Satın alma planları

Satın alma planları

Metalden gıdaya tüm kategorilerde maliyetlerin hızla yükseldiği bu dönemde satın alma birimlerinin önemi giderek artıyor.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

Bu yıl altıncısını gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin en güçlü satın alma yöneticisi araştırmasına göre, 2019’da satın alma yöneticileri maliyet düşürmeye odaklanacak.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Türkiye, son iki yıldır ekonomik olarak zor bir süreçten geçiyor. Hem küresel faktörler hem de Türkiye’nin iç dinamikleri nedeniyle maliyetler hızla yükseldi.

2019’da da devam eden bu süreç şirketlerin en çok satın alma departmanlarını etkiledi. En küçük maliyetin bile hesaplandığı bu dönemde, satın alma yöneticilerinin gündemine de maliyet düşürme, globalleşme, farklılaşma ve risk yönetimi oturdu.

Her yıl yaptığımız “Türkiye’nin en güçlü 50 satın alma yöneticisi” listesini hazırlarken işte bu değişim sürecini de dikkat aldık. Rolü giderek daha kritik hale gelen sektörün önemli aktörlerine bu değişimi ve yeni dönem stratejilerini sorduk.

PERAKENDE GIDA VE OTOMOTİV ÖNDE
Bu yıl listenin birincisi yine ciro ve piyasa payını yükselten BİM oldu. 2017’de 21 milyar TL’lik bir satın alma bütçesi olan BİM 2018’de bu rakamı 28 milyar TL’ye çıkarttı. İndirim marketleri konseptinin Türkiye’deki en önemli temsilcileri arasında yer alan BİM, başarılı satın alma modeliyle büyümesini sürdürmeye devam ediyor.

Bu dev bütçeyi 2017’den bu yana Aynur Çolpan yönetiyor. Çolpan’ın yönetimindeki BİM’in satın alma bölümü, bu yıl yüzde 20 büyüme hedefliyor. Listenin ikinci sırasına geçen yıl olduğu gibi yine Migros oturdu.

2017’de 15,3 milyar TL olan satın alma bütçesini bu yıl 18,7 milyar TL’ye çıkartan şirketin istikrarlı büyümesinin arkasındaki isim yine Migros Grubu İcra Kurulu Üyesi Cem Rodoslu oldu.

Bu yıl üçüncülüğü ise 14,3 milyar TL’lik bütçesiyle Ford Otosan aldı. Üstelik otomotiv gibi satışların büyük oranda gerilediği bir sektörde büyümeyi başaran şirketin satın alma ekibinin başında Güven Özyurt var. Özyurt, verimlilik çalışmalarına odaklanmalarının yanı sıra yerlileştirme konusuna önem vererek şirketin pozisyonunu korumayı başardı.

Listenin üst sıralarında yer alan TOFAŞ da tüm sıkıntılara rağmen listede üst sıralardaki yerini korudu.

Bu süreci yönetmek için verimliliği artırmaya yönelik çalışmalara odaklandıklarını söyleyen TOFAŞ’ın satın alma direktörü Yüksel Öztürk, “Bütçemizde verimliliği artırmaya yönelik yapılan çalışmalara örnek vermek gerekirse; tedarikçi kanadında LCA (Düşük Maliyetli Otomasyon), ortak hammadde yönetimi, yerlileştirme, kalıp ve fikstürlerde maliyet iyileştirme çalışmaları, SuPER (teknik maliyet iyileştirme öneri sistemi), üretim prosesleri iyileştirme ve geliştirme çalışmaları yapılıyor” diyor.

YERLİLEŞTİRME GÜNDEMDE
Bir yandan artan maliyetlerin ve diğer yandan küresel faktörlerin etkisiyle şirketler pek çok farklı alanda yeni stratejileri benimsiyor. Satın alma yöneticileri, TÜSMOD Satın alma Fiyat Endek-si’ne göre son iki yılda yüzde 50,6 ile enerji, yüzde 43,5 ile hizmet ve yüzde 20,9 ile metal başta olmak üzere ortalama yüzde 28,6’lık fiyat artışları nedeniyle maliyet düşürmeye odaklandı.

Deloitte tarafından yapılan Global Satın Alma Yöneticileri anketine göre, bu birimlerinin 2019 yılı stratejileri yüzde 78 ile maliyet düşürme, yüzde 58 ile yeni ürün geliştirme, yüzde 54 ile risk yönetimi, yüzde 48 ile organik satın alma, yüzde 40 ile nakit akışının artırılması ve yüzde 34 ile kurumsal sosyal sorumluluk yönünde şekillendi.

Vestel Beyaz Eşya Satın Alma Genel Müdür Yardımcısı Kemal Özgür, genel giderleri kontrol altına aldıklarını söylüyor. Tüm tedarikçiler ve AR-GE ekipleriyle kategori toplantıları yaptıklarını söyleyen Özgür, “Bu toplantıların sonucunda process (süreç) ve hammadde kullanımlarında ciddi avantajlar elde edildi” diyor.

TEDARİKÇİLER DESTEKLENİYOR
Şirketler bu süreçte maliyetleri düşürmeye çalışırken, diğer taraftan tedarikçilerini de desteklemeyi ihmal etmiyor. Hatta maliyet düşürme yöntemlerinden bir diğeri de yerlileştirme olarak öne çıkıyor. Örneğin Vodafone, şirket içinde kurduğu Yerlileştirme Komitesi ile satın alma süreçlerinde yerli üreticileri pozitif ayrımcılık yaparak önceliklendiriyor.

Vodafone Türkiye Tedarik Zinciri Direktörü Cem Sonat Yüksel, yerli tedarikçi olmak için başvuran her iki şirketten birini ekosisteme dahil ettiklerini söylüyor. İTÜ Vodafone Future Lab inovasyon merkezinde yaklaşık 30 yerli girişimci bulunuyor.

Vodafone Türkiye, tedarikçilerinin ekonomik konjonktürden nasıl etkilendiğini sürekli takip ediyor. Riskleri proaktif olarak önlemek için çeşitli metodolojiler uyguluyor. Tedarikçilerini daha yakından tanıyarak maliyet etmenlerine çözümler sunmak için alternatif satın alma modelleri oluşturuyor.

YENİ BİR ORGANİZASYON KURDU
Savunma sanayi gibi kritik bir sektörde faaliyet gösteren ASELSAN ise ekonomide yaşanan sorunlara karşı bütçe kısıtlamasından öte verimlilik artışına önem veriyor. Bu doğrultuda şirket yeni bir tedarik organizasyonu kurdu. Bu yeni tedarik organizasyonu ile ASELSAN’ın tüm tedarik faaliyetleri, Sanayileşme ve Tedarik Direktörlüğü bünyesinde birleştirildi.

ASELSAN Sanayileşme ve Tedarik Direktörü Ali Rıza Kılıç, tedarik politikalarının ve verimlilik çalışmalarının daha etkin yürütüleceği bir yapı oluşturduklarını söylüyor. Yine bu yeni yapıda tedarik sürecinin stratejisini belirleyecek, tedarik risklerini daha etkin takip edecek ve süreçleri sürekli olarak ölçme ve iyileştirme vizyonu ile gözden geçirecek tedarik strateji bölümleri kurgulandı.

BÜTÇELERİNİ KÜÇÜLTECEKLER
Görünen o ki 2019 satın alma sektörü için kolay olmayacak. Zira yaptığımız araştırmaya göre, pek çok şirket 2019’da pozisyonunu korumaya odaklanırken, bir kısmı da satın alma bütçesini küçültecek. Örneğin Limak Holding yüzde 22, Petkim yüzde 24 küçülme öngörüyor.

Elbette ekonomideki sonuçların fırsat yarattığı sektörler de var. Örneğin listenin birincisi BİM’in de olduğu indirim marketleri pazarı hızlı bir büyüme sürecinde. 2019’da yüzde 20’lik büyüme öngören BİM, satın alma stratejisini son dönemde trendler doğrultusunda değiştirmeye başladı.

Özel markalı ürünlerin yanı sıra kalite algısı yüksek markalara de yer vermeye başlayan şirket, raflarına meyve sebze gibi daha fazla taze ürün koyuyor. Daha yüksek gelirli tüketicileri mağazalarına çekmeye çalışan şirket, böylece sepet ortalamasını yükseltmeyi hedefliyor.

Gıdanın yanı sıra gıda dışı ürünlere de ağırlık veren BİM’in artık raflarında çamaşır makinesi, televizyon gibi ürünleri daha sık görmek mümkün. Şirket, bu doğrultuda yeni tedarikçilere de kapısını açık tutuyor.

A101 YÜZDE 70 BÜYÜYECEK
Pazarın en önemli oyuncularından A101 listenin en hızlı büyümeyi planlayan şirketi olarak dikkat çekiyor. 2017 yılında 10,2 milyar TL, 2018 yılında ise 14,2 milyar TL satın alma bütçesine ulaşan şirket, 2019’da yüzde 70’lik büyüme öngörüyor.

Türkiye’nin en yaygın perakende zinciri olarak en iyi pazarlığı yapma gücüne CEM MALTAŞ sahip olduklarını söyleyen A101 CCOSU A101 CCO’su (Satın alma ve Pazarlamadan Sorumlu Operasyon Komitesi Üyesi) Cem Maltaş, bu gücün maliyet avantajı sunarak şirketi rekabette öne çıkarttığını belirtiyor.

Şirketin önceliği, sürümden kazanarak, stok tutmadan hızlı sirkülasyon ile verimliliği optimize etmek. Bununla birlikte verimliliği daha da artırmaya yönelik teknik altyapı, iş yapış şekli, lojistik ve organizasyonel süreçlerde değer yaratacak gerekli çalışmalar da devam ediyor.

DİJİTALLEŞMENİN ÖNEMİ ARTIYOR
2000’li yılların başlaması ile stratejik hale gelen satın alma sektörü, global tedarik ağını yönetmeye çalışırken, günümüzde dijital dönüşüm ile karşı karşıya. Üstelik rekabetin giderek arttığı sektörde dijitalleşme hiç olmadığı kadar önemli.

Satın alma birimleri şirketlerin rekabet gücünün artırılmasında her geçen gün daha fazla rol alıyorlar. Özellikle maliyetlerin düşürülerek kârlılığın artırılması, yeni ürün geliştirilmesine sunulan desteklerle rakiplerden farklılaşılması, sürdürülebilir rekabet için nakit akışının iyileştirilmesi ve tedarik risklerinin azaltılması konularında önemli işler yapıyorlar.

Önceleri sadece birim fiyata odaklanırken, sonrasında süreç maliyetine ve talep yönetimine odaklanan satın alma için şimdi ise dijital dönüşüm rolü üstlenilmiş durumda. Satın alma sürecinin uçtan uça dijitalleştiği yeni bir satın alma yönetimi ortaya çıkıyor.

Gelecek 2-3 yıl içinde her iki satın alma meslek insanından biri dijital dönüşüme girmiş olacak. Yeni organizasyon yönetim modeli Holakrasi yaklaşımı ile kendi kendine yönetilen çalışma ekipleri arasında önemli ölçüde farklı etkinlikler gerçekleştirecekler.

Problem çözücüler olacak, çevik çalışma yöntemleri geliştirecekler ve sürekli yenilik ve performans iyileştirmeleri konusunda hareket edecekler. Geleceğin satın alma meslek insanlarından beklenen özellikler ise iş zekası,çeviklik ve değişime uyum, veri uzmanlığı, yenilikçilik ve yaratıcılık, ilişki yönetimi ve stratejik bakış açısı olarak öne çıkıyor.

TUĞRUL GÜNAL / TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ DERNEĞİ (TEDAR) YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“DİJİTALLEŞME ÖNE ÇIKIYOR”

“Öncelikle, sektörlerden ve fonksiyonlardan bağımsız tüm paydaşlarımız çok yoğun bir yeniden yapılanma içinde. Bu kapsamda şirketlerin iş yapış şekillerinin de önemli oranda değişime uğradığını gözlemliyoruz.

Örneğin internetten alışveriş her geçen gün artıyor, 16-24 yaş grubunun yüzde 46’sı, ürün araştırmalarında, arama motorlarından daha çok sosyal medyayı kullanıyor. Küresel çapta internetten yapılan alışveriş hacmi 4 trilyon dolara doğru hızla ilerliyor.

Tedarik zincirinin gündeminde olması gerekli en önemli konu dijitalleşme. Genel anlamda stratejilerinde dijitalleşmeye yer vermeyen ve bu konuyu tüm şirket içinde önemli bir gündem maddesi yaparak ilgili tüm süreçleri geleceğin iş yapma biçimine göre güncellemeyen şirketlerin yakın gelecekte rekabet etme şansı zor.

Önümüzdeki dönemde kategori yönetimi ve tabii ki kategorileri yönetebilecek yetenekli iş gücü ön plana çıkacak.”

CEM RODOSLU / MİGROS GRUBU İCRA KURULU ÜYESİ
“OPERASYONEL VERİMLİLİĞİ ARTIRIYORUZ”

“Migros, müşterileri, çalışanları ve tedarikçileriyle birlikte büyük bir ekosistemi oluşturuyor. Bu ekosistemin sürdürülebilir büyümesi için teknoloji kullanarak operasyonel verimliliği artırıyoruz.

Mağaza ve ürün optimizasyon projeleri, satış alanında ve işgücünde verimlilik, stok minimizasyonu, rafta ürün bulunurluğunda artışla birlikte operasyonel maliyetlerimizde düşüş sağlıyoruz. Sürdürülebilir büyüme ve verimlilik ilkelerimiz çerçevesinde, sebze-meyvede Otomatik Sipariş Sistemi’ni başlattık.

Yapay zeka destekli bu sistem, önceki siparişlerden ve ürün stok – satış bilgilerinden yola çıkarak otomatik olarak siparişi oluşturuyor. Bu sistemi kullandığımız mağazalarımızda, meyve-sebze imhalarını düşürmeyi başardık.”

MEHMET APAK/ZER GENEL MÜDÜRÜ
“YAPAY ZEKA ÇALIŞMALARINI BAŞLATTIK”

“Koç Topluluğu Şirketleri’nin endirekt satın almasını merkezileştirerek maliyet avantajı yaratıyoruz. 4 milyar TL’den fazla satın alma hacmini, bine yakın müşteri ve 20 binden fazla tedarikçimiz ile yönetiyoruz.

Merkezi satın alma yaparak hacmin getirdiği tasarrufu şirketlerimize yansıtıp fayda sağlıyoruz. Verimlilik sağlayacak ve operasyon maliyetini azaltacak dijital platformlar ve robot uygulamaları geliştirip devreye alıyoruz.

Özellikle fatura ve operasyon süreçlerimizde insan eliyle yapılıp kaynak gerektiren birçok süreci, robot yazılımlar ile hatadan arındırıp çok hızlı tamamlamaya başladık ve önemli tasarruflar elde ettik. Bir yandan da yapay zekâ ve büyük veri analitiği çalışmalarımızı başlattık.”

MUSTAFA IŞIK / MLP CARE TEDARİK ZİNCİRİ DİREKTÖRÜ
“ERP PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK”

“İş alanımızın hizmete dayalı olması ve sunduğumuz hizmetlerin ağırlıklı olarak zorunlu sağlık ihtiyaçlarına dayanması nedenleriyle tedarik zincirinde verimliliği ve süreç optimizasyonunu odak noktamızda tutuyoruz.

Bu yaklaşım doğrultusunda, tedarik zincirimizin dijitalleşmesi önceliklendirdiğimiz konular arasında. Bir süre önce medikal dışı satın alımlarda yeni bir yapılanma başlattık.

Satın alım kalemlerinde kategorileşmeye giderek, her bir kategoride talep sürecinden başlayan ve bütçe odaklı takip mekanizmasını esas alan bir kurumsal kaynak planlama (ERP) projesini hayata geçirdik.”

DR. SELMA ÖNER / TÜRKİYE SİSE VE CAM FABRİKALARI TOPLULUK SATIN ALMA BAŞKANI
“TEDARİKÇİLERİMİZE DESTEK OLDUK”

“2017’de 8,4 milyar TL, 2018’de ise 12,6 milyar TL’lik satın alma bütçelerini yönettik. 2019’da yüzde 17’lik büyüme hedefi koyduk. Satın alma süreçlerimizi iyileştirmek için ‘Tedarikçi Finansmanı Projesi’ni hayata geçirdik.

Tedarikçinin mevcut vadesine göre erken ödeme konusunda destek çalışmaları yaptık. Nakit akışında problemler yaşayan tedarikçilerimize finansman konusunda destek olduk. Şişecam’a özel olarak daha uygun maliyetle erken ödeme yaparak tedarikçilerimizin nakit akışlarına katkıda bulunduk.”

POLAT UYAL / BEYMEN CHIEF SATIŞ MÜDÜRÜ
“TURİST CİROSU OLUMLU ETKİLEDİ”

“Satın alma bütçemiz geçen yıla göre yaklaşık aynı. 2019 yılında turist satışının cirodaki payı yüzde 19, yaz aylarında turist satışlarının artacağını düşünüyoruz. Satın alma yaparken her sezon satış ve fiyat aralıklarına göre marka-ürün performansları gözetilerek, ürün, marka ve miks değişiklikleri yapılıyor.

Hangi markaların büyümesi gerektiğine, hangi markaların küçülmesi ya da bırakılması gerektiğine, her sezon sonunda yaptığımız analizler doğrultusunda karar veriyoruz. İç piyasa üretiminde de maliyet artışlarına istinaden gerekli önlemleri alıyoruz.”

GÜRKAN HÜRYILMAZ / SATIN ALMA VE TEDARİK YÖNETİMİ MESLEK ODASI DERNEĞİ (TÜSMOD) YÖNETİM KURULU BAŞKANI
“SEKTÖRÜ AYNI ÇATI ALTINDA TOPLAYACAĞIZ”

“Mesleğimiz için 2018’in sonunda önemli bir adım atarak TÜSMOD’u kurduk. Türkiye’nin 12 sanayi şehrinde, daha sonra Avrupa, Amerika ve Asya’da şube açarak Türkiye’yi satın alma ve tedarik yönetimi alanında dünyada temsil eden ilk ve tek meslek odası olacağız.

ATO öncülüğünde güncel mesleki trendlere göre, revize edilen meslek standartlarına uygun meslek insanları yetiştirmek için ilgili üniversiteler ile eylül ayında sertifika programları başlatacağız. Bunun yanında mesleki akademik programların açılması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap