran'da devlete ait Ulusal Petrokimya Sanayi Şirketi, petrokimya tesislerinde saldırı sonrasında çıkan yangının kontrol altına alındığını ve herhangi bir can kaybı bilgisi olmadığını duyurmuştu.
15:44 İran, İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini açıkladı
İran, Tel Aviv ve Hayfa'daki stratejik merkezler, Birussebi (Berşeva) kimya fabrikaları ve İsrail ordusunun mevzileri ile Birleşik Arap Emirlikleri'nde (BAE) İsrail'in insansız hava aracı (İHA) üretim merkezi ve ABD'nin Kuveyt'teki Ali es-Salim Hava Üssü'ne saldırılar gerçekleştirdiğini duyurdu.
Devrim Muhafızları Ordusu, ABD-İsrail saldırılarına karşı başlatılan "Sadık Vaat 4 Operasyonu"nun 98. dalgası kapsamında İsrail ve ABD hedeflerine yeni saldırılar düzenlendiğini bildirdi.
Operasyonun ilk aşamasında İsrail'e ait "SDN7" adlı konteyner gemisinin seyir füzeleriyle vurulduğu ve Tel Aviv'in kuzey ve güneyindeki stratejik merkezler, Hayfa'daki stratejik merkezler, Birussebi'deki kimya şirketleri ve fabrikalar ile İsrail ordusunun Birussebi'deki mevzilerinin balistik füze saldırılarının hedefi olduğu ifade edildi.
Saldırıların devamında da BAE ve İsrail arasındaki ortak insansız hava aracı üretim merkezi ve Kuveyt'teki Ali es-Salim Üssü'nde konuşlanmış bir dizi uçağın, insansız hava araçları ve füzelerle vurulduğu aktarıldı.
15:21 Tahran'da doktorlar, ABD ve İsrail'in sağlık merkezlerini hedef alan saldırılarını protesto etti
İran'ın başkenti Tahran'da doktorlar, ABD ile İsrail'in ülkedeki sağlık merkezlerini ve hastaneleri hedef alan saldırılarını protesto etti.
ABD ile İsrail'in İran'a yönelik saldırıları devam ederken, Tahran'da doktorlar ve tıp öğrencileri sağlık merkezlerinin vurulmasına tepki gösterdi.
Başkentteki İmam Humeyni Hastanesi yerleşkesinde toplanan göstericiler, "İsrail'e ölüm, ABD'ye ölüm" sloganları attı.
Gösteride, İran bayrakları ve ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarında hayatını kaybeden sağlık personellerinin resimleri taşındı.
15:01 İspanya Dışişleri Bakanı Albares: "Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor"
İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, ABD-İsrail ile İran arasında mevcut şartlarda arabuluculuğun gerçek bir olasılık olmadığını, Orta Doğu'daki çatışmaların tüm cephelerde devam etmesinin beklendiğini söyledi.
Albares, İspanya devlet televizyonu RTVE'ye yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını ve Orta Doğu'daki çatışmaların yol açtığı krizi değerlendirdi.
"Şu anda İspanyol halkına gerçeği söylemeliyiz. Her şey savaşın tüm cephelerde devam edeceğini gösteriyor." diyen Albares, mevcut şartlarda müzakere masasına geri dönmenin, çatışmaları durdurmak için arabuluculuk yapılmasının "gerçek bir olasılık olarak göremediğini" belirtti.
İspanya Dışişleri Bakanı, "bir arabuluculuk için hem İran'ı hem de ABD'yi dahil etmek gerektiğini, ikisi de dahil olmadan Hürmüz Boğazı'nı açmanın ve gerginliği azaltmanın çok zor olduğunu" söyledi.
Albares, "Orta Doğu'nun onlarca yıldır içinde bulunduğu, bitmek bilmeyen savaşın yayılması riskini görüyoruz." diyerek, şöyle devam etti:
"Orta Doğu halklarının birbirleriyle savaş dışında başka bir şekilde ilişki kurmasının mümkün olmadığı görülüyor. Ancak bu durum en azından ekonomik sonuçlarıyla tüm dünyayı etkileyen bir boyuta ulaştı. Bu nedenle İspanya savaşa karşı çıkıyor, müzakerelerin başlatılması ve gerilimin azaltılması çağrısında bulunuyor. Bu yolu izlemeye devam edeceğiz."
