USD/TRY
Döviz Çevirici
TRY
USD
EUR
Hesapla

Royalty bedeli almayan 15 marka

Franchise sisteminde royalty bedeli almayan markalar, yatırımcının üzerindeki mali yükü azaltarak daha hızlı ve sürdürülebilir büyümenin kapısını aralıyor. Mobilyadan gıdaya uzanan geniş yelpazede royalty bedeli almayan 15 markayı araştırdık.


Royalty bedeli almayan 15 marka

Franchise sistemi uzun yıllardır girişimciler için markalı büyümenin en cazip yollarından biri olarak öne çıkıyor. Ancak artan yatırım maliyetleri, yüksek franchise giriş bedelleri ve ciro üzerinden alınan royalty ödemeleri, özellikle ilk kez yatırım yapacak girişimciler için ciddi bir bariyer oluşturuyor. Son dönemde ise bu tabloyu değiştiren yeni bir eğilim dikkat çekiyor: Franchise giriş bedeli ve royalty almayan şirketler.

Ekonomist’in 18 - 29 Ocak 2026 tarihli sayısından

Artık yalnızca güçlü bir marka ismi ya da yaygın mağaza ağı yeterli görülmüyor; yatırımcılar, başlangıç maliyetleri, nakit akışı ve geri dönüş süresi gibi başlıklarda daha esnek ve öngörülebilir modeller arıyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamı, artan kira ve personel giderleri, franchise giriş bedeli ve royalty ödemelerini girişimciler için daha da kritik hâle getiriyor. Bu noktada royalty almayan franchise modelleri, riskleri minimize eden bir alternatif olarak öne çıkıyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-1

Birçok sektör bu modele geçti

Royalty’siz sistem, yalnızca yatırımcıyı değil markaları da dönüştürüyor. Şirketler bu modelle kısa vadeli ciro payı yerine, uzun vadede güçlü ve sağlıklı büyüyen bir bayi ağı oluşturmayı hedefliyor. Girişimciyle daha eşit bir ilişki kurulmasını sağlayan bu yaklaşım, franchise’ı klasik bir “isim hakkı” modelinden çıkarıp gerçek bir iş ortaklığına dönüştürüyor. Özellikle ölçeklenme hedefi olan markalar için bu yapı, hızlı yayılım kadar sürdürülebilirliği de beraberinde getiriyor. Bugün mobilyadan gıdaya, perakendeden hızlı servise kadar birçok sektörde royalty’siz franchise modeli, yeni büyüme stratejisinin merkezine yerleşmiş durumda.

Markalar, klasik franchise modelinin dışına çıkarak girişimciyle daha dengeli bir ilişki kurmayı hedefliyor. Royalty’siz yapı sayesinde yatırımcılar, ilk günden itibaren kazançlarını markaya değil işletmelerini geliştirmeye yönlendirebiliyor. Şirketler ise bu modeli, kısa vadeli gelir yerine uzun vadeli marka değeri yaratmanın bir aracı olarak konumlandırıyor. Biz de royalty bedeli almayan 15 markayı araştırdık.

Royalty bedeli almayan 15 marka-2

Mutlu Erturan / Doğanlar Mobilya

Geri dönüş kısalıyor

Örneğin bu markalardan biri olan Doğanlar Mobilya Grubu’nun CEO’su Mutlu Erturan, franchise giriş bedeli almamalarının temel gerekçesini yatırımcının sermayesini doğrudan mağaza yatırımı ve operasyonel sürece yönlendirebilmesi olarak açıklıyor. Erturan’a göre bu yaklaşım, yatırımın geri dönüş süresini kısaltırken sürdürülebilir büyümeyi de destekliyor. Grup bünyesindeki Doğtaş, Kelebek, Kelebek Mutfak-Banyo ve Lova Yatak markaları; mimari projelendirmeden açılış desteğine, eğitimden pazarlamaya kadar geniş bir destek seti sunuyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-3

Muzaffer Çilek / Çilek

Dönüş oranı artıyor

Mobilya sektöründe benzer bir yaklaşımı benimseyen bir diğer marka Çilek. Yönetim Kurulu Başkanı Muzaffer Çilek, royalty bedeli almamanın girişimciye operasyonu daha sağlıklı yönetme imkânı sunduğunu vurguluyor. Çilek’e göre bu model, bayilik taleplerinde dönüşüm oranını da artırıyor. Şirket, ücretsiz mimari projelendirme, tabela ve dış cephe uygulamaları, ürün ve eğitim destekleriyle franchise ağını büyütmeyi hedefliyor.

Kazanç büyümeye gidiyor

Gıda tarafında ise ölçek daha da dikkat çekici. Oses Çiğ Köfte Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yaşar, bin 750 aktif franchise ile Türkiye’nin en yaygın ağlarından birine sahip olduklarını belirtiyor. Royalty almayan yapı sayesinde girişimcilerin kazancını markaya değil işletmelerini büyütmeye ayırdığını söyleyen Yaşar, bu yaklaşımın hem başarı oranını hem de markaya bağlılığı artırdığını ifade ediyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-4

Bulut Batum / Carrefoursa

Yatırımcıya cesaret veriyor

Perakende tarafında güçlü bir örnek de CarrefourSA. Yatırım, Franchise ve Satınalma Genel Müdür Yardımcısı Bulut Batum, franchise giriş bedeli almamanın özellikle yeni yatırımcılar için önemli bir eşik olduğunu söylüyor. Düşük başlangıç maliyetinin yatırımcıyı cesaretlendirdiğini belirten Batum, Sabancı ve Carrefour’un global gücüyle desteklenen ekosistemin franchise’lara lojistikten teknolojiye kadar her alanda destek sunduğunu vurguluyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-5

D. Bahri Balcı / Weltew

Satış odaklı çalışma

Gastronomi tarafında Gurme Mutfak, yatırımcıdan yalnızca sabit yatırım bedeli talep ederek royalty’siz modeli uygulayan markalardan biri. Operasyon ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Eren, bu yapının şubelerin satış odaklı çalışmasına katkı sağladığını belirtiyor. Pazarlama ve dijital platform kampanyalarıyla açılış döneminde müşteri kazanımının hızlandığını ifade ediyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-6

Kürşat Batallı / Armis Yatak

Hızlı ölçeklenme

Yatak ve ev tekstili alanında Armis Yatak, Weltew Home, Newjoy ve Bambi Yatak gibi markalar da royalty almayan şirketler arasında yer alıyor. Armis Yatak İcra Kurulu Başkanı Mehmet Kürşat Batallı, başlangıç maliyetlerini minimize ederek iş ortaklarının daha hızlı ölçeklenmesini hedeflediklerini söylüyor. Weltew Grup Yönetim Kurulu Üyesi Davut Bahri Balcı ise franchise’ı bir “iş ortaklığı” modeli olarak gördüklerini vurguluyor. Bambi Yatak Genel Müdürü Cem Baş’a göre ise raoyalty bedeli almamak, yatırımcının daha cesur adım atmasını sağlıyor ve geri dönüş süresini kısaltıyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-7

Cem Baş / Bambi Yatak

Ciro baskısı azalıyor

Pizza zinciri Pasaport Pizza da royalty almayan yapısıyla girişimcinin üzerindeki ciro baskısını ortadan kaldırmayı hedefliyor. Pasaport Pizza Genel Müdürü Mükremin Özdemir, yatırımcının markaya ödeyeceği bedeller yerine bulunduğu bölgede daha güçlü bir işletme kurmasına odaklandığını belirtiyor.

Royalty bedeli almayan 15 marka-8

Mükremin Özdemir / Pasaport Pizza

Royalty almamanın beş avantajı

  1. Daha düşük başlangıç maliyeti: Girişimci ilk aşamada daha az sermaye riski alıyor.
  2. Kısa geri dönüş süresi: Cirodan pay verilmediği için yatırım daha hızlı geri dönüyor.
  3. Nakit akışı avantajı: Kazanç doğrudan işletmenin büyümesine yönlendiriliyor.
  4. Daha güçlü motivasyon: Girişimci, markayla eşit iş ortağı hissiyle hareket ediyor.
  5. Sürdürülebilir büyüme: Şirketler kısa vadeli gelir yerine uzun vadeli marka değerine odaklanıyor.
0

EKONOMİST YENİ SAYI
Ekonomist Dergisini takip etmek için abone olun.
ABONE OL