Dünya genelinde havlu, bornoz ve nevresim denildiğinde akla gelen üretim merkezlerinin başında Türkiye ve Denizli geliyor.
Ekonomist’in 19 Temmuz - 01 Ağustos 2026 tarihli sayısından
Denizli tekstili, yıllık yaklaşık 5 milyar dolarlık ihracat hacmiyle dünya ev tekstilinin en önemli kümelenme merkezlerinden biri. Sektör artık, fiyat rekabetinden çok katma değerli üretim, sürdürülebilirlik ve dijital dönüşüm ekseninde yeni bir yarışa hazırlanıyor. Türkiye’nin havlu ve bornoz ihracatının büyük bölümünü gerçekleştiren kentte, üreticiler bir yandan küresel markalara private label üretim yaparken diğer yandan yüksek maliyetler karşısında rekabet avantajını koruyacak yeni modeller geliştiriyor. Sektör temsilcilerine göre bu dönüşümün en önemli adımlarından biri de Denizli İhracatçılar Birliği’nin (DENİB) yürüttüğü ‘Turkish Towels’ (Türk Havlusu) projesi olacak. Bu dönüşümün öncü şirketlerinden Gelin Tekstil’in Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Kes, “Hindistan ve Pakistan, etiketine ‘Turkish Towels’ etiketi koyarak satabiliyor. Bunun önüne geçmek için belgelendirme çalışmaları devam ediyor. Sadece Türk üreticiler, Türk pamuğundan Türk havlu ve bornoz üretebilecekler” diye konuşuyor.
Lavantalı havlu üretti
Temellerin 1986 yılında atılan Gelin Tekstil bugün yıllık 300 bin kilogram havlu ve 300 bin adet bornoz üretim kapasitesine sahip. Avrupa ve İskandinav ülkelerinden ABD, Rusya ve Çin’e kadar pek çok ülkeye ihracat yapan şirket, geçen yıl gerçekleştirdiği 350 milyon TL’lik cirosunu bu yıl 400 milyon TL’ye çıkarmayı hedefliyor. Standart havlu üretimi yerine tasarım ve koleksiyon ağırlıklı ürünlere yönelen şirket; ev giysisi, bornoz, sporcu ponçoları, bebek ve çocuk önlükleri, oyun minderleri, yastık gibi farklı ürünler üretiyor. AR-GE çalışmalarına büyük önem verdiklerini anlatan Kes, geliştirdikleri kokulu havlu projesinin sektörde dikkat çektiğini belirtiyor ve ekliyor: “Lavanta, gül, vanilya ve amber kokulu havlular geliştirdik. Patentini de aldık. Bu ürünlerin ihracatını gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda kendi markamızla iç piyasada da satışını sürdürüyoruz.”
Kenevir elyafından koleksiyon
Sürdürülebilirlik kapsamında Pamukkale Üniversitesi Teknik Tekstil Bölümü ile birlikte yürüttükleri çalışmalar sonucunda kenevir elyafından havlu, bornoz, ev giysisi, sabahlık, terlik, göz maskesi, makyaj çantası, sauna eteği ve sauna havlusu geliştirdiklerini de ifade eden Kes, bu koleksiyonun 2026 Heimtextil Almanya ve Hometex Türkiye fuarlarında büyük ilgi gördüğünü söylüyor. Kes, “Literatürde ve uygulamada dünyada belki de ilk kez kenevir elyaflı bu kadar geniş ev tekstili koleksiyonu geliştirdik” diyor. Dünya genelinde ev tekstili trendlerinin doğal hammaddelere yöneldiğini belirten Kes; pamuk, organik üretim, keten ve kenevir gibi doğal liflere ilginin hızla arttığını vurguluyor.
Dijital ürün pasaportu
Gelin Tekstil, 2024-2025 döneminde çatı GES yatırımını tamamladı. Karbon emisyon verilerini oluşturan firma, sektör ortalamasının altında karbon salımıyla üretim yaptığını belirtiyor. Şirket ayrıca Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemeleri kapsamında önem kazanan Dijital Ürün Pasaportu (DPP) çalışmalarına da başlamış durumda. Kes, “DPP’nin hem bizi hem de sektörü geleceğe taşıyacak bir proje olduğuna inanıyoruz. 2027 yılına hazır girmek istiyoruz” diyor.
“Nitelikli iş gücü sorunu var”
“Yeni projelerimizden biri de yapay zeka destekli kalite kontrol sistemi. Bu sistemle, yüksek çözünürlüklü kameralarla kumaş hatalarını kesim öncesinde tespit ederek üretim kayıpları azaltmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde yatırımlarımızı ERP, yapay zeka ve otomasyon alanlarına yönlendireceğiz. Çünkü sektörde en büyük sorunlardan biri nitelikli iş gücü olacak. Yeni nesil artık bu sektörde çalışmak istemiyor. Yaş ortalaması yükseliyor. Bu nedenle endüstriyel otomasyon kaçınılmaz hale geliyor.”