Pandemi sonrası dönemde çalışan beklentilerinin köklü biçimde değişmesi ile birlikte ‘wellbeing’ olarak adlandırılan fiziksel ve mental sağlık, şirketler için bir yan hak olmaktan çıkıp stratejik bir yatırım alanına dönüştü. Küresel ölçekte trilyon dolarlık bir ekonomi halini alan wellbeing pazarı, artan sağlık maliyetleri, yetenek savaşları ve verimlilik baskısıyla birlikte kurumsal ajandaların üst sıralarına yerleşti.
Ekonomist’in 18 - 29 Ocak 2026 tarihli sayısından
Araştırma şirketi GWI’nin 2025 Global Wellness Economy Monitor raporunda, 2024–2029 dönemi için wellness ekonomisinin yıllık bileşik büyüme oranı yüzde 7,6 olarak öngörülüyor ve pazarın 2029’da 9,8 trilyon dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Wellbeing programları iş performansını yüzde 55’e kadar artırma potansiyeline sahip. Bu da işverenleri daha yüksek yatırım yapmaya teşvik ediyor. 2026’da tıbbi maliyetlerde beklenen yüzde 9,8 artış, özellikle koruyucu sağlık ve çalışan wellbeing çözümlerine yönelimi hızlandıracak. Meditasyondan fiziksel aktiviteye, dijital sağlıktan bütünsel esenlik çözümlerine uzanan geniş yelpazede hizmet sunan yerli wellbeing platformları ise hem Türkiye’de hem de yurt dışında hızla ölçeklenerek bu dönüşümün önemli aktörleri arasında yer alıyor.

Wellness yatırımları tek platformda
2017 yılında kurulan ve bugün wellness teknolojileri şirketi olarak konumlanan Meditopia, 150’den fazla kurumun 200 bini aşkın profesyoneline ve ailelerine, bireysel tarafta ise 100’den fazla ülkede 40 milyon kullanıcıya ulaşıyor. İnsan kaynakları ekiplerinin çalışan deneyimi alanındaki stratejik iş ortağı olarak konumlandıklarını söyleyen Meditopia Kurucu Ortağı ve CEO’su Fatih Mustafa Çelebi, “Kurumların, çalışanlarına ve ailelerine yaptıkları wellness yatırımlarını tek bir platformdan yönetebilmelerini sağlıyoruz. Çalışanlar; 35’ten fazla şehirde 2 binin üzerinde spor tesisine erişebiliyor, aylık 170’ten fazla canlı online derse katılabiliyor” diyor.

Fatih Mustafa Çelebi / Meditopia
Meditopia, yurt dışında da büyümesini sürdürüyor. Brezilya ve Japonya başta olmak üzere, ana dili İngilizce olmayan pazarlarda güçlü lokalizasyon ve içerik derinliği sayesinde istikrarlı bir büyüme sürdüren şirket, kurumsal tarafta ise ABD’den Avrupa’ya, Latin Amerika’dan Avustralya’ya uzanan 20’ye yakın global şirketle aktif olarak çalışıyor. Fatih Mustafa Çelebi, önümüzdeki dönemde Meditopia’yı, farklı kültürlerde ölçeklenebilen ve yerel ihtiyaçlara uyum sağlayan bir global wellness çözümü olarak büyütmeye devam edeceklerini söylüyor.
ABD pazarına odaklanacak
Çalışanlar için geliştirilmiş, B2B SaaS modelinde bir esenlik uygulaması olan Wellbees ise 100’ü aşkın şirkette 250 binden fazla çalışana hizmet veriyor. Wellbees, 2027 yıl sonuna kadar bin şirkete ulaşmayı hedefliyor. Küresel büyüme stratejisi kapsamında 2021 yılında, Dubai’yi hedef pazar olarak seçen şirket, bugün Arjantin’den Cezayir’e Hindistan’dan Filipinler’e kadar dünyanın dört bir yanında hizmet veriyor. Ayrıca Dubai, İngiltere ve ABD’de yurt dışı ofisleri bulunuyor. Cironun yaklaşık yarısı yurt dışından geliyor.

Melis Abacıoğlu / Wellbees
Yeni dönemde ABD pazarına da daha fazla odaklanacaklarını belirten Wellbees CEO’su Melis Abacıoğlu, “Çünkü kurumsal esenlik pazarının yaklaşık yüzde 80’i ABD’de, dolayısıyla burası dünyanın bu alandaki en büyük ve rekabetçi sahası. Biz de tüm global rakiplerimizin ve dünyanın en büyük şirketlerinin merkezinin yer aldığı bu pazarda var olmanın stratejik bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz” diye konuşuyor. Abacıoğlu, bu kapsamda New York’taki finans kuruluşları ve San Francisco’daki teknoloji firmalarıyla farklı senaryoları değerlendirdiklerini kaydediyor.

Fatih Özmen / Wellopia
Kurumsal müşterilere odaklanan bütünsel bir wellbeing platformu olan Wellopia da psikolojik destekten fiziksel iyilik hâline, beslenmeden ergonomiye, iyi yaşam atölyelerinden bitki bakım danışmanlığına kadar uzanan geniş hizmet alanlarıyla hizmet veriyor. Halihazırda 19 kurumsal firmaya hizmet veren şirket, 2026 yılı sonuna kadar kurumsal müşteri sayısını 50’ye çıkarmayı hedefliyor. Kurumsal tarafta odaklarının çalışan esenliğini dönemsel bir proje olarak değil, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir strateji olarak ele alan şirketlerle derinleşen iş birlikleri kurmak olduğunu söyleyen Wellopia Kurucusu Fatih Özmen, “2026 yılı sonuna kadar büyümeyi yalnızca kullanıcı sayısıyla değil; platformun aktif kullanım oranı, kullanıcı deneyimi ve olumlu kullanıcı deneyimi skorları açısından değerlendiriyoruz” diyor.

Alperen Adikti / Heltia
Uçtan uca hizmet veriyor
Yaklaşık üç yıl önce temelleri atılan ve bugüne kadar 8,5 milyon dolarlık yatırım alan önleyici sağlık uygulaması Heltia’nın temelini ise psikolog, diyetisyen, fizyoterapist veya doktorlarla yapılan online görüşmeler oluşturuyor. Buna ek olarak uyku, stres, beslenme ve yaşam alışkanlıklarıyla ilgili kişiye özel programlar da sunan şirket, ayrıca ihtiyaç halinde fiziksel olarak da önleyici sağlık ve medikal destek hizmetleri bulunuyor. Kısa sürede 450 binin üzerinde kullanıcıya ulaşan şirket, önümüzdeki dönemde kurumlara yönelik hizmetlere odaklanma kararı aldı. Bu doğrultuda sigorta brokerlığı alanında kurumlara hizmet vermeye başlayan şirket, kurumlara sağlık sigortasını da içeren uçtan uca hizmet vermeye odaklanan bir süper app olarak büyümeyi planlıyor. Heltia Kurucu Ortak ve CEO’su Alperen Adikti, Heltia’nın artık yalnızca bir dijital sağlık uygulaması değil, kurumlarla esenlik stratejilerini birlikte oluşturulan bütünsel bir çözüm ortağına dönüştüğünü belirtiyor. Şirket, yeni stratejisiyle 2026 yılında beş kat büyüme hedefliyor.

Berk Boyacıgil / Evital
‘Super app’ olma yolunda
Eczacıbaşı bünyesinde kurulan Evital ise yeni nesil bir sağlık ekosistemi olarak hizmet veriyor. Sağlığı fiziksel, zihinsel ve duygusal iyi olma halini kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alan şirket, kullanıcıların sağlık süreçlerini uçtan uca destekleyen bir dijital sağlık ‘super app’i olmayı hedefliyor. Evital Genel Müdürü Berk Boyacıgil, “Bugün kurumsal tarafta yüz binlerce çalışana dijital sağlık hizmeti sunuyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketleriyle gerçekleştirdiğimiz iş birlikleri kapsamında, sağlık sigortası portföylerinde yer alan sigortalılara da dijital sağlık hizmetleri sağlıyoruz. Bu iş birlikleriyle birlikte, 2026 yılı itibarıyla yarım milyonu aşkın sigorta poliçe sahibine aktif olarak hizmet vermeye başladık” diyor. Sağlık hizmetini zaman ve mekândan bağımsız sunabilecek şekilde, global standartlara uygun biçimde kurgulayan şirket, yurt dışına açılmayı planlıyor. Boyacıgil, ülke bazlı stratejik planları oluşturduklarını ve hedef pazarlardaki regülasyonları yakından takip ettiklerini söylüyor.

Sinem Yalçın / AON Türkiye Sağlık ve Emeklilik Çözümleri Genel Müdür Yardımcısı
“Türkiye’de wellbeing bütçeleri artıyor”
“2025 Yan Haklar ve Wellbeing Araştırması: Çalışma Hayatının Geleceği raporunda da yansıttığımız üzere Türkiye’deki şirketlerin yüzde 29’u wellbeing bütçelerini enflasyon ayarlamasının ötesinde artırmayı planlıyor. Ancak buna rağmen çalışan wellbeing’i ile ilgili analitik bir ölçüm yapan şirketlerin oranı sadece yüzde 11’de kalıyor. Firmaların bu konudaki konsantrasyonu ve bütçesi arttıkça yapılan harcamalar ve bunların sonuçlarının değerlendirilmesi konusunda analitik yaklaşımlara daha çok ihtiyaç duyacaklarına inanıyoruz. Biz de Aon olarak şirketlerin wellbeing’i sadece bir yan hak değil, iş sonuçlarıyla bağlantılı, sürekli gelişen bir dönüşüm alanı olarak yönetmelerine yardımcı oluyoruz.”