Türkiye, Katar, Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan'daki mevkidaşlarıyla sürekli temas halinde olduklarını belirten İspanya Dışişleri Bakanı, "Savaş ve bu savaşın nasıl sona ereceği konusunda endişeler var. Bu savaş, iki savaş arasında sadece bir ara olarak ya da tüm dünyada bir silahlanma yarışı olarak sona eremez. Maalesef güvenliksiz olma duygusu arttı." dedi.
İspanya'nın sağlam enerji arzı var
Tüm dünyayı etkileyen enerji krizinden diğer ülkelere nazaran İspanya'nın daha az etkilendiğini savunan Albares, "Ülkemizin sağlam ve çeşitlendirilmiş bir enerji arzı var. Birkaç gün önce Cezayir'deydim ve bu ülkenin cumhurbaşkanı bizzat, istenirse İspanya'ya gaz hacminin artırılacağını garanti etti. Ayrıca bunu mümkün kılmak için enerji altyapısını genişletme arzusunu da dile getirdi. Başka ortaklarımız ve çok miktarda yenilenebilir enerjimiz var. Bu da İspanya'nın enerji egemenliğinin çok önemli bir yüzdesini garanti ediyor. Yenilenebilir enerjinin bize ulaşması Hürmüz Boğazı'na veya başka bir boğaza ihtiyaç duymuyor." açıklamasında bulundu.
Albares, her şeye rağmen küresel enerji sonuçlarının ciddiyetinin farkında olduklarına dikkati çekerek, "Dünyanın gaz ve petrolünün beşte birinin Hürmüz Boğazı'ndan geçtiğinden bahsediyoruz. Gübre gibi diğer ürünler de tarım ve gıda üretimi için kesinlikle hayati önem taşıyor. Bunun şu anda Afrika'da yarattığı etkiyi bir düşünün. Kıta genelinde gıda egemenliği birçok ülkede zaten çok kırılgan ve bu durum daha da tehlikeli hale geliyor." şeklinde konuştu.
İspanya, bu çatışmayı tırmandırabilecek herhangi bir müdahalenin tartışıldığı hiçbir toplantıya katılmayacak
Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin garanti edilmesi için geçen hafta İngiltere'nin öncülüğünde 40 ülkenin katılımıyla yapılan toplantıya İspanya'nın kendi isteğiyle katılmadığını da ifade eden Albares, "Davet edildim ancak İspanya katılmamaya karar verdi çünkü İspanya, bu çatışmayı tırmandırabilecek herhangi bir müdahalenin, ister güç ister güvenlik yoluyla olsun, tartışıldığı hiçbir toplantıya katılmayacak." dedi.
Diğer yandan İran'a yönelik saldırılarda ABD'ye destek vermeyip, "Savaşa hayır" sloganına öncülük etmesinden dolayı İspanya ile ABD arasında mevcut durumda herhangi bir sorun olup olmadığıyla ilgili soruya ise Albares, "Bu, şu anda iki tarafın da ele aldığı bir konu değil. (Askeri üslerin kullanılmasına izin verilmemesi) İspanya, egemenlik gücünü kullandı. Hedefsiz gördüğümüz, küresel ekonomi ve İspanyolların maliyesi için çok ciddi sonuçlar doğuran bir savaşın devamını teşvik eden, tırmandıran veya izin veren hiçbir şeye katılmayacağımızı açıkça belirttik." cevabını verdi.
14:50 İsrail Savunma Bakanı: “İsrail ordusu İran’ın en büyük petrokimya tesisine saldırı düzenledi”
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran'ın "en büyük" petrokimya tesisine saldırı düzenlediklerini duyurdu.
Katz, konuyla ilgili açıklama yaptı.
"İsrail ordusu Aseluye kentindeki İran’ın en büyük petrokimya tesisine saldırı düzenledi." diyen İsrail Savunma Bakanı, İran'ın petrokimya ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini karşılayan iki tesisin artık devre dışı bırakıldığını iddia etti.
14:39 İran misillemesinde İsrail'in merkezindeki 27 noktaya füze parçaları düştü
ABD ve İsrail'in saldırıları sürerken, İran'ın İsrail'in merkezini hedef alan misillemesinde başkent Tel Aviv ile çevresindeki 27 noktaya füze parçaları isabet etti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran'dan füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeleri engellemeye çalıştığı bildirildi.
Açıklamasından kısa süre sonra başkent Tel Aviv başta olmak üzere İsrail'in merkezindeki birçok kentte sirenler çaldı.
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, İsrail'in merkezinde 27 noktaya füze parçalarının düştüğüne dair rapor aldıklarını bildirdi.
Açıklamada, Ramat Gan'da biri orta, diğeri hafif 2 kişinin yaralandığı aktarıldı.
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesi ise isabet olan bölgelere kurtarma ekiplerinin sevk edildiğini kaydetti.
13:32 Bahreyn: Savaşın başından bu yana İran kaynaklı 188 füze ve 468 İHA engellendi
Bahreyn, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın başladığı günden bu yana İran kaynaklı 188 füze ve 468 insansız hava aracının (İHA) hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Bahreyn ordusunun sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, 28 Şubat’tan itibaren ülkeyi hedef alan İran kaynaklı füze ve İHA saldırılarına ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, Bahreyn'i hedef alan saldırılara karşı hava savunma sistemlerinin sürekli teyakkuzda olduğu ve savaşın başladığı günden bu yana 188 füze ve 468 İHA'nın hava savunma sistemlerince etkisiz hale getirildiği ifade edildi.
İran; ABD ve İsrail'in saldırılarına misilleme kapsamında 28 Şubat'tan bu yana Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere ABD üslerinin bulunduğu bazı bölge ülkelerinde belirlediği kritik hedeflere füze ve İHA saldırıları düzenliyor.
13:07 İran, İsrail'e ait bir seyir füzesinin hava savunma sistemleriyle engellendiğini açıkladı
İran, İsrail'e ait 450 kilogram savaş başlığı taşıyan bir seyir füzesinin hava savunma sistemleriyle engellendiğini duyurdu.
İran devlet televizyonunun, ordunun açıklamasına dayandırdığı haberde, "İsrail'e ait gelişmiş bir AGM-58-B seyir füzesi, İran'ın batısında Gültepe (Hemedan eyaletine bağlı kasaba) semalarında ülkenin entegre hava savunma ağı tarafından önlenerek imha edildi." ifadelerine yer verildi. Vurulan seyir füzesine ait olduğu iddia edilen görüntüler ülke medyasında yayımlandı.
12:46 "Arabuluculara yanıtımızı hazırladık, gerektiğinde bilgilendirme yapılacak"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ile İran arasındaki mesaj trafiğine dikkati çekerek, "Arabuluculara yanıtımızı hazırladık, gerekli görüldüğünde bilgilendirme yapılacaktır." dedi.
Bekayi, başkent Tahran'da haftalık basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda Bekayi, ABD'nin daha önce de kendilerine 15 maddelik bir teklif ilettiğini ancak bu teklifin aşırı talepler içerdiğini ve mantıksız olduğunu karşı tarafa ilettiklerini belirtti.
Bekayi, "Kendi çıkarlarımız doğrultusunda taleplerimizi belirledik. Arabuluculara yanıtımızı hazırladık gerekli görüldüğünde bilgilendirme yapılacaktır." dedi.
İran'ın meşru taleplerini dile getirmekten çekinmediğini söyleyen Bekayi, askeri olarak sahada mücadele ederken aynı zamanda diplomasinin de görevini yerine getirdiğini ifade etti.
Bekayi, geçmiş müzakere tecrübelerinden ders alarak tamamen ülkenin savunmasına odaklandıklarını ve müzakerelerin tehdit veya ültimatom ile bağdaşmadığını dile getirerek, ateşkesin askeri olarak toparlanma manasına geldiğini bu nedenle kendilerinin ateşkes değil saldırıların tekrarlanmayacağı kalıcı bir anlaşma istediklerini vurguladı.
AA muhabirinin, ABD'nin kurtardığını öne sürdüğü ikinci pilotunun İsfahan'daki konumuna ilişkin yapılan paylaşımlarla ilgili sorusuna Bekayi, "Bu konuyu silahlı kuvvetlere sormamız gerekiyor ancak yapılan operasyon ABD için bir faciaydı." cevabını verdi.
Bekayi, "İsfahan'daki pilot kurtarma operasyonunun zenginleştirilmiş uranyum çalmak için bir aldatma operasyonu olma olasılığı bulunmaktadır." ifadesini kullandı.
12:06 İsrail ordusundan "Tahran bölgesinde 3 havalimanını vurduk" iddiası
İsrail ordusu, İran'ın başkenti Tahran ve çevresinde, İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü tarafından kullanıldığı ileri sürülen 3 havalimanının vurulduğunu iddia etti.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hava Kuvvetlerinin, Tahran bölgesindeki 3 havalimanını hedef aldığı öne sürüldü.
Açıklamada, uçak pistleri, kontrol kuleleri ve İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü tarafından insansız hava aracı üretmek üzere kullanıldığı iddia edilen bir fabrikanın vurulduğu savunuldu.
11:50 İsrail, İran Devrim Muhafızları İstihbarat Komutanı Hademi'nin öldüğü saldırıyı üstlendi
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, İran Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı Komutanı Tümgeneral Mecid Hademi'nin Tahran'a düzenlenen saldırıda öldüğünü belirterek saldırıyı üstlendi.
Katz, İsrail ordusunun komuta kademesi ve diğer üst düzey güvenlik yetkililerin katıldığı bir durum değerlendirme toplantısında açıklamalarda bulundu.
Devrim Muhafızları Ordusu İstihbarat Teşkilatı Komutanı Tümgeneral Hademi'nin Tahran'a gece düzenlenen saldırıda öldüğünü kaydeden Katz, İranlı liderlere suikastların süreceği tehdidinde bulundu.
Katz, Hademi'nin Devrim Muhafızları'nın en üst düzey üç isminden biri olduğunu ileri sürdü.
Devrim Muhafızları Ordusu, Tümgeneral Hademi'nin ABD-İsrail saldırısında öldüğünü duyurmuştu.
11:24 İran basını: ABD-İsrail'in Şerif Teknoloji Üniversitesine saldırısında ülkenin yapa zeka altyapısı hedef alındı
ABD ve İsrail saldırılarında İran'ın en prestijli üniversitelerinden Şerif Teknoloji Üniversitesindeki ülkenin yapa zeka altyapısının hedef alındığı bildirildi.
Yarı resmi Fars Haber Ajansına göre, gece ABD ve İsrail'in Tahran'daki Şerif Teknoloji Üniversitesine düzenlediği saldırıda üniversitenin veri merkezi vuruldu.
Haberde, üniversitenin veri merkezinin, ülkenin yapay zeka platformunun ve binlerce diğer hizmetin altyapısını oluşturduğu belirtildi.
Şerif Üniversitesi Rektörü Mesud Tecrişi, saldırının ardından olay yerinden paylaştığı görüntülü mesajında, "Şerif Teknoloji Üniversitesi, kültür ve bilimin yayılmasıyla uğraşan bir bilim kurumudur ve bu toprakların düşmanlarının vahşetiyle zarar görmüştür." ifadelerini kullandı.
Saldırıda can kaybı yaşanmadığı bilgisi verildi.
10:40 ABD/İsrail-İran Savaşı'nda Körfez'e yönelik saldırılar BAE ve Kuveyt'e artarken Suudi Arabistan'a azaldı
İran, ABD ve İsrail'e misillemelerinde Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı sürdürürken, Tahran'ın son günlerde Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) ve Kuveyt'e yaptığı saldırılarda artış, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarda ise düşüş gözlemleniyor.
Anadolu Ajansı (AA), BAE, Kuveyt, Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn ve Umman'ın savunma ve içişleri bakanlıklarının sosyal medya hesaplarının paylaştığı verileri derledi.
İran, 28 Şubat'tan bu yana sürdürdüğü misilleme konseptinde, Körfez ülkelerini 5 bin 558 füze ve insansız hava aracı (İHA) ile hedef aldı.
Söz konusu saldırıların sırasıyla 2 bin 722 ile BAE'ye, 1089 ile Kuveyt'e ve 893 ile Suudi Arabistan'a yöneldiği görülüyor. BAE'ye yönelik saldırılarda 28 Mart itibarıyla artış görülmeye başlandı ve 3 Nisan'a dek saldırılar her gün ortalama 47 saldırıyla devam etti. 3 Nisan'da ise saldırılar ortalama 69'a çıktı ve artış örüntüsü devam etti.
Aynı şekilde Kuveyt'e saldırılar da 3 Nisan'dan itibaren artış gösterdi. 28 Mart-2 Nisan arasında Kuveyt'e her gün ortalama 16 saldırı yapılırken, bu sayı 3-5 Nisan tarihlerinde günlük ortalama 35'e yükseldi.
Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar azaldı
Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ise 16 Mart'ta 98 ile en yüksek noktaya ulaşmıştı. Sonrasında düşen ve 24-27 Mart'ta artış eğilimi gösteren saldırıların özellikle 1 Nisan'dan bu yana azaldığı görülüyor.
4 Nisan'da saldırı olduğuna dair bir açıklamada bulunmayan Suudi Arabistan, 5 Nisan'da 1 ve bugün ise sadece 2 saldırı gerçekleştiğini açıkladı.Bahreyn'e yapılan saldırılar ise düşük düzeyde devam ediyor.
Katar, İHA saldırıları ve birkaç seyir füzesi açıklasa da saldırıların azalma eğiliminde olduğu görülüyor.
İran, BAE ve Kuveyt'te enerji ve altyapı tesislerini hedef aldı
Kuveyt Petrol Kurumu, dün Şuveyh bölgesindeki petrol tesisine İHA'yla düzenlenen saldırı sonucu yangın çıktığını duyurmuştu.
Ayrıca aynı tarihte Kuveyt, iki ayrı bölgedeki "elektrik ve su arıtma tesisi"ne İran'ın İHA'yla saldırılar düzenlediğini duyurmuştu.
BAE'nin başkenti Abu Dabi'deki Borouge petrokimya tesisine düzenlenen saldırı sonrası çıkan yangın nedeniyle de tesisin faaliyetleri askıya alınmıştı.
İsrail'e misillemeler
İsrail, İran misillemelerine ilişkin füze ve İHA sayılarının detaylarını paylaşmazken, hükümete yakın Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) adlı kuruluş dönemsel raporlarla bazı veriler paylaşıyor.
Kuruluşun son güncel verileri paylaştığı 31 Mart'ta İran'ın saldırılarında BAE yine ilk, İsrail ikinci ve Kuveyt üçüncü sırada bulunuyordu.
10:01 ABD, İran ve bölgesel arabulucuların 45 günlük ateşkesle ilgili şartları görüştüğü iddiası
ABD, İran ve bölgesel arabulucuların kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütülmesi amacıyla 45 günlük bir ateşkese ilişkin şartları görüştüğü iddia edildi.
ABD merkezli Axios haber platformunun konuya aşina 4 kaynağa dayandırdığı haberine göre, ABD, İran ve bölgesel arabulucular 45 günlük bir ateşkes sağlanmasına ilişkin girişimlerini sürdürüyor.
Kaynaklar, 48 saat içinde bir anlaşmaya varılma ihtimalinin düşük olduğunu ancak bu girişimin savaşın daha da tırmanmasını önlemek için son fırsat olarak görüldüğünü belirtti.
Arabulucuların taraflarla iki aşamalı bir anlaşmanın şartlarını görüştüğünü iddia eden kaynaklar, ilk aşamada 45 günlük bir ateşkes öngörüldüğünü ve bu süreçte kalıcı bir anlaşma için müzakerelerin yürütüleceğini aktardı.
Kaynaklar, söz konusu müzakerelerin Türkiye, Mısır ve Pakistanlı arabulucular üzerinden ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi arasındaki mesajlaşmalar aracılığıyla sürdüğünü ifade etti.
ABD ve İsrail'in, İran'ın enerji tesislerine yönelik kapsamlı bir bombardıman planının hazır olduğunu öne süren kaynaklar, Trump'ın Tahran yönetimine tanıdığı 48 saatlik süreyi 8 Nisan'a kadar uzatmasının anlaşma için son bir fırsat yaratmayı amaçladığı değerlendirmesinde bulundu.
Kaynaklar, ayrıca görüşmeler için daha fazla zamana ihtiyaç duyulması halinde ateşkesin uzatılabileceğini kaydetti.
