Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un dün detaylarını paylaştığı ve İstanbul dahil 6 ilin dönüşümü için hayata geçirilen projeye göre, vatandaşlara Dünya Bankası aracılığıyla 3 milyon liraya kadar dev bir destek paketi hazırlandı.
Sektör temsilcileri de yeni destek paketini şöyle değerlendirdi:
"Finansmana erişim konusuna doğrudan çözüm getirecek"
Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, söz konusu paketin kentsel dönüşümün en kritik başlığı olan finansmana erişim sorununa doğrudan çözüm getirmesi açısından son derece kıymetli olduğunu belirterek, dönüşümü hızlandıracak her adımı önemsediklerini söyledi.
Çekici, "3 milyon liraya kadar sağlanan destek, doğru hedefleme ile birleştiğinde önemli bir çarpan etkisi yaratacaktır. Bu yaklaşım, kamu ile özel sektörün birlikte hareket ettiği, daha sistematik bir dönüşüm modelinin de önünü açabilir." dedi.
Finansmana erişimin hem geliştirici hem de vatandaş için en temel darboğaz olduğunu dile getiren Çekici, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu nedenle yüzde 0,69 gibi piyasa koşullarının oldukça altında bir maliyet ve ilk yıl ödemesiz dönem, dönüşüm kararını erteleyen kesimler için güçlü bir teşvik olacaktır. 'Önce evine yerleş, sonra ödemeye başla' yaklaşımı, özellikle orta gelir grubu için psikolojik eşiği aşağı çeken önemli bir modeldir. Bu tür uygulamalar, konut finansmanında daha kapsayıcı ve erişilebilir bir yapıya geçişin de sinyalini veriyor."
Çekici, özellikle ilk yıl ödeme yapılmayacak olmasının karar alma sürecini hızlandıracağını ve dönüşüme talebi artıracağını kaydederek, bu sayede hem yeni konut üretiminin hızlanabileceğini hem de dönüşüm projelerinin daha sürdürülebilir bir zemine oturabileceğini anlattı.
"Kentsel dönüşümün önünü açacak çok önemli bir gelişme"
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı (KENTSEV) Başkanı Haldun Ersen de söz konusu paketi, "İstanbul'da kentsel dönüşümün önünü tamamen açabilecek çok olumlu bir gelişme olarak gördüklerini" söyledi.
Yüzde 0,69 faiz oranının ve 15 yıllık vadenin de oldukça kıymetli olduğunu vurgulayan Ersen, "Bu paket, kredinin pahalı ve finansmana ulaşmanın zor olduğu bir dönemde çok olumlu bir gelişme. Ayrıca müteahhide ihtiyaç duymadan vatandaşın evini kendi olanaklarıyla yenilemesini de sağlayabilir. Bu finansman paketi İstanbul'da dönüşümü kesinlikle hızlandıracaktır." diye konuştu.
"İstanbul gibi yüksek deprem riski taşıyan şehirler için hayati bir adım"
Şehircilik, Kentsel Dönüşüm ve Entegre Tesis Yönetim Derneği Başkanı Hüseyin Kılınçarslan ise söz konusu finansman paketinin özellikle İstanbul gibi yüksek deprem riski taşıyan ve yapı stoku yoğun olan şehirler için hayati bir adım olduğunu söyledi.
Kentsel dönüşümün finansal yükünün hafifleyeceğini ve vatandaşların riskli yapılarını yenileme motivasyonunu artıracağını dile getiren Kılınçarslan, sözlerine şöyle devam etti:
"Destek tutarının 3 milyon liraya kadar çıkarılması, güncel inşaat maliyetlerini düşündüğümüzde, önceki destek limitlerine göre çok daha gerçekçi ve kapsayıcı bir yaklaşım sunuyor. Yüksek maliyetli dönüşüm projeleri için önemli bir finansal destek sağlanacaktır. Bu paket, ülkemizin riskli yapı stokunu hızla eritme ve şehirlerimizi iklim değişikliği ve afetlere karşı daha dirençli hale getirme hedefleriyle de birebir örtüşüyor."
Kılınçarslan, Dünya Bankası'nın projede yer almasının, projenin uluslararası standartlarda ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütüleceğine dair güven verdiğinin altını çizdi.
"Ekonomi ve istihdam açısından canlılık getirecek"
Paketin, mevcut ekonomik koşullarda aylık yüzde 0,69 gibi olağanüstü bir avantaj sağladığını vurgulayan Kılınçarslan, "15 yıl vade ve 1 yıl ödemesiz dönem de çok önemli. Kentsel dönüşümde vatandaşlarımızın karşılaştığı en büyük sorunlardan biri, eski evlerinin yıkılıp yenisi yapılırken hem kira ödemek hem de kredi taksitlerini karşılamak zorunda kalmalarıydı. Bir yıllık ödemesiz dönem, bu çifte yükü ortadan kaldırarak, inşaat süresince aile bütçesinin korunmasına olanak tanıyor." şeklinde konuştu.
Kılınçarslan, paketin finansmana erişimi artıracağını, ekonomi ve istihdam açısından canlılık getireceğini, yaşam ve konut kalitesini yükselteceğini anlatarak, içinde bulunulan enflasyonist ortamda kredi rakamlarının belirli periyotlarda yükseltilmesi gerektiğini söyledi.
Kılınçarslan, "Bu finansman paketi, Türkiye'nin kentsel dönüşüm hedeflerine ulaşmasında önemli bir itici güç olacaktır. Düşük faiz oranı, uzun vade ve ödemesiz dönem gibi avantajlar, vatandaşlarımızın dönüşüm sürecine katılımını artıracak ve şehirlerimizin daha güvenli ve dirençli hale gelmesine katkı sağlayacaktır." dedi.
"Hem konut sahipleri hem müteahhitleri aynı noktada buluşturacak"
Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de paketin "kentsel dönüşümde uzun süredir eksik olan erişilebilir finansman problemini doğrudan çözen bir adım" olduğunu belirterek, 3 milyon liraya kadar sağlanan bu desteğin hem bireysel konut sahiplerini hem de müteahhitleri aynı noktada buluşturduğunu söyledi.
Ekiz, "Bugüne kadar dönüşümün önündeki en büyük engel anlaşma değil, finansmandı. Bu paket sayesinde birlikte karar alma süreci hızlanacak, bekleyen projeler sahaya inecek. Kısacası bu destek, sadece bir kredi değil piyasayı harekete geçirecek bir kaldıraç etkisi oluşturur." diye konuştu.
Düşük faiz oranının sunduğu avantajlardan bahseden Ekiz, ödemesiz dönemin bulunmasının "dönüşüm sürecinde hem kira hem kredi yükü taşınmaması" adına stratejik olduğunu vurguladı.
Ekiz, "Bu paket, finansal psikolojiyi değiştirir. 'Yapabilir miyim?' sorusunu ortadan kaldırıp 'ne zaman başlayalım?' noktasına getirir. Bu finansman paketi sayesinde kentsel dönüşüm hızlanacak, anlaşma oranları artacak, büyük ve planlı projelerin önü açılacak, şehir ölçeğinde dönüşüm hız kazanacak. Doğru uygulanır ve süreç iyi yönetilirse, İstanbul'da kentsel dönüşümde yeni bir dönem başlayabilir." ifadelerini kullandı.
"İstanbul'da acil dönüşmesi gereken 600 bin civarında konut bulunuyor"
Anadolu Yakası İnşaat Müteahhitleri Derneği (AYİDER) Başkanı Hakan Şişik de İstanbul'un en büyük güvenlik tehdidi olan depreme karşı zamanla yarıştıklarını belirterek, destek paketinin dönüşümün önündeki en büyük bariyer olan "finansman tıkanıklığının" önünü açacağını söyledi.
İstanbul'da acil dönüşmesi gereken 600 bin civarında konut bulunduğunun altını çizen Şişik, bu alandaki desteklerin artırılmasının kentsel dönüşüm açısından umut ışığı ve ciddi bir teşvik olduğunu anlattı.
Şişik, bir yıl ödemesiz dönemin vatandaşın evine girene kadar ek ödeme yapmasının ve bu nedenle dönüşüm noktasında kararsız kalmasının önüne geçeceğini kaydederek, inşaat maliyetlerinin ciddi arttığı bu dönemde 3 milyon liralık kredi desteğinin kritik bir kaynak anlamına geldiğini vurguladı.
Destek paketinin detayları
İnşaat sürerken bir yıl boyunca vatandaşın hiçbir ödeme yapmayacağı finansman paketinde, 180 ay vadeli ödeme planı ve aylık yüzde 0,69 gibi mevcut piyasa şartlarının oldukça altında faiz oranı sunuluyor.
İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Sakarya'da başvuru süreci başlarken, vatandaşlar, "kentseldirenclilik.csb.gov.tr" web sitesinde bilgileri yer alan irtibat ofislerinden başvuru yapabilecek.
Proje kapsamında dört kategoride faiz indirimlerinden yararlanacak gruplar şu şekilde:
"Birinci kategori, Türkiye Cumhuriyeti sınırları dahilinde, kendisi ve hane halkı bireyleri üzerinde riskli yapıdaki bağımsız birim haricinde tapuda kayıtlı başkaca konut bulunmayan malikler. İkinci kategori, hane geliri belirli bir eşiğin altında olan orta ve düşük gelirliler. Üçüncü kategori, şehit aileleri, harp ve vazife malulleri ile dul ve yetimler, emekliler, en az yüzde 40 oranında engelli vatandaşlar veya hane halkı reisinin bu bireylere bakmakla yükümlü olduğu haneler, kadınların hane reisi olduğu haneler. Dördüncü kategori, A sınıfı Enerji Kimlik Belgesine sahip binalar için yıllık yüzde 0,50, B sınıfı Enerji Kimlik Belgesi'ne sahip binalar için yıllık yüzde 0,25."
Dört kategoriyi birden karşılayan vatandaşlar 0,25+0,25+0,25+(A sınıfı) 0,50 olmak üzere toplamda yıllık 1,25 oranında indirim alabilecek.
İlk etapta İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya, Manisa ve Tekirdağ'ı kapsayacak proje kapsamında, bu illerdeki riskli binaların depremlere ve iklim değişikliğine dayanıklı yapılara dönüşmesi hedefleniyor.