USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Avustralya'yı yiyen kurbağalar: Doğa mühendisliği nasıl elimizde patladı?

Avustralya'yı istila eden zehirli kara kurbağaları, doğaya uyum sağlamak için evrim geçirip bacaklarını uzattı. Yüz milyonlarca kurbağanın durdurulamaz hikayesi.

Harika Pelin Şengül
Harika Pelin Şengül
Avustralya'yı yiyen kurbağalar: Doğa mühendisliği nasıl elimizde patladı?

Avustralya’nın iç bölgelerinde hava genelde hareketsizdir; sıcaklık günlerce toprağın üzerine çöker ve zaman çok yavaş akar. İşte bu zorlu coğrafyada, yaklaşık yüz yıl önce doğaya bırakılan bir canlı, kendi sınırlarını baştan yazıyor.

Kara kurbağaları (cane toad), aslında bilimsel bir iyimserlik ve tarımsal zorunluluk nedeniyle, çok net bir görev için adaya geldi. Ancak planlar evdeki hesaba uymadı. Kurbağalar durmaksızın yayıldı; su birikintilerini, yol kenarındaki hendekleri, bahçeleri ve buldukları her yeri istila etti. Bu süreçte hayvanlar fiziksel olarak da değişti. Daha sert koşullarda hayatta kalabilmek için bacakları uzadı, hızları arttı ve daha dayanıklı hale geldiler.

1 Planlananla yaşanan bir olmadı

Planlananla yaşanan bir olmadı

Australian Geographic'in haberine göre, 1930'larda bu kurbağaları Queensland’in kuzeyinde doğaya saldılar. Amaç, şeker kamışı tarlalarına zarar veren böcekleri biyolojik yöntemle yok etmekti. Kağıt üzerinde basit görünen bu plan tutmadı. Kurbağalar tarlalardaki böcekleri tamamen görmezden geldi. Bunun yerine önlerine çıkan her şeyi yemeye başladılar. Avustralya’da onları durduracak doğal düşmanlar da olmayınca, ülkeye jet hızıyla uyum sağladılar.

Dar bir tarım alanı için başlayan bu süreç, hemen ardından kontrolden çıktı. İlk yıllarda kurbağaları doğaya salmaya devam ettiler. Hayvanlar, kendilerine karşı hiçbir savunması olmayan ekolojik sınırları aşarak beklenenden çok daha hızlı yayıldı.

Zamanla kurbağaların varlığı tropikal kuzeyden iç bölgelerdeki geniş koridorlara kadar uzandı. Queensland'i tamamen ele geçirdikten sonra Northern Territory, Kimberley ve New South Wales bölgelerine kadar ilerlediler. Yağışa ve üreme koşullarına göre değişse de bugün adadaki kurbağa sayısının yüz milyonları bulduğu tahmin ediliyor.

 

2 Durdurulamaz bir üreme hızı

Durdurulamaz bir üreme hızı

Bu hızlı yayılmanın arkasında, kurbağaların uygun koşulları bulduklarında çok çabuk üremeleri yatıyor. Üreme döngüleri kısa ve çok yoğun. İribaşlar sığ sularda büyük gruplar halinde toplanıyor, yerel türlerin yaşayamayacağı zorlu koşullarda bile beslenip büyüyorlar. Yetişkin bir dişi kurbağa, tek seferde binlerce yumurta bırakabiliyor ve bunu yılda birkaç kez tekrarlayabiliyor.

Bölgedeki yerel kurbağalar ise çok daha küçük ölçekte ürüyor. Hem daha az yumurta bırakıyorlar hem de üremek için sadece yılın belirli dönemlerini bekliyorlar. Kara kurbağaları ise bu kurala uymuyor. Su buldukları an kullanıyorlar, su bittiğinde ise toprak altında ya da kuytu bir sığınakta yağmuru bekliyorlar.

3 Evrimleşen bacaklar ve artan hız

Evrimleşen bacaklar ve artan hız

Son yıllarda araştırmacılar, kurbağaların ne kadar yayıldığından çok, ne kadar hızlı hareket ettiklerine odaklanıyor. İlk yerleştikleri merkezdeki kurbağalar ile yayılmanın en ucunda, yani sınırda olan kurbağalar arasında ciddi farklar var.

En dikkat çekici değişim ise bacak boylarında görünüyor. Yeni bölgeleri istila eden sınır hattındaki kurbağaların arka bacakları, eski bölgelerdeki hemcinslerine göre daha uzun. Bu küçük ama önemli fark, kurbağaların daha büyük adımlar atmasını ve açık arazide çok daha uzun süre yol almasını sağlıyor.

Bu fiziksel değişim yayılma hızını doğrudan etkiliyor. Şu an adadaki kurbağa nüfusunun 200 milyona ulaştığı söyleniyor. Eskiden bazı bölgelerde yılda yaklaşık 10 kilometre ilerlediklerini tahmin ediyorlardı. Son gözlemler, sınır hattındaki kurbağaların artık bu mesafenin birkaç katını alabildiğini gösteriyor.

4 Kurbağalara karşı yeni taktikler

Kurbağalara karşı yeni taktikler

Avustralya, bu kurbağaları kontrol altına almak için yıllardır birçok yöntem denedi ama çoğu uzun vadede işe yaramadı. Kurbağaları elle toplamak yerel düzeyde sonuç verse de yüz milyonlarca kurbağanın yaşadığı devasa alanlarda bir anlam ifade etmiyor. Kurulan bariyerler ve tuzaklar da sadece geçici bir rahatlama sağlıyor.

 

5 Sürüngenler öğreniyor

Sürüngenler öğreniyor

Son yıllarda ise bilim insanları daha deneysel yaklaşımlar geliştiriyor. Bunlardan biri, yerel yırtıcı hayvanları bu kurbağalardan uzak durmaları için eğitmek. Avustralya’nın kuzeyinde araştırmacılar, genç varanları (büyük bir kertenkele türü) küçük ve zehri kontrol edilmiş kurbağalarla karşı karşıya getirdi. Amaç tehlikeyi tamamen yok etmek değil; kertenkelelerin kurbağanın zehrini ölmeden deneyimlemesini sağlamak. Böylece bu sürüngenler, kurbağaların zehirli olduğunu öğreniyor ve büyüdüklerinde onlardan uzak duruyor.

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL