USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

9 ayın ardından faiz indirimi süreci

Dokuz ay sonra başlatılan faiz indirimi ekonomik beklentileri karşılamaktan uzak kaldı. Sert düşen tüketici güveni, kur baskısı ve jeopolitik riskler; faiz kararının gölgesinde yeni bir enflasyon dalgası ile durgunluk tehlikesini işaret ediyor.

9 ayın ardından faiz indirimi süreci

Son birkaç ayda enflasyonun beklentilerin altında kalması ve eylül sonunda yıllık enflasyonun yüzde 30’un altını görmesi ile birlikte, Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısından 100 baz puanlık faiz indirimi kararı çıktı. Böylelikle politika faizi yüzde 36’ya çekilirken, gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 40’tan yüzde 39’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5’ten yüzde 34,5’e indirildi. Küresel ekonomideki enflasyon tehlikesine karşı dünyanın büyük ekonomileri olan ABD, Avrupa ve Japonya’da faiz artırımı beklentileri güçlenirken, Türkiye 9 ayın ardından ilk kez faiz indirimine gitti. Ocak 2026’da politika faizini yüzde 38’den yüzde 37’ye indiren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 28 Şubat’ta patlak veren ABD-İsrail/ İran savaşından itibaren faiz indirimlerini durdurmuştu.

9 ayın ardından faiz indirimi süreci-1

TCMB ne mesaj verdi?

Faiz kararına ilişkin TCMB’den yapılan yazılı açıklamada ise faiz kararlarının toplantı bazlı alınacağına ve ihtiyatlı sıkı para politikası duruşunun korunacağına vurgu yapıldı. Açıklamada, aylık dalgalanmalara karşın son veriler ve öncü göstergelerin enflasyondaki gerilemenin sürdüğüne işaret ettiği belirtildi. Canlılığını koruyan jeopolitik gerilimler nedeniyle yüksek seyreden enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerinde oluşturduğu yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret edilen açıklamada, bundan sonraki süreçte atılacak adımların büyüklüğü ve zamanlamasının “enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla” belirleneceği kaydedildi.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğini ifade eden TCMB, politika faizine ilişkin atılacak adımların; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceğini vurguladı.

Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacağını ifade eden TCMB enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu da tekrarladı. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makro ihtiyati adımlarla destekleneceğini yineleyen TCMB, likidite koşullarının yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçlarının etkili şekilde kullanılmaya devam edileceğini de belirtti.

Tüketici güveninde sert düşüş

Bir yandan sanayicinin, üreticinin ısrarla talep ettiği faiz indirimi sınırlı da olsa hayata geçirilirken, diğer tarafta tüketici güveninde fon krizinin de etkisi ile keskin bir düşüş yaşanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) ekim ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerine göre, eylül ayında 91,9 olan endeks değeri, ekim ayında yüzde 7,7 azalarak 84,8’e geriledi ve son dokuz ayın en düşük değerini gördü. Endeks değerinin 100’den büyük olması tüketicilerin ekonomiye ilişkin ‘iyimser’, 100’den küçük olması ise ‘kötümser’ olduğu anlamına geliyor. Sonuç olarak, bu faiz indirimi aslında hiçbir kesimin derdine derman olmayacak. Ufukta ise petrol fiyatlarının ve dolar kurundaki hızlanmanın etkisiyle yeni enflasyon atakları görünüyor.

9 ayın ardından faiz indirimi süreci-2

Prof. Dr. Sinan Alçın / Ekonomi İstanbul Platformu Başkanı
“Aralık ayında bir indirim daha olabilir”
“Reel kesimdeki kalıcı hale gelmiş durgunluk ve nakit akışı ile ilgili sıkıntıların yaratmış olduğu baskı, Merkez Bankası’nın yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 35’e indirme ihtimalini doğurdu. Yani aralıkta yılın son faiz kararında da 1 puanlık bir indirim gelebilir. Önümüzdeki süreçte TL’nin dolar karşısındaki değer kaybının biraz daha doğal değerlere doğru yaklaştığını görebiliriz. Bu da kur geçişkenliği riski yüzünden enflasyon üstünde tetikleyici etki yaratabilir. Diğer taraftan, seçimler 2028’de yapılacak olsa bile 2027’nin en azından son yarısında enflasyonla mücadele yerine genişlemeci politikalar devreye alınabilir. Dolayısıyla mevcut enflasyon her ne kadar yüzde 29’lara gerilemiş olsa bile 2027 yılında tekrar artış trendi içerisine girebileceğini görebiliriz.”

9 ayın ardından faiz indirimi süreci-3

Cari dengede yeniden aylık fazla

Türkiye ekonomisinde alışık olunduğu üzere, yaz aylarında ortaya çıkan cari fazla trendi kendisini göstermeye başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı ödemeler dengesi istatistiklerine göre, Türkiye’nin cari işlemler hesabında ağustos ayında 4 milyar 53 milyon dolar fazla verilirken, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında da 8 milyar 205 milyon dolarlık fazla oluştu. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 3,75 milyar dolar olarak gerçekleşti.

12 aylık açık 42,1 milyar dolar

Yıllıklandırılmış verilere göre, ağustos ayında cari açık yaklaşık 42,1 milyar dolar olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 78,4 milyar dolar açık verdi. Ağustos ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net girişler 141 milyon dolar olarak kaydedildi. Portföy yatırımları ağustos ayında 1,03 milyar dolar doları tutarında net çıkış kaydederken, yurt dışından kredi kullanımlarında bu ay bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 2,19 milyar dolar ve 1,23 milyar dolar net kullanım gerçekleştirdi. Bu dönemde resmi rezervlerde 7,14 milyar dolar net artış olurken, net hata noksanda ağustos ayında 4,5 milyar dolarlık giriş kaydedildi.

Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel ekonomik büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3’ten yüzde 3,1’e çıkarırken, Türkiye’ye ilişkin beklentileri ise aşağı yönlü revize etti. Raporda, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 2,7, gelecek yıl yüzde 3,6 büyümesinin beklendiği belirtildi. IMF, temmuz ayındaki tahminlerinde Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 2,9, 2027’de yüzde 3,6 büyümesini öngörmüştü. Raporda, küresel manşet enflasyonun büyük ölçüde enerji ve gıda fiyatlarından kaynaklanan geçici artışın etkisiyle 2026’da yüzde 4,7’ye yükselmesinin, ardından 2027’de yüzde 4,1’e gerilemesinin beklendiği belirtildi. Türkiye’nin ise 2026 ortalama enflasyon tahmininin yüzde 31,2 ve 2027 tahmininin yüzde 26,5 olmasının beklendiği kaydedildi.

9 ayın ardından faiz indirimi süreci-4

Dış ticaret haddinde olumsuz sinyaller

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı ağustos ayına ilişkin dış ticaret endekslerini yayımladı. İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan ve 2025 yılı ağustos ayında 94,3 olarak elde edilmiş olan dış ticaret haddi, 4,3 puan azalarak, 2026 yılı ağustos ayında 90 oldu. İhracat birim değer endeksi ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,5 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 7,4 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 10,9 arttı, yakıtlarda yüzde 47,1 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 5,1 arttı.

İhracat miktar endeksi ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,4 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre gıda, içecek ve tütünde yüzde 1,9 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 19,3 arttı, yakıtlarda yüzde 20,0 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 4,5 azaldı. İthalat birim değer endeksi ise ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,7 arttı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 4,2 azaldı, yakıtlarda yüzde 35,9 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 12,5 arttı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 7,5 arttı. İthalat miktar endeksi de bu dönemde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,8 azaldı. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre, gıda, içecek ve tütünde yüzde 36,2 arttı, ham maddelerde (yakıt hariç) yüzde 8,3 arttı, yakıtlarda yüzde 1,6 azaldı, imalat sanayinde (gıda, içecek, tütün hariç) yüzde 0,5 azaldı.

0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL