2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.
Zirvenin üçüncü paneli, “Liderlerin Gelecek Vizyonu” başlığıyla düzenlendi. Capital Dergisi Yazı İşleri Müdürü Şeyma Öncel Bayıksel’in moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Eksim Holding oldu.
"Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir"
Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Yıldız, pandemi ile birlikte bir kırılma yaşandığını hatırlatarak, kısa süre sonra tedarik sürecinin düzeldiğini ve yaşanılanların unutulduğunu belirtti. Yıldız, şöyle konuştu:
“Savaşla birlikte tekrar gündeme geldi. Enerjiye, hammaddeye ulaşım önemli bir konu. Endüstriler hep ithalata dayalı. Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir. Üretim gayretinde olmaktır. Enerji ve hammaddenin olduğu yerde de üretmektir. Türkiye, orman zengini bir ülke değil. O bölgelerde üretim yaptık. Bu operasyonları yapmak için liman ve taşımacılık gerekiyordu. Daha sonra enerjiye odaklandık. Gübre üretimine de geçtik. Çelik sektörüne de girdik. Buradaki satış stratejimiz, Amerika’dan gelen gemileri geri gönderirken kullanmaktı. Sürdürülebilir olmanın yöntemlerini kendimizce bulduk.”

"Enerji alanındaki dönüşüm artık çevresel bir dönüşüm değil, rekabetin yaşandığı bir nokta hâline gelmiş durumda"
Kibar Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, sanayideki dönüşüm hakkında şu ifadeleri kullandı:
"İnsan faktörü çok önemli ve çok büyük bir dönüşüm yaşadı. Son dönemde sanayideki dönüşümü tek başlık altında anlatmak da mümkün değil. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi gelişmeler de yaşanıyor. Enerji alanındaki dönüşüm artık çevresel bir dönüşüm değil, rekabetin yaşandığı bir nokta hâline gelmiş durumda. Tüm dünya biliyor ki, sınırlı kaynaklar varken sınırsız tüketim olursa felaket gerçekleşir. Rekabet sadece kapasite ve maliyet yönünden değil.
Küresel tedarik zinciri farklı alanlara evrildi. Bu dönüşüm Türkiye için de önemli fırsatlar doğuruyor. Tüm bu gelişmeler ışığında rekabet kuralları da değişiyor. Karbon yönetimi, enerji yönetimi, dijitalleşme ve tedarik oldukça önemli. Daha akıllı ve sürdürülebilir üretim öne çıktı. Biz de Kibar Holding olarak bu doğrultuda hareket ediyoruz. Sanayideki dönüşüm riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Hızı ve sürdürülebilirliği merkezine alan şirketler ayrışacaktır.”

"Çevik olmak, hızlı reaksiyon vermek, dayanıklı olmak ve problemi yerinde çözmek önemli"
"Oyunun kuralları değişiyor diyoruz ama oyun var mı emin değilim" diyen Borusan Grup CEO’su Özgür Günaydın, şöyle konuştu:
"Olan şey belirsizlik. Çok değişkenliğin olduğu, her gün farklı şeylerin yaşandığı bir dünyadayız. Dayanıklı kalmak gerekiyor. Disiplin, odaklanma; aceleci değil ama hızlı olma önemli. Global ekonominin belirlediği kurallar çerçevesinde hepimiz pozisyon aldık ama artık bunlar değişiyor.
Farklı sektörlerde olmanın avantajıyla birlikte elde ettiğimiz kaynağı geleceğin işlerine yatırıyoruz. Aynı zamanda yeni fırsatlar arıyoruz. Bunu da teknoloji ile birleştirmek lazım. Yapay zekâ çağındayız. Çevik olmak, hızlı reaksiyon vermek, dayanıklı olmak ve problemi yerinde çözmek önemli. Biz daha iyi bir geleceğe inanıyoruz. Bütün paydaşlarımızla değer üretmek üzere çabalayacağız."

"2020’den sonra sürdürülebilirlik birinci öncelik hâline geldi"
Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Nuri Yıldız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“90’lı yıllardan 2000’li yıllara kadar kârlılık birinci öncelikti. 2020’den sonra sürdürülebilirlik birinci öncelik hâline geldi. Bunun esas sebebi; krizler ve pandeminin bize şunları göstermesi. Her kriz fırsattır. Yaşayabiliyorsanız krizlerden faydalanabiliyorsunuz. Bunun en büyük destekçisi, finansal kaynak sağlamaktır. Türkiye’de sanayicilerin yapamadığı şey, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince kaynak ayıramamak. Sınırlı bir kaynağı yöneterek şirketi yönetmek zorundasınız. Ar-Ge ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor. Şirketlerin, hatta ülkelerin önündeki en büyük engel enerji arz güvenliğidir. Enerji depolamanın büyük önem kazandığı bir dönemdeyiz. Biz de bu noktada yatırımlar hedefliyoruz. Eski, büyük gövdeli yolcu uçaklarını düşük maliyetli kargo uçaklarına çevireceğiz. Günümüz dünyasında sermaye sadece büyüme ve kârlılık peşinde değil. Sermaye; büyümenin, sürdürülebilirliğin ve saygınlığın peşinde."

"Bugün yaşananları değişim değil, bir reset olarak görüyorum"
Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün yaşananları değişim değil, bir reset olarak görüyorum. Teknoloji, ticaret ve jeopolitik oyunu değiştiriyor. Doğru oyunda mısınız; bu açıdan bakmak gerekiyor. Bunlar da yeni bir rekabet zemini oluşturuyor, biz de bunu iyi okumalıyız. Eskiden biz rekabeti daha çok ölçek, ucuz üretim ve hız üzerinden tanımlıyorduk. Artık rekabet bir verim meselesi değil; daha fazla konumlanma üzerine yoğunlaşıyor. Teknoloji açısından hangi teknolojiyi kullandığınız değil, hangi sistem içinde yer aldığınız önemli. Jeopolitik riskler kalıcı hale geldi. O yüzden ben bugünkü dalgalanmayı geçici olarak tanımlamıyorum. Böyle dönemlerde fark yaratanlar, sadece izleyenler olmuyor. Belirsizlik içinde karar verebilenler, üretim bilgisi ile öne çıkanlar olacak. Sadece veriye sahip olmak yetmiyor; doğru karar verebilmek ön plana çıkıyor. Jeopolitik dalgalanmalardan tedarik zincirinin kırılmasına kadar, dayanıklılığın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.”
