Hazine ve Maliye Bakanlığı, borçlanma politikasına dair son günlerde yapılan değerlendirmelere ilişkin bir açıklama yayımladı.
Bakanlık açıklamasında, borçlanma politikasının tekil ihraçlar veya satış yöntemleri üzerinden değil borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili birlikte değerlendirilerek, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütüldüğünün altı çizildi.
Borçlanma kararlarının ise , piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ve maliyet-risk dengesinin korunması amacıyla alındığı da ifade edildi.
"Borçlanma politikası birçok unsur gözetilerek yürütülüyor"
Bakanlık tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, borçlanma politikasının bütçe finansmanı, maliyet, vade, borç servisi profili, piyasa talebi ve verim eğrisinin farklı vadelerde sağlıklı oluşması gibi birçok unsur gözetilerek yürütüldüğü de şöyle belirtildi:
"Bakanlığımızın borçlanma politikasına ilişkin son günlerde eksik bilgiden kaynaklı bazı yanlış değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki teknik açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür.
Bakanlığımız borçlanma politikası, tekil ihraçlar veya satış yöntemleri üzerinden değil; borç stokunun vade yapısı, faiz kompozisyonu ve risk profili birlikte değerlendirilerek, orta ve uzun vadeli stratejik ölçütler çerçevesinde yürütülmektedir. Bu kapsamda borçlanma kararları, piyasa koşulları ve yatırımcı talebi gözetilerek, borç stokunun sürdürülebilirliği ve maliyet-risk dengesinin korunması amacıyla alınmaktadır.
Diğer taraftan borçlanma politikası, bütçe finansmanı, maliyet, vade, borç servisi profili, piyasa talebi ve verim eğrisinin farklı vadelerde sağlıklı oluşması gibi birçok unsur gözetilerek yürütülmektedir. Son yıllarda, gerek küresel gerekse yurt içi finansman koşullarında gözlenen geçici dalgalanmaların borç stoku üzerindeki kalıcı maliyet etkisini sınırlandırmak amacıyla iç borçlanmanın ortalama vadesinde geçmiş yıllara nazaran azalış gerçekleşmiştir."
"Borçlanma kompozisyonu dengeli şekilde oluşturulmaya devam edilecek"
Ayrıca borçlanma kompozisyonunun, geçmiş yıllarda olduğu gibi kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten stratejik ölçütler doğrultusunda dengeli şekilde oluşturulmaya devam edileceğine de vurgu yapıldı:
"Nitekim nakit borçlanmanın ortalama vadesi 2023 yılı sonu itibarıyla 65,1 ay iken, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 33,8 ay seviyesine inmiştir.
Ayrıca iç borçlanmanın kompozisyonuna bakıldığında;
• 5 yıllık sabit kuponlu senedin borçlanmadaki payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %20,4 iken 2025 yılında %14,2,
• 10 yıllık sabit kuponlu senedin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %14,3 iken 2025 yılında %1,9,
• değişken (FRN ve TÜFE) senetlerin payı 2012-2024 döneminde yaklaşık %22,4 iken 2025 yılında %9,
• TLREF’e endeksli senetlerin payı 2020-2024 döneminde yaklaşık %10,8 iken 2025 yılında %20,9,
• altın cinsi senetlerin payı 2017-2024 döneminde yaklaşık %7,1 iken 2025 yılında %5,5,
• döviz cinsi senetlerin payı 2018-2024 döneminde yaklaşık %11,8 iken 2025 yılında %14,5 olarak gerçekleştirilmiştir.*
Borçlanma kompozisyonu, geçmiş yıllarda olduğu gibi kur, faiz, refinansman ve likidite risklerini gözeten stratejik ölçütler doğrultusunda dengeli şekilde oluşturulmaya devam edilecektir."