Hürmüz Boğazı'nın tamamen yeniden açılması ile İran'ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumuna ilişkin çözümün ancak nihai anlaşmanın parçası olabileceğini vurgulayan kaynaklar, arabulucuların konuya ilişkin güven artırıcı önlemler üzerinde çalıştığını söyledi.
Kaynaklar, bu iki konunun İran'ın müzakerelerdeki en önemli pazarlık kozları olduğunu, bu nedenle Tahran'ın yalnızca 45 günlük bir ateşkes karşılığında bunlardan tamamen vazgeçmesinin beklenmediğini aktardı.
Daha önce Hürmüz Boğazı'nı 48 saat içinde açmaması durumunda İran'ı tehdit eden Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Salı günü ABD Doğu Yakası saatiyle 20.00'de (Türkiye saatiyle 8 Nisan Çarşamba 03.00)" ifadesine yer vermişti.
İran'a yönelik paylaşımlarında tutumunu sertleştiren ABD Başkanı, Tahran yönetimine anlaşma yapmak için tanıdığı 48 saatlik süreyi 8 Nisan'a kadar uzattığını belirtmişti.
ABD basını Türkiye, Mısır ve Pakistan'ın, savaşı durdurmak veya ateşkes sağlamak amacıyla İran'ı ABD ile müzakere masasında bir araya getirmek için çaba gösterdiğini bildirmişti.
09:33 İran: Trump'ın, etkileri İran'la sınırlı kalmayacak tehditlerinden vazgeçmesini tavsiye ediyoruz
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın sivil altyapısına saldırı tehditlerini hayata geçirmesi halinde "süper savaş suçlusu" olacağını belirterek, Tahran'ın her türlü saldırıya veya tehdide "derhal ve pişman edici" karşılık vereceğini söyledi.
Garibabadi, X sosyal medya platformundaki hesabından paylaştığı mesajında, ABD Başkanı Trump'ın İran'ın sivil altyapısına saldırı tehditleri dahil ülkeye saldırılarını değerlendirdi.
İran'ın toprak bütünlüğüne karşı güç kullanılmasının, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı'nın açık bir ihlali ve BM Genel Kurulu'nun 3314 sayılı kararına göre saldırganlık örneği olduğunu belirten Garibabadi, "Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü Madde 8 uyarınca savaş suçu olan enerji santrallerine ve köprülerine (sivil altyapı) saldırı tehdidinde bulunmak ve 1977 Birinci Cenevre Protokolü Madde 52 uyarınca ABD Başkanı, ülkesinin en yüksek yetkilisi olarak, savaş suçları işlemekle alenen tehditte bulunmuştur. Bu eylem, Uluslararası Ceza Mahkemesi ve yetkili herhangi bir ulusal mahkeme önünde bireysel cezai sorumluluğunu doğuracaktır." değerlendirmesinde bulundu.
İran'ın meşru müdafaa eylemlerine devam edeceğini vurgulayan Garibabadi, "İran, BM Şartı'nın 51. maddesine dayanarak her türlü saldırıya veya yakın tehdide kararlı, derhal ve pişmanlık edici şekilde karşılık verecektir. ABD Başkanı'nın, etkileri İran'la sınırlı kalmayacak bu tehditleri gerçekleştirmekten vazgeçmesi tavsiye edilir aksi takdirde adı tarihe süper savaş suçlusu olarak geçecektir." ifadelerini kullandı.
08:59 İran'ın İsrail'e misilleme olarak fırlattığı füzeler Batı Şeria semalarında görüntülendi
İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına misilleme olarak fırlattığı füzeler, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinin semalarında görüntülendi.
07:21 BAE ve Kuveyt, İran kaynaklı saldırılara hava savunma sistemlerinin müdahale ettiğini duyurdu
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Kuveyt, İran'dan atılan füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarına karşı hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini açıkladı.
BAE Savunma Bakanlığının ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan açıklamada, hava savunma sistemlerinin İran'dan gelen balistik ve seyir füzeleri ile İHA'lara müdahale ettiği belirtildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı da hava savunma unsurlarının "düşman" füze ve İHA saldırılarını engellediğini bildirdi.
İki ülke savunma bakanlıkları, ülkelerinde duyulan seslerin hava savunma sistemlerinin saldırılara müdahalesi sonucu meydana geldiğini kaydetti.
Açıklamalarda, vatandaşlar ve ülkede yaşayanlardan yetkili makamlarca yayımlanan güvenlik talimatlarına uymaları istendi.
05:27 İran ordusu: Hürmüz Boğazı artık eskisi gibi olmayacak
İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Hürmüz Boğazı'nın özellikle ABD ve İsrail için artık eski düzene dönmeyeceğini belirtti.
Komutanlığın, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından konuya ilişkin açıklama yapıldı.
Açıklamada, "Hürmüz Boğazı artık asla eski düzene dönmeyecek, özellikle ABD ve İsrail için." ifadeleri kullanıldı.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri'nin İranlı yetkililer tarafından bildirilen "Basra Körfezi için yeni düzen" taslağının operasyonel hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğu kaydedildi.
Basra Körfezi için yeni düzen taslağı
İran Meclisi'nde, Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerde ücret uygulamasını öngören yasa tasarısının 31 Mart'ta Ulusal Güvenlik Komisyonundan geçtiği bildirilmişti.
Söz konusu tasarının içeriğinde, "mali düzenlemeler ve ülkenin ulusal para birimi riyal bazlı geçiş ücretinin uygulanması, ABD ve İsrail'e geçiş yasağı, İran'a karşı tek taraflı yaptırımlara katılan ülkelere yasak getirilmesi, İran'ın egemenlik rolünün ve silahlı kuvvetlerinin yetkisinin uygulanması, boğaz ve deniz taşımacılığı güvenliği, çevresel konular ve Umman ile hukuki işbirliği" konularının yer aldığı belirtilmişti.
03:08 Netanyahu, savaş karşıtı protestoya izin veren İsrail Yüksek Mahkemesi'ni hedef aldı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, kısıtlı sayıda göstericinin başkent Tel Aviv'de savaş karşıtı protesto yapmasına izin veren İsrail Yüksek Mahkemesi'ni eleştirdi.
Netanyahu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Yüksek Mahkeme'nin, dün Tel Aviv'de yaklaşık 600 kişiye kadar katılımcıyla savaş karşıtı protesto gerçekleştirilmesine izin vermesine ilişkin açıklama yaptı. İsrailliler son iki haftadır başta başkent Tel Aviv olmak üzere ülke genelinde ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın derhal sona erdirilmesi için protesto gösterileri düzenliyor.
Netanyahu, İran'a saldırılar sonrası getirilen kısıtlamalar nedeniyle Yahudilerin Hamursuz Bayramı süresince Burak (Ağlama) Duvarı'nda ibadet edemediğini, ancak İsrail Yüksek Mahkemesinin "solcu" bir protestoya izin verdiğini dile getirdi. Savaş zamanı güvenlik düzenlemelerine ilişkin tek yetkili mercinin İsrail ordusu İç Cephe Komutanlığı olduğunu hatırlatan Netanyahu, "Protesto özgürlüğü önemli ancak ibadet özgürlüğü de en az onun kadar önemli." ifadesini kullandı.
Netanyahu, "kışkırtıcı" açıklamalarını sürdürüyor
İsrail ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, İran’a saldırılar devam ederken, Netanyahu'nun kışkırtıcı açıklamalarını sürdürdüğünü kaydetti. Lapid, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, "Hayfa'daki yıkıntılar arasında hayatta kalanlar aranırken Netanyahu'yu sığınaktan çıkaran tek şey, ulusu bölme ve yargıçlara karşı kışkırtma girişimi." sözlerini sarf etti.
Eski Savunma Bakanı Benny Gantz ise X hesabından "Savaşımız İran'a karşı, Yüksek Mahkeme'ye karşı değil. Savaş döneminde halk arasına nifak sokmayı bırakın." açıklamasında bulundu. Demokratlar Partisi lideri Yair Golan da Netanyahu'nun açıklamalarına tepki gösteren isimler arasında yer aldı.
Golan, Netanyahu'nun siyasi olarak zemin kaybetmesi nedeniyle paniğe kapılarak İsrail Yüksek Mahkemesi'ne saldırdığını vurguladı. Golan, X paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "Netanyahu, kendi kusmuğunu yiyen bir köpek gibi. Yüksek Mahkeme ve sol hareketlere yönelik kışkırtmalara yeniden başladı."