6 Mart 2026 tarihinde UN Global Compact Türkiye’nin 4. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda Güliz Öztürk, UN Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı seçilmişti.
Öztürk; başkanlık görevini son iki dönemdir yönetim kurulu başkanlığını yürüten UN Global Compact Türkiye Kurucu Başkanı Ahmet Dördüncü’den devraldı. Güliz Öztürk, başkanlık görevini devraldıktan sonra ilk basın buluşmasını yaptı. Yol haritasını anlattı. Öztürk başlıklar haline şu mesajları verdi:
Sürdürülebilirlik sadece iyi zamanların konusu değil
Artan jeopolitik gerilimler, ekonomik belirsizlikler ve hızlanan çevresel krizler ile birlikte zor bir dönemden geçildiğinin altını çizen Öztürk, “Bu tablo içinde sürdürülebilirlik gündemi zaman zaman geri plana alınmış gibi görünebiliyor. Ancak gerçek tam tersi. Sürdürülebilirlik ‘iyi zamanların konusu’ değil. Bugün sürdürülebilirlik; risk yönetiminin, operasyonel dayanıklılığın ve uzun vadeli değer yaratmanın merkezinde yer alıyor. Artık sürdürülebilirlik bir tercih değil, iş dünyasının varlığını sürdürebilmesinin temel koşullarından biri. Tedarik zincirlerinin kırıldığı, enerji maliyetlerinin dalgalandığı, finansmana erişimin zorlaştığı bir dünyada; sürdürülebilirlik şirketler için yön veren bir çerçeve sunuyor” dedi.
Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndaki İlerleme
Savaşlar, iklim krizleri ve azalan küresel iş birliği, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na (SKA’lar) yönelik ilerlemeyi yavaşlatsa da SKA’lar teknik ve finansal olarak hâlâ ulaşılabilir durumda ve birçok ülke anlamlı ilerleme kaydediyor. Milyonlarca daha fazla çocuğun eğitime erişmesi, hastalıkların önlenmesiyle hayatların kurtulması ve enerjiye erişimin genişlemesi gibi somut kazanımlar elde edildi. Yenilenebilir enerji bugün en hızlı büyüyen enerji kaynağı ve elektrik üretiminde kömürü geride bırakma noktasına geliyor. Aynı zamanda küresel ölçekte elektrik erişimi önemli ölçüde artmış durumda. Kadınların iş dünyasındaki temsili artıyor. Şirketler tarafında sürdürülebilirlik raporlaması ve politika taahhütleri giderek yaygınlaşıyor. Bugün dünya nüfusunun neredeyse tamamı mobil internet kapsama alanında ve inovasyon yatırımları artıyor. Tüm bunlar bize şunu gösteriyor: Bu dönüşüm mümkün. Doğru araçlar, doğru iş birlikleri ve doğru liderlikle ilerleme kaydedilebiliyor. Ancak SKA’larda ilerleme hala oldukça sınırlı. Bugün hedeflerin yalnızca yaklaşık %18’inde istenen doğrultuda ilerleme sağlanabiliyor. Hedeflerin önemli bir kısmında ise ilerleme ya durmuş durumda ya da geriye gidiş söz konusu.
UN Global Compact Türkiye ve Sürdürülebilir Dönüşüm
Türkiye ağı olarak UN Global Compact’in 64 ülkedeki ağlarından biriyiz. Dünya genelinde 20 binden fazla şirket üyemiz var. Türkiye’de ise 400’den fazla şirket UN Global Compact’e katılmış durumda. UN Global Compact’e katılan şirketlerin küresel seviyede yüzde 56’sı, Türkiye’de yüzde 43’ü KOBİ. Üyelerimiz Türkiye ekonomisinin temelini oluşturan otomotiv, çelik, tekstil, taşımacılık, gıda, finans, perakende gibi sektörlerden ve 1.6 milyondan fazla kişiyi istihdam ediyor.
UN Global Compact’in 2026–2030 Stratejisi
UN Global Compact’in 2030 vizyonu; iş dünyasını, sürdürülebilirlik hedeflerini dünyanın gerektirdiği ölçekte eyleme dönüştürmek üzere harekete geçirmek. 2026–2030 Global Stratejisi de üç sac ayağı üzerine kurulu: Tüm değer zincirlerini kapsayan şekilde iş dünyasının bilgi ve uygulama kapasitesini güçlendirmek, ortak hareketi hızlandırmak ve sürdürülebilirliğin iş değerini görünür kılmak. Çalışmalarımız İstanbul’la sınırlı değil. İzmir ve Denizli’de Ege Bölgesi’ni; Bursa’da Güney Marmara bölgesini kapsayan deneyim paylaşım grupları düzenliyoruz. Ankara, Gaziantep, Tekirdağ, Aydın gibi illerde sürdürülebilirlik gündemini yaygınlaştıracak temaslar ve etkinliklerimiz oluyor.
COP31
Türkiye’nin bu yıl COP31’e ev sahipliği yapması iklim gündemini takip eden değil, gündeme yön veren bir aktör olma fırsatı sunacak. Bunun ilk sinyalini, COP31’in diyalog, uzlaşı ve uygulama yılı olacağını duyurarak verdik. “Uygulama COP’u”; verilen hedeflerin nasıl hayata geçirileceğinin tartışıldığı ve somut ilerleme için tüm paydaşların birlikte çalışacağı bir süreci tanımlıyor. COP31’in ana gündem maddeleri arasında yer alan sıfır atık, gıda güvenliği, yeşil sanayileşme, temiz enerji geçişi ve iklim değişikliğine uyum mekanizmaları gibi başlıklar önümüzdeki dönemde odaklanmamız gereken alanları tanımlıyor.