Küresel stratejik rezervlerin sonuna yaklaşılırken, kısa vadede bir ateşkes ve barış ihtimali hayata geçirilmezse, küresel bir enflasyon dalgasının tüm dünyayı sarsması kaçınılmaz olacak. Tüm bu gelişmeler ışığında Türkiye’nin enflasyonla mücadele performansına bakacak olursak, Haziran 2026 dönemine ilişkin açıklanan veriler, enerji ve gıdadan gelen olumlu sinyallere rağmen fiyatlama davranışlarındaki katılığın sürdüğüne işaret ediyor. Buna bir de yeniden yükselen savaş tehdidini eklediğimizde, önümüzdeki aylar için tablo pek parlak değil.

Aylık enflasyon yüzde 1'in altını gördü
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıkladı. Buna göre, Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık yüzde 0,99 oranında artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 32,11 oldu. Ekonomistlerin beklentisi haziran ayında TÜFE’nin yüzde 1,04 oranında artması, yıllık bazda ise yüzde 32,17 seviyesine gerileyeceği yönündeydi. TÜFE, mayıs ayında yüzde 1,71 artış göstermişti. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından hesaplanan E-TÜFE ise Haziran 2026 döneminde yüzde 1,94 oranında arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artış oranının ise yüzde 51,49 olarak gerçekleştiği belirtildi.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (2003=100) ise 2026 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 1,80 artış, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 16,09 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,09 artış ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 27,26 artış gösterdi.

En yüksek artış eğitim ve konutta
En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 35,45 artış, ulaştırmada yüzde 31,15 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,14 artış olarak gerçekleşti. Son bir yılda fiyatı en çok artan harcama grupları ise yüzde 46,1 ile eğitim ve yüzde 45,1 ile konut oldu. En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,17 artış, ulaştırmada yüzde 0,05 azalış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,30 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,04, ulaştırmada -0,01 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu. Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5’li Düzey) 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla, 26 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 10 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 138 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.

Cari açığın seyrini ‘Hürmüz’ belirleyecek
Hürmüz Boğazı’nın trafiğe kapatılması ile petrol fiyatları son bir haftada yüzde 12’ye yakın artış kaydetti. Brent petrol 85 doların üzerine çıkarken, piyasa oyuncuları petrolde 100 dolar ve üstü senaryolarına geri döndü. Bu durum, Türkiye’nin cari açık faturasını da ciddi oranda kabartacak. Bilindiği gibi TCMB hesaplamalarına göre petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık artış, takip eden 12 aylık cari açıkta 2,6 milyar dolarlık yükselişe neden oluyor. Son OVP’de 2026’da ortalama 65 dolar seviyesinde öngörülen petrol fiyatları yukarı tırmandıkça, Türkiye’nin cari açığı da yıllık 50 milyar dolar seviyelerine doğru tırmanıyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca (TCMB) açıklanan son ödemeler dengesi verilerine göre, mayıs ayında cari işlemler hesabı 1 milyar 459 milyon doları açık, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 626 milyon dolar fazla verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 4 milyar 340 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre, mayıs ayında cari açık yaklaşık 37,3 milyar dolar olurken, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret dengesi de 74,4 milyar dolar açık verdi.
Yurt dışı yatırımları
Yıllıklandırılmış cari açığın finansmanına mayıs itibarıyla net doğrudan yatırımlar 1,8 milyar dolar, net portföy yatırımları 5,3 milyar dolar, krediler 46,7 milyar dolar ve ticari krediler 200 milyon dolar katkı sağlarken, net efektif ve mevduatlar 18,8 milyar dolar negatif yönlü etki yaptı. Mayısta doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkışlar 455 milyon dolar olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yaptığı doğrudan yatırımlar 296 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları da 751 milyon dolar yükseldi.

Kredi desteği üretimi canlandıracak mı?
Türkiye’de sanayi üretimine ilişkin sorunlar, ekonominin geleceği açısından kritik önem taşıyor. Üretim ve ihracatın bel kemiği olan imalat sanayindeki durgunluk, hükümetin “Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programı” ile son açıkladığı 1 trilyon TL’lik kredi destek paketli ile aşılmaya çalışılacak. Son veriler, aylık bazda düşen sanayi üretimine ilişkin yeni önlemleri de gündeme getirebilir.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, sanayi üretimi 2026 yılı mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre değişim göstermezken, aylık bazda yüzde 2,9 geriledi. Alt sektörler incelendiğinde, madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi yıllık bazda yüzde 5 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 0,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ile dağıtımı sektörü endeksi ise yüzde 1 arttı. Alt sektörler bazında ise madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi aylık bazda yüzde 1,5 artarken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 3,3, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ile dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,9 geriledi.
Daralma 27’nci ayda
Öte yandan ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan İSO Türkiye İmalat PMI, haziranda 47,1’e gerileyerek imalat sektöründeki faaliyet koşullarında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Böylece sektördeki daralma eğilimi üst üste 27’nci aya taşındı.