İhracatın 2019 rotası

İhracatın 2019 rotası

Bir yandan ticaret savaşları diğer yandan Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı 2018’de ekonomiyi kırılgan hale getirdi. Yine de ihracatta 170 milyar dolarlık yıl sonu hedefinin tutacağına kesin gözüyle bakılıyor.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Türkiye ekonomisi açısından zor geçeceği tahmin edilen 2019’da ise ihracat her zamankinden daha önemli olacak. Peki 2019’da ihracatın rotası nasıl şekillenecek? Hangi pazarlar öne çıkacak? Sektörler ihracat paylarını artırmak için ne tür stratejiler izleyecek? Bütün bunları sizler için araştırdık.

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Türkiye ekonomisinden gelen son veriler, 2018 yılının son çeyreğinde büyümede yaşanacak frenin 2019 yılına da sirayet edeceğine ilişkin tahminleri güçlendiriyor. İç talebin giderek yavaşladığı bu ekonomik ortamda ise ihracat her zamankinden çok daha fazla ön plana çıkmaya başlıyor.

KOBİ’sinden dev holdinglerine kadar ihracat deneyimi olan tüm şirketler, 2019’da yurtdışında gaza basmak için hedef pazarların yolunu tutuyor. Daha önce ihracat yapmamış ya da çok küçük miktarlarda ihracata imza atmış şirketler de cirolarında ihracatın payını yükseltmek için harekete geçmiş durumda.

Biz de Ekonomist Dergisi’nin bu haftaki kapağında Türkiye ihracatının zorlu geçecek 2019 yılında nasıl şekilleneceğini, hedef pazarları ve ihracatçı sektörlerin yeni dönem stratejilerini sizler için araştırdık.

HEDEF 182 MİLYAR DOLAR
Gerek küresel ticarette gündeme gelen korumacı politikalar ve ticaret savaşları gerekse Türk Lirası’nda yaşanan değer kaybı, 2018 yılında ekonomiyi pek çok açıdan kırılgan hale getirdi. Bu olumsuz gelişmelere karşın Türkiye’nin ihracatı 2018 yılında hedeflere uygun bir seyir gösterdi.

Kasım ayında ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,5 artışla 15,5 milyar dolara yükseldi. Böylece kasım 2013’te gerçekleştirilen 14,2 milyar dolarlık ihracat rakamının üzerine çıkılarak tarihteki en yüksek kasım ayı ihracatına ulaşıldı. Son 12 aylık dönemde ise ihracat yüzde 7,8 oranında artışla 168,1 milyar dolar oldu.

İlk 11 ayda ise ihracat yüzde 7,7 artışla 154,2 milyar dolara çıktı. Böylelikle kasım ayında, 2018’in ekim ve mart aylarından sonra, tüm zamanların en yüksek üçüncü aylık ihracatı gerçekleşmiş oldu.

Beklenmedik bir aksilik olmazsa, aralık ayında yapılacak ihracatla 2018 yılının hedeflendiği gibi 170 milyar dolar seviyesinde kapanmasına kesin gözüyle bakılıyor. 2019 için ihracat hedefi ise Yeni Ekonomi Prog-ramı’nda (YEP) belirtildiği gibi 182 milyar dolar olacak.

HANGİ PAZARLAR HEDEFTE?
Peki, 2019 ihracat hedefine ulaşmak için ihracat dünyası nasıl bir oyun planı kurdu? Türkiye ihracatçıları bugün itibariyle 250’den fazla ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştiriyor.

Bu da ihracatçıların dünyada adım atmadıkları, mal satmadıkları yer kalmadığını gösteriyor. Ancak Türkiye ihracatının yarısının Avrupa Birliği’ne (AB) gerçekleştirilmesi ve özellikle son yıllarda büyük atılım yapan ABD, Çin, Hindistan, Güney Kore gibi dev pazarlardaki ihracat payının binde 1-2 gibi çok düşük seviyelerde kalması, ihracatta istenen sıçramanın yapılmasına mani oluyor.

2017 rakamlarına göz attığımızda, Türkiye’nin 1,8 trilyon dolarlık ithalatı olan Çin’e 3,8 milyar dolar, 2,4 trilyon dolarlık ithalatı olan ABD’ye 9,9 milyar dolar, 444 milyar dolarlık ithalatı olan Hindistan’a 1,1 milyar dolar ve 478 milyar dolarlık ithalatı olan Güney Kore’ye sadece 780 milyon dolar ihracatı bulunuyor.

Bu ülkelerin yanında Brezilya, Peru, Şili gibi Güney Amerika ülkelerine, Yeni Zelanda ve Avustralya gibi Okyanusya ülkelerine ve Kenya, Senegal, Angola gibi Afrika ülkelerine ihracatı artırmak için de 2019 yılı önemli bir fırsat olacak. 2019 yılında ihracatçılar işte bu kritik pazarlarda yerlerini genişletmek ve kalıcı olmak için önemli bir sınav verecek.

OTOMOTİVDE ‘BREXIT’ ENDİŞESİ
Türkiye’nin ihracattaki yıldız sektörlerinin başında gelen ve 204 ülke ve bölgeye ihracat yapan otomotiv sektöründe 2019 planları temkinli. 2018’i ihracatta yüzde 10’luk artışla 31 milyar dolar seviyesinde kapatmaya hazırlandıklarını anlatan Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, “2019 yılında da benzer pazar yapısının devam etmesini bekliyoruz.

AB yine en önemli pazarımız olmaya devam edecek. ABD, Ortadoğu Ülkeleri, Kuzey Afrika Ülkeleri ve Rusya da başlıca alternatif pazarlarımız olarak öne çıkacaktır” diyor. Baran Çelik, yeni yılda Brexit sürecinin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 80’inin gerçekleştirildiği AB pazarı için ‘risk faktörü’ olarak öne çıkacağını kaydediyor. Çelik, “AB ile Birleşik Krallık arasında anlaşma sağlanamaması durumunda bunun yansımaları olumsuz olur.

Ülkemiz açısından da otomotiv ihracatımızdan yüzde 10 pay alan Birleşik Krallık ile ticari ilişkilerimizin nasıl devam edeceği kritik önem taşıyor. Gümrük vergilerinin devreye girmesi halinde Birleşik Krallık’a yönelik ihracatımızda ciddi düşüş yaşanması kaçınılmaz olacak” diye konuşuyor. Baran Çelik, 2019 yılında parite kaynaklı bir miktar ihracat kaybı yaşanmasının da muhtemel olduğunu söylüyor.

HAZIR GİYİM ABD’Yİ HEDEFE KOYDU
Hem ihracatta hem de istihdamda stratejik sektörlerden biri olan hazır giyim ve konfeksiyon, üç yıllık durağan döneminin ardından ihracatta yeniden yükselişe geçti. İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, “Bu yıl yaklaşık yüzde 5 artışla 18 milyar dolara ulaşacağız.

2019’da ise 19 milyar doların üzerine çıkacağımızı öngörüyoruz” diyor. Gültepe, ihracatın yüzde 71’ini AB’ye yaptıklarını, son dönemde ABD pazarında da 500 milyon doları geçen ihracatla önemli mesafe kat ettiklerini kaydediyor.

Mustafa Gültepe, “Ocak-ekim döneminde yüzde 6,2 artıya geçtiğimiz ABD’ye sektörel ihracatımızı bir kaç yıl içinde 1,5 milyar dolara çıkarabilmek için çok yönlü çalışmalarımız devam ediyor” diyor. Rusya’ya ihracatta yüzde 48 ve Çin’e ihracatta yüzde 30 artış yakaladıklarına işaret

eden Gültepe, 2019’da bu ülkelerle birlikte Katar, Libya, ve Doğu Avrupa ülkelerinin ön plana çıkacağını ifade ediyor. İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz ise özellikle ocak-ekim döneminde 1,5 milyar dolara ulaşan teknik tekstil ihracatını yeni dönemde en iddialı olacakları alan olarak gördüklerini kaydediyor.

Öksüz, “Tekstil ve hammaddeleri sektörü olarak, geleceğin inşaat, medikal, kimya, otomotiv gibi diğer sektörlerle entegre çalışan akıllı tekstillerde olduğuna inanıyoruz. 2019’da yükte hafif pahada ağır, tasarım gücü yüksek ürün üreterek pazarlama vizyonunu tabana yaymayı hedefliyoruz” şeklinde konuşuyor.

DEMİRDE AFRİKA AÇILIMI
Türkiye ihracatının giderek büyüyen kollarından biri olan demir ve demir dışı metallerde 2019 hedefleri hayli iddialı. Akdeniz Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (ADMİB) Başkanı Fuat Tosyalı, “2018’de ihracat artışımız yaklaşık yüzde 10 olacak. 2019’da ise bu oranı yüzde 20’ye çıkarmayı ve 30 milyar dolarlık ihracatı yakalamayı hedefliyoruz” diye konuşuyor.

Demir ve demir dışı metaller sektörü, 2018 yılında ABD tarafından Türk ürünlerine uygulanan ek ithalat vergileriyle yaşanan krizi, 2019’da yeni pazarlar bularak lehine çevirmeyi amaçlıyor. Fuat Tosyalı, bu konuda şunları söylüyor: “Ticaret savaşları nedeniyle Türkiye’nin kısa dönemde Afrika ülkeleri Kenya, Tanzanya, Senegal ve Cezayir ile Uzakdoğu ve Güney Amerika ülkelerine yönelmesi gerekiyor. İkili anlaşmalar ve ticaret heyetleriyle, önemli pazar potansiyeli bulunan ülkelerde Türk Ticaret Merkezleri kurularak aktif adımlar atılmalı.”

ZAYIF PAZARLARA YÜKLENECEK
2019’da ihracatta yüzde 25 büyüme hedefleyen madencilik sektöründe özellikle doğaltaş özelinde rakip ülkelerin güçlü olduğu pazarlarda daha agresif bir ticaret yapılması planlanıyor. İstanbul Maden İhracatçıları Birliği (İMİB) Başkanı Aydın Dinçer, “Ürünlerimizin potansiyeli yüksek olmasına rağmen ihracatımızın nispeten daha sınırlı kaldığı ülkeleri hedef ülke olarak belirledik” diyor.

Bu kapsamda, Hindistan, Güney Kore, Kanada, Katar, Meksika, Brezilya, Lübnan, Hong Kong, Rusya, Singapur, Endonezya ve Malezya Türkiye’nin büyüyebileceği pazarlar olarak görülüyor. Aydın Dinçer, “Bu pazarlar haricinde halihazırda ihracatımızın yüksek olduğu ABD ve Çin gibi büyük pazarlarda da payımızı korumaya ve artırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz. UR-GE yurtdışı pazarlama faaliyetini artıracağız” diye konuşuyor.

MOBİLYACILAR AMERİKA YOLCUSU
Türkiye’nin önemli ihracat kalemlerinden biri olan mobilya, kâğıt ve orman ürünleri sektörü açısından da 2019 önemli fırsatlara gebe. Akdeniz Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği (AKAMİB) Başkanı Refik Onur Kılıçer, 2019’da yüzde 20’lik ihracat artışı hedeflediklerini belirtiyor.

Kılıçer, “2019’da ve sonraki yıllarda Güney Amerika’daki payımızı arttırmaya çalışacağız. Şili, Bolivya, Paraguay ve Brezilya, potansiyel gördüğümüz hedef pazarlar arasında. Bunun yanında ABD, Kanada ve Avustralya’yı da hedef pazarlar listemize ekledik” diye konuşuyor.

SAVUNMA İHRACATI ARTIYOR
Son yıllarda ihracatta kendine önemli bir alan açan savunma sanayii de geliştirilen yeni nesil araç ve silahlarla dünyada her geçen gün adını daha çok duyuruyor.

Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği Başkanı Latif Aral Aliş, mevcut pazarlar olan Avrupa, Amerika, Ortadoğu ve yakın Asya ülkelerinde tercih edilen ürünlerine ilişkin istikrarlı bir satış grafiği elde etmek istediklerini söylüyor.

Uzakdoğu Asya, Afrika ve Güney Amerika gibi hedef pazarlarda ise, 2019’da coğrafi bölgelere göre temel ihtiyaç duyulabilecek ürün ve hizmetleri tanıtarak, referans oluşturmaya yöneleceklerini kaydediyor.

ÇELİK PAZAR PAYINI KORUYACAK
2018’de küresel gelişmelerden belki de en fazla etkilenen sektör olan çelik sektörü, buna karşın ihracattaki başarısını korumaya çalışıyor. Çelik İhracatçıları Birliği (ÇİB) Başkanı Adnan Aslan, ABD’nin ek vergi hamlesine rağmen 2018’i değer bazında yüzde 30 artışla 15 milyar dolar seviyesinde ihracatla kapatmaya hazırlandıklarını söylüyor. Aslan, “2019 yılında da 2018 yılı performansımızı korumaya çalışarak ihracatı 20 milyon ton civarında tamamlamayı hedefliyoruz” diyor.

Çelik sektörü, 2019’da ihracatın henüz istenen seviyelerde olmadığı Güneydoğu Asya, Batı Afrika ve Güney Amerika bölgelerine yönelmeyi hedefliyor. Adnan Aslan, “Dünyada artan korumacılık önlemleri 2019 yılında da Türk çelik sektörünün ihracat seyrini etkileyecek en önemli etmen olacak.

Bununla birlikte Çin başta olmak üzere Ukrayna ve Rusya gibi ülkeler de ihracat pazarlarımızda en büyük rakibimiz olarak karşımızda durmaya devam edecek. Komşumuz İran da özellikle Irak, Suriye ve Kuzey Afrika pazarlarında bizim için önemli bir rakip” diye konuşuyor.

İSMAİL GÜLLE TÜRKİYE İHRACATÇILAR MECLİSİ (TİM) BAŞKANI
“EN BÜYÜK ENDİŞEMİZ TİCARET SAVAŞLARI”
“Rakamlar bu yıl için koymuş olduğumuz 170 milyar dolarlık hedefe adım adım yaklaştığımızı gösteriyor. Umuyoruz ki hedefimize ulaşarak yıllık ihracat rekorunu kıracağız. 2019 yılında Yeni Ekonomi Programında (YEP) belirtildiği gibi 182 milyar dolar seviyesine doğru yol alacağımızı düşünüyoruz.

Uluslararası ticarette önümüzdeki dönem için bizleri en çok endişelendiren husus, ABD ve Çin arasında başlayan ve gümrük duvarlarının yükselmesine neden olan ticaret savaşları olgusu. Bu eğilimin yaygınlaşması biz ihracatçıların hiç istemediği bir durum olarak öne çıkıyor.

Önümüzdeki yıl için bizleri yakından ilgilendiren bir diğer husus ise Gümrük Birliği’nin güncellenmesi. En büyük ticaret ortağımız olan AB ile olan ticaretimizin güçlenmesi adına bu sürece özel önem atfediyoruz. Özellikle, tarım ve hizmetler kalemlerinin yeniden ele alınması ve AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı anlaşmalarda ülkemizin taraf olabilmesinin önünün açılması ihracatımıza katkı sunacaktır.”

NAİL OLPAK DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) BAŞKANI
“AFRİKA KITASINA YOĞUNLAŞACAĞIZ”
“Ekonomi yönetimimizin stratejik bir önem atfettiği Afrika, yeni pazarlara açılma hedeflerimiz açısından çok önemli bir yere sahip. Afrika pazarı, inşaat, altyapı, taahhüt dışında demir-çelik, makine ve gıda açısından da fırsatlar barındıran bir bölge.

54 ülke ve buna bağlı olarak nüfus yoğunluğunu düşündüğümüzde, Afrika açılımının ihracata yansıması hızla yükselecektir. Uzakdoğu, Asya Pasifik bölgesi ve Latin Amerika da oldukça yüksek potansiyel taşıyan pazarlar. Özellikle Çin, Hindistan ve Meksika bu kıtalardaki hedef ülkelerimiz arasında yer alıyor.

Ticaret Bakanlığı’nın yeni dönemin ekonomi stratejileri kapsamında odaklandığı birçok yeni pazar olmakla birlikte, öncelik taşıyan hedef ülkelerden Çin, Rusya, Almanya, Katar, Etiyopya, Güney Kore, Hindistan ve Meksika’nın da aralarında bulunduğu 15 ülkeye yoğunlaşacağız. Ayrıca Kuzey Afrika ve Sahra altındaki tüm ülkeleri kapsayacak şekilde Afrika kıtasına yönelik yoğun bir yıl geçireceğiz.”

EMRE ÖZER COFACE TÜRKİYE GENEL MÜDÜRÜ
“İHRACATIN BİRİM FİYATI YÜKSELİYOR”
“Yıllık bazda Türkiye’nin ihracatı 2019 yılında yüzde 8-9 civarında artış gösterebilir.
Bu artışın temel nedenleri arasında kurdaki devalüasyondan kaynaklanan rekabet edebilirlik ve Avrupa ülkelerindeki büyümenin devam etmesini sayabiliriz. Ancak burada hacimsel artışın yanı sıra bakılması gereken etmen, ihracatın birim değerindeki gelişmelerin ne olacağı.

Ocak- eylül döneminde ihracat birim değer endeksi yıllık bazda yüzde 4,2 artarken miktar endeksi yüzde 3’e yakın arttı. Bu durum, ihraç edilen ürünlerin birim başına daha yüksek fiyata satılabildiğini gösteriyor. Türkiye’nin geleneksel ihracatçı sektörleri olan tekstil, gıda, giyim, otomotiv, beyaz eşya, metaller gibi sektörler yine ön planda olacak. Çin, ABD, Güney Kore, Irak, Katar, Kenya, Meksika, Romanya, Rusya, Ukrayna ve Hindistan gibi ülkelerin 2019 yılında ihracatçılar açısından öne çıktığını görebiliriz.”

ÖZLEM ÖZÜNER EULER HERMES TÜRKİYE CEO’SU
“ŞİRKETLER GÜVENLİ İHRACATA YÖNELİYOR”
“2019 yılı hem küresel hem de yerel ekonomi açısından zorlu geçecek bir yıl olmaya şimdiden aday. Özellikle en büyük ihracat pazarımız konumundaki Euro Bölgesi’nde yaşanan ekonomik yavaşlamanın ihracat hacmine olumsuz etkisi kaçınılmaz.

Bununla birlikte, hem Euro Bölgesi’ndeki yavaşlama hem de küresel piyasalardaki ihtiyatlılık nedeniyle yeni yatırım kararları bir süre ertelenecek gibi görünüyor. 2019 için yıllık yüzde 5-7 gibi bir ihracat büyümesi makul bir tahmin olabilir. Son dönemde Türkiye’deki şirketlerin yurtdışı pazarlara yöneldiğini ve güvenli ihracat için yeni yöntemler aradığını görüyoruz.

Yüksek fonlama gerektirmeyen, KOBİ’lerin ihracata özendirilmesiyle yaratılacak yeni dış projeler ve politikalar nakit akışı sağlayabileceği için önümüzdeki dönem daha da önem kazanacak. İhracatçılar, farklı pazarlara açılırken tanımadıkları firmaların kredibilite analizine sahip olarak büyümelerini ve ciro artışlarını planlayabiliyorlar.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap