2026’ya girerken küresel ekonomi, belirsizliğin ‘yeni normal’ olduğu bir dönemden geçiyor. Jeopolitik gerilimlerden ticaret politikalarındaki sertleşmeye, küreselleşmenin geri çekilmesinden finansal koşullardaki sıkılaşmaya uzanan çok sayıda risk, şirket stratejilerini yeniden şekillendiriyor. Küresel ekonomide taşlar yeniden dizilirken, Türkiye’nin büyük holdingleri de yeni bir denge arayışında.
Ekonomist’in 15 - 28 Şubat 2026 tarihli sayısından
Holdinglere liderlik eden yöneticiler; kontrol edilemeyen jeopolitik risklere ve yapay zekanın yarattığı kırılmalara karşı nitelikli insan kaynağı, operasyonel çeviklik ve katma değerli üretime odaklanmak gerektiğini düşünüyor. Diğer taraftan finansal dayanıklılık, likidite yönetimi ve borçluluğun kontrol altında tutulması, belirsizliğin arttığı bir ortamda büyümenin ön koşulu olarak öne çıkıyor.
2026 perspektifinde sürdürülebilirlik ve verimlilik ise yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. Özellikle sanayi ve enerji yoğun sektörlerde, katma değeri yüksek üretim, ölçek ekonomisi ve yeşil dönüşüm yatırımları rekabetin yeni belirleyicileri arasında gösteriliyor. Çin kaynaklı kapasite fazlası, dampingli ürünler ve maliyet baskıları devam ederken, AB Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması gibi düzenlemeler, Türk şirketleri için hem risk hem de yeni bir pazar kapısı sunuyor. CEO’ların değerlendirmeleri, 2026’nın ‘temkinli büyüme’ yılı olacağına işaret ediyor. Küresel finansal koşullar, merkez bankalarının para politikaları ve sermaye akımlarındaki oynaklık yakından izlenirken, Türkiye açısından faiz, enflasyon ve büyüme dengesi, yatırım iştahının seyrini belirleyecek ana başlıklar arasında yer alıyor.

Yeni normlar ortaya çıkıyor
EY-Parthenon Jeostratejik Görünüm 2026 raporu da iş dünyası liderlerinin öngörülerini destekler nitelikte. Jeopolitik gelişmeler, 2026’da küresel ekonomiyi yeniden şekillendirmeye devam ederken, yıl içinde jeopolitik ortamı tanımlayacak üç ana tema ortaya çıkıyor. İlk olarak, iş yapma biçimlerine ilişkin yeni kural ve normların ortaya çıkması ve mevcut kuralların bir kısmının geçerliliğini yitirmesi bekleniyor. İkinci olarak, kaynak yetersizliği risklerinin daha da belirginleşeceği tahmin ediliyor. Üçüncü başlıkta ise bölgesel dinamiklerin, 2026 yılında jeostratejik görünümü belirgin şekilde etkileyeceği öngörülüyor. 2026 yılında jeopolitik dinamiklerin; üretim, ticaret, enerji, iklim politikaları ve teknolojik dönüşüm başta olmak üzere küresel faaliyet ortamını yeniden şekillendireceğini söyleyen EY-Parthenon (EYP) Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar, “Ülkelerin değişen rolleri ve öncelikleri, ticari ilişkilerden enerji ve teknoloji yatırımlarına kadar pek çok alanda yeni denge arayışlarını beraberinde getirecek” diyor. Büyükavşar’a göre jeopolitik manzaradaki bu dönüşümle birlikte jeopolitik iç görüleri iş kararlarına, stratejilerine ve kurumsal yönetişime proaktif biçimde entegre eden şirketler; bu değişimi daha iyi yöneterek dayanıklılıklarını güçlendirebilir, zorlu ve belirsiz bir ortamda faaliyetlerini sürdürülebilir kılabilir.
Farklı yatırım alanları gündemde
Stratejilerini, şartlara hızla uyum sağlayabilen, çevik, esnek ve gerektiğinde yön değiştirebilen yapılar üzerine inşa eden Yıldız Holding, odaklı stratejisiyle finansal dengesini korurken; üretim, ihracat, yatırım ve istihdamı kapsayan geniş bir çerçevede büyüme hedefliyor. Holding, 2025’in dokuz ayında satışlarını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 34 artırarak 469 milyar TL’ye, ihracatı ise yüzde 38 artışla 22 milyar TL’ye yükseltti. Önümüzdeki dönemde de faaliyet gösterdiği tüm alanlarda insan, dijitalleşme ve verimliliği odaklarında tutacaklarını söyleyen Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mehmet Tütüncü, “Bu süreçte çalışanlarımızın yetkinliklerini geliştirmek, organizasyonumuzu güçlendirmek ve AR-GE, dijitalleşme ile yüksek katma değerli inovasyon yatırımlarımızı artırmak büyüme vizyonumuzun temel yapı taşları olmaya devam edecek” diyor. Gözde Girişim sermayesiyle farklı alanlarda yatırım fırsatlarını kollayan holding, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’da ve İngiltere’de de büyüyecek. AR-GE, dijitalleşme ile yüksek katma değerli inovasyon yatırımları artacak.
Dengeli büyüme devam edecek
2025, tüm üreticiler için olduğu kadar Tosyalı Holding için de zor bir yıl oldu. Uzak Doğu kaynaklı ithalatın getirdiği haksız rekabet, üretim ve satış tarafını baskıladı. Holding bu süreçte yaptığı tesis yatırımları ve gerçekleştirdiği stratejik satın almalarla ürün çeşitliliğini ve kapasitesini daha da artırdı. Zorlayıcı koşullara rağmen sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek odaklı yaklaşımıyla hem iç pazarda hem de ihracat tarafında büyümesini sürdüren holding, üretimde 2025 yılında 13 milyon ton seviyesine ulaştı. Toplam cirosu ise 9 milyar dolara yakın gerçekleşti. 2025’te ihracat ise dolar bazında artarak 2 milyar doların üzerine çıktı.
2026 yılında üretimini 15 milyon tona çıkarmayı hedefleyen holding, küresel çelik fiyatlarındaki paralel seyre bağlı olarak dolar bazında artışla 10 milyar dolarlık ciroya ulaşmayı planlıyor. Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, 2026’da Avrupa, Afrika ve Asya’daki tesisleriyle dengeli bir büyüme stratejisi izlemeye devam edeceklerini söylüyor. Afrika’da devam eden yatırımları ile birlikte yeni üretim kapasiteleri oluşturmak, Türkiye’de ise hem derinleşmek hem de komşu pazarlara açılmaya odaklanmak grubun temel hedefleri arasında yer alacak.
Toplam ihracatın 2026’da 3 milyar dolara yaklaşması hedeflediklerini söyleyen Fuat Tosyalı, sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Yurt dışındaki en büyük yatırımımız olan Tosyalı Cezayir’de ikinci DRI tesisimiz başta olmak üzere devreye aldığımız yeni yatırımlarımızın katkısı ve orada devam eden soğuk haddelenmiş yassı çelik yatırımımızın tamamlanması ile birlikte beyaz eşya ve otomotiv sektörüne ürün verebilecek olmamız bizi daha da güçlendirecek.”
Latin Amerika pazarına girecek
Damat Tween ve D’S damat markalarını bünyesinde bulunduran Orka Holding, iç pazarda yaşanan dalgalanmaları güçlü ihracat performansıyla dengeledi. 2025 için 8,5 milyar TL ciro hedefi koyan holding, Giresun’da ikinci fabrikasını açtı. 85 ülkede 420 mağazaya ulaşan holding, ABD, İngiltere, Almanya, İtalya ve Fransa gibi gelişmiş pazarlarda daha da büyümeyi hedefliyor. Ayrıca Latin Amerika, Japonya ve Körfez ülkelerinde de güçlü bir genişleme stratejisi planlandı. ABD’de Atlanta’daki Damat Tween mağazasından sonra Miami ve New York’ta yeni lokasyonların devreye girmesi planlanıyor. New Jersey’de kuracakları lojistik merkeziyle omnichannel operasyonları Amerika geneline yayacaklarını söyleyen Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Orakçıoğlu, “Bu yatırımlar, sadece mağaza sayısında değil, markamızın küresel bilinirliğinde de sıçrama etkisi yaratacak. Paraguay’ın başkenti Asunsion’dan başlayarak Latin Amerika’ya güçlü bir giriş yapıyoruz. Uzak Doğu’da marka bilinirliğimizi derinleştirme stratejisi izliyoruz” diyor.
Bu yıl AR-GE ve inovasyona yaptıkları yatırımlara yenilerini ekleyen şirket, üretim üssü Giresun’da ikinci fabrikasının açılışını yaptı. Üçüncüsünün yapımının sürdüğünü belirten Orakçıoğlu, sürdürülebilirlik odaklı, yapay zeka destekli ve robotik teknolojiye dayanan yeni fabrikayla üretim kapasitesi açısından Avrupa’da lider olduklarını belirtiyor. Tasarım ve üretimdeki katma değerin yanında, 85 ülkedeki satış ağını yapay zeka destekli omnichannel entegrasyonu ile güçlendiren grup, fiziksel mağazacılık ve e-ihracat performansını ortak bir sistemde yöneterek, Türkiye ve global pazardaki müşterilerine kişiselleştirilmiş bir alışveriş deneyimi sundu ve yapay zeka destekli operasyonel verimlilikle pazarlara hızla uyum sağladı.

Özgür Tokgöz Altun / Boyner Grup CFO’su ve İcra Kurulu Üyesi
Boyner'den 'Sessiz lüks' yatırımı
Boyner Grup 2026 yılına ekonomik belirsizliklere karşı temkinli, ancak uzun vadeli değer yaratmayı önceleyen bir stratejiyle hazırlanıyor. Önümüzdeki dönemde özellikle IT ve AR-GE yatırımlarını artırmayı planlayan grup, tedarik zincirinden mağaza içi deneyime kadar pek çok alanda dijitalleşme yatırımlarını hızlandıracak. 2025 yılın sıkı para politikaları ve küresel belirsizlikler nedeniyle zorlu geçtiğine dikkat çeken Boyner Grup CFO’su ve İcra Kurulu Üyesi Özgür Tokgöz Altun, “2025’te sür dürülebilirlik alanında önemli bir eşik olarak operasyonlarımızda yüzde 100 yeşil enerjiye geçme hedefini ortaya koyduk. 2026 için ise temkinli ama sürekliliği olan, seçici bir büyüme perspektifi benimsiyoruz” diyor.
Grubun güçlü nakit yönetimi, sağlıklı marj yapısı ve geleceği besleyen yatırımlar odağında ilerleyeceğini vurgulayan Altun, şöyle devam ediyor: “2024 ve 2025 boyunca gözlemlediğimiz tüketici davranışlarındaki yavaşlama; yüksek faiz ortamı ve döviz dinamikleriyle birleştiğinde maliyet yönetimini daha da stratejik bir noktaya taşıyor. Artan maliyet baskıları ve sürdürülebilir üretim standartlarına uyum gereklilikleri de bu tabloyu daha hassas bir hale getiriyor. Bu dönemi operasyonel mükemmellik odağımız ve dijitalleşme yatırımlarımızla yönetmeyi planlıyoruz. Kârlılığı önceleyen seçici büyüme yaklaşımı, belirsizliklerin yoğun olduğu bir ortamda daha dayanıklı ve kontrollü bir ilerleme sağlamamıza imkân verecek.” Boyner Grup’un 2026 yatırım stratejisinde dikkat çeken başlıklardan biri ise küresel ölçekte yükselen ‘sessiz lüks’ trendi. Altun, dünyadaki ilk örneklerden birini hayata geçirmeye hazırlandıklarını belirterek, bu modelle gösterişten uzak, kalite ve deneyim odaklı bir perakende yaklaşımı sunmayı hedeflediklerini söylüyor. Yeni konseptin hem ürün gamında hem de mağaza deneyiminde farklılaşma yaratması hedefleniyor.

Hikmet Gümüşer / Kiptaş Holding CFO’su
Odağında ihracat olacak
2025 yılı sonunda kombine cirosu 1,3 milyar dolar, kombine ihracatı 250 milyon dolar, toplam istihdamı ise 15 bine ulaşan Kipaş Holding, 2026 yılında ihracat odaklı bir büyüme stratejisi benimsiyor. Tüm sektörlerin toplamında yüzde 10 büyüme öngörülüyor. 2026 yılında Kahramanmaraş’ta 120 milyon dolar bütçeyle kutu fabrikası yatırımı yapmayı hedefleyen holding, 2026 yılı içerisinde yatırımın yüzde 50’sini tamamlamayı planlıyor. Kutu fabrikası yatırımının yanı sıra tekstil ve çimento sektörlerinde de bazı ek yatırımlar planlanıyor. Kipaş Holding CFO’su Hikmet Gümüşer, “İhracatımızın artmasını beklerken, ciromuzun da geçtiğimiz yıla kıyasla döviz bazında yüzde 10 ila 15 oranında daha yüksek seviyelerde gerçekleşmesini öngörüyoruz” diyor.
2026 yılının Türkiye’nin enflasyon problemiyle en yoğun şekilde mücadele edeceği yıllardan biri olacağını belirten Gümüşer, “Türkiye’nin özellikle tarife avantajları sayesinde önemli fırsatlar barındırdığını düşünüyoruz. Amerika’nın Türkiye’ye yüksek gümrük vergileri uygulamaması ve Türkiye’nin diğer ülkelere kıyasla ayrışması, dış ticarette olumlu algının güçlenmesine ve tarife avantajlarının etkin şekilde kullanılmasına imkân tanıyan en önemli fırsatlarımızdan biri olacak” diye konuşuyor. Gümüşer, 2026 yılında odaklarında olacak konuları şu şekilde sıralıyor: İhracat üzerinden büyüme, dış talebi doğru okumak ve doğru yönlendirmek.
Tüm sektörlerde büyüyecek
Gıda, yenilenebilir enerji, elektrik dağıtımı ve girişim ekosistemi gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren Eksim Holding, yer aldığı tüm sektörlerde yeni yatırımlar yaptı. Yenilenebilir enerjide toplam kurulu gücünü 1 GW’ın üzerine çıkartıldı ve proje bazında yaklaşık 3 GW’lık bir portföy ölçeğine ulaşıldı. Holdingin iştiraklerinden, Tekirdağ ve Konya’da yaklaşık 96 bin metrekarelik üç ayrı tesiste üretim yapan Eksun Gıda, 2025 itibarıyla ihracat ağını 23 ülkeye çıkararak global erişimini 2024 yılına göre yüzde 44 oranında artırdı. Genişlettiği mağaza ağı ve gerçekleştirdiği konsept dönüşümüyle büyüme yolculuğuna devam eden kafe-fırın sektöründeki markaları Aslı, İstanbul Dudullu Organize Sanayi Bölgesi’nde aylık bin 200 ton üretim kapasitesiyle faaliyet gösteriyor.
Tuzla’da aylık 2 bin tonu aşan üretim kapasitesine sahip yeni tesis yatırımını da tamamladıklarını belirten Eksim Holding Mali İşler Grup Başkanı Bora Çermikli, endüstriyel gıda üretimi alanında ihracat hedeflerini de 2026 yılında devreye alacaklarını belirtiyor. Elektrik dağıtım iştiraki Dicle Elektrik ile önümüzdeki beş yılda 60 milyar TL’lik yeni yatırımla planlayan holding, endüstriyel gıda üretimi alanında ihracat hedeflerini de 2026 yılında devreye alacak. Eksim Enerji’yle önümüzdeki yıl da yurt içinin yanı sıra yurt dışı yatırımlarının Doğu Avrupa ve Balkanlar dahil birçok yeni yatırım bölgeleriyle genişletmek üzere çalışmalar devam edecek. Lisanssız üretim yönetmeliği kapsamında geliştirilen 7 MW ve 11,9 MW kapasiteli iki RES projesi, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanan Yatırım Teşvik Belgesi ile bir üst aşamaya taşındı. Babaeski Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk şirketi de 34 bin 500 ton kapasiteyle faaliyete geçti. “2026’da lisanslı depoculuğun kazanımlarını daha fazla şirketimize yansıtacağımız bir dönem geçireceğiz” diyen Çermikli’in verdiği bilgilere göre, Aslı markasıyla da 2026 sonuna kadar yeni 40 franchise şube açılması hedefleniyor. Holding, Eksim Ventures ile de portföyünü hem sağlık teknolojileri hem de siber güvenlik tarafında daha da güçlendirecek.

Tunç Korun / Form Şirketler Grubu CEO'su
İklimlendirme sektörünün önemli oyuncularından Form Grup ise 2025’te ciro ve kârlılığı korumaya odaklandı. Yılı 7 milyar TL cirosal büyüklükle kapatan grup, 2026’da dolar bazında yüzde 10’luk büyüme hedefliyor. Grup, yılın başında yaklaşık 100 milyon TL’lik bir yatırımla yeni tesisini de devreye aldı. Bu tesiste de endüstriyel binaların çatıları için doğal havalandırma ve duman atma sistemleri, gün ışığı aydınlatma sistemleri gibi alanlarda üretim planlanıyor. 2026’da ihracat tarafında mevcut pazarlardaki konumu güçlendirirken, ihracat ağını kontrollü ve kademeli biçimde genişletmek istediklerini söyleyen Form Şirketler Grubu CEO’su Tunç Korun, “Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarları öncelikli coğrafyalar arasında yer alıyor, buralarda daha derin bir varlık oluşturmayı hedefliyoruz” diyor.
İhracatını 110 milyon dolara çıkartacak
Finansal piyasalarla uyumlu hareket ederken, verimliliği ve güçlü nakit akışını önceliklendiren Bacacı Yatırım Holding, 2025’te Helvacızade Grubu’nu bünyesine katarak üretim ve ihracat tarafında önemli bir hamle yaptı. Bu stratejik adımın da etkisiyle 2025 yılı genelinde konsolide büyümesini yüzde 73 seviyesine çıkarttı. Yılı yaklaşık 1 milyar dolarlık konsolide ciro ile kapattı. 2025 yılının son altı ayında 35 ülkeye ihracat yapıyor durumuna geldi. Dokuz farklı sektörde stratejik yatırımlar yapan grup, tüm sektörlerinde dolar bazında çift haneli büyümeler öngörüyor.
İhracatta Zade Yağları ve Zade Vital markasıyla büyüme hedefleniyor. Helvacızade Grubu’nun alınmasının ardından bu iki markaya geçen yıl toplam 1 milyar TL yatırım yapıldı. Bu yıl Zade Yağları’nın 100 bin ton satış yapması öngörülüyor. Zade Vital ise 2026 yılında üretimi yüzde 100 oranında artırarak ilk 10 oyuncu arasına girmeyi hedefliyor. Bu yatırımların verdiği ivmeyle 2026’da ihracatta hedef 110 milyon dolar seviyesine ulaşmak.

Cem Cansu / Bacacı Yatırım Holding Finans İcra Kurulu Üyesi
Özellikle Batı Avrupa ve Doğu Avrupa başta olmak üzere, stratejik coğrafyalarda yatırım planları olduğunu söyleyen Bacacı Yatırım Holding Finans İcra Kurulu Üyesi Cem Cansu, “Gıda, sağlık, kimya ve dayanıklı tüketim alanları öncelikli odak alanlarımız arasında. Yurt içinde ise mevcut şirketlerimizde, 2026 yılında yatırımlarımız ağırlıklı olarak üretim kapasitesini artırmaya, teknolojik dönüşüme ve verimlilik odaklı projelere yönlenecek” diyor.
Sektörel olarak bakıldığında Sürat Kargo’da 2026 yılı için 18 milyon dolarlık bir yatırım planı bulunuyor. Holdingin, medya ve üretim tarafında devam eden yatırımlar da düşünüldüğünde toplam yatırım öngörüsü 31 milyon doları buluyor.

Özbey Ergün / Ergün Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Yüzde 100 büyüme öngörüyor
2025 yılı Ergün Holding açısından oldukça verimli ve hedeflerle uyumlu bir yıl olarak tamamlandı. Yaklaşık yüzde 100 oranında bir büyüme yakalayan holding, 2025 sonu itibarıyla konsolide cirosunu 15 milyar TL seviyesine taşıdı. 2026 yılı için de güçlü büyüme hedeflerini koruyan şirket, farklı iş kollarında yüzde 100’ün üzerinde bir büyüme öngörüyor. Konsolide cirosunu 27–28 milyar TL bandına taşımayı planladıklarını söyleyen Ergün Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özbey Ergün, “Mevcut durumda grup bünyesinde ihracat faaliyetimiz bulunmamakla birlikte, orta vadede bu alanı stratejik olarak değerlendirmeye almayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde, uygun iş modelleri ve fırsatlar oluşması hâlinde yurt dışı açılımlarını değerlendirmeye açık olacağız” diyor.
Holdingin yeni dönemde yatırım odağı, özellikle çoklu müşteri tabanına sahip ve bu müşteri verisini etkin şekilde kullanabilen finans ve teknoloji şirketleri olacak. 2026’yı tam anlamıyla bir büyüme yılı olarak konumlandırdıklarını belirten Ergün, holdingin ana faaliyet alanları olan finans ve teknoloji sektörlerinde, fırsat odaklı yatırımlara ve stratejik ortaklıklara devam etmeyi planladıklarını belirtiyor. Özellikle veri odaklı iş modellerine sahip şirketler öncelikli ilgi alanları arasında yer alacak.

Yusuf Yatkın / Zeren Group CEO
Enerji ve mobilyada büyüyecek
Zeren Group, hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyet alanlarını yeniden konumlandırıyor. Enerji, üretim ve sanayi ekseninde ilerleyen bu yapı, 2026’ya girerken daha planlı ve ölçeklenebilir bir büyüme zeminine işaret ediyor. 2025 yılının holding açısından ‘dönüşüm yılı’ olduğunu söyleyen Zeren Group CEO Vekili Yusuf Yatkın, grup şirketlerini holding çatısı altında toplama hedefinde önemli bir mesafe kat edildiğini ifade ediyor.
2025 yılı sonunda 1 milyar doları aşan bir ciroya ve binin üzerinde çalışan sayısına ulaşan grup; üretim, ticaret ve istihdamı birlikte ele alan bir yaklaşımı sürdürüyor. Alfemo markasının grup bünyesine katılmasıyla üretim tarafında güçlü bir ivme yakalandığını dile getiren Yatkın, Alfemo’nun aylık satışlarının kısa sürede 45–50 milyon TL seviyelerinden 200 milyon TL seviyesine yükseldiğini paylaşıyor. Yatkın, 2026 hedeflerine ilişkin değerlendirmelerinde ise büyümeyi iki ana eksende kurguladıklarını söylüyor.
Enerji tarafında Avrupa merkezli doğal gaz ticaretinde ölçeklenme hedeflediklerini, üretim tarafında ise Alfemo markası altında mobilya ve yatak üretimini güçlendirdiklerini ifade eden Yatkın, “Enerji holding cirosunun üçte birinden fazlasını oluşturuyor. 2026’da ciro ve ihracat tarafında odağımız, enerji ve üretimde ölçeklenebilir büyümeyi daha güçlü bir ticari yapıyla büyütüyor” diyor. Grup, Alfemo’nun modernizasyon ve verimlilik odağıyla güçlendirilmesi kapsamında toplam 5-6 milyon dolarlık bir yatırım planlıyor. Sanayi tarafında Düzce-Gümüşova’daki entegre tesisinde faaliyet gösteren Zeren Metal için önümüzdeki üç yıllık dönemde kalite ve verimlilik odaklı toplam 15 milyon dolarlık yatırım planı bulunuyor. Bu yatırım planı kapsamında hurda geri dönüşüm tesisi kurulması ile ikincil alüminyum kullanımının artırılması hedeflenirken, kapasitenin de kademeli bir şekilde arttırılması öngörülüyor. Mevcut yapıda 15 bin ton seviyesindeki yıllık kapasitenin öncelikle 20 bin tona, ardından 30 bin tona çıkarılması planlanıyor.
Enerji tarafında Avrupa’daki doğal gaz ticareti odağını güçlendirirken, enerji teknolojileri alanında ‘MYZ Co Charge’ markasıyla elektrikli araç ekosistemine yönelik yeni nesil çözümlere yatırım yaklaşımını sürdüren grup, yeme–içme alanında ise Londra’da üç markasıyla büyüyor.
2026 yatırım stratejisi kapsamında kaynak kullanımını daha verimli hale getirmek amacıyla akaryakıt sektöründeki Alpet yatırımından 2025 yıl sonu itibarıyla çıkış kararı alan Zeren Grup, bu satışı bir portföy sadeleşmesi olmanın yanı sıra büyümenin odağına alınan mobilya markası Alfemo’yu güçlendirecek stratejik bir yeniden yapılanma adımı olarak konumlandırıyor. Elde edilen kaynağın, Alfemo’ya yönelik tamamlayıcı bir satın almada kullanılması planlanıyor. Şirketin 2026 ajandasında; Avrupa merkezli doğal gaz ticaretinin büyütülmesi, Alfemo’daki üretim dönüşümünün kalıcı hale getirilmesi ve ihracat hacminin artırılması yoluyla grup genelinde daha konsolide bir büyüme hedefi öne çıkıyor.

Levent Çakıroğlu / Koç Holding CEO'su
“100. yılımıza uzun vadeli hedeflerle giriyoruz”
“60’tan fazla ülkede faaliyet gösteren bir kurum olarak, 2025 yılında önemli birleşmeler, satın almalar ve yeni yatırımlar gerçekleştirdik. 100. yaşımızı büyük bir gururla kutlayacağımız 2026 yılında da ülkemizin geleceğine duyduğumuz güvenle uzun vadeli stratejik hedeflerimize kararlılıkla ilerleyeceğiz. Koç Holding olarak gerçekçi bir yaklaşımla sürdürülebilirlik hedeflerimize kararlılıkla ilerliyoruz. Bu yıl, Topluluk şirketlerinden Arçelik ve Yapı Kredi, dünyanın tek bağımsız çevresel raporlama platformu olan CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında; Entek Elektrik ise Su Güvenliği programında Global A Listesine girdi. Ayrıca; Tüpraş, İklim Değişikliği ve Su Güvenliği; Entek İklim Değişikliği, Ford Otosan ise Su Güvenliği programlarında liderlik kategorisinde değerlendirildi.”

Mehmet Tütüncü / Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su
“GOAL 21’i üç odak alanına inşa ettik”
“Stratejik önceliklerimizi belirlerken; insanı merkeze alan, dijitalleşmeyi stratejik bir kaldıraç olarak konumlandıran ve israfsız şirket yapısını sürdürülebilir kılan bir yönetim anlayışını benimsiyoruz. Bu üç ana odak alanı üzerine inşa ettiğimiz stratejimiz ve GOAL 21 (G: Goya, O: Sıfır hata, A: Ortak amaç birliği, L: Liderlik – sektörde birinci ya da ikinci olma) hedefimizle tüketiciyle daha yakın bağlar kurmayı, operasyonlarımızı en yüksek standartlarda yürütmeyi, iş birliği kültürümüzü güçlendirmeyi ve faaliyet gösterdiğimiz alanlarda liderlik iddiamızı kararlılıkla sürdürmeyi amaçlıyoruz.”

Fuat Tosyalı / Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı
“Yeşil çelik üretimiyle fark yaratacağız”
“Tosyalı olarak geçen yıllarda olduğu gibi 2026’da da ilk üç önceliğimiz; sürdürülebilirlik, verimlilik ve ölçek olacak. Sürdürülebilirlik, demir-çelik sektörü başta olmak üzere birçok sektör için dünyada belirleyici bir faktör olmaya devam ediyor. Özellikle bizim gibi küresel olarak nitelikli yeşil çelik ürünleriyle rekabet gücünü artıran bir şirket için sürdürülebilirlik, 2026’da çok daha kritik bir unsur haline gelecek. AB Yeşil Mutabakatı kapsamında Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın mali yükümlülüklerinin 2026 yılı itibarıyla başlamış olması, yeni bir rekabet barometresi oluşturdu. İnanıyorum ki bu yeni düzende yeşil çelik üretimimizle başta AB olmak üzere küresel pazarlarda çok daha güçlü bir şekilde var olacağız.”

Süleyman Orakçıoğlu / Orka Holding Yönetim Kurulu Başkanı
“Yapay zeka kullanımını yaygınlaştıracağız”
“Küresel ekonomi açısından ılımlı bir büyüme beklemekle birlikte ticaret savaşları ve jeopolitik gerilimler nedeniyle tedarik zincirlerinde olası değişiklikler ve bunların yaratacağı maliyet baskıları kritik başlıklar olabilir. Ülkemiz açısından da OVP hedefleri doğrultusunda tek haneli enflasyona yaklaşma çabasının yoğunlaşacağı bir yıl olmasını bekliyoruz. Sıkı para politikasının talepte yaratacağı yavaşlamayı da göz önünde bulundurmakta fayda olacak. Holding olarak tam döngüsel üretim, e-ticaret ve e-ihracat ile ürün çeşitlendirme (kadın koleksiyonu dahil) diyebiliriz. Yeni fırsat alanlarımızdan biri de rekabet avantajı nedeniyle yapay zekanın sadece operasyonda değil, kişiselleştirilmiş müşteri deneyiminde ve ürün tasarım süreçlerinde kullanılmasını yaygınlaştırmak olacak.”