Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) bağlı odalarda seçim yarışı başlarken, sanayinin zor günlerinde İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) başkanlık koltuğu için iki aday resmi açıklamalarını yaparak seçim sürecini hızlandırdı. Türkiye sanayisinin 24 bine yakın üyesi olan ve 57 meslek komitesinin olduğu İstanbul Sanayi Odası’nda mevcut başkan Erdal Bahçıvan’ın desteklediği Ender Yılmaz ile önceki seçimlerde de aday olan Adnan Dalgakıran yarışacak. Sanayi odasında başkanlık yarışını kimin göğüsleyeceğini tahmin etmek zor, fakat net olan yeni başkan Kastamonulu ve makine sektöründen çıkacak.
Ekonomist’in 27 Eylül - 10 Ekim 2026 tarihli sayısından
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz ile İSO Meclis Üyesi Adnan Dalgakıran’ın başkanlık için yarışacağı süreç, Türk sanayisinin yüksek maliyet, finansmana erişim, kur baskısı, daralan talep ve küresel rekabet gibi sorunlarla mücadele ettiği kritik bir döneme denk geliyor. İki aday da İSO’nun sanayicinin sorunlarını yalnızca dile getiren değil, çözüm üreten ve sonuç alan bir kurum olması gerektiği mesajını veriyor. Yılmaz “paylaşımcı ve katılımcı yönetim” anlayışını öne çıkarırken, “Biz sadece şikayet mekanizması olmak istemiyoruz” diyor. Dalgakıran ise “önceden gören ve harekete geçen İSO” yaklaşımıyla sanayi radarından, finansman masasına uzanan yeni yapılanmalar öneriyor.
İş dünyasının desteğini almak üzere yoğun bir görüşme trafiği her iki tarafta da sürüyor. 26 Ekim’de yapılacak komite seçimleriyle başkanlık yarışında öne çıkan isim belli olacak. Bu seçimde bir önemli gelişme ise 130 olan meclis üyesi sayısı 153’e çıkacak. Seçim öncesinde iki ismin başkanlık yaklaşımları ve vaatleri ise şöyle:
“İş birliği ve ortak akıl esas olacak”
İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz, başkanlık yaklaşımının merkezine sanayicilik tecrübesini ve katılımcı yönetimi yerleştiriyor. Yaklaşık 50 yıldır sanayicilik yaptığını ve bu sürenin 25 yılında İSO’nun çeşitli kademelerinde görev aldığını söyleyen Ender Yılmaz, yeni dönemde sanayi politikalarının şekillenmesinde söz sahibi olan, üyelerinin sorunlarına çözüm üreten ve Türk sanayisinin küresel rekabet gücünü artırmada etkin rol üstlenen bir İSO hedeflediklerini anlatıyor.
Yönetimde iş birliği ve ortak aklı esas alacaklarını belirten Yılmaz, “Üyelerimizin karar süreçlerine daha fazla katılmasını sağlayacak, farklı sektörlerin tecrübesini çalışmalarımıza yansıtacağız” diyor. Sanayicilerin yeşil dönüşüm ve dijitalleşme için ihtiyaç duyduğu yol haritaları ve finansman modelleri üzerinde çalışacaklarını vurgulayan Yılmaz, “Nitelikli iş gücü yetiştirmek için eğitim kurumlarıyla iş birliğimizi geliştirecek, ihracatta mevcut pazarlarını korumaları ve yeni pazarlara açılmaları için üyelerimize daha fazla destek vereceğiz. Yol arkadaşlarımla birlikte İSO’nun bütün imkanlarını üretimi güçlendirmek için harekete geçireceğiz” diye konuşuyor.
“Sadece şikayet değil, öneri sunacağız”
Erken sanayisizleşme tartışmalarından kur baskısına, krediye erişimden iş gücü maliyetlerine kadar geniş bir sorun alanına dikkat çeken Yılmaz, yeni dönemde İSO’nun yalnızca bu sorunları sıralayan bir kurum olmaması gerektiğini savunuyor. “Krediye erişimden, kur baskılarına, iş gücü maliyetlerinden, talep darlığına kadar bir dizi sorun içinde asıl meselenin çözüm üretmek olduğunu vurgulan Yılmaz, “Bu daralmaların, bu sıkışıklıkların hepsinin ötesinde biz oturup ne yapacağımızı konuşmamız gerekiyor” diyor. Bu yaklaşımı İSO’nun yeni dönemde üstlenmesi gereken role de taşıması gerektiğini anlatan Yılmaz, “Biz sadece şikayet mekanizması olmak istemiyoruz. Biz çözümü üretmek istiyoruz. Sanayicinin yaşadığı sorunların ilgili kamu kurumlarıyla görüşülmesinin yanı sıra çözüm önerilerinin de oluşturulması gerekiyor. Bu noktada paylaşımcı ve katılımcı bir yönetim hedefliyorum”şeklinde konuşuyor.
Vekalet başkan olacağı eleştirilerine ise net yanıt veren Ender Yılmaz, “Erdal Bey devam etseydi kesinlikle aday olmazdım. Aynı yönetimde olup arkasından iş çeviremem. Fakat aday olmayınca ben kendi irademle aday olmak istedim. Gölge adam mantığı benim hayatımda hiçbir zaman olmadı” diye konuşuyor.
“Sanayicinin en güçlü kurumu”
Adnan Dalgakıran ise iş dünyasının önde gelen sanayicileri, dernek ve ihracatçı birliği başkanları ile İSO Meclis üyelerinin de aralarında bulunduğu 150’den fazla kişinin katıldığı toplantıda başkan adaylığını açıklayarak yeni dönem programını kamuoyuyla paylaştı. Dalgakıran programını, “Birlik, Akıl, Rekabet, Dönüşüm, Pazar, Finansman, Etki ve Güç” olmak üzere sekiz ana başlıkta topluyor. “İSO’yu yeniden sanayicinin en güçlü kurumu yapmak için adayız” diyen Dalgakıran, yeni dönemde başarının sanayici için üretilen somut sonuçlarla ölçülmesi gerektiğini ifade ediyor.
Dalgakıran da sanayicinin yüksek maliyetler, finansmana erişim baskısı, daralan talep ve atıl kapasiteyle mücadele ettiğine dikkat çekiyor. Buna teknoloji, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve küresel ticaretteki değişimin de eklendiğini belirterek, İSO’nun rolünün yeni koşullara göre yeniden ele alınması gerektiğini savunuyor. Dalgakıran, “Satış zayıfladığında üretim yavaşlıyor, finansman pahalılaştığında yatırım duruyor, maliyet-fiyat dengesi bozulduğunda kârlılık kayboluyor, atıl kapasite sermayeyi eritiyor” diyor.
“Sorunu önceden gören ve önlem alan İSO”
Dalgakıran’ın programının temelinde ise “önceden gören ve harekete geçen İSO” yaklaşımı bulunuyor. “Biz sorun oluştuktan sonra konuşan değil, sorun oluşmadan gören ve önlem alan bir İSO hedefliyoruz” diyen Dalgakıran, veriye dayalı karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesini planlıyor. Bu kapsamda uluslararası iş birlikleriyle “Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi” kurulması ve dünyadaki teknolojik ve ekonomik dönüşümü takip edecek “Sanayi Radarı” projesinin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve makine parkının haritasının çıkarılması, atıl kapasitenin değerlendirilmesi ve gereksiz kapasite oluşumunun önlenmesi de programda yer alıyor.
Rekabet gücü tarafında ise “Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu” nun kurulması planlanıyor. Dalgakıran küresel ticarette artan korumacılık ve Çin kaynaklı rekabet baskısına dikkat çekerek, “Dünya ticaretinin kuralları hızla değişiyor. Çin baskısı ve yeni ticaret düzenine karşı politikalar üretmek zorundayız” diyor.
Dalgakıran’ın programında finansmana erişim için İSO bünyesinde “Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası” kurulması öngörülüyor. Uluslararası bankalar, ihracat kredi kuruluşları, kalkınma finansmanı kurumları ve yatırım fonlarının sanayiciyle daha güçlü şekilde buluşturulmasını amaçlayan Dalgakıran, “Sanayicimizi finansman konusunda yalnız bırakmayacağız. Türkiye’deki imkânlarla sınırlı kalmayacağız; dünyadaki finansman fırsatlarına erişim konusunda da sanayicimize yol göstereceğiz” diyor. Yeni pazarlar da programın önemli ayaklarından birini oluşturuyor.
Türkiye’nin Avrupa, Ortadoğu, Afrika, Kafkasya ve Orta Asya’nın kesişimindeki konumunun daha etkin değerlendirilmesini isteyen Dalgakıran, “Jeostratejik konumumuzu siparişe ve yatırıma dönüştüreceğiz” ifadelerini kullanıyor. Markalaşma, şirket satın alma, yerinde üretim ve dağıtım ağlarıyla Türk şirketlerinin küresel pazarlarda büyümesinin desteklenmesi hedefleniyor.
İki adayın öne çıkan vaatleri

İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz
- Paylaşımcı ve katılımcı yönetim anlayışını hayata geçirmek.
- Meslek komiteleri, üyeler ve yönetim arasındaki ilişkiyi güçlendirmek.
- İSO’yu yalnızca sorunları ve şikâyetleri aktaran değil, çözüm üreten bir kurum haline getirmek.
- Sanayicinin sorunlarını çözüm önerileriyle birlikte kamuya taşımak.
- Krediye erişim, kur baskısı, iş gücü maliyetleri ve erken sanayisizleşmeyi öncelikli gündem başlıkları arasında tutmak.
- Sanayinin içinden gelen tecrübeyi İSO yönetiminde daha etkin kullanmak.

İSO Meclis Üyesi Adnan Dalgakıran
- “Sanayi Strateji ve Rekabetçilik Merkezi”ni kurmak.
- Küresel gelişmeleri takip edecek “Sanayi Radarı”nı hayata geçirmek.
- Türkiye’nin sanayi kapasitesi ve makine parkının haritasını çıkarmak.
- “Sanayi Benchmark ve Rekabetçilik Platformu”nu oluşturmak.
- Yapay zekâyı fabrikalarda doğrudan verimlilik sağlayan bir araca dönüştürmek.
- “Sanayi Finansmanı ve Turnaround Masası”nı kurmak.
- Türk şirketlerinin markalaşma, şirket satın alma ve yerinde üretim yoluyla küresel büyümesini desteklemek.
- “İSO Ankara Sanayi Destek ve Kamu İlişkileri” yapılanmasıyla sorunları sonuç alınana kadar takip etmek.