Yapay zekâ destekli performans ve yetenek yönetimi alanında danışmanlık ve yazılım çözümleri sunan F4e CEO’su İrem Yelkenci, küresel tabloya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Bugün dünyada şirketlerin yaklaşık yüzde 78’i yapay zekâyı en az bir iş sürecinde kullanmaya başlamış durumda. Ancak aynı araştırmalar, dijital dönüşüm projelerinin yüzde 60-70’inin hedeflenen sonuçlara ulaşamadığını gösteriyor. Bu da bize teknolojinin tek başına yeterli olmadığını, dönüşümün doğru yönetilmediğinde başarısız olduğunu açıkça ortaya koyuyor.”
Türkiye Küresel Yarışın Gerisinde
Türkiye’de bireysel yapay zekâ kullanımının hızla arttığını ancak kurumsal adaptasyonun hâlâ sınırlı kaldığını vurgulayan Yelkenci, uluslararası karşılaştırmalara dikkat çekti.
“Avrupa’da yetişkin nüfusun ortalama yüzde 32’si üretken yapay zekâ araçlarını aktif olarak kullanıyor. Türkiye’de ise bu oran yalnızca yüzde 17 seviyesinde. Farkındalık artıyor ama şirketlerin kurumsal dönüşüm hızı küresel rekabet için yeterli değil. Bugün asıl sorun, yapay zekâyı stratejik bir dönüşüm aracı olarak konumlandıramamak” dedi.
Rekabette Yeni Kural: Veriyi ve Yeteneği Yöneten Ayakta Kalacak
Önümüzdeki birkaç yılın şirketler için belirleyici olacağını vurgulayan Yelkenci, dönüşümü doğru yönetenlerle geride kalanlar arasındaki farkın hızla açılacağına dikkat çekti.
“Yapay zekâyı performans, yetenek ve karar süreçlerine entegre edebilen şirketler ciddi verimlilik avantajı elde ediyor. Ancak dönüşümü erteleyen ya da yarım bırakan kurumlar için risk giderek büyüyor. Rekabet artık sadece ürünle değil, veriyi ve insan kaynağını ne kadar akıllı yönettiğinizle belirlenecek” değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlara göre dijital ve yapay zekâ çağında ayakta kalmak isteyen şirketlerin, teknolojiyi yalnızca bir araç değil, kurumsal kültürü ve yönetim anlayışını dönüştüren stratejik bir unsur olarak ele alması gerekiyor.