Sistemden ve tasarruf güçlerinden vazgeçmeyin

Sistemden ve tasarruf güçlerinden vazgeçmeyin

NN Hayat ve Emeklilik Finans ve Riskten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Özdağ, Bireysel Emeklilik Sitemi’nin mevcut durumu, beklentiler ve gerçekleşmesi beklenen yeni uygulamalarla ilgili sorularımızı yanıtladı.


Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Kerem Özdağ’ın birkaç başlık halinde değerlendirmeleri şöyle:
• Üçüncü basamak olarak adlandırdığımız ve 2003’te başlayan sistemde 94 milyar TL birikti. Bunun 12 milyar TL’si devlet katkısı. Bu 94 milyar TL’lik fonun bir kısmı kamu borçlanma araçlarında bir kısmı ise hisse senedinde, repo gibi araçlarda yer alıyor. Dolayısıyla sistem, fonlama görevini başarıyla yerine getiriyor. Yine bu tarafta 6 milyon 800 bin kişi var BES’te. OKS’de ise 5 milyar TL civarında bir fon var. Yeni bir sistem olmasına rağmen OKS’de 5 milyon kişi var. Dolayısıyla bir bütün olarak ele alırsak sistem aslında büyümesini düzenli olarak sürdürüyor.


• Sektörümüzün 2018 yılında yaşanan dalgalanmalardan etkilendiğini ancak buna rağmen mevcut koşullarda büyümesini sürdürdüğünü söyleyebiliriz. 2019 yılında benzer bir dönem bekliyoruz. Sektörün tüm oyuncuları olarak büyümeye odaklanıyoruz. Yine hizmet kalitemizi daha iyiye götürmeye odaklanacağız. Genel olarak sektörümüzün stratejisi bu şekilde.


• BES için ekonomik program kapsamında yapılacak yeni uygulamalara ilişkin oldukça heyecanlıyız. Beklediğimiz gelişmelerin yaşanmaya başlaması sektör için mutluluk verici. Yeni uygulamalar ile ilgili fazla detaya sahip değiliz ancak kıdem tazminatı uzun zamandır konuşuluyor. Çok geniş bir piyasada çeşitli fonları yönetiyoruz. Şirketlerimiz güçlü sermaye yapısına sahip. Biz zaten fon yönetim işi yapıyoruz. Detaylar açıklandıktan sonra tabloyu daha net görebileceğiz. Sistemde katılımcılar diledikleri an fonlarını görebiliyorlar. Getirileri de gayet şeffaf. Katılımcıya fon konusunda inisiyatifler verilmesi ve seçim olanağı sunulması da bir avantaj.


• Herkesin bir korunmaya ihtiyacı bulunuyor. Bu konuda da hayat ve sağlık gibi ürünlerin yanında konut sigortası gibi uygun primli ve ulaşılabilir teminatlar var. Yatırımcılar öncelikle bu ürünleri inceleyip satın alabilirler. Geleceği düşündüğümüzde ise korunma ihtiyacının yanında bir tasarruf yapma ihtiyacı oluşuyor.

İşte o noktada da ister bireysel isterse de işveren katkılı şekilde BES’e ve bunun yanı sıra OKS’ye katılarak gelecek için birikim ve tasarruf sağlanabilir. Ekonomik dalgalanmalarda katılımcıların sistemden çıkma talepleri artabiliyor. Ancak yatırımcılara önerimiz, ufak dalgalanmalarda sistemden ve tasarruf güçlerinden vazgeçmemeleri.


KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMALAR SİSTEME KATILMALI
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM), “Emekliliğiniz İçin Buluşuyoruz, Türkiye BES’leniyor” projesi kapsamında bir panel düzenledi Panele, EGM Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Erkan katıldı. Uğur Erkan’ın değerlendirmeleri şöyle:

“Çok küçük ölçekli firmaların sisteme katılımıyla ilgili sıkıntılar var. Sistem, 2017’de öncelikle büyük firmaların katılımıyla başladı, kademeli olarak her fazda firma ölçeği küçülerek katılımlar devam etti.

En son da 5-9 arası çalışanı olan işverenlerin sisteme dahil edilmesiyle, otomatik katılımda tüm fazlar tamamlandı. Küçük ölçekli firmalarda çalışanların otomatik katılımla ilgili farkındalığının az olduğunu gözlemledik.

10-49 kişi arasında çalışanı olan şirketlerin yüzde 80’i sisteme katılırken 5-9 çalışanı olanların sadece yüzde 40’ı katıldı. Bu şirketlerde az kişi çalışıyor olsa da çok büyük bir nüfusu temsil ediyorlar.

5-9 kişi çalıştıran 400 bine yakın işletme var. Bu, 1 milyon 800 bine yakın çalışan demek. İşverenler için sisteme katılmamanın işlem başına 100 TL gibi bir yaptırımı var ancak henüz bu yaptırımlar uygulanmaya başlanmadı.”

“TAHVİL İHRAÇLARINDAKİ FAİZ SEVİYELERİİZLENECEK”
M. SİNAN VEZİROĞLU
İŞ PORTFÖY SABİT GETİRİLİ PORTFÖY YÖNETİMİ PORTFÖY YÖNETİCİSİ

“Geçen hafta ABD Başkanı Trump’ın ABD-Çin ticaret görüşmeleri hakkındaki açıklamaları ve ABD’nin Çin’e karşı uygulamaya başladığı ek gümrük vergisi, küresel piyasalardaki hareketin nedeni oldu.

Riskten kaçış eğilimin hâkim olduğu haftada, ABD 10 yıllık tahvil faizleri yüzde 2,50’den Çin ürünlerine getirilen ek gümrük vergisi kararıyla yüzde 2,44’e gerileyerek haftayı kapadı.

ABD 10 yıllık tahvillere gelen alımlarla doların 10 önemli para birimi karşısında değerini ölçen Bloomberg dolar endeksi haftalık yüzde 0,2 yükseldi ve gelişmekte olan para birimleri dolara karşı geçen haftayı kayıplarla kapadı.

TL, olumsuz küresel gelişmeler ve Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesi kararına bağlı olumsuz seyir izledi ve dolar/TL kuru 5,98’den yükselerek 6,12’ye kadar değer kaybetti. 10 yıllık tahvil faizleri de artan risk algısına bağlı olarak yüzde 19,79’dan yüzde 21,17’ye kadar yükseldi.

Hazine, mayıs- temmuz dönemi iç borçlanma programında açıkladığı üzere bu hafta dört ayrı tahvil ihracı gerçekleştirecek ve piyasadan 15,9 milyar TL borçlanmayı hedefliyor.

Bu ihalelerde oluşacak faiz seviyelerini takip etmekle beraber önümüzdeki dönemde yeni ekonomi programı yapısal dönüşüm adımlarının ve mali disiplinin seçim döneminde uygulanması piyasa için belirleyici unsur olacak.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap