Suudi yönetimi, maliyeti fırlayan gökyüzündeki aynalı kuleler yerine, projenin en temel vaadi olan "yer altındaki lojistik ve hızlı tren ağını" kurtarmaya karar verdi.
Yapılan hamleler, projenin tamamen iptal edilmediğini ancak stratejik bir yer altı operasyonuna dönüştüğünü gösteriyor.
Yeni yapılan anlaşmaların detayları ve projenin yeni yüzü şöyle şekilleniyor:
Tarihin En Büyük Yer Altı Operasyonu: İki Dev Tünel Anlaşması
Mayıs 2026'da her biri yaklaşık 28 kilometre uzunluğunda iki dev tünelin kazılması için yeni anlaşmalar resmen onaylandı.
Tünellerin Amacı: The Line projesinde bildiğiniz gibi hiçbir otomobil yolu veya sokak yer almayacaktı. Bu yeni tüneller, şehrin altındaki yüksek hızlı raylı sistemlerin, lojistik hatların ve teknik şebekelerin ana omurgasını oluşturacak.
Metot Değişikliği: Yeni anlaşmalarda devasa Tünel Açma Makineleri yerine, bölgenin sert ve kurak kaya yapısına daha uygun olan ve süreci hızlandıran "patlatmalı kazı" yöntemi seçildi.
Zaman Çizelgesi: Yeni sözleşmeye göre bu dev tüneller 72 ay içinde tamamlanacak ve aynı anda 4 farklı koldan kazı çalışması yürütülecek. Trenler bu tünellerde saatte 180 km hıza ulaşacak.
Akıllı Şehir Altyapısı İçin Beton Fabrikası Anlaşması
Projenin temel ve altyapı işlerini yerelleştirmek adına Asas Al-Mohileb şirketiyle 152 milyon sterlin değerinde yeni bir sözleşme yapıldı.
Bu anlaşma kapsamında, sadece The Line'ın inşasını destekleyecek ve günde 20.000 metreküp beton üretecek devasa bir entegre tesis kuruluyor.
Çevre eleştirilerini azaltmak için bu beton tesisine Karbon Yakalama ve Depolama (CCU) teknolojilerinin entegre edilmesi şartı sözleşmeye eklendi.
Yapay Zeka ve Veri Merkezleri Yatırımları
Şehrin azalan nüfus hedefleri ve boş kalan alanları için teknoloji şirketleriyle yeni ortaklıklar kuruluyor. NEOM, DataVolt firmasıyla 5 milyar dolarlık bir veri merkezi anlaşması imzaladı. Şehrin Kızıldeniz'e yakın kısımları, deniz suyuyla soğutulan küresel AI (Yapay Zeka) veri üslerine dönüştürülecek.