28 Şubat’ta ABD/İsrail’in İran’a saldırmasıyla başlayan ve kısa sürede Körfez ülkelerini de içine alan savaş, küresel piyasaları derinden etkilerken, özellikle petrol ve doğal gaz fiyatlarında yaşanan artışlar dünya çapında yeni bir enflasyon dalgasının da habercisi oldu.

TCMB Nisan'ı da pas geçti
Tüm bu gelişmeler karşısında TCMB, mart ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit bırakmıştı. TCMB ayrıca, İran savaşının başlamasıyla mart ayında bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermiş, likidite araçlarıyla sıkılaşmaya giderek fonlamasını faiz koridorunun üst bandı olan yüzde 40’tan yapmaya başlamıştı.
Son bir ayda savaşın seyrinde yaşanan gelişmeler, TCMB’nin nisan PPK’sında faiz artırabileceği yorumlarına neden oldu. Ancak TCMB, nisan ayını da pas geçti ve politika faizine dokunmadı. Bununla birlikte Merkez, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 40’ta, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 35,5’te sabit tuttu. Merkez Bankası böylelikle, İran savaşının enflasyon üzerindeki olumsuz etkilerine karşı, şimdilik pozisyonunu korumayı sürdürdü. Bundan sonraki süreçte yaşanacak gelişmeler, önümüzdeki PPK’da faiz artırımı olup olmayacağı konusunda yol gösterici olacak. Olası bir faiz indiriminin ise temmuz ayı öncesinde yapılması hemen hemen imkansız. Gelelim faiz kararı ile birlikte açıklanan PPK metninde verilen mesajlara…
PPK metnindeki mesajlar
Karar metninde enflasyonun ana eğiliminin mart ayında gerilediği belirtilirken, öncü verilerin ana eğilimin nisan ayında bir miktar yükseleceğine işaret ettiği kaydedildi. Jeopolitik gelişmeler eşliğindeki belirsizlikler sonucunda enerji fiyatlarında yüksek seyir ve belirgin oynaklık gözlendiğini belirten TCMB, söz konusu gelişmeler ile yurt içi enerji fiyatlarının maliyet kanalı ve iktisadi faaliyet üzerinden enflasyon görünümüne etkilerinin yakından takip edildiğini de ifade etti. TCMB karar metninde, “Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” denildi.
Rezervin yüzde 42’si geri döndü
Öte yandan savaş başladıktan sonra yaklaşık 50 milyar dolarlık rezerv kaybeden TCMB, ateşkes ilanı sonrası kaybettiği rezervlerin 21 milyar dolarını geri aldı. 10 Nisan ve 17 Nisan haftalarında sırasıyla 12,5 ve 8,5 milyar dolarlık döviz alımı gerçekleştiren Merkez Bankası böylece satışlarının yüzde 42’sini karşılamış oldu.
Yeri gelmişken, şu bilgiyi de not edelim: TCMB’nin 31 Aralık 2025’te sona eren 94. hesap dönemine ilişkin bilançosu, Resmi Gazete’de yayınlandı. Buna göre, 2025 sonu itibarıyla TCMB’nin aktif toplamı 12 trilyon 403 milyar 663 milyon 86 bin 819 TL düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde bankanın altın mevcudu, 4 trilyon 817 milyar 61 milyon 208 bin 973 TL oldu. Geçen yıl sonu itibarıyla TCMB’nin ihtiyat akçesi tutarı 334 milyon 168 bin 579 TL olarak kaydedildi. Bu sonuçlarla bankanın 2025 dönemi zararı, 1 trilyon 64 milyar 875 milyon 321 bin 767 TL oldu.

Cari açık yıl sonunda 50 milyar dolar olur mu?
İran savaşının enerji maliyetleri üzerindeki sarsıcı etkisi, Türkiye’nin cari dengesinde önemli bir kırılma yaratacak gibi gözüküyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in UEZ 2026’da yaptığı konuşmada da değindiği gibi, 2026 sonu için OVP’de 22,3 milyar dolar olarak öngörülen cari açığın büyümesi kaçınılmaz olacak. Petrol fiyatlarında yıllık ortalamanın 85 dolar düzeyinde hesaplanması halinde, yıl sonunda cari açığın 50 milyar dolar civarında gerçekleşebileceği ihtimali yüksek. Bu da OVP hedeflerinin neredeyse 30 milyar dolarlık bir sapma yaşayabileceğine işaret ediyor.
Şubatta açık 7,5 milyar dolar
Son açıklanan ödemeler dengesi verilerine göre, şubatta cari işlemler hesabı 7 milyar 501 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji kalemleri dışarıda bırakıldığında cari açığın 1 milyar 462 milyon dolar seviyesine gerilediğini görüyoruz. Aynı dönemde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 7 milyar 478 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yıllıklandırılmış verilere göre şubat ayı itibarıyla cari açık ise yaklaşık 35,4 milyar dolara ulaştı ve GSYH’nin yaklaşık yüzde 2,4’üne yükseldi. OVP hedefinin yüzde 1,3 olduğunu da kayda geçelim.
Bu arada şubat ayında doğrudan yatırımlar 138 milyon dolar net çıkış kaydetti. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye yönelik toplam doğrudan yatırımları 780 milyon dolar artarken, yurt içi yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 918 milyon dolar arttı. Gayrimenkul yatırımları incelendiğinde, yurt içi yerleşiklerin yurt dışında 225 milyon dolar, yurt dışı yerleşiklerin ise Türkiye’de 230 milyon dolar net gayrimenkul alımı gerçekleştirdiği görüldü.

Bütçe yeniden açığa döndü
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, mart ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 460,4 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230,5 milyar TL oldu. Bu dönemde bütçe açığı 229,9 milyar TL olarak gerçekleşti. Faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 224,5 milyar TL olurken, faiz dışı fazla ise 6,1 milyar TL olarak kaydedildi. Bütçe dengesi, Ağustos 2025’ten sonra ilk kez Şubat 2026’da 24,4 milyar TL fazla vermişti. Ocak-mart döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 425,4 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 5,4 milyar TL ve bütçe açığı 420 milyar TL olarak gerçekleşti. Aynı dönemde faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 549,4 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 456 milyar TL oldu.
Faiz yükü artıyor
Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verileri, bütçe giderleri içinde faiz giderlerinin de yüksek seviyelerini koruduğunu gösterdi. Mart 2026 itibarıyla bütçe giderlerinde faiz giderlerinin payı yüzde 15,8’e çıktı. Böylelikle 2011 Şubat’ından bu yana en yüksek faiz payı kaydedildi. Martta personel giderleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 44 artarak 406 milyar 436 milyon TL olurken, personel giderleri için bütçede öngörülen 4 trilyon 907 milyar 309 milyon TL ödeneğin yüzde 8,3’ü kullanıldı. Söz konusu dönemde, mal ve hizmet alım giderleri için bütçede öngörülen 1 trilyon 249 milyar 568 milyon TL ödeneğin yüzde 9,1’i harcandı. Martta, yüzde 41,1 artışla 113 milyar 807 milyon TL mal ve hizmet alımı gideri gerçekleşti.