USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

"Türkiye, ekonomi programıyla doğru yolda ilerliyor"

Hikayesi Trabzon Çarşıbaşı'ndan İspanyol bankası BBVA'nın 168 yıllık tarihindeki ilk yabancı CEO'luğuna uzanan Onur Genç, bugün 813 milyar avro büyüklüğünde bir yapıyı yöneterek küresel finans sahnesinde Türk liderliğini temsil ediyor.

Anadolu Ajansı
Anadolu Ajansı

"Türkiye, ekonomi programıyla doğru yolda ilerliyor"

Anadolu Ajansının uluslararası kuruluşlara liderlik eden Türk yöneticilerle yaptığı "Zirvedeki Türkler" başlıklı röportaj serisinin ilk konuğu olan Genç, Çarşıbaşı'ndan Madrid'e BBVA'nın liderliğine giden yolculuğu, kariyeri ve finans dünyasındaki büyük değişimi bu söyleşide anlattı.

1974 doğumlu Onur Genç, birinci sınıfa anne ve babasının da öğretmenleri arasında yer aldığı köy ilkokulunda başladı. İlkokulun sonraki yıllarını evlerini taşımalarıyla kasabada tamamlayan Genç, liseyi ise o dönemde toplu taşımanın henüz çok kolay olmadığı Çarşıbaşı'ndan Trabzon'a 40 kilometre mesafedeki Trabzon Anadolu Lisesi'nde okudu. Genç, bu sayede köy ilkokulu, kasaba ve şehir olmak üzere üç farklı ortamı görme fırsatı olmasından memnuniyet duyduğunu söyledi.

Türkiye beşincisi olarak girdiği Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü'nü 3,5 yılda birincilikle bitirdiğini belirten Genç, üniversite döneminin farkındalıklarının artmasına sunduğu katkıyı şöyle aktardı:

"Boğaziçi Üniversitesi'ni birinci bitirmek kolay değil, çok yetenekli arkadaşlar var. Boğaziçi harika bir kurum, cazibe merkezi. O ortamda bölümü 3,5 yılda bitirmek bütün enerjimi aldı. O nedenle kendi çocuklarıma 'Hayat bir denge. Hayatta birçok amaç var ve bunları bir dengede tutabilmek çok önemli. Sadece akademik açıdan bakmak o kadar iyi değil.' diyorum. Bu nedenle üniversite dönemim için kendimi başarılı addetmem. Akademik olarak çok başarılı bir dönemdi ama onun ötesinde sosyal olarak. Ben girmedim mesela üniversite kulüplerine. Dolayısıyla kendimi çok fazla geliştirdiğim bir dönem olarak kalmadı hafızamda o dönem. 3,5 yıl çok sıkı çalıştığım bir dönem olarak geçiyor. Kendime 'iyi yapabilirim' diye bir ispat dönemiydi."

Genç, çalışmak ve sosyal hayat arasındaki “denge arayışının” ilerleyen yıllarda da sürdüğünü belirtti.

Vehbi Koç'un "yüksek lisansı birincilikle bitir, ülkene dön" isteği

Üniversite üçüncü sınıftayken mühendis olmak istemediğini fark eden ve bu nedenle yüksek lisansını işletme alanında yapmaya verdiğini anlatan Genç, ABD'de yüksek lisans için Türk Eğitim Vakfı’ndan burs kazandığını anlattı.

Onur Genç, o dönem Türk Eğitim Vakfı'nın Mütevelli Heyeti Başkanı olan Vehbi Koç ile tanıştırıldığındaki unutamadığı diyaloğunu aktardı.

Koç'un kendisine, "Boğaziçi Üniversitesi'ni birinci bitirdiysen, gittiğin okulu (Carnegie Mellon) da birinci bitirirsin ve Türkiye'ye geri dönersin, değil mi?" diye sorduğunu dile getiren Genç, "Ben de haliyle 'evet' dedim. Benim için bana güvenen kişilerin güvenini yerde bırakmamak çok önemlidir. Vehbi Bey de öyle söyleyince, Carnegie Mellon'da da akademik olarak yine çok zorladığım bir dönem oldu ve birincilikle bitirdim. Vehbi Bey'in hiçbir zaman hatırlamayacağı bir şey belki ama benim için önemliydi." ifadelerini kullandı.

Denge arayışı ve McKinsey kıdemli ortaklığından ayrılığı

Carnegie Mellon'ı bitirdikten sonra kısa süre Amerikan Havayolları'nda Dallas'ta çalışan Genç, daha sonra uluslararası danışmanlık firması McKinsey'e geçiş yaptı ve bu şirkette büyük kısmı Türkiye’de geçen 13 yıllık kariyerinde çeşitli görevlerde bulundu. Genç, bu şirketin dünyadaki ilk kıdemli Türk ortağı ve aynı zamanda Türkiye ofisinin de genel müdürü oldu.

Ancak Genç için buradaki yoğun çalışma temposu yine “denge” arayışını beraberinde getirdi.

Genç, kendini sıkışmış hissettiği durumdan çıkışta, başarıda bir diğer önemli unsur olarak gördüğü aksiyon almanın önemini şöyle anlattı:

"McKinsey'de kıdemli ortak olunca ekonomik olarak çok cazibeli bir yere getirir sizi bu durum ve kimse şirketten ayrılmaz. Ama yine en başta bahsettiğim denge. Çok yoğun çalışıyordum. Öyle bir noktaya geldi ki yine dengede problem yaşadığımı gördüm. Çocuklarım o zaman 7-8 yaşlarındaydı. İkizlerimiz var, o yaşa gelmişler ve onları çok fazla göremiyorum. McKinsey'den kıdemli ortak olup ayrılan çok fazla insan yoktur. Ben ayrılma kararı verdim. Sıkıştığım bir durumdu ve oradan çıkmak için ayrılma kararını vermem gerekiyordu. O kararı almaktan çekinmedim ve Garanti Bankası'na (Garanti BBVA) geçiş yaptım."

"Böylesine bir bankanın bu sorumluluğuna gelmek korkuttu beni"

Genç’in 2012'deki bu değişim kararı, o dönem kendisi bilmese de 813 milyar avroluk büyüklüğe sahip BBVA'nın CEO'luğuna giden yolculuğunun ilk adımı oldu.

Genç, BBVA dünyasının içinde de en başarılı bankalardan biri olduğunu söylediği Garanti'ye bilinçli bir geçiş yaptığı için orada "dengeyi biraz öğrendiğini" ve yaklaşık 23 bin çalışanı olan bu bankada kişisel çabadan ziyade ekip çalışmasının daha önemli olduğunu gördüğünü ifade etti.

Garanti'de İstanbul'da başlayan bankacılık kariyerini 2018'de BBVA Group'un CEO'luk görevine getirilerek sürdüren Genç, 30 ülkede 80 milyon müşteriye hizmet veren ve 127 bin çalışanı olan kuruma yaklaşık 8 yıldır liderlik ediyor ve bankanın 168 yıllık tarihindeki ilk yabancı ve doğal olarak da ilk Türk CEO'su olma unvanını koruyor.

"O dönem, böylesine bir bankanın bu sorumluluğuna gelmek korkuttu beni." diyen Genç, bu görevdeki ilk günlerini üniversitenin ilk yıllarına benzetti. Bu dönemde Genç'in "sıkı çalışması" gereken konu ise İspanyolca öğrenmek oldu.

Genç, bankanın CEO'luk görevini üstlendiğinde yönetim kurulunun kendisine "Dilimizi İngilizce'ye çevireceğiz." dediğini ancak iki hafta içinde bunun mümkün olmadığını fark ettiğini söyledi.

İspanyol iş arkadaşlarıyla daha sağlıklı iletişim kurabilmek için aksiyon alması gereken kişinin kendisi olduğuna karar veren Genç, bu süreci şöyle aktardı:

"Bizim işimiz iş arkadaşlarımızdan duyup, onları dinleyip özümseyip bir karar ortaya koyabilmek. Onların kendilerini en iyi ifade edebildiği dil İspanyolca. Ben de daha en başında hiç İspanyolca bilmeyen ve İspanyol kültüründe çalışmamış büyük bir yapının sorumluluğunu alan kişi oldum. Onu aşmam vakit aldı. 6 ay gibi bir sürede İspanyolcayı öğrendim ve bu yapıyı tanımaya ve yönlendirmeye çalıştım."

Madrid'deki ilk dönemini bugünden baktığında "keyifli ama zor" olarak nitelendiren Genç, 2018'den bugüne Kovid-19, doğal afetler ve Türkiye'de Kahramanmaraş merkezli depremler başta olmak üzere bir dizi zor dönemler geçirildiğini anlattı.

Genç, bu dönemlerde çalışanların ve bankanın sağlığının yanı sıra müşteri memnuniyeti açısından da "öncelik belirlemenin" en kritik konulardan biri olduğunu kaydetti.

 "Hadi! Bir sonraki aksiyon ne?"

"Aksiyon almadan etki yaratmak mümkün değil." diyen Genç, hayat hikayesine bakıldığında, kendisinin en fazla kullandığı ve Türk kimliğini de tanımlayan ifadelerden birinin "Hadi yapalım! Bir sonraki aksiyon ne?" olduğunu söyledi.

Genç, Türklerin de aksiyon odaklı olduğunu dile getirerek, bu konudaki gözlemlerini şöyle anlattı:

"Aksiyon odaklı olmak önemlidir, iş hayatında ve birçok kurumda. Türkler olarak manevra kabiliyetimizin çok yüksek olduğunu söyleyebilirim. Ne yazık ki çok daha yüksek frekansta krizler yaşadığımız için, değişik ortamlarda nasıl yol değiştiririz ve plan çizeriz kendimize, o adaptasyon kabiliyetimizin yüksek olduğunu düşünüyorum. Çok da karakterize etmek doğru değil ama Türklerde bu ikisinin baskın olduğunu söyleyebilirim. Bende de geçerli olduğunu umut ediyorum. Benim bir lafım vardır ve herkes de onu tekrarlar. 'Hadi yapalım' derim. İngilizce'de 'Lets go', İspanyolca'da 'Seguimos'. 'Bir sonraki aksiyon ne?' anlamında. Bankanın şu anki sloganı 'Avanzamos'. Onun 'seguimos' ile bağlantısı var. Bazen ben toplantıyı bitirmeden 'seguimos' diyenler oluyor."

Dünyadaki en üst düzey Türk yöneticilerden biri olan Genç, hayatı boyunca çok çalışkan ve yetenekli insanlarla karşılaştığını dile getirerek kendi patikasını çaba göstermenin yanı sıra ve doğru zamanda doğru yerde olmaya çalışarak çizdiğini anlattı.

Başarısında şansın da etkisi olduğunu kaydeden Genç, "Pozisyon, rol, görev veya bulunduğum ülke önemli ama çok da abartmamak gerekiyor bunları. Bu 30 yılda veya kariyerim bittiğinde BBVA'nın genel müdürü diye anılmaktan ziyade, etik değerlere sahip, düzgün, dürüst, şeffaf ve iyi bir insan olarak anılmak beni daha çok mutlu eder. Her zaman içimde iyi bir insan olma bilinci ve güdüm vardı. Ondan da vazgeçmem. İyi ve düzgün bir insansanız, çaba ortaya koyunca başarı geliyor." diye konuştu.

"45 günde bir şubeye gelen müşteri, şimdi 2 günde bir banka uygulamasına giriyor"

Onur Genç'in kariyeri boyunca küresel ekonomi ve finans dünyası dijitalleşme başta olmak üzere bir dizi dönüşüm yaşadı. Bu süreçte müşteri davranışları da paralel şekilde değişti ve değişmeye devam ediyor.

Bankalarının 80 milyon müşterisi olduğunu anımsatan Genç, "Onlar değiştikçe bizim de değişmemiz lazım." ifadesini kullandı.

Genç, bundan 15 yıl önce müşterilerin genelde şubeye geldiğini ve bu ziyaretlerin frekansının 45 günde bir olduğunu belirterek müşteri davranışındaki değişimi şu sözleriyle özetledi:

"Şimdi müşterilerimizin çok büyük bir yüzdesi şubeye gelmiyor, cep telefonundan işini halletmeye çalışıyor. Oradaki frekansı 2 günde bir. Yani bugün bir müşterimiz 2 günde bir telefonundaki uygulamaya giriyor. 45 günde bir şubeye gelen müşteri yapısından 2 günde bir mobil uygulamamızdan işlem yapan müşteri yapısına geçtik. Büyük bir dönüşümün eşiğindeyiz. Yapay zekalı dünyada bizim 80 milyon müşteriye 80 milyon farklı aplikasyonu çıkarabilmemiz lazım. Tüm bu teknolojik dönüşümü müşteriye yansıtmamız için daha fazla kaynak ayırmamız gerekiyor ve biz de onu yapıyoruz. Bizim daha önceden toplam 100 birim maliyetimiz varsa teknolojiye ayırdığımız maliyet yüzde 10-15'ti. Bugün bu yüzde 26 seviyesine geldi."

Gençlere "sorumluluk alın ve doğru insanı seçin" tavsiyesi

Meslek hayatında 30'uncu yılına yaklaşan Genç'in, kariyerinin henüz başında veya yeni bir arayışta olan profesyonellere tavsiyeleri oldu.

Sorumluluk almanın önemine dikkati çeken Genç, "Bir şeyin sahipliğine soyunmak kritiktir. Bir diğeri, aksiyon almak. Aksiyon almadan etki yaratılmıyor, düşünerek bir yere varılmıyor. Ayrıca, ekip çalışması çok önemli. Hiçbir kurum çalışanları ekip çalışmasına uygun değilse başarılı olamıyor. Bunlara odaklanıp, hayatta dengeyi kurmaya önem verilmeli. Tüm bunların sonunda da eğer bir yerde sıkışıyorlarsa sonraki adımı atmaktan kaçınmamak ve cesur olmak gerek." diye konuştu.

Genç, kariyerinde kendisine en çok yön veren duygunun ise doğru insanlarla çalışmak olduğunun altını çizerek, bu konuyu şöyle anlattı:

"Doğru işten ziyade doğru insana odaklanmak daha kritik. Genç arkadaşlarımız kariyerlerini seçerken, iş ararken veya iş seçimi yaparken bence kişiye baksınlar. Benim Garanti'ye geçişim kişiyi seçerek oldu. Ergun Özen vardı eski genel müdürümüz, çok değer verdiğim başarılı bir insan hayatta. Şu anki BBVA kariyerim de kısmen onunla başladı. Kişiyi seçmek çok kritik. Bu söyleşinin en önemli ana fikirlerinden biri bu olsun."

"Türkiye, ekonomi programıyla doğru yolda ilerliyor"

Küresel finans dünyasına ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Genç, finans dünyasının politik dünya ile de bir araya geldiğini ve bu açıdan en önemli zorluklardan birinin politikacılarla nasıl diyalog kurulacağı olduğunu ifade etti.

Genç, öte yandan, işin kendisindeki değişikliklerin de önemli bir konu olduğunu belirterek, "Daha önce çok daha fiziksel olarak yürüyen bir iş, artık dijitale taşındı. Bankacılıkta şube hala çok önemli ve bazı müşteriler kişisel iletişime değer veriyor ama dijital tarafı geliştirmek çok kritik. Bazı Fintech şirketler dijital dünyadaki yaptıklarıyla ilerleme kaydediyor. Bizim bankalar olarak o tarafı onlar kadar iyi veya daha iyi yapabilmemiz gerek. Yapay zeka da yeni gelişen bir dünya, zorluk ama fırsat. Bankalar olarak buradaki fırsatları görebilmemiz lazım." değerlendirmesinde bulundu.

Genç, sözlerini Garanti BBVA ve Türkiye ekonomisine ilişkin şu ifadelerle bitirdi:

"Garanti BBVA, bence çok başarılı bir banka. Subjektif olabilirim bu konuda ama değişik ölçeklere baktığım zaman Türkiye'nin en iyi bankası. BBVA dünyası içinde de, birçok ülkede o ülkenin en tepesindeki bankalara sahibiz ve Garanti çok özel bir konumda. Özellikle dijitalleşme, teknolojinin kullanımı ve müşteri deneyimi açısından fark yaratan bir banka. Türkiye için ise çok iyi olsun istiyoruz ülkemiz, hala bir ayağımız ülkemizde. Türkiye şu anda önemli bir ekonomi programı yürütüyor ve bu programda çok iyi bir yol kat etti. Bu anlamda ısrarlı olmamız, enflasyonu aşağı çekmeye devam etmemiz gerekiyor. Doğru yolda ilerlediğimizi düşünüyorum. Ben birçok ülkede yaşadım bu süreçte. Türkiye harika bir ülke ve çok daha iyi olmasını istiyoruz. Bu yüzden de elimizden gelen katkıyı vermeye devam edeceğiz."

0
EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL